Bölüm 545 : ***

avatar
1496 1

A Will Eternal - Bölüm 545 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun arkasında neler olduğundan habersiz şekilde tünelde koşturuyordu. En sonunda o aromadan azıcık bile alamaz hale geldiğinde yavaşlayarak etrafını kontrol etti.  

 

Alandan yeterince uzaklaştığına ikna olduğunda hala bilinçsiz halde olan Zhao Long ve Usta Tanrı-Kahini yere bıraktı. Usta Tanrı-Kahin, kanlı bir et parçasını ısırmakta olan Zhao Long’tan daha iyi görünüyordu.

 

Bai Xiaochun Zhao Long’un elindeki eti alarak ağzına bir hap yerleştirdi, sonra da aynı şeyi Usta Tanrı-Kahin için yaptı ve ikisinin de kafalarının üzerine vurdu.

 

Ürperen ikilinin gözleri yavaşça açıldı. Ardından ikisi de maskeli Bai Xiaochun’a kafaları karışık şekilde bakarak konumlarını tespit etmeye çalıştı. Alanda olanları anımsamak ikisinin de öğürmeye başlamasına yol açtı. Hatta Zhao Long cenin pozisyonu almıştı.

 

Kendine gelen Usta Tanrı-Kahin, Bai Xiaochun’a minnettarlık dolu bir ifadeyle baktı ve kollarını kavuşturup eğilerek, “Bizi kurtarma nezaketi gösterdiğin için çok teşekkürler, Yoldaş Daoist!!” dedi.

 

Durumun korkunçluğu göz önüne alınınca onu kurtaracak biri olmadığı takdirde kendisini yiyerek öldürebileceğinin farkındaydı.

 

Bedenini titreten korku hala silinmemişti.

 

Zhao Long da kusmayı bıraktıktan sonra Bai Xiaochun’a dönüp kollarını kavuşturarak saygıyla eğildi. Bai Xiaochun bir ruh yetişimcisi gibi görünse de ona derinden minnettardı.

 

“Burası çok tehlikeli.” dedi Bai Xiaochun. “Kendinize dikkat edin.” Şimdiden hem fiziksel hem de duygusal olarak tükenmişti. Bu labirente girdi gireli yetişimcilerle dövüşüyor, korkunç varlıklardan kaçıyor ve işler giderek daha da baş edilmesi zor hale geliyordu. Kırmızı şapkalar da kana bulanmış tavşanlar da Bai Xiaochun’u son derece ürpertmişti. İç çekip Usta Tanrı-Kahin ve Zhao Long’a biraz tıbbi hap ve kağıt tılsım verdikten sonra onlardan ayrıldı.

 

Onları beraberinde götürmemeyi seçmişti; kimliği ifşa olduğu takdirde onları büyük bir tehlikeye sokardı. Ayrıca burada tek başına ilerlerse daha güvende olacağı şeklinde bir hisse kapılmıştı.

 

Onun gidişinin ardından birbirine sessiz birer bakış atan Usta Tanrı-Kahin ve Zhao ikilisi, kendilerine verilen hapları ve kağıt tılsımları düşünceli bir şekilde seyretti. Sonra da biraz sohbet ederek güçlerini birleştirme kararı aldılar.

 

Birkaç gün daha geride kaldı. Bai Xiaochun labirentte olabildiğince temkinli şekilde ilerliyordu. Ne yazık ki kana bulanmış tavşanlarla dolu alanı terk ettikten sonra yine kaybolmuştu.

 

Dişlerini sıkarak nerede olduğunu tespit etmek için aynı deneyi yapmakta karar kıldı. Fakat vakit geçtikçe korkusu artıyordu. Tam iki gün boyunca karşısına tek bir kişi dahi çıkmamıştı.

 

Tüm labirent cesetlerle doluydu ve Xiaochun’un kalbi bir yay kadar gergindi.

 

“Bu işte bir tuhaflık var. Buradaki 100,000i aşkın kişinin hepsi ölmedi herhalde?” Bu düşünce bile kaskatı kesilmesi için yeterliydi. Nereye gittiği hakkında en ufak bir fikri yoktu ve çıkışı bulamıyordu. Duvarlarda iz bırakamıyordu ve aynı yerde dönüp durduğu hissine kapılıyordu. Hepsinin üzerine kendisini yapayalnız hissediyordu. Öylesine ürkekti ki maskesini ve kılık değiştirdiğini bile düşünmüyordu.

 

Bir gün daha geride kaldı. Hızlanmaya karar vermiş ama yine hiç kimseye denk gelmemişti. Dehşeti büyüyordu.

 

Ardından onu bu kaosun içerisine sokan kişiyi düşünerek dişlerini sıktı. “Lanet olasıca Chen Hetian! Ben Büyük Sete hizmet edeyim ama o bedelini bu şekilde ödesin, öyle mi!?!?”

 

Bu sırada kulağına bir ıslık sesi geldi. Biri ona tam hızla yaklaşıyor olmalıydı. Günlerdir hiç kimseye denk gelmediği için bu durum onu çok mutlu etmişti.

 

Fakat bir yandan da tüm dikkatini toplamış, gözünü önüne dikmişti.

 

O sırada ıslık sesi kesildi, belli ki köşenin öteki tarafındaki kişi her kimse, Xiaochun’un varlığını tespit etmişti.

 

Bai Xiaochun’un o kişinin kim olduğuyla ilgili en ufak bir fikri yoktu; bir insan da olabilirdi, bir hayalet de. Ama her kimse o da Bai Xiaochun karşısında bir o kadar şaşırmış olmalıydı. Uzunca bir süre iki taraf da hiçbir şey yapmayarak sessizce beklemiş, gerginlik artmıştı.

 

Bai Xiaochun en sonunda sessizce bir nefes alarak bir uçan kılıç çıkarttı, sonra da kontrol gücünü kullanarak karşı tarafa gönderdi. Bu esnada karşı taraftan da siyah bir ışık huzmesi çıktı.

 

O huzmedeki ruh oku Bai Xiaochun’un uçan kılıcına çarparak onu parçalara ayırdı. Bir an sonraysa ok doğruca Bai Xiaochun’un önüne belirerek onu bir kazan çağırmak zorunda bıraktı.

 

Sonucundaki patlama tüm alanı sarsarken Bai Xiaochun’dan bir kahkaha yükselmişti.

 

O ruh okunu görür görmez okun tipini ve onu atan yayı düşünmüş, karşısındakinin Zhou Yixing olduğunu anlamıştı! İsmini bilmiyor ama onu alnındaki yıldız mührüyle tanıyordu. Ve (星) yıldız karakteri (猩) goril karakterine mükemmel bir uyum sağladığı için ona goril ismini takmakta karar kılmıştı.

 

“Demek sensin! Bay Goril!!”

 

Karşısında çılgın bir yaratık değil de bir insan olduğunu öğrenince morali anında yerine gelmişti. Aceleyle harekete geçerek Zhou Yixing’in belirdiği köşeye ilerledi.

 

Bai Xiaochun’u gören Zhou Yixing’inse ifadesi titreşmişti. Son zamanlarda o da bir hayli ürkekti. Labirentteki tuhaf yaratıklardan kaçmak imkansız olmasa da yıldız mührü olmasa şimdiye çoktan ölmüş olurdu.

 

An itibariyle kötü bir durumdaydı. Saçı başı darmadağındı, büyülü nesneleri tükenmek üzereydi. Daha da kötüsü, alnındaki yıldız mührü çok kullanılmaktan ötürü silinmeye başlamıştı. Bir kez tükendiğinde bir yenisini edinmesinin tek yolu klanına dönüp atasal mabedin önünde 49 yıl secde etmekti.

 

Ona kalırsa yıldız mührünü yitirmenin eşiğine gelmesinin ana sebebi Bai Xiaochun’du. Ona rastlamadan önce labirentte her şey iyiydi ama Xiaochun ona kötü şans getirmişti.

