Bölüm 602 : İstediğimi Alırım!

avatar
1277 1

A Will Eternal - Bölüm 602 : İstediğimi Alırım!


Çevirmen : Clumsy 

 

Dağdaki pek az kişi Bai Xiaochun’un değişimini fark etmişti. Çoğunluk zirvedeki son kısıtlayıcı büyüyle uğraşan Bai Qi’ye kilitlenmişti ve gözlerinde kıskançlık, öfke ve daha pek çok duygu görülmekteydi.


“Bu gerçekten hiç adil değil!”


“Haklısın. Bai Qi bundan daha özel bir seçilmiş olsa bile dağın tepesine o kadar kolay ulaşamamalıydı. Öz Formasyonun büyük çemberinde olması umurumda bile değil!”


“Hmph! Onu izliyordum ve gördüğüm kadarıyla o büyülerle nasıl baş edeceğini daha onlara yaklaşmadan biliyordu! Onun için fazla kolaydı!”



“Hadisenize, neler olduğunun farkında değil misiniz? Bai Lei bile onunla yarışmıyor. Atasal arazinin sadece Bai Qi için açıldığı ortada! Liderlik deva ruhunu ona verme kararını almış, bu sayede beş elementlik deva yaratığı ruhu setini alıp ruhun başlangıcını şekillendirecek!!”


İçlerinde en kızgınları yan soyların fertleriydi, direkt soy halkıysa son derece memnundu. Hatta hoşlarına gitmeyen söylemlere karşı çıkmaya bile başlamışlardı.


“Bai Qi klanımızın baş tacı! Onun deva ruhunu alması yer ve göğün iradesi!”



Dağda türlü türlü konuşmalar dönüyordu. Bu esnada dışarıdaki insanlar da çeşitli düşünce ve hislere kapılmaktaydı.


Henüz dışarıdan Bai Xiaochun’u fark eden olmamıştı. Atasal arazinin ana odak noktası Bai Qi’ydi ve parlak bir güneş misali tüm dikkatleri üzerine çekmekteydi.



O kısıtlayıcı büyüyü aşmanın eşiğindeyken taş geçidin yakınlarında tartışmalar işitiliyordu.



“Demek deva ruhu Bai Qi’ye gidecek…”



“Onun olacağını tahmin etmiştim. Bir söz hakkımız da olamazdı zaten.”



“Kesinlikle önceden ayarlanmış. Hiç kimsenin şansı dahi olmadı. Ama zaten Bai Qi’yle aynı seviyede olan biri de yok ki.”



İnsanlar bu meseleleri tartışırken klan kıdemlilerinin suratları ifadesizliğini koruyordu. Neticede hepsi bunun yaşanacağını biliyordu. Adalet İşleri ve Disiplin Kurulu ulu kıdemlileri bile tepki vermiyordu.



Hiçbiri başpapazın verdiği karara karşı çıkma yeterliliğinde değildi ve ayrıca Bai Qi de gerçekten mevcut neslin bir numarasıydı.



İçlerinde en heyecanlı kişi Madam Cai’ydi. Fiziksel olarak titriyor, Bai Qi’yi ekrandan izlerken zar zor nefes alabiliyordu.



“Qi’er’im kesinlikle Bai Klanının baş tacı.” diye düşünüyordu. “O deva ruhu sırf onun için hazırlandı! O or*spu çocuğu Bai Hao ne cüretle benim Qi’er’ime rakip olmaya kalkar! Ona bu hakkı veren ne!? Her şey Qi’er için hazırlandı. Tek yaptığımız onun araştırma notlarını çalıp öldürülmesini ayarlamaktı. Ne cüretle bize karşı koyar!!


“Bekle de gör, Bai Hao. Qi’er’im o deva ruhunu alsın, o zaman kesinlikle öleceksin seni or*spu çocuğu!!” 



Madam Cai tamamıyla neşe dolu, gürültülü bir kahkaha attı.


Klan şefinin de eski kasvetli halinden eser kalmamıştı. Gülümseyen yüzüne güneş vuruyor, samimi, mutlu ve gururlu görünüyordu.



Fakat tam da Bai Qi kısıtlayıcı büyüyü aşmaya teşebbüs edecekken atasal arazinin dışındaki halk en sonunda Bai Xiaochun’un şok edici bir enerji saçtığını fark etmişti.



Hatta o enerji öyle şok edici, öyle tarifsiz kuvvetteydi ki ekran çarpıklaşmaya başlamıştı. Enerjinin yer ve göğe müdahale ediyor oluşu pek çok klan üyesinin suratında şok ifadeleri doğurmaktaydı.


“Bu…”



“Bai Hao!”



“Neler oluyor? Bai Hao’ya neler oluyor!?!?”
Gözler irileşiyor, ona bakan insan sayısı giderek artıyordu. Klan kıdemlileri şoktaydı, tabii Madam Cai ve klan şefi de öyle. Hepsinin bakışları istemsizce Bai Xiaochun’a çevrilmişti!



Tam da o sırada Bai Xiaochun başını arkaya atarak gürültülü bir kahkaha patlattı. Sonra da beşinci genç leydiye bakarak, “Peki, Beşinci Genç Leydi. Sende her şeyi isteme cesareti varsa bende de hepsini sana getirme cesareti var!” dedi.


Bai Xiaochun az önce beşinci genç leydinin yumuşak görünse de çok daha kuvvetli ve azimli biri olduğunu öğrenmişti.



