Bölüm 606 : ***

avatar
1243 0

A Will Eternal - Bölüm 606 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

“Bunu kabul etmiyorum!! Kendini nasıl benimle kıyaslayabilirsin, Bai Hao? Çocukluğumuzdan beri en güçlü, en önemli ve en yüksek yetişimli olan bendim! Bunu kabul etmeyi reddediyorum!!” Bai Qi’nin çığlığı tam bir çaresizlik ürünüydü, ömrü boyunca ağzından çıkan en çılgın, en abuk sabuk çığlıktı. Ancak kısacık bir süre sonunda parlak bir ışıkla birlikte kesilmişti!



Atasal arazi göğünü dolduran gümbürtülerle birlikte Bai Xiaochun’un yok edici avcu Bai Qi’yle temas etmiş, tüm ilahi kabiliyet ve büyü tekniklerini ortadan kaldırmıştı. Bai Qi ateş fırtınasında bir kar tanesi gibiydi, en ufak bir direnç uygulayacak halde değildi!


Öz Formasyonun büyük çemberinde, seviye olarak Bai Xiaochun’un birazcık altındaydı. Buna rağmen onunla asla kıyaslanamazdı. Neticede ölmesini isteyen kişi aslında Bai Hao değildi, asla ama asla kışkırtmaması gereken biriydi. Bai Xiaochun!



Arada yerle gök kadar fark vardı, kıyaslanmaları mümkün değildi. Bai Xiaochun Cennet-Daosu Kuruluş Kadrosu ve ardından Cennet-Daosu Altın Özüne erişmişti. Üç deva ruhuyla kaynaşmış, üç deva ruhu klonu kazanmıştı. Henüz potansiyelinin zirvesine ulaşmış olmasa da bir deva olan Sahibe Al-Topraktan bile kaçabilecek güçteydi. Bunu düşününce… Öz Formasyonun büyük çemberi onun yanında bir hiçti!


Bai Qi’nin yapabileceği hiçbir şey yoktu ve bu yüzden bu durumu kabullenmeyi reddedişi şakadan farksızdı!


Yankılanan gümbürtüler eşliğinde ilahi kabiliyetleri ve büyü teknikleri dağıtılmıştı. Ardından ellerinden kollarına çatlaklar yayıldı ve kanı fışkırarak eti parçalanmaya başladı. Kemikleri parçalara ayrıldı, bacakları kıyma makinesine girmişçesine yitip gitti.



O acı ve çaresizlikle dolarken Bai Xiaochun’un eli hareketini tamamladı. Göğsü dağılmaya başlayan Bai Qi’nin ağzından kanlar fışkırmakta, kafası, boynu ve bedeninin geri kalan tüm kısımları yok olmaktaydı. Tamamen ve bütünüyle… ortadan kaldırılıyordu!!



Avuç saldırısının yıkıcı gücü altında bir buğday misali hasat edilmiş, ruhu ve özü tam anlamıyla ortadan kaldırılmıştı!!


Atasal dağdaki herkes derinlemesine sarsılmıştı, buna Bai Lei ve beşinci genç leydi de dahildi. Direkt soy ve yan soylar serseme dönmüş, zihinleri uyuşmuş, Bai Qi’nin taçyapraklar misali kan damlacıklarına dönüşüp havaya karışışını izlerken bedenleri tir tir titremişti!



Bai Klanı üyeleri nefes almayı dahi unutacak derecede afallamıştı. Şaşkınlık çığlığı atmayı da unutmuşlardı… Atasal arazinin dışındakiler de eşit oranda şoktaydı fakat fiziksel olarak orada bulunmadıkları için onların toparlanması daha kısa sürmüştü. Çok geçmeden taş geçitten beklenen şaşkınlık çığlıkları yükselmeye başladı.


“O... o gerçekten Bai Qi’yi öldürdü!!”


“O Bai Qi’ydi! Klanımızın baş tacıydı!!”


“Cennetler! Az önce ne oldu öyle? O gerçekten Bai Hao mu!?!?”


Çoğu kişi bu akıl almaz sahnenin gerçek olduğuna inanmaya bile cüret edemiyordu. Atasal arazinin dışındaki herkes yıldırım çarpmışa dönmüştü.



Tüm kafatasları şiddetle karıncalanmaktaydı. Bai Klanı kuruldu kurulalı böyle bir şey yaşanmamıştı!!



Diğer iki büyük klanın temsilcileri de dahil olmak üzere pek çok kişi ayaklanmıştı. Dev Hayalet Şehri elçisiyse şahit olduğu olay karşısında engin anlamlar taşıyan bir ifadeye bürünmüştü.


Herkes neler yaşanacağını tahmin etmiş olsa da… Bai Qi’nin ölümünü görmek ağızlarını bir karış açık bırakmıştı.



Klan şefi tamamıyla delirmiş görünüp başını arkaya atarak kükredi: “Bai Hao!! Eğer seni öldürmezsem ben de yaşamayı hak etmiyorum demektir!!!”



