Bölüm 549 : Hak Ettiğini Bulacaksın, Bai Xiaochun!

avatar
1440 1

A Will Eternal - Bölüm 549 : Hak Ettiğini Bulacaksın, Bai Xiaochun!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun Zhou Yixing’i gördüğü için çok sevinmiş, eski bir dosta denk gelmiş gibi hissetmişti. Sonuçta bayağıdır başka bir canlıya rastlamamıştı.

 

Beklenmedik bir şekilde Zhou Yixing’i görmekse onunla kader tarafından bağlandığını hissettirmişti.

 

Ayrıca her buluşmalarında güzel bir kar elde ediyor olması da onu son derece heyecanlandırıyordu.

 

“Kaçma, Zhou Yixing!” diye bağırdı. “Yayını almayacağım! Şu 2,000 kâğıt insanın dikkatini çek, olur mu şanslı yıldızım!?”

 

Bai Xiaochun’un sesindeki neşe Zhou Yixing’in delirmenin eşiğine gelmesine yol açmıştı. Cidden şurada bir ömür için bile fazla şanssızlık yaşadığını hissediyordu…

 

“Sensin şanslı yıldız! Soyun sopun şanslı yıldız!!!” Bai Xiaochun'un gözlerinin keskinliği karşısında öfke dolmuştu. Az önce köşeyi olabildiğince hızlı dönmüş ama buna rağmen tanınmıştı. Bir de kendisine ‘şanslı yıldız’ deyişi iyice delirmesine sebep olmuş, neredeyse yığılıp kalacak aşamaya gelmişti.

 

Labirentte geçirdiği son günlerde Bai Xiaochun’a bir daha asla denk gelmemek için dua edip durmuş ama… başına gelen tam da o olmuştu!

 

“Oh cennetler, neden? Bu labirent çok büyük, peki ben neden şu lanet olasıca Bai Xiaochun’a rastlayıp duruyorum!?” Bu Bai Xiaochun’a üçüncü rastlayışıydı ve artık dünyadaki en şanssız kişi olduğuna emindi.

 

İlk görüşmelerinde dokuz renkli ateşini yitirmişti. Sonra ateşli ruh oku elinden alınmıştı. Üçüncü sefer de Bai Xiaochun peşinde 2,000 kağıt insanla karşısına çıkmıştı…

 

Zhou Yixing de son zamanlarda Bai Xiaochun gibi kâğıt insan dehşetini tatmıştı. 2,000 tanesini bir noktada görmekse tamamen dehşete düşürücü olmuştu.

 

“Ona önceki hayatımda borçlandım falan mı acaba!?!?” Kanlı gözler ve öfkeden çarpıklaşmış bir suratla sert bakışlarını Bai Xiaochun’a dikti.

 

“O kâğıt insanların dikkatini çekmek için yardımımı mı istiyorsun?” diye bağırdı. “İyi! Madem canına susadın, demek ki kader benim ellerimde ölmeni istiyor!!” Zhou Yixing kâğıt insanları fırsat bilerek Bai Xiaochun’u öldürebileceğine inanıyordu!

 

“Mükemmel bir fırsat!” diyerek tedbiri elden bıraktı ve dokuz kat ruh güçlendirmeli siyah yayını çıkarttı. Sonra da yayı çekip art arda 36 ruh oku fırlattı, bir yandan da geriye doğru uçmaya başladı.

 

36 ok Zhou Yixing’in limitiydi ve tüm limitini zorlamak kan kusmasına yol açmıştı. İşte Bai Xiaochun’dan bu kadar nefret ediyordu! İliklerine dek!

 

36 ruh oku çığlıklar atarak Bai Xiaochun’a yaklaşıyordu ve Bai Xiaochun, şanslı yıldızına rastlama heyecanını biraz abartmış olduğunu fark etmekteydi. İşin doğrusu bu sahiden de Zhou Yixing’in kendisini öldürebilmesi için mükemmel bir fırsattı.

 

“Böyle bir zorba olduğuna inanamıyorum Bay Goril!” diye bağırdı. Yaklaşan 36 okun da kendisine kilitlendiği barizdi ve onlardan kaçınamayacaktı. Kâğıt insanların da hemen arkasında oluşu onu çok tehlikeli bir pozisyona sokmuştu. Bu yüzden sağ elini sallayarak Ebedi Şemsiyeyi açtı.  

 

Ardından 36 ruh oku da patladı ve Zhou Yixing alaylı bir şekilde bağırdı: “Hak ettiğini bulacaksın, Bai Xiaochun!” 

 

Sonra da başına gelecekleri düşünmeden bir nefes çekerek 30 ok daha attı.

 

Oklar havayı yıldırım misali yarıp geçiyor ve hemen Bai Xiaochun’a ulaşıp inanılmaz bir güçle patlıyordu. Bai Xiaochun şu anki halinden daha güçlü olsa bile bu saldırı karşısında sağlam duracak bir şey yapamazdı.

 

O gerilerken 2,000 kâğıt insan hızlarını arttırmış, aradaki mesafe kaşla göz arasında kapanmıştı.