Dağdaki tüm hazineleri alıp kıza verse de kızın onları elinde tutması kolay olmayacaktı. Ama bunu bilmesine rağmen söylemesi gerekeni söyleyecek kadar özgüven sergilemişti. Öyleyse Bai Xiaochun da onunla anlaşmazlığa girmeyecekti.



Kahkahasını atarken saçları savrulmaya, yetişim basamağı yükselmeye başlamıştı. Göz açıp kapayıncaya dek Kuruluş Kadrosu başlarından ortasına, sonuna, sonra da büyük çembere ulaştı. Dünyası sarsıcı kısa bir an sonraysa bir Öz Formasyon yetişimcisi oldu.



Etrafında rüzgarlar esiyor, tüm atasal dağ sarsılıyor, göğe yükselen rüzgarlar yıldırımları kışkırtıyordu. Dağdaki tüm klan üyeleri bütünüyle sarsılmış ve şaşkınlık nidaları yükselmeye başlamıştı.



“B-bu… bu…”



“Cennetler, neler oluyor!?!?”



Bu tepkilerinde yalnız değillerdi. Zihni yıldırım çarpmışa dönen Bai Lei daha da büyük bir şoktaydı. Beti benzi tamamen atmış ve tir tir titreyerek geriye doğru sendelemeye başlamıştı. Olanların daha yakınında olduğu için Bai Hao’nun kabaran bir okyanus, kendisininse dalgalarda savrulan minik bir tekne olduğunu hissediyordu. Olanları algılamak neredeyse imkansızdı ve her an varlığı silinebilirmiş gibi geliyordu.



“Ben… ben onun bu kadar güçlü olduğuna inanamıyorum!!!”
Bai Lei’nin zihni boş bir kağıda dönmüş ve şimdiden kan ter içinde kalmıştı.


Beşinci genç leydiyse soluk soluğaydı; Bai Hao’nun gerçek yetişim basamağını sakladığını fark edeli çok olmuş ve gözlerinin önünde bu yüksekliklere eriştiğini görmek gözlerini ışıldatmıştı.


Bai Xiaochun’un yetişim basamağının Öz Formasyonun büyük çemberine ulaşması kısacık bir an almıştı!


Ve sonra biraz daha ileri Ruhun Başlangıcı-Benzerine çevrildi!



Bai Xiaochun şu anki yetişimiyle ölümsüz bir iblis gibiydi, gözleri yıldızlar misali ışıl ışıldı, beden gücüyse dolup taşmaktaydı. Naif bir surata ve ince bir bedene sahip olsa da ilahi bir ejderhanın patlayıcı gücünü barındırıyor gibi görünüyordu!


Ardından, kahkahalarını sürdürerek, sağ ayağını kaldırdı. Bai Hao’nun trajik kaderinin kalbinde doğurduğu tüm negatif hisleri dışa vurma vakti gelmişti. Bai Klanına yönelik tatminsizliği açığa çıkmak üzereydi!



Hiç tereddütsüz topuğunu atasal dağın zeminine geçirdi!



Ansızın gök gürültüsünü andıran bir ses havayı kapladı. Tüm dağ sarsılıyor, üzerindeki klan üyelerinin her birinden alarm çığlıkları yükseliyordu.



Bai Xiaochun hem kendisinin hem de üç klonunun tüm yetişim gücünü kullanmıştı. Bu Öz Formasyonu aşan bir güçtü ve tüm dağı sarsabilecek bir kontrol gücü de barındırmaktaydı!


Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğinin üçüncü seviyesinin büyük çemberindeki beden gücünden bahsetmeyeyse gerek dahi yoktu. Şimdiden üçüncü prangayla temas etmiş, bu da ona çılgınca bir kuvvet sağlamıştı!


Bai Klanında bastırdığı tüm öfke ayağı aracılığıyla açığa çıkmış, atasal dağı üzerinde bir yarık açılacak şiddette sarsmıştı!


Çatırdama sesleri işitiliyor ve o çatlak hızla bütün dağa yayılıyordu! Hatta dağdaki pek çok alan tamamıyla çöküyordu!


Dağdaki klan üyeleri için bu, kıyametten farksızdı. Her yerde çığlıklar, bağırışlar işitiliyor ve aynı zamanda kısıtlayıcı büyülerden şekillenen haleler eşzamanlı olarak yok oluyordu!



Bir an sonraysa Bai Klanı atasal arazisindeki tüm özel nesneler açığa çıkmıştı. İnanılmaz miktarda büyülü nesne, ruh bedeni ve ruh ilacı herhangi bir kısıtlayıcı büyü tarafından korunmaksızın, öylece yerde yatmaktaydı!

 

#Bizimki genelde parmağını tek şaklatışıyla işleri hallederdi, bu sefer topuğunu tek geçirişiyle dağda ne var ne yoksa açığa çıkarttı. İzleyenler için gerçekten büyük bir şok olmuştur. Yıllarca ezdikleri, beş para etmez gördükleri Bai Hao bir anda neredeyse Ruhun Başlangıcı gücüne çıktı ve ortalığı darmadağın etti. Verecekleri tepkileri çok merak ediyorum, özellikle de Madam Cai ve klan şefinin şaşırmasını dört gözle bekliyorum. Siz de aynı durumdaysanız okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18356 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37574 Bölüm Sayısı


creator
manga tr