Bölüm 550 : Sırtımda... Sırtımda Bir Şey Var!

avatar
1419 1

A Will Eternal - Bölüm 550 : Sırtımda... Sırtımda Bir Şey Var!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun kâğıt topun içerisinde büyük oranda gözden kaybolduğu ve Zhou Yixing de ilerlemeye odaklandığı için arkasında yaşananları görememişti. Heyecana kapılmıştı, sadece arada bir arkasına dönüyor ve kâğıt topun ne kadar küçüldüğüne bakıyordu.

 

Top şimdiden önceki 30 metrelik boyutunun yaklaşık olarak yarısına inmişti.

 

Ayrıca Bai Xiaochun da bitkin düşmüş gibi yavaşlamıştı. Zhou Yixing arada bir ondan yükselen çaresizlik bağırışlarını bile işitebiliyordu.

 

“Hak ettiğini bulacaksın, Bai Xiaochun!” Endişelerinden neredeyse tamamen sıyrılmış olan Zhou Yixing kuvvetli bir kahkaha patlatarak tüm bunları benden başkası planlayamaz, başaramazdı diye düşünmeye başladı.

 

“Ben birinin ölmesini istersem o kişi hayatta kalmaya cüret edemez!” Kahkaha atarak arkada yavaşlamakta olan Bai Xiaochun’a döndü, kâğıt top aşağı yukarı 9 metreye inmişti. Bu noktada yerinde durup Bai Xiaochun’un kurutulmuş bir cesede dönmesini izleyecek kadar özgüvenli bir hal almıştı.

 

“Zhou Yixing!” Kâğıt topun içerisindeki Bai Xiaochun oldukça öfkeli görünüyordu. Sinirli kükreyişlerine rağmen hızı giderek düşüyordu, artık ilerleyemez hale gelmişti. Tabii ki çırpınışları onun sonunu izlemeye kararlı şekilde duran Zhou Yixing’i mest ediyordu.

 

“İstediğin kadar bağır.” dedi Zhou Yixing kıs kıs gülerek. “Boğazını yırtsan bile kimse seni kurtarmaya gelmeyecek!” Zhou Yixing sergilediği ufak çabanın meyvesinden son derece memnundu. Bai Xiaochun’u çevreleyen kalkan artık içeriye bakmanın imkansızlaşacağı derecede küçülmüştü!

 

İşte Zhou Yixing bu kritik anda olan biteni gergince izliyor ve olacakları gözünde canlandırıyordu. Ona kalırsa kâğıt top az sonra kalkanı aşacak, Bai Xiaochun acınası çığlıklar eşliğinde bedenen ve ruhen yok edilecekti.

 

Hem hepsine tanık olabilecek hem de son anda Bai Xiaochun’un çantasını çalabilecekti. Sonra da yıldız mühründeki son ışınlanma gücünü kullanır ve beş deva yaratığı ruhu elementi ödülünü alırdı!

 

O heyecanlı bir şekilde bu sonucu beklerken kâğıt topun dağıldığını gördü ve boynunu heyecanla manzaraya doğru yatırdı…

 

İşte tam da topun dağıldığı o saniyede içeriden kocaman bir kâğıt tılsım yığını fırlatıldı, bu gelişme öylesine hızlı gerçekleşmişti ki Zhou Yixing’in zamanında tepki vermesi imkansızdı. Göz açıp kapayıncaya dek tüm kâğıt tılsımlar önüne inivermişti.

 

Zhou Yixing’in ağzı açık kaldı, henüz hiçbir şey yapma fırsatı bulamadan da kâğıt tılsımlar patladı, etrafına bir sürü kalkan katmanı yayıldı.

 

Tılsımlar defansif doğalıydı ve Zhou Yixing’in etrafı hızlıca sarılmıştı. Aynı saniyede Bai Xiaochun’un yakınındaki tüm kâğıt insanların bakışları Zhou Yixing’e çevrildi. Ve Bai Xiaochun’u tamamen görmezden gelen kâğıt insanlar delilikle ışıldayan gözlerle Zhou Yixing’i çevreleyen kalkanlara hücum etti!

 

Tüm bunları tarif etmek zaman almış olsa da Bai Xiaochun’un etrafındaki kalkanın dağılışıyla kâğıt insanların Zhou Yixing’in çevresinde oluşan kalkana hücum edişi arasında sadece iki nefeslik süre geçmişti.

 

Zhou Yixing’in suratı asıldı, başı dönmeye başladı. İşler hayallerinin tam olarak tersine dönmüştü. Çığlık atarak gerilemeye çalıştı ama artık çok geçti. Kâğıt insanlar öyle hızlı hareket ediyordu ki bir an sonra kendisini Bai Xiaochun’un az önceki pozisyonunda bulmuştu.

 

“Bai Xiaochun!!” diye öfkeyle kükrerken kalbi pişmanlık ve delilikle kuduruyordu. “Utanmazlık! Tam bir utanmazlık!! Sen iyi bir ölüm tatmayacaksın, Bai Xiaochun!!”

 

Bu esnada Bai Xiaochun deliler gibi kaçıyordu. Bu durum, tadını çıkartamayacağı kadar tehlikeliydi. Zhou Yixing’e yerini devretmişken yayını alma arzusunu bir kenara atarak hiç tereddütsüz kaçmaya başladı.

 

“Zavallı küçük canım o yaydan çok daha kıymetli. Sanırım Zhou Yixing her şeye rağmen benim şanslı yıldızımmış!” Omzunun ardından küçülmekte olan kâğıt topa baktı ve kâğıt insanların kendisini fark edip peşine takılabilecekleri korkusuyla bir an önce uzaklaşmaya gayret etti.

