"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 11 - Kılıç Ustalarımın Doğuşu ve Kendim Oluşturduğum Beceri


Melisa kimse söze atlamadan

‘’Yanındaki kim Daimon?’’

‘’oh Daisy..’’

‘’Eski arkadaşlarından biriyim.’’

‘’Ohh Memnun oldum Ben Melisa.’’

‘’Ben Maria’’

Anzo araya girdi, biraz mutsuz gözüküyordu

‘’Anzo.’’

‘’Sphins, Daimon demişti.’’

‘’Suzy.’’

‘’Haha memnun oldum.’’

Sphins geçen gece nişanlısı olduğunu söylediğinden Daisy’e bakmamak için kendini zor tutuyordu, Anzo’nun ise şu anlık kızlara bir ilgisi olmadığını öğrendim..

Asıl tehlikeli bakışlar Maria’dan geliyordu, nedense benden daha ateşliydi bakışları Daisy’e bakarken.

Maria hiç düşünmeden araya girdi

‘’Daimon gelecek misiniz? Çok uzak değil gittiğimiz yer..’’

‘’Ahh bilmiyorum ki baya bir yorulduk bugün..’’

‘’krkrkr bir şey olmaz, gelin..’’

‘’Daisy?’’

‘’Olur…’’

Kafeye gittiğimizde çok insan yoktu, ben kahve pek sevmediğimden çay söyledim, önce neler yaptıklarından falan konuştuk. Büyü oluşturma dersi alıyorlarmış hep beraber, dün başlamışlar. Melisa’nın babası onun için hazırlamış ama diğerleri de katılmak isteyince kırmamış onları.

Öğretmenleri 40 seviye bir eşya büyücüsüymüş, sınıfı buz yoldaşı diye geçiyormuş. Melisa’nın babası gibi eşyaları güçlendiren tip bir büyücüymüş, ama buzda işliyormuş onunki.

Dersler çok yorucu değilmiş ama teoriyi iyi anlatıyormuş.

Hep beraber derslerden konuşurken arada Daisy’de araya girip sorular soruyordu, diğer insanlarla anlaşabilmesi beni mutlu etti. Bazı okuduğum kitaplarda bu tür kızlar bazen diğerlerine soğuk olabiliyordu. Ama mantıklı düşününce böyle bir şey olamayacağını anladım, Daisy birlik kurmak istiyordu, öyle biri olsa birliği ne yapsın.

Maria’nın da neden öyle baktığını öğrendim, kendisi elflerin hayranıymış ve Daisy’nin kara elfle beyaz elfin melez hali gibi görüntüsüne hayran kalmış… Hep benim kafam yapıyor zaten böyle şeyler.. Ama o bakışlar kolayca yanlış anlaşılabilirdi..

Başta bir şey diyememesinin sebebi ise biraz utandığındanmış.. O nasıl utanmaksa artık.

Daisy tabi elf olduğunu açığa çıkarmadı, sadece bazılarının da aynı şeyi söylediğini belirtti ve iltifatını kabul etti. Yani güzelliği konusunda mütevazi olmasına bence de gerek yoktu.

Eve ulaştığımda kendimi yatağa attım, ne kadar manam olursa olsun yorgunluk çok kötü bir şeydi.

Daisy’de geldiği gibi koltuğa oturup kendini saldı.

Yüzüm koltuğa yapışık bir şekilde homurdanmaya başladım.

‘’daztyk tabdkfe vjerli’’

‘’Daimon ne diyosun..’’

‘’jfasıdj jsakd fkaşfşf’’

‘’…’’

Üşensem de kendimi kaldırdım…

‘’Daisy tableti verir misin? Büyü kitaplarına bakıcam…’’

‘’Humph, tembel. Al.’’

Daisy’den tableti aldıktan sonra kitaplara bakmaya başladım, 10dk’da teslim seçeneğinde güzel bir şeyler vardır diye umdum.

Saat 1.00’dı ve ben okul yüzünden bu saatlere alışık değildim.

‘’Oh.. Daisy istediğin bitki büyüleri var, hemen söylüyorum..’’

‘‘Teşekkürler Daimon.’’

Bana eliyle kalp işareti yaptı, tekrar sinsi sinsi gülmeye devam etti

‘’Daisy birkaç gün vücuduna alış ve büyülerle uğraş, zindana gelmiyosun.’’

‘’Ama..’’

‘’Seni düşünüyorum, dediğimi yap. Benim bile zinhim yoruldu.’’

‘’Tamam..’’

Bitki Dili, Diken Formasyonu, Sarmaşık Kontrolü, Yaprak Giysi, Ağaç Vücut büyülerini satın aldım, hepsi topla 300k$ tuttu. Seviyeleri F’den C’ye kadardı.

Sadece Ağaç vücut 150k tutmuştu, diğerleri aşırı pahalı değildi. Ağaç Vücudun pahalı olmasının sebebi de basitti, onu kullandığında bitki büyülerini yapma hızın artıyordu, tek sıkıntı mana yiyordu. Mana yeme sıkıntısı da benim yüzümden sorun değildi. Daisy hep açık gezebilirdi.

Eğer mana yemese zaten B veya A seviye olarak görülebilirdi.

Kitap alma işini de Daisy’e bıraktım, istediği kadar harcama izni vardı zaten.

Büyülere bakarken uykum kaçtı, ben de kendi büyülerimle ilgilenmeye başladım.

Mühür tekniklerini geliştirmem lazımdı, bir çok canavar taşı vardı elimde, baya bir kan da toplamıştım.

-dindindindin

Kapı çaldı ve siparişlerim geldi, büyülerin yanında bir çok boş tılsımda söyledim boyuttan boyuta.

Büyüleri Daisy’e verdim ve onun son bir kez elini tuttuktan sonra odama geçtim, rahatlaması lazımdı.

İlk yaptığım şey içimdeki alevi çıkartmak oldu, patladığı zamanki gibi beyaz ışık saçmasa da koyu maviydi. Ortasında ise biraz turkuaz ve açık mavi parıltılar vardı.

Alevi elimde oynatabiliyordum, vücudumun her tarafından çıkabiliyordu ama vücudumdan ayrıldığı gibi yavaşça yok olmaya başlıyordu.

Mana yollasam da vücudumdan bir kere ayrıldı mı yavaşça sönüyordu. Vücudumdan ayrılmayanlar oluştukları gibi kalıyorlardı, mana yemiyorlardı

Yani mantıken de böyle olması gerekiyordu. Aleve şekil vermek biraz zordu, ilk başta bir kılıç yapmayı denedim, kılıç gibi keskin bir şey yapabildim ama sadece görünüşte, aleve maddesel form veremdim, sadece şekil de yeter diyerek kabzayı yapmaya giriştim.

Kabzayı yapmak işkence gibiydi, kılıç düz ve ince bir şekil olduğundan beraber tutabiliyordum alevi ama, kabza öyle değildi, kabza daha estetik bir iş gerektiriyordu.

Olmayacağını anlayınca çok üstelemedim, önce basit şeylerden başlamam gerektiğini çözmüştüm.

Birkaç tane top yapıp onları etrafta gezdirmeye başladım. Sonra büyük bir top yaptım ve diğer topları da onun yörüngesine soktum.

Alev gerçekten zeki gibi duruyordu, ben bir tane merkez belirlersem diğer alevler de o merkezin etrafında dönüyordu.

Ortadaki alev topunu büyütmeye çalıştım, çekim gücü güçlendiği için etraftaki daireleri de içine çekti  ve yok oldu.

Aynı şeyi deneye deneye püf noktaları çözmeye başladım, iyi bir alıştırma tekniği bulmuştum. Ortadaki alevi rastgele büyüyüp küçülterek çekim kuvvetini değiştiriyordum, sonra da etrafındaki küreleri kendim hareket ettirerek değişen çekim gücüne uymalarını sağlıyordum.

Hem alev üzerindeki kontrolüm artıyordu, hem de alevlerimin gücünü de kontrol etmeyi öğreniyordum.

Kontrolün güç kontrolü olmadığını çok önceden anlamıştım. Mesela pantere saldırırken alevi istediğim şekilde kontrol edebiliyordum çünkü şekli kabaydı ve özenli değildi, ama güç bakımından ipin ucunu koparınca manamı emmesini durduramamıştım.

Alıştırmaya devam ettim, Saat 3 civarlarında yorulunca bıraktım, yorgundum ama uykum kaçmıştı. Mana ve alev sayesinde dayanıklılığım mühür alıştırmaları yapacaktım, sonra bir ses geldi.

[Ateş Gezegeni lv.1: Yeni oluşturulmaya başlanmış kutsal güç, alevlerin çekim kuvvetinin kontrolünü sağlar]

‘Ateş Gezegeni? Dur bir dakika WHOAAA YETENEK OLUŞTURDUM!’

İlk başta biraz saçma gelse de sonradan kaptım, ateşler bir kütleye sahip değildi normalde, ama elimdeki mavi alevler nedense biraz ağırlığa sahipti, bir gezegen gibi çekim kuvvetleri vardı.

