Bölüm 536 : Kabul Edilemez Zorbalık

avatar
1538 0

A Will Eternal - Bölüm 536 : Kabul Edilemez Zorbalık


Çevirmen : Clumsy 

 

Chen Hetian Bai Xiaochun ismine geldiğinde duraksamıştı. Bai Xiaochun Deri Yüzücülere katılışından bu yana Büyük Set için çok önemli bir hal almıştı ve Chen Hetian da bunun farkındaydı. Ayrıca o ve Zhao Tianjiao arasındaki yakın dostluktan da haberdardı.

 

Tabii ki akşam çöktüğünde labirentin dışındakiler Chen Hetian ve 30,000 yetişimci olmayacaktı. Bir sürü Yabani vahşi ve ruh yetişimcisi de olacaktı…

 

Deva ruhları onları gizli büyülerine ekstra güç niyetine kullanabilecek olan Yabaniler için de bir o kadar değerliydi. Bu yüzden Chen Hetian, Yabanilerin de o deva ruhu uğruna mücadele edeceğinden yana endişeliydi.

 

Fakat esas endişe kaynağı labirente giren ruh yetişimcisi ve vahşilerin kızı ve çırağıyla karşılaşma ihtimaliydi.

 

Bu yüzden labirentteki Yabanilerin özellikle peşine takılacağı, öldürme güdülerini odaklayacağı birini götürmek istiyordu. Yabanilerin özellikle izini süreceği birini…

 

Ve hiç kimse bu gerekliliklere Bai Xiaochun’dan daha çok uyum sağlayamazdı… Yabaniler Bai Xiaochun’dan nefret ediyordu ve onu gördükleri an öldürmek için peşine takılacakları kesindi. Neticede kellesinin ödülü beş elementlik deva yaratığı ruhu setiydi ki bu hiçbir Yabaninin ilgisiz kalabileceği bir şey değildi.

 

Labirente giren her Yabani özel bir emir olmaksızın Bai Xiaochun’un peşine takılır ve onu öldürmeyi denemeyi seçerdi.

 

Bai Xiaochun’un varlığı bile tüm Yabanileri çekmek için yeterliydi. Böylece hem Büyük Set yetişimcileri için ortam daha güvenli olacak hem de deva ruhunu elde etme şansları artacaktı.

 

“Bai Xiaochun…” diye mırıldanan Chen Hetian’ın gözleri ışıldıyordu. Doğrusu Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı Ruh Yaklaştırma Haplarının sırrını çözmek için çoktandır uğraşıyordu.

 

Bu haplar tek bir kişi tarafından kontrol edilmesine izin verilemeyecek kadar önemliydi. Tabii ki Bai Xiaochun başkaldırmasın veya isteksiz davranmasın diye bu konuda habersiz bırakılmıştı.

 

Tarikat, formülü netleştirmenin eşiğine gelmişti ve patlayan hap fırınlarının etkilerini taklit etmek için de çalışılıyordu. Bu yüzden Bai Xiaochun artık Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı için de Chen Hetian için de eskisi kadar değerli değildi.

 

Bu mevzu patlak vermeseydi Chen Hetian, onu eskisi gibi kullanmaya devam edebilirdi. Ama şu anda çırağının ve kızının canı söz konusuyken Bai Xiaochun’u en ufak bir avantaj uğruna dahi feda etmeye hazırdı.

 

Aklında bu düşüncelerle Bai Xiaochun ismini hiç tereddütsüz listeye ekledi!

 

Güneş göğe yükseldiğinde 30,000 isimlik liste hazırlanmıştı. Şimdiden gerilmişti. Sonuçta labirent o akşam açılacaktı.

 

Listeyi göze gönderdikten sonra labirente ilerleyecek listedekileri bilgilendirmek için otoritesine başvurdu. Beş lejyon yetişimcilerinin madalyonları gelen haberlerle tek tek titreşmeye başlamıştı.

 

“Ben listedeyim!”

 

“Bu görev tehlikeli olacak ama ödül dediğin risk gerektirir!”

 

“O labirentte bir deva ruhu var! Heh heh. Kesinlikle ruh yetişimcileri de olacaktır ve hepsinde ruhu güçlendirilmiş korkunç silahlar var. Elime bir tanesini geçirebilirsem o deva ruhunu almasam da gittiğime değer!” 

