Bölüm 585 : Eşsiz Yetenek

avatar
1417 0

A Will Eternal - Bölüm 585 : Eşsiz Yetenek


Çevirmen : Clumsy 

 

Ateş nedir? Çalışmalarıma göre sıradan ateş, su gibi fiziksel bir varlık değil. Aksine, çıplak göz veya ilahi hislerle görülemeyen bir şeyin yansıması!



Ateş bir auraya benzer...  hayali bir şeyle mucizevi bir şeyin karışımı!


Onu görebilmenizin tek sebebi varlığının sonucu olan ışıltı!


Çok renkli ateş için de durum aynı… Bu da yeni bir soru doğuruyor. Ruh nedir? Ve neden ruhlar çok renkli ateş yaratır?


Bu noktada Bai Xiaochun’un soluğu kesilmiş, metne bakan gözleri çay tabağı kadar irileşmişti. Metnin yalnızca bir kısmı görünür olsa da o kadarı bile başını döndürmeye yetmişti. Aynı zamanda yaşadığı aydınlanmayla nefes alıp verişi değişmişti.



“Bu… bu…”
 Önceleri herhangi birinin ateş üzerine böyle detaylı bir araştırma yapacağını hiç hayal edemezdi. Yazılı sözlere bakılırsa bu kişi düşüncelerini öylece metne dökmüş olsa gerekti.



Daha da önemlisi, bu kelimelere bakan Bai Xiaochun, kalbi ve zihnini döven şok dalgalarının yanı sıra önünde yeni bir kapı açıldığını hissetmişti. Okuduklarıyla ateş yaratma üzerine geliştirdiği anlayışı birleştirmek ona hatırı sayılır bir aydınlanma hissi katmaktaydı.


“Doğru! Kendi ateşimi yaratırken ben de tam olarak bunu tecrübe etmiştim. Ateş… su gibi fiziksel bir varlık değil, daha ziyade başka bir şeyin yansıması. Ya da belki de… bir sembol! Pek çok bağlamda su gibi maddesel değil, hayali bir şey!!” Bai Xiaochun sükunetini korumak için elinden geleni yapsa da imkansızdı. Ona kalırsa bu kelimeleri ardında bırakan kişi sıra dışıydı ve ateşin doğasıyla ilgili eşsiz bir aydınlanma yaşamıştı. Bu bağlamda bir devadan farksızdı!



Ayrıca şimdiden on bir renkli ateş yaratabildiği için bu yazı onda on iki renkliyi üretmeye dair daha derin bir beklenti doğurmuştu! Bu yeni bilgi ve önceki araştırmayla analizleri doğrultusunda başarabileceğinden emindi!!



Bai Xiaochun burada böyle bir talihe denk gelebileceğini hiç düşünmemişti. Yetişim basamağına başvurarak Cennetkarışı Dharma Gözüne daha çok güç aktardı ve okumayı sürdürdü.



Okudukça da şaşkınlığı yükseldi. Bilhassa metnin sonuna ulaşıp on beş renkli ateş formülüyle ilgili tahminlere denk geldiğinde şaşkınlığı tavan yapmış, o bilgiyi inceledikçe tamamıyla sarsılmıştı.



“Bu nasıl mümkün olabilir?!?!”
Serseme dönmüş bir şekilde metnin son satırlarına bakakalmıştı.



Ateş inanılmaz sıcaklıkta ve mistik bir güce sahip olabilir. O ısı ve o güç birleştiğinde de bir dış ateş, bir iç ateş ve bir de ateşin kalbi şekillenir…



Benim özel kehanet metodum henüz on beş renkli ateş formülüne ulaşamadı. Fakat son hesaplamaları yapmak zor olmamalı. Sonrasında… on altı ve on yedi renkli ateşler de sorun yaratmayacak. Hatta kehanetimle yirmi renkli ateş formülü üretebileceğimden bile eminim!


Ne yazık ki... yetişim basamağım çok düşük. Formülü üretsem bile fayda etmez. Ateşi yaratamam… Yine de formülü üretmek istiyorum. Onu babama gösterecek ve en sonunda işe yaramazın teki olmadığımı kanıtlayacağım. Ben işe yarıyorum! Mevki için herhangi bir klan üyesiyle çarpışmakla ilgilenmiyorum. Benim tek isteğim… babamın beni fark etmesi…


Bai Xiaochun bu son sözlerdeki delice özgüveni de derin mutsuzluğu da sezebilmişti.



