Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 3 - Uyanıştan Sonraki İlk Ders


-Huaaaggghh Aghhh

Yataktan uyandığımda içimden sırıtmaya başladım, biraz esnedim ve kendime geldim. Dün çok heyecanlı olduğumdan fark etmemiştim ama buz kazığım lv.18’e ulaşmıştı. Tamamen, yine duyduğum kadarıyla yetenekler ilk evrimlerini lv.20’de gerçekleştiriyorlardı. Tamamen kullanıma kullanıcısının nasıl kullandığına göre evrim geçiriyordu beceriler.

Sınıf evrimleri biraz daha zordu, ortalama olarak 30. Seviyede evrim geçirdiği kanısına varılmıştı sınıfların, tabi seviye almak zor olduğu için herkes buna ulaşamıyordu. Bu yüzden sınırsız mana miktarı için herkese teşekkür ediyorum.

Kalktığımda forumda biraz gezindim, hiç böyle vakalar var mı diye. Duyumlara göre sınırsız manaya sahip olan yokmuş, sadece mana yenileme hızı yüksek olan kişiler varmış.

Mana yenileme eşyaları aşırı pahalıymış, eşya listesine baktığımda en ucuz eşyanın 1,500,000$ dolardan başladığını görünce, dudaklarım uçukladı.

İnternette yazana göre herkes her beceriyi teknik olarak kullanabilirmiş, mesela bir savaşçı bir büyücü gibi ateş topu atabilirmiş ama, 10 kat daha fazla mana harcayarak. Bazı beceriler vücudun yapısını temel belleyerek büyü yaptıkları için büyünün yüzdelik dilimine göre ateşleniyor, bu tür yetenekler kullanıcı ne kadar güçlüyse o kadar güçleniyor. Mesela bir büyücü yüzde 10 manasını kullanırken böyle bir yetenekte, savaşçı tüm manasını kullanmış oluyor.

Savaşçıya uygun olan teknikler de büyücüde aynısını yapıyor, savaşçı da manayı kullandığı için manasını elbet geliştiriyor, tek farkı kullanım biçimleri. Mesela ben bir savaşçı becerisi kullanırsam 10 bilemedin 20 kat daha fazla mana kullanmam gerekecek, tabi sınırsız mana sayesinde bu sorun benim için geçerli değil.

İstediğim kadar beceri öğrenerek, ilerideki sınıf evrimlerinin sayısını arttırabilirim. Yan sınıf hayallerine şimdilik düşmeyeceğim, aklımda birkaç tane güzel olan var ama, çok emek istiyor. Şimdilik kendimi stabil bir hale sokmam lazım, hem bir anda yükselişe geçersem bulunduğum konumdaki iktidar bana göz koyabilir.

Büyücü loncalarını da araştırmam lazım.

Yatakta biraz düşündükten sonra kalktım ve salona yöneldim, genelde stüdyolarda mutfak pek kullanılmadığından, salonun köşelerinden birinde küçük lobi gibi bir yer olur, ora da mutfak olarak kullanılır.

Rezidansın sisteminden yumurta, baharatlar ve biraz da et aldım. Kendimce bir omlet dendim, pişirme yeteneklerim üst düzey olmasa da kendimin damak hazzını tatmin edecek kadar yeteneğim vardı.

Kahvaltıdan sonra saate baktım, saat daha 8.00’di okulun başlamasına yarım saat vardı.

-Diririririririr diririririrrii diririririrri

Telefonum çaldı, arayan Arthur.

‘’Alo kanka nerelerdesin? Gelmemişssin, kahvaltıyı kaçırdın.’’

‘’Ahh, söylemeyi unuttum, Arthur dün ben taşındım…’’

‘’Hmm? Ne parayı nerden buldun?’’

‘’Uhh dün hasta olduktan sonra başıma bir ağrı girdi ve bir anda uyanmışa dönüştüm.’’

‘’Ne?’’

‘’Dün heyecandan sana söyleyemedim.. Direkt zindana gidip biraz para kazanmaya çalıştım.’’

‘’…’’

‘’Özür dilerim…’’

‘’Vay anasını be, çok güzel olmuş kanka, ee ne olarak uyandın?’’

‘’Büyücü, hem de kişisel bir becerim var hahaha’’

‘’hahaha güzel.. ahh keşke bende.’’

‘’…’’

Arthur benim için mutlu olsa da içten içe neden uyanamadığı konusunda kendisini yiyordu, biliyordum.

‘’Arthur.. aramızda sır olarak kalsın ama, ileride başkasını uyandırabilecek bir yetenek elde edebilirim… merak etme…’’

‘’NE?’’

‘’Shhhh.. okulda değil misin, sessiz ol..’’

‘’… hahahahaha bu dediğini unutmam, hahaha. Teşekkür ederim beni düşünüyorsun, yapamazsan bile sağ ol.’’

‘’Elimden geleni yapacağım..’’

Elim biraz terlemeye başlamıştı, ilk defa birine uyandığımı söylediğim için heyecan duyuyordum.

‘’Eee boş muhabbeti bırakalım, ne kadar yaptın?’’

‘’3500$’’

‘’WHOAAAA, bütün gün orda mıydın?!! Çok iyi para abi, bana bir şeyler ısmarlarsın!’’

‘’Hahaha şu an sadece 100$’ım kaldı ama olur, bu akşam da zindana gidicem.’’

‘’Zindan girişi ne kadardı?’’

‘’90$’’

‘’Cheee, pahalıymış aslında. Sadece giriş için.. Sigh.. okula gel hadi.’’

‘’Tamam çıktım’’

Telefonu kapattım ve üstümü giyinmeye başladım, statlarımdaki değişim yüzünden vücut hatlarım biraz değişmişti, giysiler biraz dar gelse de hala rahat duruyorlardı.

Okula doğru son hızla koşmaya başladım, okula sadece 5 dakika içinde vardım. Kapılar tam kapanmak üzereydi, aniden zıpladım ve havada 20 metre yol alıp girişe indim, hızlı bir şekilde beyblade gibi dönerek küçük boşluktan içeri girdim.

Ben de ne olduğunu tam bilmiyordum, tek yapmak istediğim kapı kapanmadan içeri girmekti, vücuduma emir verince kendi kendine gerçekleşti.

Şanslıydım, sadece korumalar kalmıştı, girişte. Bir de pencereden bakan birkaç öğrenci…

Hemen okula girdim ve sınıfıma koştum, sınıfın kapısına geldiğimde öğretmen tam önümdeydi ve sınıfa giriyordum.

‘’Hocam bekleyin!!!!’’

Hocanın girişini durdurdum ve hızlıca kapıya nişan aldım kendimi, bir anda fırladım. Tozu dumana kattım ama hocadan önce derse girebildim, Bu dersi kaçıramazdım, uyanmışlar hakkında konuşulan bir dersti, büyü mühendisi üniversitelerine gitmek için bu dersi okul bitene kadar görmesi lazımdı bireylerin.

İçeri girip hemen yerime geçtim, biraz gürültü çıkarmış olsam da bir şey olmayacağını biliyordum ama görünüşüm sıkıntı çıkaracaktı, seziyordum.

Bir çok kişinin saçları farklı renkteydi ama boyattıkları için falandı, vücudu değiştiren sınıflar herkes tarafından iyi karşılanırdı.

Sırama oturdum ,ama nasıl oturdum. Arthur beni gördüğü gibi

‘’OHA AMINA KOYIM! OLUM SEN UYANDIM DEDİYDİN DE SEN UYANMAMIŞSINKİ ANASINI SATIYIM GİT ZUBARALSD. Cough Cough’’

‘’Sessiz amına koyayım, shhh hoca girdi’’

Ders büyü temelleri dersi olduğundan yetenekli bir büyücü giriyordu dersimize, genç ve güzel bir bayan. Adı Alice’di soy adını hatırlamıyordum. Ben de küfredince zaten Arthur’dan eksiğim kalmadı. Hay anasını, hep Arthur’un suçu biraz sakin olamıyordu şerefsiz.

‘’Günaydın arkadaşlar.’’

Herkes bir ağızdan.

‘’Günaydın Hocam.’’

‘’Herkes Willstone’un büyü parçalanması hakkındaki kitabının 258. Sayfasını açsın… Bay.. Bay Daimon?’’

‘’Evet hocam.’’

‘’Hayırlı olsun , artık bir uyanmışsınız sanırım?’’

‘’Evet hocam sağ olun hehehe’’

‘’Hmmm İyi bir sınıfa sahipsin gibi duruyor, savaşçı mısın?’’

Bu soru biraz sıkıntılıydı, büyücü dersem vücudum bu kadar nasıl değişti sorusuna cevap vermem, savaşçı dersem ise… yalan olur ve manamı açıklayamam.

‘’Hocam kişisel yetenek sahibi bir büyücüyüm… Manam arttıkça vücudumda gelişiyor.’’

‘’Ne?’’

‘’Dediğim gibi..’’

‘’… Bu gerçekten nadir, boş bir gününde odama gelirsen sevinirim. Nasıl işlediğini incelemek istiyorum.’

‘’Hocam hahaha sınıfım biraz özel…’’

‘’Tamam tamam, seni zorlamayacağım. Arkadaşlar açtıysanız başlıyorum.’’

Şu an kimse hocanın ne dediğini umursamıyordu, arka sıradaki Meg bana garip bakışlar atıyordu, yanımdaki Arthur ise meraklı şekilde kaslarımı ellemeye başladı, umarım yanlış şeyler düşünmüyordur. Okul 2.si Uthan yan sıramdaydı ve gözlerinden alev atıyordu.

Sınıftaki kızlardan, Mary, Hera, Hess, Liza, Suzy ve bir çoğunun daha tehlikeli bakışları olduğunu ise kitaptaki sayfadan kafamı kaldırdığımda anladım.

Umarım sıkıntı çıkmaz…

 ‘’Büyü, mananın belli formasyonlarda bağlanması sonucu oluşan kompleks ve cansız aksiyon veren formasyon tepkimeleridir…..

Büyüyü parçalamak önce mananın ne olduğunu anlamak gerekir, mana canlıların vücutlarından saldıkları bir enerji değildir, evrenle de alakası yoktur. Mana daha çok bir yansımadır, aynı hayallerimiz gibi. Bir çok enerjinin birbirine değip bir bağ üzerinde birleşmesiyle oluşur. Mana enerjiden gelir ama enerji değildir…….

Büyüyü parçalamak için elinizdeki olan mananın ne tür şekillerde bağlanabilir olabileceğini bilmeniz gerekir, Büyü içinde kullanılan mana eğer dikey gerilime sahipse parçalama sırasında ters fazda oluşturulmuş bir mana yeterli olacaktır, tek yapılması gereken büyünün formasyonunu ters mühendislik ile parçalayarak, tam bir zıt formasyon oluşturmaktır….

Bu aşamalar bittikten sonra elinizdeki büyüyle oluşturduğunuz formasyonu diğer büyününkini küçük bir tılsım tabletinde birleştirirseniz, büyüyü parçalayabilirsiniz…

Yatay eksenli büyüler daha karmaşıktır… Sade formasyon oluşturmak yetmez çünkü yatay eksenli büyüler insanla alakası olmayan büyülerdir, bitkilerin büyümesi gibi…

Bitkiler biz olsak da olmasak da büyüyecekler, biz sadece izleyebiliriz…’’

Öğretmen uzun uzun anlattıktan sonra.

‘’Yatay eksenli büyülerle bizim işimiz yok, onlar doğa şartları ile alakalı, elementlerin döngüsü vb.’’

‘’Herkes arkadaki sınav sorularını cevaplasın, 20 soru var ve 30 dakikamız kaldı. Ders sonu toplayacağım.’’

Hoca anlatırken uykum gelse de konuşmaların ortasına doğru ilgim düzelmeye başladı, çünkü mana hakkında daha çok şey öğrendikçe nedense manayı daha iyi görebiliyordum. Şu an Arthur’un manası etrafına mor ışıklar saçıyordu, Meg’in manası çok sakin bir yeşil ışıktı, vücudunun her yerinden az az çıkıyordu. Fark edilmesi çok zordu ama Meg’e tanrısal bir görünüm katıyordu.

Uthan’ın manası siyahtı, pek incelemek istemedim. Nedense mana gözünü kullandığımda Uthan’ın vücudu dövmeli hale geliyordu. Hera sarı ışık saçıyordu, Liza’nın ayakları masmavi parlıyordu…

Hocanınki ise daha güzeldi, tüm vücudu kıp kırmızı haldeydi, gözleri alev saçıyordu ve alnını ortasında bir tane yakut duruyordu. Kötü bir şey fark ettim, hocanın yüzünü önceden gizlediğini. Ona dikkatlice baktığımda yüzünün şeklinin değiştiğini gördüm.. hayır tüm vücudunun.

Düz bir vücuttan S şeklinde vücut hatlarına sahip seksi bir vücut karşıma çıktı, göğüs kısmı ve kalması bir kadının olması gerektiği gibiydi. Meg’in de vücudu çok güzeldi ama büyümesi için hala zamana gerek vardı. Hocanın yüzü de tehlikeli bir hal almıştı, Meg gibi kulaklara sahipti, göz bebekleri kahverengiydi, irisleri kıpkırmızı parlıyordu. Saçları kızıl ve dalgalı bir hal almıştı. Kaşları biraz sivri olan gözleriyle gerçekten çok iyi duruyordu. Dudağı ise pespembeydi, burnuyla beraber mükemmel duruyordu.

Ben biraz daha dikkatli bakmanın hocanın şüphesini çekeceğini düşündüğümden hemen mana görüşünü kapattım, daha çok antrenman yapmam gerekiyordu… Milleti dikizlememek için…

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1324

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1121

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 939

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 858

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 741

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 695

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 676

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 617

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 449

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 88

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17355 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 23479 Bölüm Sayısı


creator
manga tr