 

Göreve katılma emri alan yetişimcilerde farklı surat ifadeleri belirmişti. Pek çoğu önemli bir görevde bir devaya eşlik etme şansı bulduğu için çok heyecanlıydı. Bir kısmıysa tehlike karşısında kaşlarını çatmıştı. Ancak her biri beş lejyonun birer yetişimcisiydi, bu yüzden şikâyet etmeleri mümkün değildi.

 

Sonuçta metnin altında göreve katılmayı reddetmenin bir ihanet olarak değerlendirileceği yazılıydı!

 

Ve Büyük Sette ihanetin cezası idamdı!

 

Herkes emirleri alırken Bai Xiaochun da karargahında oturuyor, titreye titreye madalyonuna bakıyordu. Mesajını okuduktan sonraysa tiz bir çığlık atmış, suratındaki kan çekilmişti.

 

“İhanet mi!? İhanetin cezası bin kesikle ölüm mü… Gitmek istemiyorum!!” 

 

Hemen ayağa kalktı ve madalyona görüşü bulanıklaşacak kadar yoğun bir şekilde baktı. Kendisini bir kaplanın pençesine düşen bir kuzu gibi hissediyordu, teninin ve kanının her zerresinde derin bir tehlike hissi mevcuttu. Dehşete düşmüş bir şekilde Bai Lin’e mesaj gönderdi.

 

Uzun bir müddet sonraysa Bai Lin’den cevap geldi.

 

“Kıdemli Chen kararını verdi. Onu ikna etmek için uğraştım ama reddetti. Üzgünüm, Xiaochun, yapılabilecek bir şey yok.”

 

Bai Xiaochun’un kalbi ansızın buz kesti ve öfke dolu bakışları madalyonuna çevrildi.

 

“Büyük set için üstün hizmetler sergiledim! Ben bir tümgeneralim!” Bai Xiaochun fazlasıyla öfkeliydi ve Chen Hetian’ın Yabanilerin kendisini Büyük Setin dışında öldürmeye kalkışacağını hesaba katmadığına inanmıyordu. Hatta o labirentte beş lejyon yetişimcilerinin de gaza gelip onu öldürmeye çalışmaları bile şaşırtıcı olmazdı.

 

Ayrıca kendini savunabilmek için yapabileceği hiçbir şey yok sayılırdı. Oraya gitmek fazlasıyla tehlikeli olmakla kalmayacaktı, adeta kendi idamına gidecekti!

 

Chen Hetian tüm bunlara rağmen onu seçmiş ve Bai Lin’in değişiklik talebini reddetmişti. Belli ki bunu kasten yapmıştı.

 

“Beni Yabanileri çekecek bir yem olarak kullanmayı planlamış olmalı…” diye düşünen Bai Xiaochun’un gözleri öfkeden kıpkırmızıydı, kanı çılgınca pompalanıyordu. Analizinde haklı olduğundan emindi ve öfkesi tavan yapmaktaydı. Arkasındaki biri onu kılıcıyla alevli bir çukura atlamaya zorlamış gibi hissediyordu. Neredeyse nefes alamayacaktı.

 

“Gitmezsem bin kesikle öldürüleceğim. Ayrıca Nehre Meydan Okuyan Tarikat da etkilenebilir. Ekstrem bir tehlikeye atılmakla kalmayacak, idama mahkûm edileceğim…

 

“Yıllardır Büyük Seti savunuyorum! Sayısız savaş kredisi kazandım. Ve Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı bana böyle mi davranıyor!?” Bai Xiaochun yoğun bir öfkeyle ellerini yumruğa çevirdi, yüzü kızarmış, boynunda mavi damarlar belirmişti. Uzun bir müddet sonraysa acı bir şekilde güldü. Başka şansı yoktu. Ya gerçek bir ölüm cezası alacaktı ya da mecazen. Haliyle ikinciyi seçmek zorundaydı.

 

“Ruh Yaklaştırma Hapımın sırrını çözmüş olmalılar.” Bu konuda yapabileceği hiçbir şey yoktu. Fiziksel olarak titrese de bunun sebebi korku değil, öfkeydi!

 

Gök Şehrindeki Fantezi Hapı vakası tarikatın kendisine nasıl davrandığının kanıtıydı ama ardından yaşananlardan sonra bu noktaya ulaşacağını hiç düşünememişti.

 

Kendini kontrol altına almaya zorladıktan sonra acı bir şekilde gülerek çantasını toparlamaya başladı. Yapabileceği tek şey hayatta kalabilmek için olabildiğince iyi hazırlanmaktı.

 

Ebedi Şemsiyesiyi ve sekiz renkli yakıtı çıkarttı. Aslında niyeti bu ateşi sonraki zamanlara saklamaktı ama şemsiye üzerinde kullanmaktan yana hiç tereddüt etmedi.

 

Şemsiyeyi kaplumbağa tavaya yerleştirdi ve sekiz göz kamaştırıcı gümüş dizayn belirdi!

 

Dizaynları gizlemeye uğraşmadı. Büyük Sette geçirdiği yıllar içerisinde çoklu ruh güçlendirmeli nesneleri olan pek çok Yabani ruh yetişimcisi görmüştü. Ve gördüğü kadarıyla Cennetkarışı Nehrindeki ruh güçlendirme teknikleri Yaban Arazilerdekinden farklıydı.

 

Uzun zamandır bunu merak ediyordu, hatta Bai Lin’e bile sormuştu ama aldığı tek yanıt ruh büyücüleriyle alakalı olduğu şeklindeydi. Bai Lin bundan öte bir bilgi vermek istememişti.

 

Bai Xiaochun’un kendi araştırmaları da yanıtın ruh büyücüleriyle alakalı olduğunu göstermiş ama pek öteye gidememiş, bir yanıt almaya çalışmanın peşini bırakmıştı.

 

Ebedi Şemsiyeye sekiz kat ruh güçlendirme gerçekleştirdikten sonra elindeki tıbbi hapları, zırhları ve büyülü nesneleri de elinden geldiğince güçlendirdi.

 

Bir noktada Usta Tanrı-Kahin ve Zhao Long da görev için seçildikleri bilgisini verdi. Zhao Long sakin karşılamış olsa da Usta Tanrı-Kahin dehşete düşmüş ve kendisini sildirmeye çalışması için Bai Xiaochun’a yalvarmıştı.

 

“İkincil Başpapaz, kurtar beni! Buraya daha yeni geldim! Bu… bu hiç adil değil!!”

 

Kıtanın aşağı yukarı 800 üyesi göreve seçilmişti ve Song Que de içlerindeydi.

 

Bai Xiaochun’un da listede olduğunu işitmek hepsini afallatmıştı. Bilhassa Usta Tanrı-Kahin aptala dönmüş ve suratına acı bir gülümseme yerleşmişti. Belli ki Bai Xiaochun kendisini görevden çıkartamadıysa başkaları için de umut yok demekti.

 

Bai Xiaochun herkesi gönderdikten sonra iç çekerek şehrin ortasındaki pagodaya gitti ve savaş kredilerinin hepsini kağıt tılsım ve ruhsal güç yenileyecek alkol benzeri ürünlere harcadı.

 

Labirentte kendisini koruması için yeterli ruhsal güce sahip olmalıydı. Tabii 3. Kıtadakilerin güvenliğinden de sorumluydu ama zamanı kısıtlı olduğu için onlara elinden gelen yardımı yapsa da fazla ileri gidemedi.

 

Akşamın çökmesine yalnızca iki saat kalmıştı. Bu noktada Chen Hetian pagodadan çıkarak kadrodaki 30,000 yetişimciyi çağırdı ve elini sallayarak duvarın ötesine ulaştı.

 

Grubun çok yavaş hareket edeceğinden endişelendiği için bulut kitleleri çağırarak 30,000 yetişimciyi hızlıca taşımıştı. Bu yüzden labirente ulaşılması yalnızca iki saat kadar aldı.

 

Bai Xiaochun da o kalabalığın içerisindeydi ve Chen Hetian’a öfkeli bakışlar atmaktaydı. Fakat adamın yetişim basamağı göz önüne alınınca yapabileceği tek şey çaresizce iç çekmekti. Yine de kendisini bir yemin etmekten geri koyamadı.

 

“Sen benim yarı tanrı olmamı bekle de gör, seni yaşlı fosil! O zaman intikamımı alacağım!”

 

#Chen Hetian’a çok da kızamadım açıkçası. Taze bir anne olarak ben de evladım için normalde yapmayacağım şeyler yapabilirdim. Ama yaptığı bu seçimin bedeli onun için ağır olabilir diye düşünüyorum. Malum Bai Xiaochun’un tepesini attırıp da karşılığını almayan birine rastlayamıyoruz. Öyleyse bakalım bu görevde bizi neler bekliyormuş, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18130 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37399 Bölüm Sayısı


creator
manga tr