Bölüm 589 : Umutları Atasal Araziye Bağlama

avatar
1463 0

A Will Eternal - Bölüm 589 : Umutları Atasal Araziye Bağlama


Çevirmen : Clumsy 

 

Madam Cai ve oğlunun konuşmalarını dinleyen Bai Xiaochun’un gözleri ışıldamaya başlamıştı.



Şimdiden durumla ilgili oldukça bilgilenmişti. Bai Qi sıra dışı ruh büyücülüğü yetenekleri taşıyan bir Bai Klanı seçilmişiydi. Henüz karasal rütbesine ulaşmış olmasa da belli ki on bir renkli ateşte uzmanlaşmanın eşiğindeydi.


Bai Qi’nin klan başpapazının takdirini kazanmaya çalışışına ve Bai Xiaochun’un önceden öğrendiklerine bakılırsa klanın onu yeraltı imparatorunun halefi olma mücadelesi için yetiştirmeye çalıştığı barizdi.


Ruh büyücülüğü yetenekleri ve Ruhun Başlangıcı yetişimiyle başarılı olma şansının yüksek olacağı da kesindi.


Tabii ki tüm bunların altında Ruhun Başlangıcına ulaşacağı varsayımı yatıyordu. Bai Klanı büyüktü ve içerisinde birbiriyle çarpışan pek çok aile mevcuttu. Bu yüzden klanın ona beş elementlik deva yaratığı ruhu setini öylece sunması mümkün değildi. Madam Cai ve Bai Qi de bu sözde atasal arazi sınavını hedeflerine ulaşacak bir araç olarak kullanma niyetindeydi.



O sınav sayesinde bir deva ruhu elde edilebilecek ve onu alan kişi deva yaratığı ruhu setiyle değiş tokuş edebilecekti. O deva ruhunu alan kişinin Bai Qi olmasını el altından ayarlayabildikleri ve öngörülmemiş bir vukuat yaşanmadığı sürece de klanın diğer aileleri hiçbir şey yapamayacaktı.



Tabii tüm bunlar için önce klanın deva başpapazının onayı gerekiyordu.



Bai Xiaochun’un klonunun Madam Cai’nin ses tonundan anladığı üzere kadın, deva başpapazını ikna edebileceğine emin gibiydi…



“Demek atasal araziyi yalnızca Bai Qi için açacaklar…” diye düşünürken kalbi bu fırsatın önemi karşısında küt küt atmaya başlamıştı. “Bir deva ruhu almak çoğu kişi için beş elementlik deva yaratığı ruhu seti yolunda bir formalite olabilir. Ama benim için durum farklı… Ben onu doğruca özümseyebilirim!” diyerek ışıl ışıl gözlerle sırıttı.



Tam da o anda köşkün içerisindeki Madam Cai’nin suratı asıldı. Uzanarak çantasından bir yeşim kağıt çıkarttı ve o yaşam kağıdının parçalara ayrılmakta olduğunu gördü.


“Xu Hai öldü!!”



Parçalanan kağıda bakan Bai Qi’nin gözleri irileşti. Xu Hai Bai Hao’yu öldürmesi için gönderilmişti ve Bai Qi kadar güçlü olmasa da Öz Formasyondaydı. Bir Öz Formasyon yetişimcisinin bir Kuruluş Kadrosu üyesiyle çarpışırken ölmesi fazlasıyla alışılmadıktı.



“Bu nasıl mümkün olabilir ki?” diyen Madam Cai’nin paniklediği belliydi. “O orospunun oğlu sadece Kuruluş Kadrosunda. Yoksa… baban…”


“Sakin ol anne. Xu Hai’nin Bai Hao tarafından öldürülmesine imkan yok, aynı zamanda babam da yapmış olamaz. Yanılmıyorsam o orospunun oğlunun şansı yaver gitmiş de bir şey elde etmiş veya yanına birini çekmiştir! Xu Hai Bai Hao’ya yardım eden kişi tarafından öldürülmüş olmalı!” Bai Qi’nin gözleri soğuk ışıklar taşımaya başlamıştı.



“Bai Klanı meselelerine burnunu sokan kişi her kimse sınırı aşmış demektir!”



Bu sırada Bai Xiaochun’un köşkün dışında dikilen su klonu burnunu ovuşturdu. Xu Hai’nin acıyla baş etmekte bu kadar kötü olacağını hiç beklemeyen ateş klonunun neler yaşadığını anlayabiliyordu. Ruh arayışı sona erer ermez onun da süresi dolmuştu.


Madam Cai, Bai Qi’nin sözleri karşısında kendisini kontrol altına almaya çalıştı. Bai Hao’nun klan dışından yardım alması konusunda endişeli değildi. Yo, onun korkusu kocasının müdahale etmiş olmasıydı. Fakat meseleyi yakından değerlendirdikten sonra kocasının bu meseleye dahil olma ihtimalinin fazlasıyla düşük olduğunda karar kıldı.



“Ehh, tam olarak ne olduğunun önemi yok.” dedi. “Bai Hao yaşamaya devam edemez. Fazla gecikmek daima soruna yol açar…”



Bai Qi soğuk bir şekilde gülümsedi. “Endişelenme anne. En kötü ihtimalle başpapaz atasal araziyi açana dek bekleriz. Zorunda kalırsam onu orada bizzat ben öldürürüm. Ona yardım eden biri olsa bile onu atasal araziye dek takip edeceklerine inanmayı reddediyorum!”



Bai Qi’nin ne kadar özgüvenli olduğunu gören Madam Cai en sonunda iç çekerek başıyla onay verdi. “İyi. Gidip babanla konuşacak ve başpapazı birkaç ay içerisinde atasal araziyi açması için ikna etmesini sağlayacağım!”



Köşkün dışındaki Bai Xiaochun klonu soğuk bir şekilde gülümsedi. Anne oğul takımının gözündeki değeri iyice alçalmıştı.


“Atasal araziyi açacaksınız, ha? İyi, benim de işime gelir. Her şeyi tek seferde hallederim!” Kararını vermiş bir şekilde arkasına dönerek gece karanlığına karıştı.



Bu sırada kuzey kesimdeki kulübesindeki Bai Xiaochun gözlerini açmadan önce iki klonunun dönmesini beklemekteydi.



“Klanda bir olay yaratarak bir sürü bilgi aldım, bir sürü de güzel haber. Atasal arazi, ha...?” Dördüncü deva ruhuna erişme düşüncesi kalbinin heyecandan küt küt atmasına yol açmıştı.


“Atasal arazide hem Bai Hao’nun notlarını hem de deva ruhunu elde edebilirim!” Ansızın kaşları çatıldı.


“Fakat oraya tamamen hazırlıklı gitmeliyim. Eğer atasal arazide bir hamle yaparsam muhtemelen tüm klanda bir kargaşa doğururum. Güvende olacağımı garanti altına almalıyım…” Bu düşüncelerle kulübeden çıktı ve Bai Klanının defansif büyü formasyonunu incelemek için göğe baktı.



Anlık bir sessizlikten sonra da bir iki adım öne çıktı ve ansızın ortadan kayboldu. Yeniden belirdiğinde klanın dışındaydı.


Ölmeyen Uğursuzluğu kullanmak canını yakmış olsa da acısı eskisi kadar yoğun değildi. Etrafında dönerek bir adım daha attı ve bu defa da yeniden kuzey kesimde belirdi.



“Demek Ölmeyen Uğursuzluğum bu büyü formasyonunu delip geçebiliyormuş!



“Fakat yalnızca buna güvenemem… Tamamen güvende olmak için soruna iki yönden yaklaşmalıyım.” Takip eden birkaç günde Bai Klanının büyü formasyonu üzerine gizliden gizliye çalıştı, onunla baş etmenin yeni bir yolunu bulmak için çeşitli deneyler gerçekleştirdi.


Ne yazık ki büyü formasyonları konusunda pek uzman değildi. Ayrıca burası Yaban Arazilerdi ve onun bildiği formasyon aşma yöntemlerinin pek çoğu Cennetkarışı Nehri suyundaki ruhsal enerjiyle desteklenen nesne ve metotlar gerektiriyordu. Doğal olarak bu metotlar Yaban Arazilerde işlemezdi.



“Sanırım Yabani metotları kullanmam gerekecek… Bu konuda Zhou Yixing’den bilgi alabilirim.” Çabucak Zhou Yixing’e bir mesaj gönderdi ve ondan formasyonu istikrarsız hale getirmek için bir yol bulmasını istedi.



Zhou Yixing de Li Feng de Dev Hayalet Şehrine yerleşmişti. Tabii ki iyi anlaşmadıkları için konutları ayrıydı. Zhou Yixing Bai Xiaochun’dan bir mesaj aldığında çok heyecanlanmış, en sonunda mesajın içeriğini kontrol ettikten sonraysa sersemlemişti.