“Çok renkli ateş formülleri için kendi kehanet metodunu yaratmış olduğuna inanamıyorum…” İç çekerek ayağa kalktı ve Cennetkarışı Dharma Gözüyle tüm kulübeyi aradı. Bir iki seferden sonraysa tedirginliği yükselmeye başladı.



Zamanında tüm zeminin ateş yaratmayla ilgili notlarla örtüldüğü barizdi. Fakat bir noktada o notların çoğu bilinmedik bir metotla yok edilmişti!



Belli ki biri tarafından silinmişlerdi!



“On beş renkli ateş formülü…” diye düşündü Bai Xiaochun. Bu ilerleme karşısında etkilenmemesi imkansızdı. Ayrıca bu notları yazan kişi Bai Hao değilse bu kulübede ne işleri vardı?!



Bai Hao yazdıysa da… yetişim basamağı düşünüldüğünde ateş yaratma konusunda hayrete düşürücü bir aydınlanma yaşadığı ortadaydı. Hatta yetenekleri Bai Xiaochun’un fazlasıyla ötesindeydi.


“Dur bir saniye, bu doğru olamaz. Bai Hao bu kadar iyiyse yeteneklerini açık edip Bai Klanında delice bir yükseliş elde edebilirdi. Neden kendisine böyle davranılmasına müsaade etti ki?”
Bai Xiaochun bir süre kafasını düşünceli bir şekilde kaşıdı fakat herhangi bir sonuca ulaşamadı.


Ardından ayaklandı, odada ileri geri yürüyerek geçirdiği sürenin sonundaysa gözleri ansızın ışıldamaya başladı.



“Bu notları Bai Hao’nun yazıp yazmadığının önemi yok. Önemli olan o notların bütününün on beş renkli ateş formülünü içeriyor olması. Öyleyse… Bai Hao’yu öldüren kişinin notları silmekten de sorumlu olması, hiç değilse katille o kişinin bir bağlantısı olması mümkün!



“Bu yüzden katilde notların tamamı olabilir…



“Muhtemelen o notları elime geçirmek için bir şey yapmama gerek yok. Katil veya katiller sorun yaratmak için beni bulacaktır. Sonuçta dönüşüm onların öldürme güdüsünü tetiklemiştir. Hatta Bai Klanında bir kargaşa yaratarak planlarını hızlandırmalarını sağlayabilirim…


“Karşılığında notları elde etmek için elimde daha çok ipucu olur!” Bai Xiaochun’un gözleri ışıldamış, kararını vermişti. Zemindeki not kalıntılarına bakarak iç çekti.


“Bai Hao gerçekten çok zor şeyler yaşamış. Onun için üzülüyorum…”
diyerek kafasını salladı. Bu noktada notları yazan kişinin Bai Hao olduğundan emin sayılırdı.



“Ama yine de teyit etmem lazım.” Bir yeşim kağıt çıkartarak Li Feng’e mesaj gönderdi ve ondan, Bai Hao hakkında gizlice araştırma yapmasını istedi.


Tabii ki Li Feng Bai Xiaochun’un Bai Hao gibi davrandığını bilmiyordu, bu yüzden heyecanla emirlerini takip etmeye koyuldu. Ona kalırsa bu, gösteriş yapabilmesi için iyi bir fırsattı. Zhou Yixing’i kasten habersiz bırakmış, bilgi almak için kendi bağlantılaırnı kullanmaya başlamıştı.



Birkaç günün sonunda da Bai Hao ile ilgili topladığı tüm bilgileri Bai Xiaochun’a iletti. O bilgileri edinmekse Bai Xiaochun’u öfkelendirdi.



Bai Hao’nun kemik kağıtlarından elde ettiği bilgiler ve klandaki tecrübeleri sayesinde Bai Hao’nun nasıl biri olduğuna dair sağlam bir fikir edinmişti.

 

Annesi klandaki değersiz bir hizmetçi, babasıysa şu anki klan şefiydi. Annesinin bedenini kontrol edemediği son derece şiddetli ve aşağılayıcı bir olayın sonucunda Bai Hao dünyaya gelmiş, Bai Klanının bir piç oğlu olmuştu.