 

Çığlıklar atan kâğıt insanların suratlarında tuhaf gülümseler görünüyor ve Bai Xiaochun’a atılırken gözlerinde açgözlülükle delilik bulunuyordu.

 

Uzaklardaki Zhou Yixing ise olanları heyecandan titreyerek izliyordu. Ardından başını arkaya atarak ciğeri elverdiğince gülmeye başladı.

 

“Seni ben öldürmedim, Bai Xiaochun, bu yalnızca cennetlerin arzusu!!” Zhou Yixing son zamanlarda etkisi altına girdiği depresyondan kurtulmanın rahatlığıyla kendisini harika hissediyordu.

 

Kâğıt insanların Bai Xiaochun’a hücum edişini izlerken delice kahkahalar atmaya devam ederek şöyle dedi: “Bai Xiaochun, sen--” 

 

Fakat henüz cümlesini bitiremeden gözleri irileşti ve kelimeleri boğazında düğümlendi!

 

“İmkânsız!” Şok edici bir şekilde Bai Xiaochun’un etrafında bir sürü ışıltılı kalkan belirmiş, bini aşkın kalkan tam 30 metre kalınlıkta bir bariyer oluşturmuştu.

 

Kalkanlar yayılırken Bai Xiaochun’a hücum eden kâğıt insanlar da kalkanın yüzeyine yapışıp kalıyordu.

 

Sayıları çok fazla olduğu için kocaman bir kâğıt topa benzemişlerdi!

 

Bai Xiaochun ise o kâğıt topunun içinde ecel terleri döküyordu. Anın rehavetiyle Bataklık Krallığını kullanacak vakti kalmamış, kâğıt insanları durdurmak için defansif tılsımlarına başvurmuştu.

 

Kalkanların kâğıt insanlara karşı etkili olduğunu teyit ettikten sonra kollar ve bacaklar arasındaki açıklıklardan uzaklardaki Zhou Yixing’e baktı.

 

Ve “Zhou Yixing!” diye bağırarak ona doğru harekete geçti!

 

Zhou Yixing’in ağzı açık kalmış, kendisine doğru hızla ilerleyen kâğıt top karşısında zihni bulanmıştı. O toptaki kâğıt insanların sayısı kafatasını patlayabilecek raddeye getirmişti.

 

“Hala mı ölmedi!?!?” dedi öfkeyle. Ve arkasına dönerek kaçmaya başladı ama elde edebildiği tüm hıza rağmen Bai Xiaochun’a denk olamazdı.

 

“Ne yapacağım? Ne yapacağım!?!? Sakın bana son yıldız mührü ışınlanmamı da kullanmak zorunda kalacağımı söylemeyin!?!?” Delirmesine ramak kalmıştı, dişlerini sıkarak mühürdeki yıldız ışığını kullanmaya hazırlandı. Fakat o anda kalkanların yüzeyine yapışan 2,000 kâğıt insanın kalkanın gücünü çektiğini, kâğıt topun giderek ufaldığını fark etti.

 

“Hmm?” Keyiflenen Zhou Yixing ışınlanma planını anında terk etti. Kalbi heyecanla atarak Bai Xiaochun’un kendi ayağına sıktığı ve kalkan yok olur olmaz bedenen ve ruhen öleceği sonucuna vardı.

 

Her geçen an daha da heyecanlanarak ilerlemeye devam etti, bir yandan da arkada olanları kolaçan ediyor ve kahkahalar atıyordu.

 

Ansızın kâğıt toptan gelen bir gümbürtüyle irkildi. Fakat kalkanın aynı hızda olduğunu görünce yeniden sakinleşti.

 

“Bakalım daha ne kadar dayanacaksın, Bai Xiaochun!”

 

Bu sırada kağıt topun içerisindeki Bai Xiaochun soğuk kahkahalar atıyor ve Zhou Yixing’in az sonra verebileceği tepkiyi düşünüyordu… çünkü çantasından rahatlıkla yüz binlerce kağıt tılsım daha çıkartabilirdi.

 

“Hmph. Hepsini bir anda çıkarsam kesin kafayı yer!” Fakat hala endişeliydi. Sonuçta kâğıt tılsımları sonsuz değildi, stoku er geç tükenecekti. Kalkanların enerjisini özümseyen kâğıt insanlara bakınca kalkanları lezzetli bulduklarını anlamıştı.

 

Kalbi küt küt atarak bu mesele üzerine biraz düşündükten sonra bir kâğıt tılsım çıkartarak kenara fırlattı. Ve kâğıt insanların bir kısmı mutlu mesut bir şekilde tılsıma hücum etti.

 

Gözleri titreşen Bai Xiaochun da kaçmakta olan Zhou Yixing’e bakarak bir risk daha almaya karar verdi.

 

#Anlaşılan bizimki tılsımları yıldız abinin üzerine atıp kaçmayı planlıyor. Bu şekilde bir kez daha kendisini kurtaracak gibi. Ama hem enerjisi azaldı hem de tılsımlarını kaybetmiş olacak. Bundan sonra başına bir şey gelirse ondan nasıl kaçacak, orası merak konusu.
Öyleyse bakalım neler olacakmış, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18396 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37607 Bölüm Sayısı


creator
manga tr