Anlık bir tereddütten sonraysa cevabını gönderdi: Bunu yapamam… Bai Klanı gibi bir klan kesinlikle inanılmaz bir büyü formasyonuna sahiptir. Bu tarz bir formasyona nasıl müdahale edebilirim ki?



Son zamanlarda bir iki kez Li Feng’e rastlamış ve suratındaki hoşnut ifadeyi fark etmişti. Bu da Li Feng’in Bai Xiaochun için bir görev yerine getirdiği sonucuna varmasını sağlamıştı. Bunu düşündükçe gerginliği artıyordu ve en sonunda dişlerini sıktı.


Bu sırada Zhou Yixing’in mesajını gören Bai Xiaochun’un kaşları çatılmıştı. Ve tam Li Feng’e mesaj gönderecekken ansızın Zhou Yixing’den gelen yeni bir mesajla karşılaştı.


Büyükusta Bai, aklıma bir yol geldi. Çok pahalıya mal olacak ama mutlaka işe yarayacaktır. Tek yapmanız gereken ruh katili dikenleri kullanmak. Onlardan çokça almalısınız, muhtemelen en az yüz adet. Onları büyü formasyonunun klan içerisindeki bir noktasına yerleştirir ve doğru zamanda patlatırsanız kesinlikle bir çatlak oluşturursunuz. Fakat bu hasar onarılana kadar yalnızca birkaç nefeslik süre kazandırır…



Ancak ruh katili dikenleri oldukça pahalıdır. Ben… ben gerçekten onları karşılayamam… Zhou Yixing bildiği her şeyi açıklamış ama bulduğu metodun biraz fazla pahalıya patlayacağını düşünmeden edememişti.



Lakin Bai Klanındaki Bai Xiaochun’un gözleri ışıl ışıldı. Onun gözünde para problem değildi. Kaçma şansı arttığı sürece buna değerdi. Hemen Zhou Yixing’e bir mesaj göndererek klonlarından biriyle buluşması için bir zaman ve mekan belirledi. Çok geçmeden de klonu elinde çantasıyla klanı terk etti.


Zhou Yixing ve Bai Xiaochun’un klonu kısa bir süre sonra buluştu ve daha Zhou Yixing ağzını dahi açamadan klon çantasına vurarak bir hap fırını çıkarttı.



Ne çok büyük ne de küçük denilebilecek bir fırındı. Gürültüyle Zhou Yixing’in önüne inişi genç adamın ağzını açık bırakmıştı.



Bai Xiaochun’un klonu kollarını havalı bir şekilde sıvayarak, “Bunu al ve o ruh katili dikenlerinden satın al!” dedi.



Zhou Yixing bir anlığına tereddüt etti fakat hemen ardından bir adım öne çıkarak fırının kapağını açtı. İçinin Cennetkarışı Nehri suyuyla dolu olduğunu gördüğünde gözleri neredeyse yuvalarından çıkacaktı.



“Bu… bu…” Cennetkarışı Nehri suyundaki ruhsal enerji onu sarsmış, zihni bulanmıştı. Ömrü boyunca bu kadar Cennetkarışı Nehri suyunu bir arada görmemiş ve satıldıkları saniyede elde edilecek paranın kelimelere dökülemeyeceğini fark etmişti.


“Yeter mi? Yoksa yetmez mi?” dedi Bai Xiaochun’un klonu gururla. Sonuçta bu, o koca kovasındaki suyun yarısı bile değildi…



Tir tir titreyen Zhou Yixing, “Yeter! Fazlasıyla yeter!!” diye yanıtladı.



“Dikenler konusunda cimrilik etme. Ayrıca bana biraz ışınlanma tılsımı ve kinci ruh da al.” Klon bu sözlerin ardından uzaklaştı. Zhou Yixing ise gidişini izlerken bu Büyükusta Bai’nin sandığından daha da gizemli olduğunu anladı. Bu kadar çok Cennetkarışı Nehri suyunu böyle rahatlıkla ortaya dökmek sıradan insanların harcı değildi.



Büyükusta Bai’nin takipçisi olma kararlılığı daha da güçlenmişti.

 

#Bai Hao'nun katili öldü, anne oğul ikilisinin de icabına bakılırsa intikamı alınmış olacak. Bizimki intikamını alsın, deva ruhlarını dörtlesin, bir de ateş formülünü kapsın, oh mis. Ondan sonra geriye tek bir deva ruhu kalacak, sonra da gelsin Ruhun Başlangıcı.
Tabii bunları böyle sıralamak kolay, kim bilir başarmamız için kaç bölüm ve kaç olay gerekecek. Hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18149 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37427 Bölüm Sayısı


creator
manga tr