Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 18 - Zavallı Aslancık


[Tebrikler! Demircilik yeteneği kazandınız!]
[Mana gözü geliştirildi! Yeni özellik Demirci Gözü eklendi]
[Demirci Gücü becerisi oluşturuldu]
[Demirci Sabrı becerisi oluşturuldu]
[Demirci kulağı becerisi oluşturuldu]

‘Oh.. Wow.. Demirci olmak… Çok kaba.’

Daimon Frost
Seviye: 31
Sınıf: Gizemli Ateş Orakçısı
Deneyim:[54000/170000]
Güç: 180, Mana: ∞, Çeviklik: 163, Dayanıklılık: 141
Ruh: 125, Zeka:42
Dağıtılmamış Statlar: 74
Ustalıklar: Uzun Tip Silahlar lv.14[0/70000]
Kişisel Yetenek: Mana Gözü, Alev Orakçısı, Demircilik
Beceriler: Basit Mühürler lv.17 [75/25000], Ölümsüz Yaratma lv.Max(Evrim şartlarına ulaşılamadı), Ateş Gezegeni lv.7[180/18000],Alev Hasadı lv.1[0/5000], Büyü Hasadı lv.1[0/5000], Ruh Hasadı lv.5[0/17000], Yanan Kızıl Mızrak lv.3[0/5000]

Demirciliğin tüm becerileri, demircilik yeteneğinin altında toplanmıştı, ilk başta becerilerde görmeyince şaşırmıştım, aslında kişisel yeteneklerin doğuştan gelmesine gerek kalmadan elde edilebilmesi dünyada bilinen bir çok şeyin tersinde kalıyordu.

[Demircilik: demircilik mesleğini icra etmeyi ve demircilik mesleğinin gelişimini kolaylaştırır.

  1. Demirci Gücü: Kollardaki kuvvetin 2 katına çıkmasını sağlar
  2. Demirci Sabrı: Demircilik sırasında en küçük detayları fark edilmesini sağlar.
  3. Demirci Kulağı: Maddeleri ve eşyaları dinleyebilmeyi sağlar]

Demircilik yeteneğini çoktan hissetmeye başlamıştım, kollarım güç patlaması yaşıyordu ve beynime bazı bilgiler akmaya başlamıştı.

Demirciliğin aletlerle sınırlı olmadığını fark etmiştim, biri yeterince güçlü bir demirci olduğunda her alete manasıyla şekil verebilirdi. Önüne maddeleri alıp sanki bir simyager gibi onları birleştirip silahlar oluşturabilirdi.

Evrendeki en efsanevi demirciler boş havadan silah üretebilirdi.

Mana gözüne baktığımda ise değişiklik yoktu, demirci gözünü çalıştırdığımda irisimin tam ortasında altından bir nokta çıkıyordu.

[Mana Gözü: Manayı anlamaya ve bir oranda kontrol etmeye yarar. Sınırları bilinmiyor.

  1. Demirci gözü: Eşyalara daha detaylı bir görüş sağlar]

Eşyalara daha detaylı görüş deyince biraz mutlu oldum, sistemin eşyaların statlarına sağladığı görüş pek detaylı değildi.

Orağı elime aldım ve demirci gözünü çalıştırıp statlarına baktım.

[Ruh Tırpanı
Sıralama: Epik
Saldırı gücü: 500
Büyü gücü: 750
Dayanıklılık: 1500/1500]

Sıralamayı hızlıca kavradım, sıralamaların isimlerini bilmesem de nasıl yerleştirildiklerini biliyordum silahların sıralama içinde.

Sıralamadı ölçüt kullanılan malzeme ve malzemeden çıkarılan güçle belirleniyordu.

Ben düz bir demir kullanmama rağmen büyülü denebilecek bir silah oluşturabilmiştim. Epik sınıfı yaklaşık olarak yüzde 150 civarı bir orana sahipti.

Demirin potansiyelinden yüzde 50 daha fazla güç çıkarmıştım. Tabi bunu sadece sezilerime dayanarak söyledim, daha bir sürü etken olabilirdi.

Orağı, yani tırpanı elime aldığımda gerçekten çok rahat kavrayabiliyordum. Birkaç hareket yapmayı denedim.

