Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 23 - Alev Zindanı


Uzun süredir okula gitmediğim için okul aileme mesaj yollamış olmalıydı, ama uyanmış olduğum için yollamamayı seçtiler. Nasıl olsa yeni uyanmışların bir çoğu heyecana kapılıp günler boyu zindandan çıkmadan ya da zindan etrafında grup arayarak geçiriyordu zamanlarını. Ne kadar ailemi biraz özlesem de Daisy’ye ve zombilerime karşı olan duygularım bu boşluğu kapatabiliyordu. Evet, zombiler nedense çok tatlı gözüküyorlardı.. Hayır ben normalim.

Nasıl olsa babam tam bir işkolikti, beni sevdiğini bilsem de yapacak bir şey yoktu. Bu saatten sonra değişmez gibiydi kişiliği.

Eve ulaştığımda Meg’in yine ortalıkta olmadığını gördüm, pek takmadım. Hemen Daisy’nin odasına geçtim ve yatağa uzanıp haberlere bakmaya başladım.

Haberlere göre en yüksek seviye 129. Seviye olarak tespit edilmiş Bluesky birliği geliştirdiği bir tane ilaç sayesinde etraftan canavarları çekip liderlerine hızlıca seviye atlatmış. Büyük ihtimalle yüksek miktarda uyanmış Bluesky’ı seçmeye başlayacaktı.

Haberlere baktığımda Meg’in ailesi hakkında bir tane haber gördüm, görünüşe göre büyük bir atılım yapmışlardı sistem konusunda, ilk defa bir yeteneği tamamlayan birini bulmuşlar. Green ailesinin yan dallarından birinin liderinin çocuğu bir alev büyüsünü son seviyeye getirip evriltmiş, bunun sayesinde benim alevin çocuğuna benzer bir vücut elde etmiş. Meg için sevinmiştim ama nedense içimde kötü bir his vardı. Ve şu an kendimi ana karakter gibi hissettiğimden çoğu belanın böyle geldiğinin farkına varmıştım, en kötüsü için kendimi hazırladım.

Ölümsüzün Mezarı konusu da yavaşça popülerleşmeye başlamıştı, birkaç tane kimliğini gizleyen haber kaynağı Ölümsüzün Mezarının büyük birliklerden biri tarafından açıldığını ileri sürmüştü, çünkü satılan ürünler 80-90 seviye arası olsa da bu ürünler markette önceden hiç bulunmuyordu, dediklerine göre bir tane birlik hammadde kaynakları konusunda doygunluğa uğraşınca el fazlasını satmaya başlamıştı.

Bu haberi yapan şahıs büyük ihtimal yüksek makamdan biriydi ama zekası biraz kıttı, hiçbir birlik malzeme fazlası diye 80-90 seviye hammaddeleri satmazdı, zaten yorum yapanlar da bunu belirmişti.

Daha günlük haberler de ise klasik şeyler vardı, devlet sınırları artık belli olmadığından tüm haberler global yayınlanıyordu ama, telefonunu merkez alarak haberleri birkaç yüz kilometre ile sınırlı tutabiliyordu insanlar. Ben de Avrupa bölgesinin haberlerine bakıyordum sadece.

Daisy odasına geldiğinde başta şaşırmış gibi davransa da aramızda olan bağ yüzünden çok önceden biliyordu burada olduğumu.

‘’Günlerin nasıl geçti Daisy?’’

‘’Ugh.. Okul çok sıkıcı.. Yarışma olduğu için sabahtan beri koşturuyorum.’’

Okul kıyafetiyleydi, çantasını bir köşeye attıktan sonra yatağa geldi ve kucağıma yattı.

‘’Yarışmayı anlamadım değil mi?’’

‘’Hayır, dinliyorum.’’

‘’Bir çok yarışma yapıyorlar. Mana kontrolü, Mana salımı, Büyü hızı gibi tarzlarda yarışmalar oluyor, ödüller genelde silahlardan veya koruyucu eşyalardan oluşuyor.. Direkt dövüş üzerine kurulu olanlar da var, sporla ilgili olanlarda.. Çok kalabalık olduğundan nefes alınmayacak halde şu an okul.’’

‘’Sen katıldın mı?’’

Parmağındaki yüzüğü gösterir.

‘’Bunu mana kontrolü yarışmasından kazandım, içine kaydettiğim büyüleri daha hızlı oluşturmama yarıyor, senin gibi mana gözüne sahip olmadığım için canavar gibi mühürsüz büyü yapamıyorum.’’

Ben kısa büyüleri hiç mühür kullanmadan yapabildiğim için Daisy beni biraz kıskanıyordu.

Sonra kemerini gösterdi. ‘’Bunu da kızlar arası büyü topu yarışmasında kazandım. Takımın kalecisi olduğumdan kimse bize gol atamadı tehehe.’’

‘’Hahaha yaptığın hile biliyorsun değil mi?’’

Birinin ne kadar manası olursa olsun o kadar uzun süre, kalenin önünü kapatacak bir büyü duvarını tutması zordu. Daisy de benim manamı kullanarak her zaman kapalı tutmuştu kaleyi. Bitki büyüsü falan izin verilse durum daha da kötü olabilirdi.

‘’Okulda.. Birkaç tane genç yetenek bulmadım değil, isimlerini vermeye şu an gerek yok ama birkaç öğrencinin mana yönlendirme yetenekleri gerçekten iyi.’’

‘’Hmph! Yalan söylediğini hissedebiliyorum, evde olan hizmetlilerin bile mana yönlendirmeleri iyi gibi duruyor Daisy değil mi?’’

‘’Ama ne yapabilirim kiii?’’

‘’Huh, tamam çoğu yeteneğinin farkında değiller ama bu malikanede bulundukları sürece hepsi yavaşça uyanacak, onların pişman olmamasını sağla tamam mı?’’

‘’Anladım anladım..’’

İnsanlara aşırı bir önem vermesem de kendi insanlarımın iyi yaşamasını isterim, Daisy’ede bunu aşılamak istiyorum. Ben şu anlık bir kralın veya liderin özelliklerine sahip olmasam da yanımdakilere en iyi ortamı sunmak istiyordum, isterlerse kendileri gelişebilecekleri bir yer.

Daisy araya girdi. ‘’Meg son birkaç gündür biraz garip davranıyordu, senin geldiğini duyunca kendi evine taşındı tekrardan… Dikkatli ol Daimon, biraz garip görünüyor.’’

‘’Evet, Green ailesinde bir şeyler yanlış.’’

Ben bir yeteneği sıfırdan son seviyeye getirmiştim ama o tamamen kurallara aykırı bir yoldu ve teknik olarak büyük bir güçlendirme elde edemedim. Mana gözü ise doğal olarak son seviyeydi. 129. Seviyeye gelmiş ileri saflardakiler bile hiçbir yeteneklerini tamamen geliştirememişlerdi, ve üzerine Green ailesi evrimliştirmeden bahsediyordu.

‘’Biraz böyle uyuyalım.’’

Daisy’i yanıma aldım ve ona sarılarak uyumaya başladım, o da uykuya daldı….

Sabah kalktığımda Daisy ile beraber çok ‘’Tehlikeli’’ bir pozisyondaydık, Daisy çoktan uyanmıştı ve öylece bekliyordu, gözlerindeki ateşi görünce yanağına bir öpücük kondurup hızlıca yok oldum, giderken arkamdan gelen bağırma seslerini duyuyordum, aslında bunu bilerek yapıyordum. Biraz daha beklemeye ihtiyacım yoktu ama canım istemiyordu.

Malikaneden çıktıktan sonra zombilerimin yanına gittim, işlerini iyi yapıyorlardı. Kalenin oturacağı yerler temizlenmişti ve inşaat direkleri dikilmeye başlanmıştı. Liderlerde kendilerine bir tane tartışma odası yapmışlar orada fikirlerinden bahsediyorlardı.

Toprak Büyücüsü Groom inşaat sırasında baya iş yapmışa benziyordu, toprak büyüsünün diğerlerinden çok daha güçlendiğini hissettim. Böyle hızlı gelişmeleri mutluluk veriyiciydi.

Geldiğim gibi beni selamladırlar ve tartışmalarına döndüler. Şu anda kalenin etrafına neler yapılacağını bulmaya çalışıyorlardı. Dediklerime göre dışarısı ticaret bölgesi olacaktı, bir çok kalacak yer olmalıydı ve mağazalar için yer kalmalıydı. Kalenin içi ise tamamen birliğe ait olacaktı.

Onlar kale yapımına devam ederken ben de Yunanistan civarlarına doğru uçmaya başladım, duyduğuma göre yeni bir 90. Seviye zindan ortaya çıkmıştı ve doğal bir bloke yüzünden kimse zindana ulaşamıyordu. Alevlerim sayesinde çok hızlı uçtuğum için çabucak ulaştım.

Doğal bloke dedikleri yer alevlerden oluşan bir ormandı, ağaçlar simsiyahtı ve topraktan alev fışkırıyordu. Su yerine lav akan bir dereye sahipti. Burayı görünce biraz mutlu oldum, hemen alev hasatını çalıştırıp etraftan enerjileri çekmeye başladım

Etraftaki alevler vücuduma doğru yöneldiler ve mana havuzuma katılmaya başladılar. Aynı ruh hasatı gibi alevleri vücudumda saklayıp başka yerlere salabiliyordum. Sistem bir bildirim ekranı gönderdi.

[Alevleri asimile etmek ister misiniz?]

Alevleri asimile etmek istemiyordum, mavi alevlerim daha güçlüydü ve kontrolü daha kolaydı. Bu alevler daha yeni doğmuşa benziyordu.

[Alevlerinizi güçlendirmek ister misiniz?]

Bunu kabul ettim, kabul ettikten sonra çektiğim alevler yavaşça mavi alevin içine girmeye başladı.

[Alev hasatı Lv6: Vücutta alev yetiştirilmesini sağlayabilen beceri, alevler büyütülebilir, hasatları yapılabilir, birleştirilebilir.
Sönmeyen Mavi Alevler Lv5: Uzun süredir ortalıkta olmayan yüksek sıcaklıklı alevler. Şeytan’ın alevleri olarak da bilinir.]

Sistemin değişmesinden sonra alev türleri alev hasatının altına geçti ve tutabileceğim alev seviyesi yok oldu, sönmeyen  mavi alevlere de seviye eklendi.

Seviye arttıktan sonra alevler üzerindeki kontrolüm artıyordu, kontrol artınca da daha çok alev oluşturabiliyordum. Sınırsız manam olduğu için alevlerin gücü konusunda sıkıntım yoktu. Ama daha kaliteli bir ateşle karşılaşırsam alevlerim ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir şey yapamadan kalabilirdim. Fakat böyle bir şeyin olması imkansızdı…

Etraftan alevleri çekerek ormanda derinlere doğru yol almaya devam ettim. Karşıma birkaç tane yaratık çıktı ama saldırıları bana işleyemediğinden zorluklarını pek anlayamadım, öldürdüğümde hepsinin 95 seviye olduğunu gördüm…

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14782 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19445 Bölüm Sayısı


creator
manga tr