Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 30 - Okula Dönüş


[@author: Bölüm +18 içerik barındırıyor, ** lardan sonrasını isteyen okumayabilir. Biraz deneyimsiz olsam da düzgünce yazmaya çalıştım. Kitapta bolca sex sahnesi olacağı için şimdiden uyarı veriyorum, bazılarını birkaç kelime ile anlatabilecek olsam da önemli olanlarda detaya girmeye çalışacağım.]

Malikaneye ulaştığımda Daisy dışarıya çıkmış bahçede kitap okuyordu, arkasından sokulup boynuna sarıldım.

“Ne okuyorsun?”

“Dün gece yazdığım büyünün temelini anlatan bir kitap. Kendimi yazmaya az az alıştırıyorum.”

“Mmm, benden istediğin bir şey var mı Daisy? Sana hiç ödül vermedim… Her isteğime kulak veriyorsun o yüzden çok teşekkür ederim.”

Daisy parmağını çenesine götürerek ovuşturmaya başladı,” Ödül... Hmm istediğim çok şey var aslında.” Gözleri vücudumun spesifik bir yerine bakıyordu. “Heh h-g cough cough, başka bir şey seçer misin?”

“Humph? Kısalığından mı korkuyorsun? Yaşam büyüsünün onu-“

“Coug coughh ugh, yok hayır tamam sonra şunu geçelim…” Daisy’i geciktirerek salaklık yaptığımı biliyordum ama bu sefer amacım farklıydı… Akşamları okumak için yoldan gelirken çok güzel konularda kitaplar almıştım. Çok da deneyimsiz bu işi yapasım yoktu… Tamamen kendi gururumu tazelemek için.

İnsanların umutsuzluğunu gördüğümde kaybettiğim duygularımı çok hızlıca geri kazanıyordum, sanki öncede 2. ergenliğimi yaşamıştım… Şu an düşünme yeteneğimi tamamen kazanmıştım. Sıkıntı yoktu.

“Tamam, randevu! Bir randevu istiyorum. Hiç karışmayacağım!”

“Bu-Bunu! Tamam olur.”, Daisy sırıtan gözlerle bana baktı, şu an takındığı ifadenin şirinliği gözleri yüzünden onu yaramaz bir çocuğa benzetiyordu.     

“Bir de okula geri dönmeni istiyorum, zaten yaptığın tek şey etrafta gezip güçlerini geliştirmek değil mi?"

"Eh-h?”

“Mmm, okulda kendini geliştirip popülerlik kazanabilirsin, tabi sadece güç anlamında… Hanımefendilerden uzak durarak… Aslında gelmesen mi? Yok tamam gel gel…”

Daisy konuşma esnasında 4 kere daha fikir değiştirdi, sonuçta okula geri dönmeme karar kıldık. Benim için gerçekten fark etmezdi. Tek yapacağım şey sınıf sırasında büyülere çalışmaktı, aralarda spor salonunda Tırpanım ile uğraşmaktı. Başta niye bıraktığım konusuna gelirsek… Tabi ki de gaza gelmiştim, okulun bir şey öğretemeyeceğini düşünüyordum.

Hala düşüncem aynı ama okul sadece bir şeyler öğrenmek için gidilecek bir şey de değildi hele de benim okulum. Kendim güçlü olsam da iyi insanlarla tanışmak hoş olabilirdi. Hem Meg’i de unutmuştum, en son ailesinden biri garip bir güç kazanmıştı sanırım. Ondan sonra okula pek gelmemeye başlamıştı ama Daisy’nin dediğine göre geri gelmeye başlamış.

Daisy ile oturup günlerimin nasıl geçtiğinden falan bahsettim, onunkileri sordum. Konuşacak konu gerçekten bulamıyordum, yalnız kaldığımız bu zamanlarda da büyü sorasım veya ona bir şey öğretesim gelmiyordu. Zaten hayat ağacının yardımıyla benden de bilgili hale gelebilirdi.

Sonunda yapacak bir şey bulamadık ve Daisy’nin odasına geçtik. Benim kişisel odam hala olmasa da Daisy’ninki yetiyordu.

Üst katın yarısını kaplıyordu ve odadan çok bir stüdyoydu. Yatağını kraliçe başlığıyla süslemişti kocaman bir oturma bölümü, kendi içinde mutfağı ve değişik heykeller hobi alanları.

Odanın bir köşesinde küçük bir server bile vardı, yanında da büyük ekranlı bir süper bilgisayar.

Oturma bölümüne geçtim ve televizyonu açtım.

“Ben üstümü değiştiriyorum.”

******

Daisy yanımda birçok kez giyinse de hatta yan yana yatmış olsak da hala alışamıyordum. Elflerin vücutları korkutucuydu…

Daisy kıyafetlerini değiştirdikten sonra uyarı vermeden üzerime atladı, şansıma sadece kafasını kucağıma koyup koltuğa uzanmış diyecektim ki üstündekileri görünce neden öyle bir hamle yapmasına gerek olmadığını anladım.

Sadece minik bir gecelik giyiyordu, nerdeyse transparan. Ve altında da minik bir, çok minik bir şort vardı… Galiba daha da cüretkar olmayı kendisi bile başaramamıştı.

Daisy’nin vücudunu küçümsememek gerek… Yatarken bile göğüsleri uzaya doğru bakıyordu, kalkışa her zaman hazır.

Eğer hayal gücümün kendimi ele geçirmesine izin verirsem hemen şurada Daisy’e atlayabilirdim, ama yapmak da istemiyordum. Daisy’nin çok sakin duruşu ve bu normal bir şeymiş gibi bakışları beni daha da tahrik etti.

Sonuç? Hüsran.

Başımı eğip Daisy’nin dudaklarına yapıştım, başta garip bir tepki verse de gözleri bulutlanmaya başlamıştı. Dilimi kitaplardan öğrendiğim gibi içeri soktum ve ağzının içini yok etmeye başladım…

Daisy’nin manası çok olsa da bana bağlı olduğu için sonsuz manası olsa da sadece teknik anlamdaydı. Manası bittiğinde benden çekebilirdi, yoksa büyü gücü sonsuz değildi onun. Yani içindeki Yaşam büyüsünün sınırları vardı…

Sabah bena yaşam büyüsü onu uzatıyor şakasını yapmasını ödetecektim. Öpüşme sırasında direkt olarak, mana kontrolü ile güçlendirilmiş nerdeyse sıvı forma geçecek yoğun yaşam manasını onun vücuduna göndermeye başladım, benim vücudum dipsiz kuyu olduğu için ne kadar yaşam büyüsü alsa da bunu kaldırabilirdi o yüzden afrodizyak etkisi hiçbir zaman göstermezdi.

Ama Daisy öyle durmuyor gibiydi, daha sadece bir Kraliçe Adayı sonuçta…

“Ahhh.. oh..”

Ama bir şeyi daha fark ettim, vücudumdaki büyüler aktif olmadıkları alandaki özelliklerini tam anlamıyla sergilemiyorlardı. Yaşam büyüsünün “Güçlendirici” özelliğini kullanmaya başladığım gibi vücudumdaki “Uzun Tip Silah” namı değer penisim, tanrı katleden unvanı kazanmak üzereydi.

Şansıma Daisy’i çoktan direkt olarak kucağıma almıştım ve kalçasının hemen üstüne sarılır pozisyondaydım, boyum biraz uzadığı için Daisy’nin bacakları koltukta kendini biraz yukarıya kaldırmış olsak da anca yüzlerimiz karşı karşıya geliyordu.

Mantığı bırakıp her şeyi akışına bıraktık, ikimiz ayrıldıktan sonra Daisy’nin boş anını yakaladım ve dilimi tekrar içeri soktum nefes alma fırsatı vermeden, onun dilini dışarı çıkardım ve ağzımın içine alıp emmeye başladım.

Gözleri yavaşça yukarıya doğru kaymaya başladı ve kucağımda bir ıslaklık hissettim…

Şortunun içine demek ki bir şey giymemişti.

Kendimi ilk salan olmadığım için bildiğim tüm tanrılara teşekkür ettim.

“L-Lütfen.. ahh.”

Daisy kendini bana bıraktı ve kafasını omzuma koydu…

Onu koltuğa yatırdım ve üstüne çıktım kendimi geri aldım ve kafamı bacaklarının arasına koydum. Tamamen aklıma ne geliyorsa onu yapacaktım, teknikler şu an umurumda değildi. İkimiz de beraber olduğumuz için yüzünden zevk alıyorduk teknikle alakası yoktu, o yüzden ne yaparsam yapayım sonuç belliydi.

“Huh, ah huh huh huuu..”