Doğdu doğalı çok düşük bir konumdaydı. Ayrıca dünyaya gelişinden çok kısa bir süre sonra annesi öldürülmüştü. Yeterli içsel yeteneği olsaydı Bai Hao için işler farklı ilerleyebilirdi. Ama yetişim konusunda pek yetenekli değildi ve ne kadar sıkı çalışırsa çalışsın başarılı olamamıştı.



Babasının ilk karısıysa klanda son derece yüksek bir pozisyona sahip olan Madam Cai’den başkası değildi. Hatta kadın, Dev Hayalet Şehrine bağlı üç büyük klandan bir başkası olan Cai Klanından gelmişti.



Bir faktör daha söz konusuydu. Yani Madam Cai’nin oğlu, Bai Hao’nun abisi olan Bai Qi. Dayanılmaz bir kibre sahip olan Bai Qi, Dev Hayalet Şehri genelinde ünlüydü. Çoktan Öz Formasyonun büyük çemberine ulaşmış ve Bai Klanı başpapazının dikkatini çekmiş, ona klanın gözbebeği olarak bakılmış, yalnızca birkaç yüz yılda bir görülebilecek biri olarak değerlendirilmişti. Hatta yeraltı imparatorunun halefi olma mücadelesinde Bai Klanını o temsil edecekti.


Böyle bir aileye sahip olmak Bai Hao’nun hayatını olabileceğinden daha da kötü hale getirmişti. Babasından akraba değillermiş gibi bir soğukluk görmüştü ve belli ki Bai Hao’nun hayatta olup olmaması bile umurunda değildi.



Babasının ilk karısı ondan nefret ediyordu, abisiyse tüm küçümseyiciliğiyle ona köle muamelesi yapıyordu. En nihayetinde Bai Hao, klanın en değersiz ferdi gibi görülmeye başlanmıştı.



Herkes Madam Cai’in ve Bai Qi’nin düşmanlığını kazanmaktan korkuyor, bu yüzden hizmetliler bile Bai Hao’yla etkileşim içerisinde olmaktan çekiniyordu. Ayrıca Qi Yoğunlaşmadan beri ilerleyişi tarifsiz bir yavaşlıktaydı.


Neyse ki Bai Hao tüm bunlarla baş edebilecek tipte biriydi. Kendisini güçsüz ve korkak gibi gösteriyor, kendisine kötü davrananların önünde başını eğiyor ve ürperiyordu. En nihayetinde insanlar ona dikkat etmeyi bırakmıştı. Kuzey kesimde bir kulübesi olduğunu hatırlayanların sayısı bile pek azdı.


Kuruluş Kadrosunaysa daha yeni geçebilmiş, kısa bir süre sonra da ortadan kaybolmuştu…


Bai Xiaochun Li Feng’in gönderdiği kağıttaki tüm bu bilgileri okudukça daha da öfkeleniyordu. Ormanda gördüğü genç adamla bu bilgileri bağdaştıramıyordu.

 

“Kim takar güçsüz ve korkak görünümünü? Onun yerinde olsaydım ben de hayatta kalabilmek için her şeyi yapardım… Sıra dışı olduğuna dair bir işaret verseydi bir tehdit olarak algılanır ve kesinlikle öldürülürdü!



“Zaten yetişim ilerleyişinin hemen ardından ölmüş… Yine de Kuruluş Kadrosu herhangi birine tehdit olacak kadar yeterli görünmüyor…”
dedikten sonra bakışları zemine kaydı ve ansızın anladı.

 

#Bai Hao'nun yetişimde pek parlak olmasa da ateş yaratımı konusunda bir deha olduğunu öğrendik. Şimdiden on beş renkli formülü üretmiş, sonrası konusunda da kendine güveniyormuş. Ama ne yazık ki artık imkansız... Ezilen karakterlere hiç kıyamıyorum, o yüzden bu çocuğun bir çılgınlıkla diriltilebilmesini falan isterdim ama hiç mümkün değil, en fazla intikamı alınabilir ki Xiaochun'un bunu yapacağına emin gibiyim. Hadi bakalım bizi neler bekliyormuş, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18136 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr