Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Acemi Ölümsüz - Bölüm: 1 - Her Zamanki Dünya


Dev yaratıklar 8 sene önce dünyada görünmeye başladılar.

Yaklaşık olarak 9 yaşındaydım. Şu anki yaşımı tahmin edebiliyorsunuzdur umarım?

17 yaşında olan, klasik bir lise öğrencisiyim. Öğrenci olduğumdan pek bir maddi kaynağa sahip değilim, elime geçen tek para babamın yolladıkları.

Öğrenci olduğum durumunu es geçersek, sokaktaki bir dilenciden farkım yok, tek amacım lanet olası liseyi bitirip iyi bir birliğin üniversitesine kapağımı atmak ve babamın durumu düşünüldüğünde bu olabilecek en saçma senaryolardan biri.

Hayat ben 9. Yaşımdayken hiç adil değildi, sonrasında da adil olmaya çalışmadı, kendimden bahsetmiyorum, benim şikayet edecek hakkım yok. Ama değil yani.

Dünya üzerinde özel yetenekler uyandıran bir çok insan ortaya çıkmaya başladı, devletler yetenekli olanlarını kapıp kendi ordularını kurmaya başladılar.

Güçlü insanlar bir araya geldiler ve yavaşça topluluklar oluşmaya başladı, sonucunda kendilerine lonca, birlik veya dernek diye hitap edilen organizasyonlar türemeye başladılar.

Dünyadaki maddelerin bir çoğu aynı kaldı, yine cep telefonları üretiliyor, bilgisayarlar üretiliyor, birçok oyun üretiliyor hatta diziler ve filmler devam ediyordu. İnsanların yaşamında değişen şey düşünme biçimiydi.

Paralar daha değerli olmaya başlamışlardı, uyanmış insanların bazılarının gözlemleme üzerine yetenekleri ortaya çıktı, yetenekleri sayesinde eşyaların dünyadaki parasal değerlerini görme yeteneklerine sahip oldular.

Bu tür uyanmışlarla yapılan araştırmalar sonucu herkesin elindeki eşyanın değerini öğrenebileceği telefon uygulamaları ortaya çıktı, kameralar artık büyü izi sürebiliyordu, kamerayı eşyaya doğrulttuğunda sana değerini çıkarıyordu uygulama.

Böyle birçok çılgınca şey gerçeğe dönüştü, insanlar güçlenmeye ve zenginleşmeye devam etti.

Bir yandan güçlenen uyanmışların altında ise normal insanlar normal yaşantılarını devam ettirmek konusunda zorluk çekmeye başladılar.

Her türden fikir akımı bir çok uyanmış veya uyanmamış insanın aklına girdi.

Birileri uyanmışları, uyanmamışları koruması gerektiğini, bunu yapmayanların güçlerini kötüye kullandığını şehir merkezlerinde söylerken, diğerleri, uyanamamışların kölelerden farklı olmadığını, kast sisteminin geri gelmesi gerektiğini söylüyordu.

Ama hiçbiri benim umurumda değildi, hayatımı garantiye almadan böyle şeyler hakkında düşünmek bana saçma geliyordu.

Ben aptal değilim, gayet de zekiyim. Okul üçüncüsüyüm, zeka üzerine yetenekleri olan uyanmışların olduğu bir akademide hem de. Ama ben tamamen normal bir insanım, ya da insandım.

Son birkaç gündür başım ağrıyordu, ve ders çalışamıyordum.

Şimdi ise revirdeyim, matematik dersinde fenalaşınca öğretmenim bana bugünlük izin verdi.

Yanımda da  arkadaşım Arthur bekliyor, amacı tamamen dersten kaçmak. O mu? O da normal biri, ama kafası paraya çok iyi basıyor, ailesinin yardımlarıyla bir büyü dükkanı açtı ve durumu iyi.

Benim ailem mi? Ailemi seviyorum, ikisi de iyi insanlar ama, liseden sonra bana fazla para göndermeyeceklerini, bu dünyaya alışmam gerektiğini söyleyip hayatı minimumda yaşamamı söylediler eğer para kazanamayacaksam.