 

Bu esnada kâğıt topun içerisindeki Zhou Yixing, kâğıt insanlar kendisine yaklaşırken berbat bir öfkeye kapılıyordu. Gözlerinin kenarlarından yaşlar dökülmeye başlamıştı.

 

Ancak Bai Xiaochun’un nasıl da başının belası olduğunu düşünecek vakti yoktu. Bunun yerine uzanarak parmağını alnına bastırdı.

 

Gümbürtüler eşliğinde alanı yıldız ışığı doldururken ışınlanma gücü patlak verdi. Yıldız ışıkları silindiğinde Zhou Yixing de ortadan kaybolmuştu. Kısacık bir süre içerisinde kâğıt insanlar da tüm kalkanları tüketerek alanı aramaya başladı. Etrafta bir şey bulamayınca da rastgele noktalara dağıldılar.

 

Bu sırada labirentin farklı bir noktasında yıldız ışıkları titreşti ve Zhou Yixing kan kusarak açığa çıktı. Tutunabileceği hiçbir şey yoktu, bu yüzden sırtını duvara yasladı, içinden kanlar sızıyordu. Acı bir kahkaha attı.

 

Alnındaki yıldız mührüyse giderek solgunlaştı ve en nihayetinde küle dönerek yitip gitti…

 

“Yıldız mührüm gitti…” dedi acıyla. Bai Xiaochun’la yaşadıklarını düşündükçe onun kendinin felaketi olduğuna daha da ikna oluyordu. Yanaklarından aşağı daha çok yaş dökülmeye başlamıştı. “Onu öldürmeye çalışmayacağım. Umarım… umarım onu ömrüm boyunca bir daha görmem!!!” 

 

Zhou Yixing büyük oranda yaşlanmış görünüyordu. Hem fiziken hem de zihnen yaralanmış, hayatının amacını sorgulamaya bile başlamıştı…

 

Zhou Yixing’in acı kederinin aksine Bai Xiaochun inanılmaz keyifliydi. Kocaman bir felaketten kurtulmuş ve zavallı küçük canını güvenceye almıştı.

 

Zhou Yixing’in ihanetini bile umursamıyordu. Sonuçta o olmasaydı şimdiye hayatta olmayabilirdi.

 

Resmen Bai Xiaochun’u kurtarmak için kendini feda etmişti.

 

“Ah neyse ne. Kaderimiz bağlıysa, Kardeş Zhou, muhtemelen buradan canlı kurtulursun. Umarım bir gün yeniden karşılaşırız.” O zaman olabileceklerin düşüncesiyle rahatlayarak yoluna devam etti.

 

Fakat tünellerde ilerlerken bir tuhaflık olduğu hissine kapılıyordu. Ansızın dönerek arkasına bakıyor ama hiçbir şey göremiyordu. Omzuna uzanıyor, eliyle dokunuyor ancak hiçbir şey hissedemiyordu.

 

Hayal görüp görmediğinden emin olamayarak ilerlemeyi sürdürüyordu. En sonunda karşı taraftan, tehlikeli bir şeyden kurtulmuşçasına son derece gergin bir şekilde yaklaşan bir Büyük Set yetişimcisini fark etti.

 

Göz göze geldiklerindeyse adamın dehşete düşmüş olduğunu gördü…

 

Bir an sonra yetişimci başını eğerek kenara çekildi, Bai Xiaochun’un geçmesine izin verdi. Ona birkaç soru sormayı düşünse de sırtındaki kağıt adamı fark edince bu fikri çabucak bir kenara attı.

 

Hızla uzaklaşarak yetşimciyi geçti. Biraz uzaklaştıktan sonra arkasına döndüğündeyse yetişimcinin agresif bir şekilde ona doğru koşturduğunu fark etti. Ancak adam ansızın duraksadı ve başını dehşet içerisinde salladı…

 

Bai Xiaochun’un kendisini fark ettiğini görünce de tiz bir çığlık atarak uzaklaştı.

 

Bai Xiaochun ilk başta afallamıştı. Ama aklına bir başkasının sırtında kâğıt insan gördüğü an geldi. O kâğıt insan ona şşşş demiş, o da karşılığında aynı bu şekilde başını sallayarak onay vermişti…

 

Yetişimcinin yaptığı şeyin benzerliği Bai Xiaochun’un dehşetini arttırmıştı…

 

“Sırtımda bir kâğıt insan olmasına imkân yok…” diye düşünürken başı dönüyordu. Beti benzi atık şekilde, boynu acıyana dek kafasını çevirdi. Ama hiçbir şey göremedi. Ne yazık ki labirentte ilahi hisleri bastırıldığı için kendini taraması imkansızdı. Elleriyle dokunmak da bir sonuç vermiyordu…

 

En sonunda bakır aynasını çıkartmaya karar verdi ama hala sırtında bir şey göremiyordu.

 

Şüphe dolu bir şekilde ilerlemeyi sürdürüyordu. Zaman geçtikçe ifadesi daha da nahoş bir hal alıyor, sırtında bir şey olduğuna daha da emin hale geliyordu.  

 

En sonunda aklı çıkmış, tüyleri diken diken olmuş bir şekilde nefes nefese, “Sırtımda… sırtımda bir şey var!” dedi.

 

#Galiba gerçekten de bizimkinin arkasında bir şey var, düşününce bana bir fenalık geliyor. Ben böyle bir ortamda korkudan ölürdüm herhalde kağıt insanlara falan gerek kalmazdı 
Ben nasıl kurtulacağını çok merak ediyorum, siz de ediyorsanız okumaya devam! 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18182 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr