Bölüm 534 : ***

avatar
1624 0

A Will Eternal - Bölüm 534 : ***


Çevirmen : Clumsy 

 

Dokuz sütunun bir arada belirişiyle hemen hemen aynı anda Chen Hetian ve Sahibe Al-Toprak yeşim kağıtlarını çıkarttı; belli ki ikisi de birer mesaj almıştı.

 

Ardından yüzleri eşit oranda okunamaz ifadelere büründü ve nefesleri kesildi. En sonunda ikisi de birbirinin gözüne bakarak birer konuşma iletti.

 

Birkaç nefeslik sürenin sonunda da anlaşmaya varıldı ve Chen Hetian elini sallayarak aşağıdaki kuvvetlere seslendi.

 

“Beş lejyon, geri çekilin!”

 

Aynı saniyede Sahibe Al-Toprak da gözleri ışıldayarak Yabanilere baktı ve soğuk bir sesle konuştu.

 

“Kutsal Halk, geri çekilin!”

 

İki taraf da aynı emri almışken mücadelenin devam etmesine imkân yoktu. Savaş sona ermişti. Böylece yabani vahşileri kafaları karışık halde ve dokuz ışık sütununun doğurduğu şaşkınlıkla geri çekilmeye başladı.

 

Büyük Set güçleri de benzer tepkiler verdi. Yetişimciler iki devanın savaşı kesmesine neyin sebep olabileceğini farklı tahminlerle irdeliyordu! Sebep her ne olursa olsun dokuz ışık sütunuyla ilgili olmalıydı!

 

Bai Lin ve diğer generaller geri çekilişi yönetirken Yabani ordusu da gece karanlığında ortadan kaybolmaktaydı.

 

Chen Hetian ise bir anda kaybolmuş ve birkaç saatliğine ortalıkta görünmemişti. Pagodada yeniden belirdiğinde gece geç saatlere varılmıştı. İlk işi Bai Lin ve diğer generalleri bir toplantı için birleştirmek oldu.

 

Bu esnada beş lejyon yetişimcilerinin tamamı garnizonlarına dönmüştü.

 

Bai Xiaochun da kendi 3. Kıtasına geçmişti, uzaklardaki dokuz ışık sütununa bakmaktaydı. Gece çökse ve huzmeler siyah renkli olsa da onları bariz kılan hafif bir ışıltıları vardı.

 

Bai Xiaochun’un kalbindeki nahoş his kuvvetlenmeye başlamıştı.

 

“Tam olarak neler oluyor?” diye düşünüyordu gergince. “Diğer sütunlardan emin değilim ama ilki çok ruh yakaladığım içindi, bir tür zincirleme reaksiyon olmuştu.

 

“Acaba biri o gördüğüm çarpık ruh hayaletini kışkırtmış olabilir mi? Ya da kabristanın içerisinde bir şey olmuştur?” Bai Xiaochun durumu düşündükçe bu işin altında başka birinin olduğuna daha çok ikna oluyordu. Sonuçta Büyük Set de Yabaniler de kabristanı incelemek için bir sürü kişi göndermişti.

 

“Ya o şeytani hayaletin ruhu kaçtıysa? Ya benim peşimdeyse!?!?” Bu düşünce stresten dudaklarını kemirmeye başlamasına yol açmıştı. Korku dolu bir şekilde etrafına bakarken o hayaletin ne kadar da korkunç olduğunu düşünüyor ve hiç güvende olmadığını fark ediyordu.

 

“Ne yapmalıyım? Lütfen biri bana bu konuda hatalı olduğumu söylesin!” Artık ağlamanın eşiğine gelmişti ve iç çekmeyi kesemiyordu.

 

Chen Hetian’ın Bai Lin ve diğer generallerle gerçekleştirdiği toplantı yalnızca iki saat sürdü. Ardından generaller gözlerinde gizleyemedikleri ışıltılarla pagodadan çıktı.

 

Bai Lin Deri Yüzücülere döndüğünde şafak çökmek üzereydi. İlk işi tümgenerallere emir vermek oldu. “Bütün tümgeneraller bir toplantı için hemen konutuma gelecek!”

 

Bai Xiaochun bir anlığına tereddüt etse de derin bir nefes alarak Bai Lin’e ait tabutu andıran konuta yöneldi. Çok geçmeden gözüne ciddi ama meraklı ifadeler taşıyan diğer Deri Yüzücü tümgeneralleri takıldı. Kollarını kavuşturarak verdikleri selamların ardından da grup, Bai Lin’in konutuna girdi.

 

Bai Xiaochun ve diğer sekiz tümgeneral ana salonda Bai Lin’in karşısına geçip kollarını kavuşturarak selam verdi.

 

“Büyük bir şey oldu!” diyen Bai Lin’in gözleri ışıl ışıldı. Herkes içten içe ürpermişti.

 

Bu noktada Bai Xiaochun’un kalbi küt küt atıyordu ve Bai Lin’in kabristandan kaçan şeytani bir ruhtan bahsetmesini bekliyordu.

 

Fakat hiç kimse soru soramadan önce Bai Lin heyecanlı bir şekilde, “Bir deva ruhu tespit edildi!” dedi.

 

Ve Bai Xiaochun hariç bütün tümgeneraller sersemledi.

 

“Bir deva ruhu!!”

 

“Bir deva ruhu tespit edildiğine inanamıyorum!!”

 

“Yıllardır Büyük Setteyim ama deva ruhlarının yalnızca hikayesini işitmiştim. Daha önce hiçbirini kendi gözlerimle görmedim!!” Bütün tümgeneraller Ruhun Başlangıcında olsa da bir deva ruhunun astronomik değeri son derece kışkırtıcı gelmişti.

 

Bai Xiaochun en sonunda birazcık rahatladı. Deva ruhlarının neye benzediğini biliyordu ve çukurda karşılaştığı şeytani hayaletin bir deva ruhu olmadığı barizdi. Yani şeytani hayalet ortaya çıkmadığı takdirde Bai Xiaochun için endişelenecek bir şey yoktu. Ayrıca Büyük Sete olan aşinalığı sayesinde deva ruhlarının ne kadar kıymetli olduğunu da biliyordu!

 

Öncelikle bir tam set deva yaratığı ruhuyla değiştirilmeleri mümkündü. Tam tersi beş elementlik bir deva yaratığı ruhu seti de bir deva ruhuyla takas edilebilirdi, tabii bunu yapacak birini bulmak imkansıza yakındı.  

 

Neticede deva ruhları inanılmaz nadirdi.

 

Deva ruhuna sahip kişiler bunu bir sır olarak tutar ve kalan dört ruhu tamamlamaya çalışırdı. Bu haber işitilirse sonuçları ağır olurdu. Bu yüzden şu anda Cennetkarışı Adasında bunu yapabilecek tek kişi İlahtı.  

 

İlahın herhangi birinin Ruhun Başlangıcına deva ruhlarıyla geçmesini istemediği de söyleniyordu. Sadece bir dedikodu olsa da İlah böyle bir şeyi önlemeyi arzuladığı takdirde bu yolda yürüyen kişinin sonunu rahatlıkla getirebilirdi.

 

Tüm bu muğlak hikayeler insanları neye inanacakları konusunda kararsız kılmaktaydı.

 

Her halükârda Bai Xiaochun bu konuda pek endişelenmiyordu. Onun umursadığı şey zavallı küçük canıydı. Etrafa bakıp diğer tümgenerallerin suratlarındaki ifadeleri görünce kendiyle bir hayli gurur duymuştu.

 

“Alt tarafı bir deva ruhu, değil mi? Neyi bu kadar büyüttüler ki? Benim çantamda iki tane var.” Tabii ki bu düşüncelerine rağmen suratına delice ve beklenti dolu bir ifade yerleştirmişti.

 

Bai Lin ise sözlerinin doğurduğu tepkilerden son derece memnundu. Chen Hetian’dan bu haberi aldığında kendisi de aynı şekilde şaşırtmıştı. Fakat onun şaşırma sebebi ruhun değeri değil, Chen Hetian’ın verdiği bilgilerin devamıydı.

 

Bai Lin ilk başta bu bilgileri tümgenerallere vermek konusunda kararsızdı. Fakat diğer generallerin kendi tümgenerallerine söyleyeceğini düşünerek ve yaklaşan müsabakada ve deva ruhunu kazanma konusunda yardıma ihtiyacı olacağı için söylemeye karar verdi.  

 

“Bir tam set deva ruhu bir yetişimciyi Cennet-Daosu Ruhun Başlangıcına taşıyabilir ama tek faydası bu değil. Bu ruhlar Ruhun Başlangıcındaki kişilere Deva Alemine ulaşma konusunda daha iyi bir şans tanır!

 

“Tek bir deva ruhu bile bu olasılığı arttırırken tam bir setiniz olduğu takdirde ihtimaller astronomik oranda artar!”

 

Bai Xiaochun pek etkilenmemiş olsa da diğer tümgenerallerin bir kısmının gözleri yuvalarından çıkma raddesine gelmişti. İç çekişlerine bakılırsa bu bilginin onları serseme döndürdüğü barizdi.

 

“Deva Alemine geçme şansını arttırabiliyormuş…”

 

“Deva ruhlarının bu kadar faydalı olduğuna inanamıyorum!!”

 

Bai Lin gruba sessizce bakarak tepkileri gözlemledi. Bai Xiaochun’un da dahil olduğu dokuz tümgeneralin üçünde tepki yoktu. İkisinin hafiften ifadesi değişmiş, dördüyse bariz şekilde şok olmuştu.

 

Bai Xiaochun’un suratında soğuk bir ifade vardı. Bai Lin’in gördüğü kadarıyla Ruhun Başlangıcına ulaşmayı düşünen Bai Xiaochun için bu bilgi pek de etkili olmamıştı. Her biri Ruhun Başlangıcında olan tümgenerallerden daha farklı bir tepki vermesi gerektiği ortadaydı.

 

Tabii ki Bai Xiaochun’un soğukkanlılığı elindeki iki deva ruhundan geliyordu. Eskiler, tok açın halinden anlamaz derdi.

 

Neyse ki Bai Xiaochun Bai Lin’in tepkisini fark edip gözlerini birkaç kez kırpıştırdı ve diğer tümgenerallere düşünceli bir şekilde baktıktan sonra kollarını kavuşturarak Bai Lin’in önünde eğildi.

 

“General, bu büyük bir fırsata benziyor. O deva ruhunu alabilirsek bir deva olma yolunda çok daha büyük bir şansınız olabilir!”

 

Bai Xiaochun’un sözleri heyecanlı tümgeneralleri kendine getirdi. Doğal olarak Deva Alemine uzaklıkları gereği bir deva ruhu şu anda onlar için pek de faydalı olmazdı. Ellerine bir ruh geçirseler dahi bunun haberi kesin yayılırdı.

 

İçlerinde ilerlemeye en yakın kişiyse hiç şüphesiz ki tam önlerinde duran General Bai Lin’di. Gözlerindeki soğuk ışıltıları gören ve Bai Xiaochun’un sözlerini işiten tümgeneraller, Bai Xiaochun’un kendilerine durumun gerçekliğini hatırlattığını fark etmişti.

 

Doğrusu bir deva ruhunun şok edici haberi onları kendilerinden geçirmişti, aksi takdirde böyle bir hatırlatmaya gerek duymazlardı. Bai Lin’in gözlerindeki soğuk bakış, tümgenerallerin Bai Xiaochun’a minnettar kalmasını sağlamıştı.

 

Böylece dört tümgeneral Bai Xiaochun’a anlamlı bakışlar attı ve bir tanesi kollarını kavuşturarak Bai Lin’in önünde eğildi.

 

“General, bu deva ruhu tam olarak nerede?”

 

Bölüm 534 : Deva Ruhu Haberi

#Kesin o deva ruhu bizimkinin olur. Anlamsız şekilde şanslı oluşuna o kadar alıştım ki ruh onun olmazsa çok şaşırırım valla. Ama ruh nerden çıkmış, onu almak için nasıl bir yol izleyecekler sorularının cevaplanması lazım. Hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18132 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37402 Bölüm Sayısı


creator
manga tr