Bölüm 371 : Başpapazlar, Kurtarın Beni...

avatar
2334 0

A Will Eternal - Bölüm 371 : Başpapazlar, Kurtarın Beni...


Çevirmen : Clumsy

 

Tapınağın ve taş büyü formasyonunun dışındaki Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileri çıraklarının gelmesini gerginlikle bekliyordu. Ansızın üzerlerinden ışık huzmeleri alçalmaya başladı, tüm tarikatların çırakları o huzmelerin içerisindeydi.

 

Tek bir istisna olmaksızın her birinin ya suratlarında ya da bedenlerinde siyah kaplumbağa izleri mevcuttu. Üç tarikatın Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileri bu manzara karşısında gözlerinin irileşmesine engel olamamıştı.

 

Frijit Tarikat, Kızılruh ve Usta Tanrırüzgarı ise ansızın çok kötü bir hisse kapılmıştı…

 

“Hepiniz…” Herhangi bir Ruhun Başlangıç Aşaması Daoist efendisi meseleyi sorgulayamadan önce formasyon taşlarından birinde yeni bir ışık huzmesi belirdi ve Bai Xiaochun ortaya çıktı. Maddeleşir maddeleşmez de tam hızla Nehre Meydan Okuyan Tarikat başpapazlarına doğru koşturdu.

 

“Beni öldürmeye çalışıyorlar!” diye bağırdı yaklaşırken. “Kurtarın beni başpapazlar! Neredeyse küçük zavallı canımdan olacaktım! Ölmemi istediler!”

 

Sözlerin ağzından çıkışıyla birlikte taşlardaki diğer çıraklar deliye dönmüştü. Kıdemli jenerasyonun varlığına rağmen hepsi de Bai Xiaochun’un üzerine atıldı.

 

“Seni geberteceğim, Bai Xiaochun!!” Gümbürdeme sesleriyle birlikte yüze yakın yetişimci saldırıya geçmişti. Tabii tüm Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcileriyse tamamen sersemlemiş haldeydi.

 

Frijit Tarikat, Kızılruh ve Usta Tanrırüzgarının ifadeleriyse ansızın ciddileşti. Bunca insan Bai Xiaochun’u öldürmek istiyorsa kim bilir içeride ne tehlikelerle yüzleşti diye düşünmeden edemiyorlardı.

 

“Humph!” diyen Kızılruh bir adım öne çıkarak ayağını yere geçirdi. Ve yarattığı devasa şok dalgası dört bir yana dağılırken üç tarafın yetişimcilerinin de ayakları yerden kesildi.  

 

“Bai Xiaochun Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ikincil başpapazıdır! Ne cüretle onu öldürmeye çalışırsınız!?!?” Bu yetişimcilerin hepsi Seçilmiş olsa da henüz Öz Formasyondaydılar ve Kızılruhla kapışmaları mümkün değildi. Yaydığı korkutucu aura hepsini içten içe titretmeye yetmişti.

 

Kızılruh, Frijit Tarikat ve Usta Tanrırüzgarının arkasına saklanan Bai Xiaochun bile bir hayli etkilenmiş ve miras alanında yüzleştiği tüm tehlikelere değdiğini düşünmeden edememişti.

 

Bu sırada gözleri ışıldayan ve ifadesi sertleşen Frijit Tarikat diğer tarikatların Ruhun Başlangıç Aşaması yetişimcilerine dönerek lafa girdi: “Dao Nehir Kortu. Polarite Nehir Kortu. Yıldızlı Nehir Kortu. Bunun için düzgün bir açıklamanız olsa iyi olur!”

 

Usta Tanrırüzgarı da bir elini Bai Xiaochun’un omzuna yerleştirerek yetişim basamağıyla yaralarını incelemeye başladı. Başta şaşırmış olsa da çabucak Xiaochun’a hiç kimsenin fark etmeyeceği bir bakış gönderdi.

 

Bai Xiaochun adamın niyetini hemen anlamıştı. Yüzünü iyice solgun gösterdi, sızlanmaya başladı, dilini ısırdı ve biraz kan kustu.

 

Ardından elini göğsüne götürerek kesik kesik nefes almaya başladı. Ve üç tarikatın yetişimcilerini göstererek şöyle dedi: “Onlar… çok gaddarlar! Onlar… beni öldürmeye çalıştılar… Ben… Ben sadece…”

 

Bunu gören yetişimcilerin bastırdığı öfke iyice yükselmişti. Hepsi Bai Xiaochun’un ne kadar dirayetli olduğunu gözleriyle görmüştü. Üstelik altı bacaklı bir tavşan kadar hızlıydı ki bu yüzden darbelerini ona isabet ettirmek çok zor olmuştu.  

 

Ama şimdi tutup da ciddi bir şekilde yaralanmış olduğunu iddia ediyordu…

 

“Bai Xiaochun, seni--”

 

Birkaç kişi öfke dolu bir şekilde bağırmaya başlasa da henüz bir iki kelime edebilmişken Dao Nehir Kortunun beyaz saçlı adamı sertçe bağırarak onları susturdu: “Hepiniz kapayın çenenizi!”

 

Gök gürültüsünü andıran sesi herkesi anında bastırmış, çırakların kalplerini titretmişti. Bakışlarını kaçıran topluluk çabucak sessizleşti.

 

“Dao Nehir Kortu bir ay içerisinde açıklamasını sunacak. Nehre Meydan Okuyan Tarikatın Yoldaş Daoistleri, umarım daha önce tartıştığımız meseleyi değerlendirmeye vakit ayırır ve bizlere olabildiğince hızlı şekilde bir cevap verirsiniz.” Bu sözlerin ardından Bai Xiaochun’a dönüp zoraki bir gülümseme sunarak diğer Dao Nehir Kortu yetişimcileriyle birlikte ortamı terk etti.

 

Çıraklardaki kaplumbağa izleriniyse tamamen görmezden gelmişti…

 

Dao Nehir Kortu yetişimcileri ayrılırken Polarite Nehir Kortu da açıklama yapma konusunda benzer sözler sarf ederek ayrıldı. En sona Yıldızlı Nehir Kortu kalmıştı. Kırmızı saçlı yaşlı adamın ifadesiyse daha nahoş olamazdı…

 

Tam tarikatının çıraklarına bakıp arkasını dönerek ayrılmak üzereyken Usta Tanrırüzgarı ansızın şöyle dedi: “Yoldaş Daoist, Yıldızlı Meteorun bir ay içerisinde teslim edilmesini bekliyorum!”

 

Kırmızı saçlı yaşlı adam arkasına dahi bakmadan yanıtladı: “Kıymetsiz bir Yıldızlı Meteor için sözümden dönecek değilim!”

 

Bu sözlerin ardından soğuk bir şekilde homurdanarak çıraklarıyla birlikte oradan ayrıldı.

 

Akabinde doğan sessizlikte Frijit Tarikat, Kızılruh ve Usta Tanrırüzgarının kuşku dolu suratları Bai Xiaochun’a çevrildi.

 

Bai Xiaochun ise göğsünü tutmaya devam etmekteydi. Beti benzi atık bir şekilde ve acınası bir havayla başpapazlara bakıyordu.

 

“Başpapazlar, orada ne kadar acı çektiğime dair hiçbir fikriniz yok. İşler biraz daha uzasaydı sonum gelebilirdi. Nehre Meydan Okuyan Tarikata yeni bir ikincil başpapaz seçmeniz gerekebilirdi.”

 

Başpapazlar gülseler mi ağlasalar mı bilemez haldeydi. Kısa bir süre sonra konuşan Kızılruh oldu: “Nasıl başardın?”

 

“Ha? Oh. Ehh, ben bile emin değilim doğrusu. Beni görür görmez öldürmek istediler. Gerçekten şaşırtıcıydı.”

 

“Miras mühürlerinden bahsediyorum.”

 

“Oh, miras mühürleri! Bakın, böbürlenmek istemem ama miras mühürleri ben içeri girer girmez efendileriymişim falan gibi davranmaya başladı. Bana öylece akın ettiler. Onları kovalamama bile gerek kalmadı. Tam bir baş ağrısıydı.” Bai Xiaochun’un palavraları üç başpapazın sessizce bakakalmasına yol açmıştı. Durumdan emin olamayan Xiaochun temkinli bir şekilde devam etti: “Peki kazandık mı? Tüm miras mühürlerini aldım, hatta bir de Yaşayan Dağ Büyüsü denen şeyi elde ettim.”

 

Frijit Tarikat, Kızılruh ve Usta Tanrırüzgarı birbirlerine baktıktan sonra ansızın kahkahalara boğuldu. Doğrusu Bai Xiaochun’un tüm mühürleri nasıl elde ettiği umurlarında değildi. Bunu nasıl yapmış olursa olsun o Nehre Meydan Okuyan Tarikatın ikincil başpapazıydı ve hepsi aynı takımdaydı!

 

“Kazanmakla kalmadın, fena halde kazandın!!” diyen Usta Tanrırüzgarı içten bir kahkaha attı.

 

Rahatlayan Bai Xiaochun da kendisiyle hiç olmadığı kadar gurur duyarak gülmeye başladı.

 

Heyecanla, “Tamamdır, hadi tarikatımıza geri dönelim!” diyen Frijit Tarikatın Bai Xiaochun’a bakan gözleri takdirle ışıldıyordu. Ardından onu havalandırarak Cennetboynuz Kılıcına yöneldi.

 

Başpapazlar Nehre Meydan Okuyan Tarikata dönüş yolunda dışarıda olup bitenleri Xiaochun’a anlattı. İnanılır gibi değildi. Kaynakların yüzde yüzünü elde etmişlerdi, yani diğerleri önceki müsabakada elde ettikleri tüm kaynakları Nehre Meydan Okuyan Tarikata göndermek zorundaydı.

 

Bu konuda hiçbir şikâyet hakları yoktu. Sonuçta tarikatların kendi istekleri neticesinde Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatı tarafından kurallar koyulmuştu. Üstüne üstlük Nehre Meydan Okuyan Tarikat bir de Yıldızlı Meteor alacaktı.

 

Tüm bunlar Nehre Meydan Okuyan Tarikatın toplam gücünü bir hayli arttıracaktı.

 

Şu anda saldırgan ya da defansif olmayı seçme konusunda avantajlıydılar. Ayrıca kaynak durumundan ötürü Dao ve Polarite Nehir Kortlarıyla iletişimleri artacaktı. Eninde sonunda yapılacak olan kaynak dağıtımı pazarlığında iki tarikatı mutlu etmekle kalmayıp kendileri için de kar elde edebilirlerdi.

 

En önemlisi gerçekleşen yeri göğü sarsıcı olaylar neticesinde Nehre Meydan Okuyan Tarikat bir Deva alemi başpapazı elde etmeye fazlasıyla yaklaşmıştı.

 

Yeterli kaynakları da bilgileri de vardı. Çok geçmeden Kızılruh, Frijit Tarikat ve Usta Tanrırüzgarı deva olma konusunda şansını deneyecekti!

 

Oluşturulan sağlam temelle birlikte Nehre Meydan Okuyan Tarikat sonunda Orta Sahalarda gerçek bir güç haline gelebilecekti.  

 

Bai Xiaochun politika veya kumpaslar konusunda ne ilgili ne de yetenekliydi, bu yüzden diğer tarikatlarla ilgili meseleleri kurnaz tilkilere, yani Frijit Tarikat, Kızılruh ve Usta Tanrırüzgarına bırakmıştı.

 

Başpapazların odaklanmasını istedikleri şeyse anında ortaya koyulmuştu.

 

“Tarikatlar arası meseleler gerçekten önemli değil. Şu anda yapmana ihtiyaç duyduğumuz şey Yaşayan Dağ Büyüsünü anlamaya çalışmak. O Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının üç yüz gizli miras büyüsünden biri!”

 

“Yaşayan Dağ Büyüsünde uzmanlaşabilirsen savaş gücün şok edici bir artış gösterecektir!”

 

Bai Xiaochun bu sözler karşısında anında çalışmalara başladı.

 

Fakat teknik üzerine kafa yordukça gerekliliklerinin çok sert olduğunu fark etti.

 

Ayrıca yetişimin özel bir alanda yapılması gerekliydi. Tekniğin tanıtımına göre bu alan da yalnızca Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatının dağlarında mevcuttu.

 

Bai Xiaochun’un canı bu konuda biraz sıkılmıştı fakat yapacak pek bir şey olmadığını da biliyordu. Bu meseleyi bir kenara bırakırken tarikat karargahlarına yaklaşmakta olduklarını fark etti!  

 

Orada Kan Atası göklere yükseliyor, Uğursuz Gök İncir Ağacının aurası her şeyi bastırıyordu. Dört dağ zirvesiyse ejderhalar misali uzanıyordu.

 

İşte orası Nehre Meydan Okuyan Tarikattı!

 

#Eveeet bu maceranın da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bizimkinin palavraları dünya tatlısıydı, kim bilir tarikata gidince nasıl böbürlenecek 
Ve tekniğinin sadece Yıldızlı Gök Dao Polarite Tarikatında yapılabiliyor olması da acaba oraya gidecek mi sorusunu akla getiriyor. O zaman cevaplar için okumaya devam!

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18182 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37506 Bölüm Sayısı


creator
manga tr