Tüm bedeni sarsılıyordu. Elleri titriyor, kan kırmızı gözlerinden kanlı yaşlar akıyordu. Az önce klanın baş tacı olan oğlunun ve tüm geleceğinin öldürülüşüne tanık olmuştu!


Artık... her şey sona ermişti.


Sıçrayan kanlar klan şefini deliliğe sürüklemişti; taş geçidin açılması umuduyla elinden geleni ardına koymuyordu. Fakat kısıtlayıcı büyüler güçlüydü ve kısa bir sürede açılmaları mümkün değildi.


Klan kıdemlileri soluk soluğa kalmıştı, zihinleri olanları sindirmeyi başaramıyordu. Adalet İşleri ulu kıdemlisi bile derinlemesine sarsılmıştı ve gözlerinde bir ağıt belirtisi yer alıyordu.



Fakat hiç kimse, klan şefi bile… Madam Cai’nin delilik seviyesine ulaşmamıştı.



“Bai Hao seni or*spu çocuğu, acı içerisinde öleceksin! Seni geberteceğim! Geberteceğim!! Qi’er, oh, Qi’er’im… Bu gerçek olamaz. Olamaz! Bai Hao!!!”
Sesi vahşi bir hayvanın delice çığlığını andıran kadın kötücül bir hayalet görünümüyle tir tir titriyordu.



Bai Xiaochun dışarıda olanları göremiyor olsa da Bai Qi’nin ölümünün Bai Klanını ne derece sarstığını hayal edebiliyordu.



Bai Xiaochun öldürme güdüsünün tamamen esiri olmuş gibi görünse de kalbi stresten küt küt atıyordu. Fakat gerginliğe kapılma zamanı değildi. Korkusunu bastırarak ana görevine odaklanmıştı: Bai Klanından çıkmak için vakit kazanmak!


Derin bir nefes aldı ve bir kez daha enerjisini yoğunlaştırdı. Ardından en ufak bir tereddüdü olmadan elini salladı, Bai Qi’nin çantasını ve etiyle kanının bir kısmını kendine doğru uçurdu. Sonra da zirvedeki kısıtlayıcı büyüye doğru atıldı!



Kısıtlayıcı büyünün açılması için Bai Klanı kanı gerekliydi; deva başpapazından alınan kan ve Bai Qi’nin et ile kanıyla da rahatlıkla açılacaktı!



Onun kısıtlayıcı büyüyü açmak için Bai Qi’den kalanları kullandığını gören yetişimcilerin kalpleri uçsuz bucaksız bir soğuklukla dolmuştu.



Aynı şey atasal arazinin dışındakiler için de geçerliydi. Madam Cai boğuk çığlıklar atıyor, klan şefi öfkeyle kükrüyordu.


“Seninle aynı göğün altında yaşamayı asla kabul etmeyeceğim, seni hayırsız piç!!!”

 

Bai Qi’nin eti ve kanı büyü formasyonuna yayılırken Bai Qi’nin başlatmış olduğu süreç şok edici bir hıza kavuşmuş, kısıtlayıcı büyü kaşla göz arasında silinmeye başlamıştı!



Aynı zamanda dağdaki son ışıltılı hale de karanlığa gömülmekteydi. Çatırdama sesleri sonrasında da kısıtlayıcı soy büyüsü… açılışını tamamladı!!



Halenin ve kısıtlayıcı büyünün ortadan kalkışıyla zirve açığa çıkmıştı. Sunaktaki deva ruhu olabildiğince göz alıcıydı.



Bai Xiaochun herkesin bakışları altında sunağa doğru ilerlemeye başladı!



Hızlıca hareket etmişti ve sunağın önüne vardığında gözlerinde tuhaf ışıklarla, bir anlık tereddüdü dahi olmaksızın deva ruhuna uzandı.


Bai Xiaochun’un sağ elinin ardışık imgeleri görünür ve gökler kuvvetle gümbürderken… ruhu kavrayışını tamamladı!!



O anda tüm atasal arazi sarsılmaya başladı. Toprak tipi devanın dalgalanmalarını sezen Bai Xiaochun’un kalbi kıpır kıpırdı.



“Gerçekten de bir deva ruhu!” diye heyecanla mırıldandı. Bugünü çok uzun zamandır bekliyordu.

 

Bölüm 606 : Deva Ruhunu Alma

#Ve böylece Bai Hao'nun intikamı alındı, deva ruhu ele geçirildi, Bai Qi öldüğü için muhtemelen Bai Hao'nun ateş formüllerini de ele geçirmişizdir. Yani buradaki görevimizin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Tabii bizimkinin buradan kazasız belasız çıkıp çıkamayacağı muamma. Klan şefi amcamızın bizimkinin yakasını bırakacağını pek sanmıyorum. Yeraltındaki yaşlı amcamız da herhalde klanın deva başpapazıydı. Ondan gelecek tepkiyi de merakla bekliyorum. E öyleyse okumaya devam!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18149 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37425 Bölüm Sayısı


creator
manga tr