“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 25 - Ölümsüzler Hakkındaki ilk Bilgiler


‘’uhm.. Niye konuşmuyorsun..?’’

‘’Biraz hayal kırıklığına uğradım..’’

Hayal kırıklığına uğramıştım… Tanrılar insanları tuzağa düşürmek için çok çalışıyor olmalıydı.

‘’Niye? Peri ırkı popüler değil mi? Diğer dünyadakiler genelde bizi görmek için hayatlarını verirler..’’

Diğer dünyaların olması beni pek şaşırtmadı, oyunlardan fırlama zindanlara girip seviye atlayan insanların olması, yaşamın olduğu diğer dünyaların olmasından daha gerçekçi değildi.

Son sıralarda yaşadığım ölü gibi hissetme sendromu perinin gözlerine bakınca daha da artmaya başladı. Perinin gözlerinde yalanı ve sadistliği görünce gerçekten sinirlerim bozuldu.

‘’Mmm Adın ne?’’

‘’Daimon, memnun oldum Xue.’’

‘’Hahahaha’’

Bana yaklaşıp büyüsünü üzerime bırakacaktı, büyük ihtimal beni öldürmeden önce vücudumla oynamak istiyordu. Ruhundaki öğrenme hissi gerçekten yüksekti.

Bana yaklaşırken..

-Swiiish

Tırpanımla vücudunu ortadan ayırdım, deneyim vermediğine göre ölmemişti.

‘’.. Daimon, neden?’’

Cevap verme gereği duymadım ve bir kere daha ortadan ikiye ayırdım, büyü hasadı kendi kendine çalışmaya başladı. İlk defa böyle tepki veriyordu.

Perinin etrafında bir sürü alev çıkmaya başladı, vücudundan akan kanlar yavaşça tüm vücudunu kapladı ve normal görünüşüne geri döndü. Gülüşü baştakiyle aynı olsa da biraz olsa da şeytanlık hissediliyordu.

Küçük elleriyle bana saldırması başta onu ciddiye alamama sebep olsa da yumruklarının arkasındaki güç ciddiye binmemi kolayca sağladı, benim gibi mana rezervleri sınırsızlarda olan birinin bile mana dengesini bozabilecek şekilde saldırı şekillerine sahipti, vücudumdan daha çok mana çıkan yerleri hedef alıyordu.

Perilerin düşündüğümden daha farklı yaratıklar olacağını kestirebiliyordum, bu kadar vahşi bir ortamda bu derece iyi ve samimi davranan canlılar olacaklarına inanmıyordum ama bir zindanın lideri olacak kadar ileri gidebileceklerini düşünmemiştim. Karşımdaki peri de yabana atılacak gibi değildi, elimi gerçekten zorları eğer manam sınırsız olmasa.

Vücudunu birkaç kes kessem de hemen birleştiği için fiziksel saldırılara baya bir bağışıklık kazandığını anlamıştım. Bu nedenler daha çok büyüye ağırlık vermeye başladım, buraya gelirken geliştirmeyi düşündüğüm yakın savaş tekniklerim yine geri plana atıldı. Neyle daha çok savaşırsam onunla ilgili daha çok deneyime sahip olacağımdan, ve o deneyimlerle atladığım seviyeler kullandığım yeteneklerin gelişiminde etkili olacağından periyi de fiziksel yollarla öldürmeyi düşünmüştüm. Nasip değilmiş deyip geçtim.

‘’DAİMON’’

‘’DAİMON’’

-Hurhurhur

‘’DAİMON’’

‘’DAİMON’’

-Graaa

Küçük Xue deli gibi saldırmaya başladı, ben de bir yandan mana ile vücudumu koruyup bana saldırırken vücuduna büyü atmaya çalışıyordum, sinir bozucu bir şekilde, yapmaya çalıştığım büyüleri engelleyen bir gücü vardı. Tam büyü yapacakken etrafa bir şey salıyordu ve büyü yolu tıkanıyordu. Hiç ihtiyaç duymadığım büyülü sözlere gerek duydum.

‘’Alev ve savaş tanrısı Ares, bana düşmanlarımın kanında vaftiz olmama olanak ver, ver ki sana daha iyi hizmet edebileyim. Savaşın yolunda attığım adımlar bastığım yerleri küle çevirir, küllerim, benim küllerim, kalkın ve bu kafirin vücudunu damgalayın, parlayın!’’

Ne kadar bunu söylerken utansam da mecburdum, sözlü büyüler bir nevi mühürlerden oluşuyordu. Her söz değişik şeyleri ortaya çıkarıyordu. Herkes sistemde olan büyülerinde belli bir seviye anlayış kazandığında bu yöntemi kullanabiliyorlardı. Ben mühürleri direkt kullanabildiğimden sözlü büyüler biraz yavan geliyordu.

Fakat sözlü büyülerin neden bu derece ilgi gördüğünü anlamıştım, çok daha fazla modifikasyon olanağı sağlıyorlardı. İnsanlar genellikle sistemi kullansa da bunu kullananlar da çok yüksek seviyelerdeki maceracılardı.

Mesela bu sözleri Ares yerine Hades’e yönlendirseydim alevlerim daha fazla korozyon özelliğine sahip olurdu ama güçleri ve boyutları düşerdi. Ra’ya armağan etseydim daha parlak alevlere sahip olurdum ve alevler iyileştirici yeteneklere sahip olurlardı.

Hint tanrılarından Agni’ye sözleri yöneltseydim, alev yerine magma ortaya çıkardı.

Eve gidince sözler hakkında iyice düşünecektim

‘’Aghh.. NASIL! 30 sözcüğü nasıl geçebildin! Bir insanın manası..’’

Sözcük sayısının mananın fazlalığıyla alakalı olduğunu biliyordum, bazı büyüler mükemmel gözükseler de mana kıtlığı yüzünden yapılamaz, o sözlerin hepsinin bir anlamı ve ağırlığı vardı.

Bu yüzden yeni oluşmaya başlayan kilise gibi topluluklar ilahilerine odaklanmışlardı, birkaç papaz birleşerek büyük büyüleri kolayca yapabiliyorlardı uyum yetenekleri sayesinde. Sonra büyü hasadını unuttuğumu fark ettim, alev hasadını da kullanmamıştım.

Büyü hasadını önceden açtığımda tek yapabildiği etraftaki manayı çekebilmek oluyordu ve seviye atlayamıyordu. Fazla düşünmeden saldırı pozisyonunu aldım ve periye doğru fırladım, tam büyü hasadını açtığım anda peri bir anlık dondu ve yeniden kendine geldi.

Eski tatlı haline döndü

[Alev Elementi, Ateş Perisi Xue yakalandı. Alev elementiyle olan bağ güçlendi]

Adımlarım bir anda yavaşladı, perinin önüne geldiğimde gözünün içinde nefreti ve korkuyu gördüm.

‘’Lanet olası usta hoş geldin, nasılsın, iyi misin? İnşallah hemen ölürsün, lütfen.. Ölür müsün?.’’

‘’… Açıklama..’’

Büyü hasadının özelliklerini anlayamadığımdan ne yaptığımı da çözememiştim.

‘’Hmp, bir ölümsüz yolu takipçisinin bu dünyada bu kadar erken oluşacağını düşünmemiştim.’’

‘’Ölümsüz yolu takipçisi?’’

‘’Sistem ughhh!’’

Sistemin onu söylemeye zorladığı belliydi, sistemi ben daha üstün bir şey sanıyordum ama perinin sisteme biraz karşı gelebildiğini görünce sistemin aşırı tanrısal bir varlık olmadığını anlamıştım.

‘’Anlatıyorum salak ustam, büyücülerin ve savaşçıların gelişebileceği bir çok yol vardır. Büyücüler yıldırımı, alevi, suyu, uzayı bir çok şeyi kullanarak değişik meslekler edinir, Savaşçılar da aynı şekilde değişik sınıflara ayrılır ama, ileriki seviyelerde sınıfları ne olursa olsun 5 tane yoldan birini seçmeleri gerekir.’’

‘’Hmm Ölümsüzler bunlardan biri galiba?’’

‘’Grrr sözümü kesme.’’

Perilerin kendilerini tutma limitleri neden bu kadar düşüktü gerçekten anlam veremiyordum.

‘’1. Yol Tanrı olmaktan geçer, canlılar fiziksel vücutlarından ayrılıp ruhsal bir vücut oluştururlar, Bu ruhsal vücut anlama yeteneklerini üst düzeye çıkarır.’’

‘’2. Yol İmparator olmaktır, imparator olmak için para, toprak, harem, güç ve tanrıların bir yerde toplanması gerekir. İmparatorlar tek başına oluşan bir varlık değildirler, bir çok kişi birleşerek bir imparator ortaya çıkarır. Diğer dünyalardaki tüm canlıların amacı dünyaları için güçlü bir imparator çıkarmaktır. İmparatorların özellikleri çok değişkendir.’’

‘’3. Yol Tanrı kralın yoldaşı olmak, tanrı yolunda ilerleyen birinin tanrılığından faydalanarak ruhsal bedene adım atmak. Bu dinlerini oluşturma yolunda adım atan tanrıların yoldaş toplamak için kullandıkları yol. Küçümsenmesine gerek yok çünkü tanrı parçacığını elde ettikten sonra güçlenmelerinin sınırı yok, bu yüzden tanrılar aşırı güçlü birini asla yoldaşları yapmazlar çünkü, ne zaman o yoldaşın kendi kellesini alacağını bilmezler.’’

‘’Oh.. sistem… Bunlar garip.’’

‘’Huh, evrenin kapıları daha yeni açıldı, ustamın sisteme aşırı bağlılığı... AUcH! SİSTEM SENİN BEN %+’é!!^+^!é’’

Sistemin konuşmasına izin vermediğini anlamak kolaydı.

‘’Ughh.. 4. Yol Elemente dönüşmek, yani başladığın yoldan devam etmek, bu tür gelişim en zoru ama en çok meyve verenlerindendir. Senin kullandığın o alev, uzay, su ve bir çok element doğan ilk canlıların yansımalarıydı. Bu yol çok dala ayrıldığı için basitçe anlatılamaz, ama başladıkları yola devam etmek isteyenlerin kullandığı yol. Bizim atamız ilk peri de böyle oluşmuş, onun sayesinde biz direkt olarak bir element olarak doğuyoruz.. seni şanslı piç.’’

Yakalamanın ne anlama geldiğini hepimiz biliyorduk, şanslı derken büyük ihtimal onu yakalamamın şanslı olduğunu düşünüyordu.

‘’5. Yol ise senin mecburi olarak yürüyeceğin yolun, sana acıyorum.’’

‘’?’’

‘’Tüm dünyanın karşısında kalmak senin için zor oladak, 5. Yol ölümsüzlerin yolu, diğer tüm yolları reddeden ve küçümseyen egemenlerin yolu. Tanrıları vücutlarını değiştirdikleri için yılan damgasını basan, imparatorlara kendileri bir bok yapamadıkları için çocuk diyen, tanrı yoldaşlarını kendi yollarını çizmeyen salaklar diyerek aşağılayan, elementleri ise benliklerini bile korumaktan aciz aptallar olarak gören Ölümsüzlerin yolu.’’

‘’.. Bu konuşmanın gittiği yerden hoşlanmadım.’’

‘’Hmp! Ölümsüzler özel canlılardır, bu görüşlerini açıklayıp hayatta kalabilirler, hatta görüşlerini kabul bile ettirirler. Doğal olarak manayı kullanma yeteneği ile doğarlar, vücutları doğuştan itibaren mana ile beslenir ve ölümsüzlüğe doğru adım başlar. Mana kontrolü sonsuzluğa ulaştığında tüm manası bir noktada toplanır ve ölümsüz çekirdeğini oluşturur, çekirdek oluşturduktan sonra ise mana ile alakası kesilir ve yüksek seviyeli enerjileri kontrol etme yeteneği kazanır.’’

‘’huh? Benim de manam sonsuz ama çekirdeğim yok, hem çekirdek? Daha açık olabilir misin?’’

‘’Sistemden önce bu dünyadaki kitaplardaki gibi gelişimcilik çivit atıyordu tüm evrende, tanrılar değişik teknikler kullanarak güzel bir sistem oturtmuşlardı. Ruhani seviye, imparator seviye, tanrısal seviye gibi gibi bir sürü seviye olan düzenli bir sistemdi, sonra bir şeyler oldu.. ve tüm gelişim bu sisteme kaydı, ileride canlılar sistemden bağımsızlık elde etseler de, sistemi atlatabilen biri hiç olmadı. Daha fazla bilgi veremem…’’




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 953

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 898

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 740

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 705

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 583

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 517

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 491

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 478

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 433

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 423

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 191

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 187

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 156

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 152

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 135

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 129

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 81

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 69

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 53

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 52

Site İstatistikleri

  • 8331 Üye Sayısı
  • 197 Seri Sayısı
  • 12939 Bölüm Sayısı


creator
manga tr