"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 15 - Uyanmışların Düşünceleri, Benim Duygularım


Çölle işim bittikten sonra daha uzatmadan zindandan hemen çıktım, iskeletlerimin yok oluşu beni derinden etkilemişti…

Birkaç günlüğüne yaslarını tutup başka iskelet yapmayacağım şeklinde kendime bir söz verdim..

Çölden çıktıktan sonra, dışarıdaki canavarların bakışlarına maruz kaldım, her tarafım kan içinde olduğundan baya bir pis kokuyordum.

Bakışların sebebi büyük ihtimalle bu kanın kokusunu bildiklerindendi.

Tam bir tane görevli bana bir şeyler soracakken bir şey fark ettim, görevlinin gözlerindeki hırsı görebiliyordum. Hırs, kıskançlık ve açlık. Ruh hasatıyla bir bağlantısı olduğunu biliyordum bu yeteneğimin.

Önce biraz afalladım, gördüğüm şey daha da netleşmeye başladı. Görevli bana imimi ve sınıfımı sormaya başlamıştı, elinde not alır gibi bir pozisyon almıştı ama sağ elindeki telefondan fotoğrafımı çekmeye hazırlanıyordu.

Kendimi alevler içine alıp yıldırım gibi kaçtım oradan, giriş parasını verdiğimden sıkıntı yoktu.

Büyük birlikler gerçekten tehlikeliydiler, her yere ajanlarını sokmuşlardı ve yeni yetenekleri ellerine geçirme konusunda kararlıydılar. Başkalarının kapması onlar için tehlikeliydi.

Ruh hasatını açık tutarsam başkalarının düşüncelerini göreceğimden korktuğum için kapatmaya karar verdim, başkalarının düşüncelerini karıştırmak hoş değildi. Yasalar buna karşı bir şey demese de etik bulmuyordum.

Sadece uç noktalarda, adam artık içindekileri saklayamıyorsa kullanacaktım, tabi bu sadece küçük bir sözdü, zorunluluk içermiyordu. İstediğim zaman bozabilirdim ama prensiplerime uymayı tercih ederdim genelde.

Eve doğru yola çıktım, yoldayken kıyafetlerim yandığı için etrafıma mandan bir tane illüzyon koymuştum, yolda bulduğum bir mağazadan kıyafetlerimi değiştim.

Şehre geldiğimde kafam ağrımaya başladı, şehrin içinde çok fazla kötü ruh ve düşünce dolaşıyordu. İlk başta aklım almasa da zamanla gerçeğin farkına vardım.

Çok masum düşünüyordum, birlikler gücümün farkına varırsa bu dünyada yaşayamazdım. Etraftaki uyanmışların hepsi mutlu gözüküyordu ve kibirli bakışlar atıyorlardı ama görüyordum.. Kibrin altında aşırı derecede bir korku vardı, bir şeylerden korkuyorlardı

‘Acaba lider ön saflara ben mi gönderecek..’

‘Ölmek istemiyorum….’

‘Neden daha yetenekli olanlar ön saflara gitmiyor.. onlar daha çok canavarı engelleyeme mi?’

‘Ah anne, ben nasıl bir batağa düştüm..’

‘Uyanamamışları kıskanıyorum… keşke hiç uyanmasaydım…’

‘Ahh çok yorucu..’

Bir çok uyanmış aynı şekilde hissediyordu, bunca yıldır insanlığın yaşadığı huzurlu yaşam insanlığı içten sömürüyordu. Herkesin kalbinde eski günler vardı.

Bu güçler bir çoğuna göre içten içe bir lanetti.

‘Ben bunu istemiyorum.’

Diyerek içten içe düşünüyordum, daha 2 dakika önce verdiğim sözü bozmuştum. Eve gitmeden önce bir köşeye çekilip geçen insanları izledim..

Her geçen dakika gözlerim kararmaya başladı..

‘AMINA KODUMUNUN LİDERİ NİYE KENDİSİ ÇIKMIYOR ŞU ÖN SAFINA, KARDEŞİMİ KAYBETTİM BEN KARDEŞİMİ!’

Önümden geçen bir adam kırmızı gözlerle ilerimdeki bir uyanmış derneğine bakıyordu..

Şehri izlemeye devam ettiğinde neden her şeyin bu kadar toz pembe geldiğini anladım.. Bu insanlar ayrıntılara gizlenmişlerdi.. Her köşede bunlardan vardı ama şehir yaşantısı önlerini kapatıyordu

Birlikler tarafından susturuluyorlardı. İnsanlık adına iş yaptıklarını düşünerek kendilerini kandırıyor ve liderlerinin ekmek teknelerine her gün çuval çuval kömür götürüyorlardı.

Neden hiçbirinin bir şey diyemediğini merak ettim, birkaçını takip ettim.

Sonra şaşırmaya başladım, aslında hepsi bundan bahsediyordu. Gerçekten, aynı düşüncede olanlar birbirlerini bulmuşlardı ve şikayetçilerdi.

Ve sayıları az değildi, kafelerde bunun hakkında konuşuyorlardı, parklarda konuşuyorlardı, bazı anneler kocalarının dediklerini oyun parklarında anlatıyorlardı.

Cevap çok basitti, düşündüğüm gibi, herkes kendini kandırmaya çalışıyordu. Uyanmış olduğu için diğerlerinden üstün olduğunu beynine kazıyıp hayattan bir başarım duygusu almaya çalışıyordu. 

Uyanmış olduğunda durumun böyle olmadığını anladığında, daha fazla para alıyorum diye kendini kandırıyordu ve biliyordu, birlik bedavaya elde ettiği şeyleri, ona parayla satıyordu. Elinde, hiç net para kalmıyordu. Kazançlı olan hep birliklerdi.

Rütbe ile kendini kandırıyordu. Biliyordu, birkaç gün sonra savaş patlak verse ilk ölecek o olacaktı.

Zindanlar oyun değildi, bu bir oyun değildi.

Düşünceli biçimde eve doğru gittim, yüzüm biraz solsa da benim için bir umut vardı..

En azından bana sadık olan bir ruh eşine sahiptim, ve aramızdaki bağın ne parayla alakası vardı ne de statüyle.

Daisy aklıma geldiğinde sevinsem de tek sevinenin ben olması gerçekten üzücüydü.

Arthur aklıma geldi, uyandığında o da böyle bir batağın içine düşecekti. Çok fazla duramayacağımı anladım bu statüde, acilen kendime ait bir şey, bir yer oluşturmalıydım, başlangıçta herkesi tutamayacak olsam da bir çok insanın hayatını kurtarabilirdim.

Rezidansa vardım ve stüdyoma doğru çıkmaya başladım.

Eve geldiğimde… Kapıda 2 çift ayakkabı vardı…

Kapıyı çaldığımda karşıma çıkan manzara… MEG?

‘’MEG?’’

‘’Meg dimi, aynen Meg, Memnun oldum ben Meg Green. Sen kimsin?’’

‘’…’’

‘’Hoş geldin Daimon.. Tehehe’’

‘’Ha-ha-ha M-m-meg niye buradasın?’’

‘’Sana sormalı? Burası Daisy’nin evi değil mi?’’

Meg bana çok pis gülüyordu, gözleri alev makinasına dönmüştü. Yavaşça gözleri daha da kısılmaya başladı ve dudaklarının köşeleri arşa çıktı.

‘’Ahh Daimon, hoş geldin ‘Daisy’nin evine ha-ha-ha’’

Beni taklit ederek gülmeye başladı..

Meg bol bir bluz ve evde giyilecek küçük bir şort giyiyordu, Daisy de aynı şekildeydi, sadece kazak giyiyordu ekstradan.

Eve girdiğimde yemek yediklerini gördüm, pizza söylemişlerdi, televizyon falan da açıktı. Ben ne olduğunu anlamadım.

Meg ellerini bağlamış ve çenesini yine havaya kaldırmıştı, saçlarını at kuyruğu şeklinde yaptığından okuldaki zarifliğini kaybetmişti, onun yerine tam bir avını bekleyen dişi aslan gibi duruyordu.

Daisy ise bir elini kalçasına dayamış, diğer eliyle de kafasını kaşıyordu. İkisi yan yana durunca baya hoş oluyormuş onu fark ettim.

Meg yapay bir gülüş yapmaya başladı.

‘’Zaman geçtikçe daha da cesur olmaya başlamışsın bakıyorum?’’

‘’Hahaha ben mi?’’

‘’Senden başka biri var mı burada?’’

‘’Hahaha…’’

‘’Daisy her şeyi açıkladı, terlemene gerek yok.’’

‘’Ne?’’

Ve bundan sonrası +18.. Şaka.. Kısaca, Daisy nasıl bir yaşam sürdüğümüzü Meg’e açıklamış söylediğine göre. Daisy’nin nasıl oluştuğunu, güçlerimin bir kısmını gibi gibi.

Meg’in gözlerinde küçük bir yalan izi görsem de bir şey demedim, zaten yalan aklından geçtiğinde boynu kızarmış, domatese dönmüştü.

‘’Eee Meg? Çok heyecanlıymış dimi olaylar?’’

‘’Gerçekten şansını takdir ediyorum, hem Daisy gibi bir kız bulmuşsun hem de 2 özellikli bir büyücüye dönüşmüşsün.. heheh, kazancın da iyiymiş.’’

Meg’in parayla pek işi olmasa da 40 milyon iyi bir miktardı, tabi şuan 35 milyon falandı o.

‘’Bir şey diyecek misin?’’

‘’Ne diyebilirim ki? Daisy’e seni bırakıp gitmesini mi söyleyeyim?’’

Meg ağzından bir şey kaçırmış gibi hemen elleriyle dudaklarını kapadı. Daisy ise suskunluğu bozup sinsi sinsi gülmeye başladı.

Daisy’e baktığımda nedense daha oturaklı gözüküyordu, fazla laf etmemişti geldiğimizden beri. Küçük bir ruh hasatıyla göz atıyım dedim… Beni gerçekten şaşırttı duyguları bunu beklemiyordum. Bu benim sırrım olarak kalacak, ne gördüğüm sadece bana özel.

Meg’de de benzer bir şey gördüm… O yüzden elim ayağıma dolaştı, İleride besleyecek çok ağıza sahiptim.

‘’Söylemeyi unuttum, Ben de buraya taşınıyorum.’’

‘’Ne?’’

Daisy açtı bu sefer ağzını.

‘’Meg bize güvenmediğinden, bizi denetlemek için o da geliyor! Teheheh yeni bir kız arkadaş, sen olmadığında beraber konuşuruz hem…’’

‘’…. Emin misin?... ev gürültülüdür biraz, ders yaparken…’’

‘’Hmm? Ben çoktan tüm lise konularını biliyorum bile! Unuttun herhalde, peri vücuduna sahip olduğum için mana ile zekam doğru orantılı ikisi de beraber yükseliyor!’’

‘’Unutmadım ama.. Bizde sadece 2 oda var.’’

‘’Bak bu sorun..’’

‘’Haha işte onu diyorum boş ver, arada uğramak yeterli olur! Hem bir şey yapacaksak otellere gideriz Tehehe’’

Daisy’nin yüzü volkana döndü, Meg ise ne olduğunu anlamaya çalışıyordu, anladığında ise büyük bir patlama gerçekleşti.

Manamı kullanmadığımdan o anda hazırlıksız yakalandım, Meg’in seviyesinin 28 olduğunu da o gün öğrendim.

En son hatırladığım şey kafama gelen yumuşak bir tekmeydi.

Kendime hatırlatmak istiyorum, benim gücüm 170’i aştı, nasıl burada bayılmıştım ki küçük bir tekmeden…

Daimon Frost
Seviye: 30
Sınıf: Gizemli Ateş Orakçısı
Deneyim:[0/150000
Güç: 172, Mana: ∞, Çeviklik: 153, Dayanıklılık: 125
Ruh: 120, Zeka:41
Dağıtılmamış Statlar: 70
Ustalıklar: Uzun Tip Silahlar lv.10[0/30000]
Kişisel Yetenek: Mana Gözü, Alev Orakçısı, *****
Beceriler: Basit Mühürler lv.17 [75/25000], Ölümsüz Yaratma lv.100 [0/?], Ateş Gezegeni lv.7[180/18000],Alev Hasadı lv.1[0/5000], Büyü Hasadı lv.1[0/5000], Ruh Hasadı lv.1[0/5000], Yanan Kızıl Mızrak lv.1[0/800]




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1322

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1123

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 696

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 123

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 117

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 90

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17428 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23470 Bölüm Sayısı


creator
manga tr