Havaya sıçrayıp etrafıma tırpan darbeleri yağdırdım, gördüğüm kadarıyla tırpana hakimiyetim artmıştı. Büyük ihtimal tırpanı kendim yapmak ona olan anlayışımı değiştirmişti.

Demircilik sayesinde tüm silahlara olan yakınlığım artmıştı, kısaca.

Sincap arkada uyuyordu, ona hiç dokunmadan ormana daldım ve 80 seviyelik zindana doğru yol aldım.

Zindana girmek kolaydı, ama önceden hiç temizlenmediği için çıkışından ve liderin bulunduğu yerden bir haberdim.

Elimdeki tırpanı sağa sola sallayarak önüme gelen her canavarın kellesini almaya başladım, buna biraz fazla alıştığımdan korkmaya başlamıştım. Normalde 2 elle kullanılan bir tırpanı tek el kullanarak benden 5 metre uzaktaki adamın kafasını koparmak garip bir his vermeye başladı.

Bu sırada da ruhları toplamaya devam ettim, Tırpanın sınırını sistem söylemese de ben dövüş sınırında biraz anlamıştım. Ruhlar sadece tırpanın başını oluşturuyordu, her saldırı için biraz enerji yiyordu.

Teknik olarak bu enerji hiç bitemezdi çünkü, her canavarın kellesini tek vuruşta alıyordum ve o enerjinin birkaç katı enerji elde ediyordum. O enerji diye bahsediyorum çünkü ruhtan gelen bu enerjinin ismini bilmiyordum.

Sonra bir şey fark ettim, ruhları kendim çekmeme gerek yoktu. Pasif bir özellik gibi ruhlar bana doğru geliyordu zaten.

Zindanın canavarlarının ismini bilmiyordum, pek bir şeye benzemiyorlardı. Boynuzları olan garip kedimsi yaratıklardı. Bir çoğu deforme olmuştu ve korkunç duruyordu.

[7800 Deneyim Kazanıldı]
[10000 Deneyim Kazanıldı]

[9500 Deneyim Kazanıldı]

[9450 Deneyim Kazanıldı]

.

.

  1. seviyeye ulaşmıştım, liderin odasını hala bulamadığım için zindanın içinde kamp kurdum. 90 tane dağıtılmamış statım vardı. Bekletmeye karar verdim.

Yolda giderken birkaç tane garip yaratığa rastladım, demirci gözüm onların derilerinin kullanışlı olabileceğini gördüğünden birkaçını yanımda götürdüm ve derisini yüzdüm.

Zindan gerçekten bereketliydi, önceki zindanlar gibi hiç silah düşürmüyordu. Sadece ham madde düşürüyordu. Bunu internette duymuştum ama inanasım gelmemişti.

Şimdi anlamıştım neden 50. Seviye zırhların değerli olduğunu. Şimdi o zırhlara bakar mıydım? Hayır tabi ki de. Elimdeki tırpan gücümü 2 kattan daha fazla arttıran bir tırpandı. Sadece stat veren şeylerle uğraşamazdım.

Kamp sırasında etraftaki canavarların etlerini yemeye devam ediyordum, ben farkında değildim ama ejderha kanı düşünce tarzımı fazlaca değiştirmeye başlamıştı.

Eski duygularımı saklasam da onları ifade ediş biçimim ve bireylere karşı düşüncelerim yavaşça değişiyordu.

Şehirden ayrılalı 1 hafta geçti, ben hala zindanda takılı kalmıştım ve canavarları avlıyordum, rahat bir yer bulamadığım için hiç demircilikle uğraşamamıştım.

Günlük rutinim çok basitti, sabah kalkıp yemek yiyordum, akşama kadar etraftaki canavarları öldürüp liderin olduğu yeri arıyordum. Sonra tekrar yemek yiyip saklanıyordum. Saklandığım yerler küçük yerler oldukları için de pek bir şeyle uğraşamıyordum.

Son sıralarda orak kullanmaktaki yeteneğim çok hızlı artıyordu. Genel olarak uzun silahlardaki yeteneğim artıyordu.

Yanan kızıl mızrak becerisini 12. Seviyeye çıkarmıştım bu 2 haftada, oluşturduğum mızrak görebileceğim en kırmızı şeyden bile daha kırmızıydı. Mızrağı bir çok şekilde kullanabiliyordum bana bağlı olduğu için, tırpan kadar gücümü arttırmasa da işlevi daha fazlaydı, tırpanla aynı anda da kullanabiliyordum.

Seviyeler arttıkça gelen deneyimler de azalmaya başladı.

Ama bu gün umutluydum, ormanda son 2-3 yer kalmıştı gitmediğim.

Hemen ormanın doğusuna doğru yola koyuldum, dün burada patika bir yol bulmuştum. Büyük ayak izleriyle doluydu.

Yolu takip ettim, sonunda yayılmış bir şekilde yatan büyük bir aslan buldum. Aslanın yeleleri alev gibi duruyordu ve alnında küçük bir taş vardı. Biraz gereksiz kaslı duruyordu, hiçbir zarifliğe sahip değildi normal aslanlarda bulunan.

Ruhlarla haşır neşir olmaya başladığımdan beri kendimi saklamayı çok iyi öğrenmiştim, ormanın içinde görünmezden farklı değildim.

Aslandan da fazla korkmuyordum, en kötü ihtimal birkaç yara alırdım. 1 hafta boyunca kolum bile kırılmıştı ama 1 gün içinde kendi kendine iyileşmişti. Kırıldığını ise nerdeyse anlamıyordum kendim incelemesem. Kaslarım kemik kırıkları yokmuş gibi davranıyordu.

Çimlerin arasına karıştım ve yere doğru 50 derece bir eğim aldım ve kendimi aslana doğru fırlattım, tırpanı tek elime aldım ve tersten tuttum.

Aslanın tek duyduğu şey büyük ihtimalle bir sinek vızıldamasıydı, o da tırpanın ucunun rüzgarı kesmesinden geliyordu.

Sessiz bir ölüm gibi tırpanı elimde çevirip bu momentumla beraber aslanın boynuna geçirdim. Yüksek miktarda gücü arkasına alan tırpan bir kağıdı kesiyormuşçasına aslanın kellesini koparttı.

Aslanla alevlerimi kullanarak kıyasıya bir savaşa girebilirdim, daha fazla deneyim elde edebilirim ama… Aslanın derisine yazık olurdu. Bu birkaç haftada en sessiz şekilde öldürmenin daha az malzeme kaybı yarattığını keşfettim. Yoksa deride yarıklar açabiliyordum. Tırpanın gözü yoktu.

Lideri öldürdükten sonraki deneyime hiç dikkat etmeden aslanın vücudunu parçalamaya başladım.

Derisini, kemiklerini, etlerini.. hepsini ayırdım.

Sonra her şeyi lider için hazırladığım büyük deri çantasına koydum. Aslan ne kadar büyük olsa da sıkıştırdığımda çantaya sığdırabildim.

Sırtımda 2 tonluk bir yükle beraber daha fazla beklemeden zindanın çıkışından geçtim.

Dünyayı gördüğümde derin bir nefes alıp evime doğru yöneldim…

Aslan yaklaşık olarak 1 milyon deneyim vermişti..

Daimon Frost
Seviye: 39
Sınıf: Gizemli Ateş Orakçısı
Deneyim:[68000/400000]
Güç: 214, Mana: ∞, Çeviklik: 172, Dayanıklılık: 160
Ruh: 132, Zeka:43
Dağıtılmamış Statlar: 97
Ustalıklar: Uzun Tip Silahlar lv.20[0/150000]
Kişisel Yetenek: Mana Gözü, Alev Orakçısı, Demircilik
Beceriler: Basit Mühürler lv.19 [75/30000], Ölümsüz Yaratma lv.Max(Evrim şartlarına ulaşılamadı), Ateş Gezegeni lv.16[290/30000],Alev Hasadı lv.1[0/5000], Büyü Hasadı lv.1[0/5000], Ruh Hasadı lv.18[0/250000], Yanan Kızıl Mızrak lv.12[0/30000]

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 423

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16593 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22362 Bölüm Sayısı


creator
manga tr