Vajinasının dudaklarını ikiye ayırdım. Klitorisi, vajinası, üretrası gözümün önündeydi. İnternette gördüklerimin aksine Daisy’nin vajinal bölgesi farklıydı. Dudakları biraz daha garip ama güzel bir şekildeydi ve iç bölgesi tamamen pespembeydi. Göbek deliğinin altındaki kısımda ise zümrüt dövmesi vardı, sadece fark etmiştim pek bir önemi yoktu dövmenin, büyük ihtimal kraliçelikle alakası vardı. Dövmenin üzerindeki yaşam büyüsünü görebiliyordum. Tabi inceleyecek akıl sağlığına o sırada sahip değildim.

Ellerim ile bacaklarını biraz daha ayırdım ve “inceleme” için daha rahat bir pozisyon hazırladım.

Bir yandan Daisy’e bakınca direkt olarak bana baktığını fark ettim, sanki hızlı ol dermişçesine.

Ellerimi direkt olarak çatal kısmına koyarak bacaklarını açabildiğim kadar açtım ve klitorisini emmeye başladım, bir elimi de yavaşça vajinasına getirip içeriyi yavaşça okşamaya başladım. Ellerim ıpıslak olmuştu, Daisy’nin bölgelerini daha fazla elledikçe vücudundan spazm, kasılma sesleri geliyordu. Sanırım bir daha boşalmıştı. Yüzüme fırlayan sudan bunu anlıyordum.

-Sccz Sczzzz pss pzssz

Elimi biraz daha ileriye itiyordum, diğer elimi de yukarıya götürüp geceliğinden içeri sokarak göğüsleriyle oynamaya başladım, cenneti görmüş gibi hissettim.

Parmağım biraz içeri girdikten sonra esneyen ve geri tepki veren bir şeyle karşılaştı, sanırım kızlık zarına ulaşmıştım. Korkudan hemen elimi geri çektim ve ani hareketim Daisy’nin tekrar gelmesine sebep oldu.

“Augggghhh!”

Artık dayanamadığını belirtmek için her şeyi yapıyordu, son gücünü toplayıp.

“Ughh huh hu ahhh Daimoo~n”

Elim ayağıma dolaştı, giysilerimi çıkarmadığımdan hepsini tek bir büyüyle yaktım. Daisy’nin geceliğini ve şortunu da küllere çevirip manayla beraber külleri dışarı yolladım. Daisy’i kalçasından kavrayıp kendime çektim, sağ bacağını benimkinin üstüne attım. Diğerinin üzerine de kendiminkini koydum. Sol bacağım yere değiyordu ve oradan güç alıyordum.

Daisy agresifliğimi görünce ne diyeceğini şaşırdı ve sabahki espriyi yaptığına pişman oldu. Minik ejderhamı yuvasının üzerine getirip sürtmeye başladım. Daisy’nin tam bana bir şey diyeceğini anladığım gibi tüm ağırlığımı aşağı doğru verdim ve vajinasını tüm gücümle deldim…

Kızlık zarının delinmesinin zorluğundan ve kızlık zarının bir anda delinmesinin yavaşça delinmesinden daha iyi olduğunu okumuştum. Ama bunların hiçbiri önemli değildi.

“uhh.. ıh, ahh, uhh guaa ahh…!”

Daisy’nin tüm içini doldurduğumdan kanlar basınç yüzünden dışarıya fırlayarak çıkıyordu ve Daisy bir kere daha gelmişti. Ben de dayanamamıştım…

Daisy’nin vücudu hayal edilemeyecek bir şey yaşatmıştı bana, böyle bir hissin varlığından şüphe bile edebilirdim. Penisimin bir sıcak ve yumuşak bir “Et Parçası” tarafından sarılmasının bu kadar garip bir his yaratabileceğine inanamıyordum.

İkimiz de deliler gibi bağırarak orgasmın doruklarını yaşadık. Hiç hareket etmeme rağmen Daisy’nin içine 4 kere geldim, Daisy’ninki ise sayılamayacak kadar çoktu…

“Huh… hhuhu…”

Sonsuz mana sonsuz çeviklik değildi… Hatta bunun çeviklikle alakası yoktu… Sadece yorgundum…

Kendimi Daisy’nin üzerine yıkılmamam için tuttum, sonunda gücümü toplayıp atik bir hareketle Daisy’i üzerime aldım ve kendim aşağı geçtim. Parmaklarımı kullanarak büyüyle uzaktan bir battaniye çektim ve Daisy ile bir sözcüğün bile gerekli olmadığı ilk ateşli gecemizin sonunu getirdim…

İkimiz de uykuya daldık. Derin bir uykuya.

[30. Bölüm Kutlu olsun!]




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14782 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19445 Bölüm Sayısı


creator
manga tr