Tamamen fantezi olsa da aklımdan birkaç şey geçmedi değil, kara delik gibi bir yetenek oluşturmak hoş olabilirdi. Düşündüğüme göre aşırı yüksek kütlede alevi 1 noktada toplarsam ve çekim kuvvetini mana ile kuvvetlendirirsem kara delik etkisine sahip bir güç yaratabilirdim. Ama şu anki vücudum bunu kaldıramayacağından fantezilerimi bir kenara bıraktım.

Elime birkaç tılsım aldım ve birkaç şey karalamaya başladım, önce basit bir silah formasyonu hazırlamak istedim. Bunu okuduğum bir kitapta görmüştüm. Kılıçları birbirine mana gibi bir enerjiyle bağlayıp düşünceyle kontrol etmeyi sağlıyordu.

Elimde 70’e yakın çöp kılıç duruyordu, böyle bir şey için iyi olabilirdi, hem bunları iskeletlere verirsem kılıç formasyonu sayesinde daha da güçlenebilirlerdi, iskeletler çok ağır olmadıklarından kılıçlarla beraber uçabilirlerdi bile.

İlk başta basit bir rüzgar üçgeni mührüyle başladım, buzda olduğu gibi. Bu sefer zekaya sahip olmasına gerek yoktu oluşacak cisimlerin. Uzaktan kontrol için iyi olan mana yolu mührünü koydum orta noktaya ve mührü ikili bağlar ile rüzgar büyüsüne bağladım. 1. Bağlar kılıçların formasyona girip çıkması için vardı, formasyonda olmadıklarında tek tek kontrol edilebilir olması gerekiyordu. 2. Bağ ise basitçe kontrol için vardı, kontrol bağını mana ile güçlendirdim.

Sonra etrafa depolama mühürlerini koydum ve merkeze bağladım.

Formasyon bittiğinde biraz parladı, sonrasında ise denemeye koyuldum. Karttaki kılıçları depolamaya koydum, tahminimden daha az vardı, 50 tane bulabildim sadece.

5 tanesini çağırdım ve etrafımda çevirmeye başladım, işe yarıyor gibiydi. Kılıçlar tek tek çok hasar vermese de beraber öldürücü olabilirlerdi.

Sonra iskelet formasyonunu küçük bir oynamayla düzgün bir tılsıma geçirdim, kılıç formasyonunu da iskelet mührünün merkezine bağladım. İki mühür baya yüksek miktarda ışık verdikten sonra kalın bir mühre dönüştüler, garip bir şekilde mühür taşları şekil değiştirmişti.

Bu fenomen sadece mühür yavaşça kendi varlığını kazandığında olurdu, bilinç kazanmış eşyalar kendilerine bir usta seçebilirler ve onunla gelişirlerdi.

Buna gerçekten mutlu olmuştum, iskelet mührü ilk göz ağrım olduğu için ona iyi bakacaktım.

[İskelet Mührü : Kılıç ustası iskelet oluşturmaya yarar. Gücü, Çevikliği ve Dayanıklılığı yaratıcısının 3/4’ü kadar, belli bir seviyeden sonra zeka kazanılabilir. Kılıç(35/150), Kılıç Ustası(100/150)]

‘’İşte bu güzel oldu! Öğrenme mührü gerçekten mükemmel!’’

Tabi ben bu mühür birleştirmenin çok fazla mana istediğini ve aslında iskeletlerin benim manam sayesinde öğrenme kapasitelerini biraz fazla arttırdıklarını, Ormanda canavarlarla savaştıklarında elde ettikleri tecrübelerden silahların önemini çıkardıklarını çok sonra öğrenecektim. Alevlerle oynamak mana kontrolümü narkoza boğmuştu o sıra, hiç farkına varamadım çok mana çektiğinin tılsımın.

‘’İskeletle nasıl olmuşlar bakalım, benim güzel silahşörlerim!’’

İskelet
Sınıf: Kılıç Ustası
Deneyim: [152947/?]
Güç:40, Mana:110, Çeviklik: 25, Dayanıklılık: 40
Beceriler: Kılıç Kontrolü lv.5, Rüzgar Bıçağı lv.1, Rüzgar Yürüyüşü lv.1, Buz Fırtınası lv.1

‘Ne?’




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1300

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1105

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 916

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 844

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 730

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 683

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 659

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 561

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 421

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16539 Üye Sayısı
  • 452 Seri Sayısı
  • 22340 Bölüm Sayısı


creator
manga tr