 

Hiç kimseyi görmediği onca günden sonra karşılaşacağı ilk kişinin Bai Xiaochun olacağınıysa hayal dahi edemezdi!

 

“Goril sensin, Bai Xiaochun!” diye bağırdı. “Soyun sopun goril!”

 

Aslında bu kişinin kimliğinden tamamen emin değildi ama Bai Xiaochun olması gerektiğine ikna olmuştu. O yaklaşırken de yayını çekerek art arda dokuz ruh oku gönderdi.

 

Bai Xiaochun bunun karşılığında gülerek Ebedi Şemsiyesini açtı ve okları rahatlıkla engelleyerek Zhou Yixing’e yaklaştı.

 

Zhou Yixing Ebedi Şemsiyenin üzerindeki dokuz dizaynı fark etti, önceleri yalnızca sekiz tane olduğunu bildiği için de gözleri kızararak öfke dolu bir şekilde kükredi.

 

Dokuz renkli ateşiyle bir ruh güçlendirme yapıldığını anlaması çok sürmemişti. Bai Xiaochun’un ilk seferinde bir ruh güçlendirme başarmış olmasının altındaki şans da Zhou Yixing’in tepesini iyice arttırmıştı.

 

“Öfkelenmeye gerek yok, Bay Goril. İsmini söyle, olsun bitsin!” diyerek Ebedi Şemsiyeyi kapattı ve bir büyüyle elini sallayarak hızla Zhou Yixing’e frijit qi eseri olan buz mızrakları gönderdi.

 

Doğrusu Bai Xiaochun Zhou Yixing’e rastladığı için çok mutluydu ve tek başına geçirdiği onca günden sonra onu öldürmeye niyeti yoktu. Hatta Usta Tanrı-Kahin ve Zhao Long’u ardında bıraktığı için de pişman olmuştu, şu anda tanıdık her yüz bir nimetti.

 

“Ben Zhou Yixing’im 周一星, seni geri zekalı!” diye kükreyen Zhou Yixing buz mızraklarından kaçınmak için sıçrayarak iki elli bir büyü hareketiyle içinden pek çok kinci ruh çıkarttı. Ruhlar hızlıca birleşerek bir büyü sembolü halini aldı ve çıkan ruh ateşi buz mızraklarına doğru ilerledi.

 

Mızraklar gümbürtüler eşliğinde dağılırken çıkan şok dalgasını fırsat bilen Zhou Yixing geri çekildi. Bir yandan da art arda on sekiz ruh oku gönderdi!

 

“Geberme zamanı!!” diye bağırdı.

 

Bai Xiaochun Ebedi Şemsiyesi olmasaydı Zhou Yixing’in dokuz kat ruh güçlendirmeli yayıyla baş etmekte zorlanabilirdi. Ama artık işler farklıydı.

 

“Zhou Yixing mi 周一猩? Gorilin Xing’i mi? Demek gerçekten bir gorilsin! Hahaha!” Bai Xiaochun Ebedi Şemsiyeyi çabucak açarak ruh oklarını engelledi ve frijit qi’siyle yeni buz mızrakları gönderdi.

 

Planı Zhou Yixing’i canlı yakalamak ve ondan biraz ruh büyücülüğü sırları almaktı. Hatta güçlü bir düşmana denk gelip onu yem olarak falan atsa daha da iyi olurdu…

 

Bölüm 545 : Ben Zhou Yixing'im, Seni Geri Zekalı! 

#Merhaba goril, ay pardon yıldız abi  Bizimkinin insanlara taktığı bu isimlere hastayım. Ama abimiz bizimkine pek hasta değil. Ona kötü şans getirdiğini düşünüyor ki pek de haksız sayılmaz. O zaman bakalım bu kötü şanslı buluşmanın sonu ne olacakmış, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18396 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37607 Bölüm Sayısı


creator
manga tr