Bölüm 578 : Karasal Ruh Büyücüsü

avatar
1316 1

A Will Eternal - Bölüm 578 : Karasal Ruh Büyücüsü


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun etrafındaki kalabalığın şaşkın bakışlarından bir hayli memnundu. Fakat bunun suratına yansımasına hiçbir şekilde müsaade etmiyor, hatta zerre kadar umurunda değilmiş gibi davranıyordu.

 

Avcundaki ateşe baktıktan sonra şok halindeki Li Feng’e dönerek, “On renk yeterli gelmediyse… on bir renkliye ne dersin?!” dedi.

 

Karşılığında Karadağ Kabilesi vahşileri çılgınca tezahüratlara başladı ve iki ruh yetişimcisinden şaşkın bağırışlar yükseldi.

 

“On bir renkli ateş… Yalnızca karasal ruh büyücüleri bunu başarabilir! Şaşmamalı…”

 

Zhou Yixing’in soluğu kesilmişti, havadaki Li Feng ise tir tir titriyordu.

 

Herhangi biri ağzını açamadan Bai Xiaochun’un gözlerine derin bir ışıltı yerleşti. Az önceki analizlerinde haklı olup olmadığını test etme zamanı gelmişti. Ruh istifleyen pagodaya ilahi hislerini göndererek çokça kinci ruh çıkartmaya başladı.

 

Ruhlar alanı doldurdukça bir soğukluk yayılıyor, etrafı ölüme ait hastalıklı bir rüzgâr dolduruyordu. Kinci ruhlar bağıra bağıra kaçmaya yeltenirkense Bai Xiaochun’un, “Ateş, dağıl!” deyişi işitildi.

 

Ardından elini salladı ve on renkli ateş kocaman bir ateş denizi şeklinde dört bir yana yayıldı. Gözlemcilerse bir kez daha korku içerisinde geri çekildi.

 

On renkli ışıklar göğü doldurmuş, yoğun bir ateş gücü her yanda patlak vermişti. Ateş denizi tüm kinci ruhları tüketen bir tufan misali hareketlenmekteydi.

 

Sisi andıran sicimler şeklinde kaçmaya çalışan ruhlar yeterince hızlı davranamıyordu ve yaklaşık otuz nefeslik sürede Bai Xiaochun’u çevreleyen 3,000 metrelik alanda tek bir kinci ruh dahi kalmamıştı.

 

Ateş denizi şok edici bir şekilde dalgalanırken ortasındaki Bai Xiaochun’u görmek neredeyse imkansızdı. Alandaki herkes şok ve dehşet içerisinde bakıyor, kalpleri hayret dalgalarına esir oluyordu.

 

An itibariyle Bai Xiaochun gerçekten de ateşin hükümdarı gibi görünüyordu!

 

Sağ elini kaldırıp, “Şekillen!” deyişiyse bunu daha da pekiştirmişti.

 

Yalnızca tek bir kelimeydi fakat büyüsel kanunların gücünü, alandaki ateşi avcunda birleşmeye zorlayan bir gücü barındırmış, bu süreç kısacık bir an almıştı.

 

Bai Xiaochun parmaklarını kapattığında da avcundaki ateşin her bir zerresi ortadan kayboldu ve hemen ardından tüm seyircilerin nefesi kesildi, kalp atışları hızlandı.

 

Hiç kimse konuşmuyordu. Zhou Yixing küt küt atan bir kalple, gördüklerine inanamayarak ve iyice gerilerek orada dikiliyordu.

 

Bai Xiaochun’un ifadesiyse tıpatıp aynıydı, bu olup bitenler onu hiç ilgilendirmiyor gibi bir hali vardı. Tabii ki işin doğrusu kendisiyle fazlasıyla gurur duyuyor ve gözlemcilerin bakışlarının tadını çıkartıyordu. Hatta parmaklarını açarken hareketlerini bilhassa yavaşlatmıştı.