Babamın büyü dükkanı zincirli var, kendisi mühendis ve bir işi adamı. Yüksek teknolojiye sahip büyülü aletler geliştiriyor, annem de onun sekreteri, üniversite tanışmışlar.

Liseye kadar onlarla iyi anlaştığım için bu yaptıklarının benim iyiliğim için olduğunu biliyorum, ama babamın yaptığı bence gaddarca.

Arada annem biraz para yollasa da, bahsettiğim gibi dilenciden farkım yok.

Adım? Adım Daimon, Daimon Frost. Milletim çok karışık, iki büyükbabamda Amerika’da dünyaya gelmişler ama millet konusunda kendilerini pek zorlamamışlar, babamın annesi Fransız, annemin annesi ise Alman ve Rus karışımı. Daha da ileri gidince bir çok millet daha çıkıyor. O yüzden milletçilik niye yapmıyorsun diyenlere hangisini yapıyım diye soruyorum, yapanlara ise takdir etmekten başka bir şey demiyorum

‘’Daimon, kafana ne oldu? Ders çalışmaktan vidalarını attırmadın dimi?’’

Arthur kısık sesle kıkırdar

‘’Arthur sana bir tane geçirmemem için bana bir sebep söyle, aghh acıyor.’’

‘’Tamam hadi, akşamki yemekler benden!’’

‘’Dostum 1 aydır yemeklerimi sen ısmarlıyorsun..’’

‘’Hahaha ileride ödersin boş verrr, hem ne olacak ki olum? Bu kadar az para için şey etmene gerek yok.’’

‘’Sighhh… Sen olmasan iyice yarrağı yiyecektim bu ay. Babam tutturmuş, vermiyor daha fazla para, anlamıyorum ne yapmamı bekliyor. Ya iş bulacağım ya da derslerimi yapacağım, iş bulursam notlarım düşer, ders yaparsam parasız kalırım. Sigh…’’

‘’Senin baban o kadar katı değildi ama neyse.. Boş ver olum ileride işini eline alınca çalışacak kesin bir yerin var işte, 1,5 senen kaldı. Sabret birader.’’

‘’Şu Avrupa Birliği de tam bir… Neyse.. Sadece uyanmışlara ayrıcalık sunuyor şerefsizler, inanılmaz ya, uyanmadan 3. Oldum hiç kimsenin mi dikkatini çekmiyor!’’

‘’Uyanmışların seviye atlama şansı var.. Sigh… Hem uyanmamışlar hakkında çok proje yaparlarsa uyanmışlar rahatsız olabilir, biliyorsun..’’

Arthur olmasa hayatımın ne kadar zor olacağımın farkındaydım, Arthur’un babası devlette biraz söz sahibi olduğundan diğer uyanamamışlardan daha rahattı ama, babasının pozisyonunu baskısı da üzerindeydi.

‘’Hahhaha bir gün ikimiz de uyanırsak beraber bir lonca kuralım.’’

‘’Hehehe loncayı kızlarla doldurup hehehe..’’

‘’Aklını başka yerlere çekiyorsun hemen, ikimizde biliyoruz ki.. Bakirsin.’’

‘’… Sen öldün.’’

Arthur, Daimon’un üzerine zıplayıp yüzünü tokatlamaya başlar,

‘’Bakıyorum da ellerin nasır tutmuş, çok sert vuruyorsun. Ne oldu çavuşu tokatlamaktan.. krkrkrkrkkrhahkahkahkahkahkahk’’

Arthur’un gözlerinin ateş saçmaya başladığını fark ettim, siyah saçları ve gözleri, yüzüyle beraber sinirli olduğunu gayet anlayabiliyordum ama, o göbeğinin sallanışı yok mu.. Beni en çok çeken şey oydu..

‘’KHKAKFAKSKDAKDASKD Allahım  Arthur tamam dur’’

‘’Yeter, humph, akşam yemeğin 15 doları geçmesin.’’

Arthur’u gerçekten seviyorum, adam yemeğin sadece 5$ olacağını bilse de kıyamıyor bana.

‘’krkrkr anladım kaptan.’’

‘’Ben derse dönüyorum, hoca şimdiden merak etmiştir zaten.’’

‘’Tabi tabi görüşürüz.’’

Arthur sert bir şekilde kapıyı kapatarak revirden çıkmıştı, Yine yalnızdım.

Arkama yaslandım ve ellerimi yastık olarak kullanarak tavana bakmaya başladım

‘’Sigh.. Uyanmış olsaydım hayat daha eğlenceli olabilirdi. Huh… Okula gelme saatlerimi daha aza düşürürdüm.. Ah.. Meg ile beraber olma şansım da artardı.’’

Meg kim mi? Tabi ki de sevdiğim kız, Uzun boylu ve ince bir kızdı, saçları simsiyahtı ve gözleri yeşil renkliydi. Yüzü mükemmel şekilde simetrikti ve bir kızın sahip olabileceği en iyi oranlara sahipti. Kulakları bir Elf’inki gibi çok güzel duruyordu, sadece sivri değildi. Uyandıktan sonra saçları açık maviye büründü aralarında biraz turkuaz rengini taşıyordu, gözlerinin rengi aynı kaldı ama irisi sarıya büründü. Çekiciliğini daha da arttırmıştı.

Meg ile aramızda bir şey yok değildi, eskiden beri aynı okullara gidiyorduk ve aramızdan bazı olaylar geçmedi değildi, Meg’de benim gibi uyanmamıştı ama babası general olduğu için kimse ona yan gözle bakmıyordu. Uyandıktan sonra da herkesin gözünde bir tanrıçaya dönüşmüştü.

Tabi o uyandıktan sonra kendimi ondan biraz soyutladım, ne kadar yakın arkadaş olsak da.. Bazı insanlar bana zorluklar yaşatmaya başlayacak diye korktum. Kendimden kaçtığımın farkındaydım ama yapacak bir şeyim yoktu.

Meg hala arada bana mesaj atıyordu. Bu durumdan o kadar rahatsızlık duyuyordumki ki kendimi kusucak gibi hissettim.

O kadar kişi içerinde neden uyanamadığımı hala anlamıyordum.

Kendimle boğuşmaya başladım

Sonra yataktan düştüm. Canım çok acıdı, kalkamadım ve bir anda beynime sanki iğne sokuyorlar gibi hissettim.

Yerde bir an elektrik çarpmışa dönüp yılan gibi ‘’Tıss’’ sesleri çıkarmaya başladım, öleceğim düşüncesi aklımdan geçen son şeydi.

Bilincimi kaybettim..

.

.

[Gücünüz uyandırıldı]

[Gizemli Mana Gözü Büyüsü elde edildi]

Uyandığımda ilk gördüğüm şey önümde bilgisayardan fırlama duran 2 tane bildirim ekranıydı.

‘’Auhaaaaaaaaaaaaaa’’

Küçük bir kız gibi cırladım,

‘’Daimon iyi misin?’’

Görünüşe göre hemşire mesai saatinde geri dönmüştü.

‘’Seni yere düşmüş halde buldum, okulun bitmesine 2 saat kaldı. Yatmaya devam edebilirsin.’’

‘’Teşekkür ederim.’’

İnanılmaz bir şekilde uyanmıştım, uyumak manasında değil, yeteneğimi uyandırmıştım. Yeteneğimin ne olduğu konusunda gram fikrim yoktu, tek bildiğim şey statü ekranını düşündüğümde karşımda statü ekranını görebileceğimdi.

Daimon Frost
Seviye: 1
Sınıf: Büyücü
Deneyim:[0/80]
Güç: 10, Mana: ∞, Çeviklik: 10, Dayanıklılık: 12
Ruh: 12, Zeka:25
Kişisel Yetenek: Mana Gözü
Beceriler: Buz kazığı lv.1 [0/200]

Ne? Mana gözü mü? İlk defa böyle bir yetenek duydum, genelde özellikler yetenekle ilgili oluyor ama göz ile ilgili olan yetenekler çok nadir olduğundan pek duyulmuyordu. Meg’in gözünün sebebi ise rüzgarının niteliğinden kaynaklanıyordu, gözünün özel bir gücü şimdilik yoktu, bana söylediğine bakılırsa.

Sonra statü ekranında mananın sıkıntılı olduğunu fark ettim. Başta bir durdum ve oradaki işareti anlamaya çalıştım, sonra ise yine kız gibi çığlıklar atmaya başladım.

Sınırsız Mana!

Bu ne demekti? Büyücülerin başlarda hiç iyi bir sınıf olmamasının sebebi, durmadan grubu tarafından taşınmasının sebebi, Sonraki seviyelerde ise herkesten güçlü olmasının sebebi.

Sonraları da sıkıntı çıkarsa da belli bir seviyeden sonra büyücüler yeteneklerine alıştıkları için manayı daha verimli kullanabiliyorlardı. Bu sebeple ileriki seviyelerde boşluğu doldurulamayan bir sınıftı.

Ama büyücü olmak masraflıydı, bu yüzden herkes savaşçı olmak istiyordu.

Ben ne düşünüyordum? Hepsinin am.. Biraz sakinleşelim.

Sınırsız mana demek, sınırsız büyü demekti, sınırsız büyü demek durmadan kazanılabilecek deneyim puanları ve beceri seviyesi demekti.

Büyük ihtimalle çok acayip bir şey olma yolunda atacağım adımların başladığı gündü bugün.

Zekamın nerden geldiğini anladıktan sonra biraz mutlu olsam da, neden daha erken uyanamadığımı anlayamadım. Genelde erken uyananlar daha güçlü olduğundan garip geldi ama neyse, önemli olan uyanmış olmamdı.

Mana gözüne gelirsek, gözlerime bakmam gerektiği konusunda içimden bir his geldi, doğal olarak.

Hemşireden ayna istedim, hemşire odaya girdiğinde bana bakmadan bilgisayara geçtiğinden yüzüme hiç dikkat etmemişti. Arkasını dönüp beni gördüğünde dili tutuldu.

‘’umm bu-buyur.. Sen.. Daimon?’’

‘’Evet?..?’’

Hemşire garip hareketler sergilemeye başladı, ne yapacağımı bilemedim

‘’Daimon uyandın mı?’’

‘’Evet.. galiba..’’

‘’Ahh ne güz-z-zel..’’

Masanın üzerindeki notlardan bir tanesini kopardı.

‘’be-ben lv.7 iyileştirme büyüsüne sahibim.. Bir şey olursa.. Beni ara.’’

Hemşire kendi çapında bir güzel olduğu için ne diyeceğimi bilemedim, kartı verirken göğüslerini gösterme çabası falan..

Aynaya baktığımda ise gerçeklik önüme serildi.

Yüzüm tam olarak değişmemişti.. sadece daha düzgün duruyordu ama, saçlarımın araları buz mavisi renkte gözüküyordu, siyah saçlarımla güzel duruyor gibiydi, göz bebeklerim buz mavisine dönmüştü, irisim ise aşırı koyu bir mavi tondaydı. Pek yorum yapmak istemiyorum.. Ne de olsa uyananların çoğu garip şeyler uyandırmadıysa seviyeleri arttıkça yakışıklı birine dönüşüyorlardı kendilerince…

Hemşireyi kırmamak için numarayı aldım ama, hemşirenin aslancık bakışlarını görünce revirden hemen kaçtım..

(Ses efektlerinde hiç iyi değilim.)




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1266

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 664

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15620 Üye Sayısı
  • 513 Seri Sayısı
  • 21091 Bölüm Sayısı


creator
manga tr