Bölüm 580 : Yarı Tanrı Ruh

avatar
1406 1

A Will Eternal - Bölüm 580 : Yarı Tanrı Ruh


Çevirmen : Clumsy 

 

Ayrıntılı bir şekilde çalışan Bai Xiaochun ruh ilaçlarını sıradan tıbbi haplarla birleştirme fikrini terk etmek zorunda kalmıştı. Birazcık hayal kırıklığına uğramış olsa da iki farklı ilaç tipini bir arada kullanmanın bir yolu yoktu.

 

“Oh neyse. Hiç değilse zehirli element ekleme yolunu biliyorum. Belki bu bir gün işe yarar.” Böylece ruh ilacı üretme görevine devam etti.

 

Neticede Karadağ Kabilesine bunun sözünü vermişti ve Bai Xiaochun sözlerine sadık kalan biriydi. Bu yüzden sonraki günlerini çoğunlukla bu işe odaklanarak geçirmeye başladı.

 

İşin tamamını kendisine sağlanan ruhlarla tamamladı. Kabilenin içerisinde bulunduğu kötü vaziyet ve iyi yürekli bir insan oluşundan ötürü de daha fazla talepte bulunmadı.

 

Birkaç günün sonunda elinde 500 adet düşük kalite ruh ilacı olmuştu ve ne kadar da etkileyici bir insanım diye düşünüyordu, halinden son derece memnundu.

 

“Sanırım geçici olarak Büyük Setten uzaklaşmam çok da kötü olmadı. Ruh ilacı üretmekte iyi olduğuma göre Yaban Arazilere de evime olduğu gibi hükmedebilirim.” Kendini beğenmişliği tarifsizdi ve harikuladeliği karşısında iç çekmeden edemiyordu; nereye giderse gitsin zirveye ulaşmayı başarıyordu.

 

“Belki de en güçlü yanım budur.” Gözlerini kapatarak düşüncelere dalmış ve bir anda insanların labirentten ışınlanmadan önceki hallerini düşünmeden edememişti. Sonrasında da Usta Tanrı-Kahin, Song Que ve Zhao Long’un başına ne geldiğini düşünmeye başlamıştı.

 

“Acaba şu an neredeler?” Ansızın onlarla Yaban Arazilerde yeniden buluşma beklentisiyle doldu. Nedense bu düşünce kendisini daha az yalnız hissetmesini sağlamıştı.

 

Bir müddet daha düşündükten sonra boğazını temizledi ve değişmiş olan suratına uzandı. Son günlerde fark ettiği üzere inci maske sadece kendi aurasını gizlemekle kalmıyor, ateş yaratmanın dalgalanmalarını da gizliyordu. Yani bundan böyle istediği her yerde, hiç kimse tarafından tespit edilmeden ateş yaratabilecekti.

 

“Ne kıymetli bir hazine!” En sonunda maskeyle ilgili meseleleri bir süreliğine kenara bırakarak incelemek adına ruh istifleyen pagodasını çıkarttı.

 

“Karadağ Kabilesine 500 düşük kalite ruh ilacını verince görevim tamamlanacak. Burası fena olmasa da kalmaya devam etmek için bir sebebim yok.” Bu sözlerle birlikte düşünmeye koyuldu. Bir yandan Büyük Sete geri dönmenin bir yolunu bulmalıydı, bir yandan da on beş renkli ateş formülünü elde etmeyi çok istiyordu.

 

En önemlisi yeni deva ruhları bulmalıydı. Bunu yapamadığı takdirde Altın Özden Ruhun Başlangıcına geçemeyecekti.

 

“Hepsi o lanet olasıca Sahibe Al-Toprağın suçu!” Onu bu duruma sokan kişiyi düşününce dişleri kamaşmıştı. Ayrıca bir gün Sahibe Al-Toprağa da Chen Hetian’a da ne kadar harika biri olduğunu göstermeye kararlıydı!

 

Daha önce de pagodayı ilahi hisleriyle birazcık taramış ama detaylı bir inceleme yapacak vakti olmamıştı. Şimdiyse ruh ilacı görevini tamamlamış, kendini sakinleştirmişti. Yeni hedefi ruh istifleyen pagodaların nasıl işlediğini çözmekti.

 

Fakat detaylı bir araştırmaya rağmen elle tutulur bir şey bulamadı. Pagoda ilahi hislerinin aşmakta zorlandığı bir sisle doluydu. Yine de içerisindeki engin yaş hissini sezebiliyordu.

 

“O sis çok yoğun… Bu da içini görmeyi zorlaştırıyor… Tamamdır, ruh istifleyen pagoda, bekle de seninle nasıl baş edeceğimi gör! Hmmmphh! Artık bana ait olduğuna göre seni birazcık temizlemek için ruh güçlendirme tekniklerini kullanabilirim! İçinde kimin mührünün saklandığı umurumda bile değil, o mührü temelli sileceğim!” Maske meselesi Bai Xiaochun’a kendisine verilen nesnelerle neler yapabileceğini öğretmişti. Bu yüzden üç klonunu büyük bir gizlilikle kinci ruh toplamaya göndermişti.

 

Ayrıca Zhou Yixing, Li Feng ve Karadağ Kabilesinin kalanından da aynı şeyi istemişti.

 

Birkaç günün sonunda bu üç çatallı yaklaşım sayesinde birden on bire dek tüm ateşleri yaratacak kadar ruhu olmuştu. Hemen o gece de ihtiyacı olan on bir renkli ateşi yarattı!

 

Ardından en ufak bir tereddüdü olmadan kaplumbağa tavasını çıkarttı ve on bir katlı ruh güçlendirme için ruh istifleyen pagodayı içeri fırlattı!

 

Altın ışıltılar eşliğinde pagodanın görünümü değişti. Artık gri değil, kristalimsi ve zarifti. Ayrıca yüzeyinde tek bir altın dizayn vardı. O ufak pagoda tamamen değişmiş, en güçlü ruh büyücüleri için bile fazlasıyla kışkırtıcı bir hal almıştı.

 

Bai Xiaochun kristal pagodayı kavrayarak hevesle kendi mührünü işledi. Sonucunda doğan görünmez bağlantıyı hissettiğindeyse rahat bir nefes aldı.

 

“Artık bu pagoda gerçek anlamda bana, yalnızca bana ait.” İçten bir kahkahayla birlikte pagodayı bir kez daha incelemek için ilahi hislerini gönderdi. Bu defa görüşünü engelleyen bir sis yoktu, her şeyi alenen görebiliyordu.

 

Ama gördüğü şeyle ifadesi bir anda ciddileşmişti. “Eee?” 

 

Bu defa biraz daha ilahi his göndererek tüm pagodayı doldurdu.

 

Orada, derinlerde, bir zamanlar sisle kaplı olan alanda gördüğü şey… kısıtlayıcı bir mührün kanıtıydı!!

 

Mühür çok silikti ve yakından incelenmediği takdirde tespit edilemezdi.

 

“Bir mühür…” İlk düşüncesi Karadağ Kabilesi üyelerinin onu kandırmaya çalışarak ölüme davetiye çıkardığı oldu. Ama mevzunun öyle olmadığını fark etmesi çok sürmedi. Tespit ettiği kadarıyla bu mühür de en az pagodanın kendisi kadar antikti.

 

Biraz düşündükten sonra gözleri ışıldadı ve mührü açmaya, içinde ne olduğunu görmeye teşebbüs etti. Ama birkaç deneyin ardından mührün bir ölüm aurasıyla kuşandığını anladı. İlahi hislerine büyük bir darbe indirmeden açması imkansızdı. Hatta şu anki haliyle mührü aşabilmesi mümkün değildi!

 

“İlginç. Sıradan görünümlü bir pagodanın içinde antik bir mühür çıktı…” deyip ilahi hislerini çekerek oturdu, ışıl ışıl gözlerle düşünmeye başladı.

 

“Açmak için inanılmaz bir güçle patlatmam lazım… Yetişim basamağım şimdilik yeterli değil ama bu… seçeneğim olmadığı anlamına gelmez!

 

“Tamamdır, ruh istifleyen pagoda, izle de Lord Bai işleri nasıl hallediyormuş gör!” dedikten sonra çantasına vurarak iri bir kova çıkarttı!

 

İnsan uzunluğunda ve yaklaşık iki metre genişlikteki bu kova ortaya çıkar çıkmaz yoğun bir ruhsal güç patlak vermişti. Şok edici bir şekilde o kovadaki şey… Cennetkarışı Nehri suyuydu!!

 

Nehre Meydan Okuyan Tarikat günlerinde maskesini korka korka bu suya batırmış, o bile bu meseleyi bir süreliğine unutmuştu. Pagodayla baş etmek için büyük bir patlama lazım olmuşken de çantasındaki o mükemmel şey açığa çıkmıştı.

 

“Cennetkarışı Nehri suyu Yaban Arazilerde çok nadir bulunuyor. Bu kova beni buranın en zengin insanı yapmayabilir ama büyük bir servet olduğu kesin.” Dudaklarını yalayarak önce kovaya, sonra da kristal pagodaya baktı.

 

“Bu kovadaki ruhsal güçle mührü patlatıp açabilecek olmalıyım.” Işıl ışıl gözlerle sağ elini kullanarak bir büyü hareketi gerçekleştirdi ve parmağını pagodaya doğru salladı. Ansızın bir yerçekimi kuvveti yayıldı ve kovadaki suyun yarıdan fazlası pagodanın derinliklerindeki mühre akın etti.

 

Pagoda titrerken Bai Xiaochun da Cennetkarışı Nehri suyu barajının altında dağılan mührün içini izlemek için ilahi hislerini gönderdi. Fakat mühür dağılır dağılmaz iyileşmeye başladı.

 

Bai Xiaochun çabucak yeni bir büyüyle pagodaya daha çok su gönderdi. Böylece iyileşme izleri silindi ve yeni çatlaklar belirdi; mühür her an dağılabilirmiş gibi görünüyordu.

 

Fakat tam da o anda… ansızın sızan korkunç bir aura Bai Xiaochun’un suratını düşürdü!

 

O auranın ilahi hislerine dokunuşu dahi onu tamamen sarsmış, soluğunu kesmişti. Hemen ayağa sıçrayarak, “Bu… bu…” dedi.

 

Çabucak bir büyü hareketi gerçekleştirerek pagodadaki tüm Cennetkarışı Nehri suyunu geri çekti.

 

Neyse ki suyu çekişinin ardından mührün dağılışı sonlandı. Fakat kendini iyileştirme kabiliyetini yitirmiş ve harap bir halde kalakalmıştı, yok olması için biraz daha güç sarf etmek yeterli olacaktı.

 

Nefesini kontrol altına alan Bai Xiaochun’un pagodaya dönük gözleri korkuyla ışıldıyordu…

 

“O aura daha önce karşılaştığım tüm insanlardan, devalardan aldığım hislerin bile ötesindeydi… Labirentteki sınavda o yaprağa yirmi bir kat ruh güçlendirme uyguladığımda hissettiğim auraya çok benziyordu… Devaları aşan bir aura söz konusu. Yoksa… Yarı Tanrı Alemi mi!? Bu pagodanın içinde tam olarak neyin nesi var!?”

 

#Bizimki yine tesadüfen çılgınca bir şeye denk gelmiş gibi görünüyor. Şu hayatta insana Bai Xiaochun şansı lazım diyeceğim ama bazen de başına öyle şeyler geliyor ki lafımı geri alıyorum 
Bunun altından ne çıkacağını da merak ettiğim konular arasına koyuyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18132 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37402 Bölüm Sayısı


creator
manga tr