 

O parmaklar açıldığındaysa… ısısı 3,000 metredeki her şeyi çarpıklaştıran bir ateş ortaya çıktı. Yoğun bir ölümcül kriz herkesin kalbini teslim almış, insanlar o ateşin tek bir dokunuşuyla küle döneceklerine emin hale gelmişti.

 

Aynı zamanda gök gürüldemeye başlamıştı; ateşin belirişi göksel bir alameti tetiklemişti!

 

Tüm gözlerin ölümüne kilitlendiği ateş ortamdaki en göz alıcı, en çarpıcı şey olmuştu!

 

Bu sırada Bai Xiaochun’un ayaklarının altındaki zemin erimeye, ateşin yoğun ısısına katlanamamaya başlamıştı.

 

Ancak Bai Xiaochun en ufak bir zarar görmüyordu!

 

Ateşin içerisinde dans eden bir sürü renk varken o renklerin sayısını net olarak görebilmek zordu. Fakat yetişim basamağının gücüyle odaklananların hızlıca görebildiği üzere… tam on bir renk mevcuttu!!

 

Yani şok edici bir şekilde o şey… on bir renkli ateşti!!

 

Hüküm süren kısa bir sessizliğin ardından tüm seyircilerden heyecan ve övgü nidaları yükselmeye başladı, dört bir yana ses dalgaları yayılmaktaydı.

 

“O gerçekten on bir renkli ateş mi!? Ömrüm boyunca on bir renkli ateşe hiç denk gelmemiştim!!”

 

“On bir renkli ateş. On bir renkli ateş! Büyükusta Bai usta rütbesinde değilmiş, bir karasal ruh büyücüsüymüş!!”

 

“Bir karasal ruh büyücüsü… Böyle biri tüm ruh büyücüsü klanlarında tam bir saygıyla karşılanır. Hatta Dev Hayalet Şehrinde bile!!”

 

Vahşiler tamamen serseme dönmüştü, iki ruh yetişimcisiyse çıt çıkarmıyordu. Fiziksel olarak sarsılmış bir şekilde Bai Xiaochun’a bakıyor, her an yığılıp kalabilmiş gibi hissediyorlardı.

 

“Karasal… karasal ruh büyücüsü mü…?”

 

“O bir karasal ruh büyücüsü!!” Birazcık kendilerine gelir gelmez diz çökerek secde etmeye başlamış, kalpleri huşu ve saygıyla dolmuştu. Onların gözünde bir karasal ruh büyücüsü… tek adımıyla her yeri sarsabilecek kudrette bir varlıktı!!

 

Ve böyle biri burunlarının dibindeydi! Şimdiyse akıllarına az önce ondan pagodayı geri istemiş oldukları gelmişti. Belli belirsiz olsa da bu talebi yapmış olmaları içlerinde derin bir korku ve panik doğurmuştu.

 

Onlar bile bu haldeyken gözleri yuvalarından çıkmanın eşiğine gelmiş olan Li Feng’den bahsetmeye gerek dahi yoktu. Tir tir titriyordu ve ansızın alçalarak yere inmişti.

 

“Büyükusta, lütfen sakin ol…” derken beti benzi atmış, korkusu ruhuna dek işlemişti. Asla gücendirmemesi gereken birini gücendirmiş olmak tüylerini diken diken etmiş, kalbini acı ve keder deniziyle doldurmuştu.

 

Aynı zamanda şanlı bir karasal ruh büyücüsünün ruh istifleyen pagoda gibi ufak bir bedel uğruna ruh ilacı üretmesi karşısında serseme dönmüştü…

 

Zhou Yixing de eşit oranda sersemlemiş ve ışıl ışıl gözlerle Bai Xiaochun’a bakakalmıştı. Önceleri şüpheleri vardı, hatta onu küçümsüyordu. Ama şimdi karşısında nasıl biri olduğuna tamamen ikna olmuş, kalbi şevkle yanmaya başlamıştı.

 

Bu ruh büyücüsünün önceleri on bir renkli ateş yaratamadığını biliyordu. Ama kısacık bir vakit geçirdikten sonra o ateşi rahatlıkla ve mükemmel şekilde yaratmış, bu da Zhou Yixing’i tamamıyla sarsıp etkilemişti.

 

Ayrıca bir karasal ruh büyücüsünün takipçisi olmayı kendisi için bir kısmet olarak görmeye başlamıştı! Bilhassa ateş yaratışındaki rahatlığa bakılırsa bu Ruh Büyücüsü Bai sıra dışı yetenekte olmalıydı, yani göksellik rütbesine ulaşması bile mümkündü! Zhou Yixing de onun ilk ve tek takipçisi olarak ondan rahatlıkla faydalanabilirdi.

 

Düşüncelerinde bu noktaya gelen Zhou Yixing’in şevki ve kararlılığı büyümüştü.

 

Bai Xiaochun ise bir müddet dikilip kendisine çevrilen bakışların tadını çıkardıktan sonra boğazını temizleyerek Li Feng’e dönmüştü.

 

“Tamam, tamam, benim gibi önemli biri senin gibi birine sorun çıkarma seviyesine inmez. Gerçi ne kadar yetenekli göründüğüne bakarak söylemeden edemeyeceğim, ileride dikkat çekmemen konusunda gerçekten beni dinlemelisin… Bak bana, nasıl da harikayım! Ama ben hiç gösteriş yapmaya çalışıyor muyum?” Dedikten sonra elini salladı, on bir renkli ateşi çantasına attı. Sonra da parmağını şaklatıp çenesini kaldırarak mağarasına yöneldi.

 

Li Feng içten içe acı bir şekilde gülüyordu. Ona kalırsa bu büyükusta dikkat çekme diyor ama bariz şekilde tam tersini yaptığını bilmiyordu. Yine de bunu dile getirecek cesareti yoktu. Tek yaptığı onay vermek oldu. Aklındaysa Zhou Yixing’inkilere benzer düşünceler dönüyordu.

 

“Eğer bu karasal ruh büyücüsünün takipçisi olabilir ve arada bir tüyo alabilirsem benim için çok iyi olur… Peki ya bana bir şeyler öğretmeyi bile kabul ederse…?” Bir başıboş yetişimci olarak hayat zordu ve Li Feng gibiler nadiren bir karasal ruh büyücüsü bulma şansına erişirdi. Bu yüzden dişlerini sıktı ve ne olursa olsun, ne kadar mücadele gerekirse gereksin bu ruh büyücüsünün takipçisi olmakta karar kıldı.

 

O noktada istemsizce Zhou Yixing’e bakarak, “Bu herif onun takipçilerinden biri olmalı. Ondan daha iyi olmalıyım!” diye düşündü.

 

Zhou Yixing de Li Feng’in bakışlarını fark etmiş ve ne düşündüğünü tahmin edebilmişti. İyice memnuniyetsiz bir şekilde gardını almaya karar verdi ve aklından, “Bu herifin bir takipçi olarak beni aşmasına hayatta izin vermem!!” diye geçirdi.

 

İkisi de birbirlerinin gözlerindeki düşmanlığı görebiliyordu.

      

#Ve sonunda on bir renkli ateşimize kavuştuk. Pagodayı da aldığımıza göre daha ileri gitmeyi dener mi acaba bizimki? Elinde yeterli ruh olduğu sürece neyi var neyi yoksa güçlendirebilecek. İnanılmaz bir güç artışı bizi bekliyor! Bir de maskedeki mührü kaldırmak vardı aklında. Son olarak şu maskeyi verenleri tanısak, bizimkinin gizemli 'boo'sunun kim olduğunu öğrensek falan çok hoş olacak ama ikisi için de hiçbir gelişme yok. Öyleyse yeni bilgiler için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18354 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr