Korku dağları bekler. #Atasözü

A Will Eternal - Bölüm 290 : Engin Akım Tarikatı Topraklarında!


Çevirmen : Clumsy 

 

Engin Akım Tarikatı Cennet Zanaatı Kıtasında ve Hap Akımı Tarikatı sınırındaydı. Yıllar süren savaş Cennet Zanaatı Kıtasını oldukça kötü bir duruma sokmuştu. Büyülü çarpışmalar zemini kraterlerle doldurmuş, büyü formasyonlarının patlayışı alandaki ruhsal gücü kaosa sürüklemişti. Mekan tamamıyla çok tehlikeli bir hal almıştı.

 

Engin Akım Tarikatı önceleri Hap Akımı Tarikatı karşısında üstünlüğü ele geçirmiş ve diğer tarikatın yarısından fazlasını özümsemeyi başarmıştı. Fakat Ruh Akımı Tarikatı ve Kan Akımı Tarikatı işbirliği savaşın gidişatını değiştirmişti ve an itibariyle Engin Akım Tarikatı içsel çatışmalara gebeydi.

 

Bu bilhassa bir zamanlar Hap Akımı Tarikatına ait olan kesim için geçerliydi. Tarikatlarının eli kulağında olan yıkımı onları taraf değiştirmeye itmişti ama şimdi, Ruh Akımı ve Kan Akımı Tarikatlarının yardımcı üyeleri olarak Engin Akım Tarikatına direnme şansları vardı!

 

Pek çok dağ yıkılmanın eşiğindeydi. Nehirler toprağın yüzeyinden silinmiş, koca dağ sıraları ortadan kaybolmuştu. Sayısız yetişimci ve klandan geriyeyse cesetler ve savaş alanlarını kaplayan kemiklerden fazlası kalmamıştı.

 

Gökyüzü bile savaştan nasibini almıştı; her nokta duman ve külle kaplıydı. Ruh Akımı Tarikatı ve Kan Akımı Tarikatının gelişiyle de gökyüzü kan bulutları ve göz kamaştırıcı beyaz ışıklarla çevrelenmişti. Bu iki tarikat için işbirliklerinin henüz çok başıydı ve Bai Xiaochun bağlantısına rağmen zor bir süreç söz konusuydu. Sonuçta yıllara dayalı bir düşmanlıkları vardı ve aralarındaki güvensizlik ortamı hala çok yoğundu.

 

Bu savaş olmasa güçlerini birleştirme düşünceleri şakadan öteye gidemez, eninde sonunda işler bozulurdu. Ama bu savaşla gerçek bir bütün olma şansları vardı.

 

Ortak bir düşmana karşı savaşmak iki tarikat çıraklarına yavaşça birbirlerine alışma şansı tanıyordu…

 

Engin Akım Tarikatı Kan Akımı ve Ruh Akımı Tarikatlarının birleşimine hazırlıklı değildi. Yaşananlar tam anlamıyla bir kabustu. Daha Hap Akımı Tarikatı işlerini düzene koyamamışken iki yeni düşman gelmiş, jilet keskinliğinde bıçaklar sırtlarına inmişti!

 

Engin Akım Tarikatı sadece bir iki ay geçmesine rağmen çok ağır kayıplar vermişti. Cennet Zanaatı Kıtasının yüzde altmışından fazlası tutulmuş, karargahların 17si harap edilmişti!

 

Engin Akım Tarikatı diğerlerinin aksine tek karargahla yetinmezdi. Onların Cennet Zanaatı Kıtasına ağ misali yayılı 29 karargahı vardı. Kıtadaki güçlerini sürdürmelerini de buna borçluydular.

 

İşgalin başlangıcı sona ermiş ve kıtanın her noktasına ufak mücadeleler yayılmıştı. Her yer patlıyor, arazi şiddetle titriyordu.

 

Ruh Akımı Tarikatı ve Kan Akımı Tarikatının ortak saldırısına maruz kalan Engin Akım Tarikatı ise kendisini zar zor savunabiliyordu. Ellerinden gelen tek şey sayılı karargahlarına saklanıp son direnişlerini sergilemekti.

 

Mücadele esnasında her Seçilmiş sırasıyla değerli tecrübeler kazanıyor, keskinleştirilip ölümcül silahlara dönüşüyordu.

 

Hayalet Diş, Shangguan Tianyou, Zhou Xinqi, Gongsun Yun, Hou Yunfei... Lu Tianlei, Song Que, Xu Xiaoshan, Jia Lie, Usta Tanrı-Kahin ve daha pek çok yetişimci savaşta ünleniyordu.

 

Xuemei de Ruh Akımı Tarikatı cephesinde görünmemesine rağmen Cennet Zanaatı Kıtasına gelmişti. Dünya Siciminin zirvesinde olduğu için dünyayı sarsabilecek bir güce sahipti.

 

Beklenmedik şekilde ünlenen ve sayısız düşmanı alt eden bir isim daha mevcuttu. Tarikatının üyelerini bile korkutan bu kız Gongsun Wan’er’den başkası değildi!

 

Aynı aşamada olduğu hiçbir yetişimci ona denk olamıyordu. Engin Akım Tarikatının bazı baş kıdemlilerini bile yenmiş ve hem Kan Akımı Tarikatı hem de Ruh Akımı Tarikatı üyelerini huşu içerisinde bırakmıştı.

 

Tabii ünlenen Engin Akım Tarikatı yetişimcileri de vardı. Bunlardan biri olan Dokuz-Ada Düşmüş Kılıç Uçurumundaki haline nazaran çok daha olgundu. Bu acı savaştaki performansıyla çokça Engin Akım Tarikatı çırağına örnek olmaktaydı.

 

Hap Akımı Tarikatı içerisinde ünlenen çıraklar da söz konusuydu. İçlerinden biri olan Lin Mu, Kadim Tıbbi Dao Tohumu Büyüsü yapıyordu. Fakat Hap Akımı Tarikatına ihanet etmiş ve Engin Akım Tarikatı Başpapazı Dokuz-Cennetin çırağı olarak kabul görmüştü.

 

O ve Dokuz-Ada Engin Akım Tarikatının yıldızları olarak her görenin gözlerini kamaştırıyordu.

 

Harap haldeki Hap Akımı Tarikatı ekibi içerisinde ise illüzyon formu yetenekleriyle Zhao Rou’yu, zehirsel yetenekleriyle de Fang Lin’i aşan Chen Manyao isimli genç bir kadın mevcuttu. Bu kadın da bir baş kıdemliyle gerçekleştirdiği uzun uzadıya mücadele gibi büyük başarılar elde etmişti.

 

İşte böyle Seçilmişler gece göğündeki yıldızlar misali savaş alanında parıldıyordu. Ancak savaş alanına yeni bir yıldız daha ışınlanıyordu.

 

Herkesin ismini bildiği, hiçbir şekilde unutulamayacak veya görmezden gelinemeyecek bu yıldız Bai Xiaochun’un ta kendisiydi!

 

Daha yeni gelmiş olsa da henüz hiç kimseyle dövüşmemiş, sayısız düşmanı öldürmemiş veya kandan nehirler oluşturmamış olsa da hiç kimsenin kıyaslanamayacağı parlaklıkta bir yıldızdı. Bugüne kadarki başarıları her duyanı tamamen sarsmak için yeterliydi.

 

O Kan Akımı Tarikatının Orta Tepe kan efendisi ve Kan Lorduydu!

 

O Ruh Akımı Tarikatının miras kesimi adayı ve ikincil başpapazıydı!

 

Tek başına iki tarikatın savaşmasını önlemiş, yine tek başına o iki tarikatı güçlerini birleştirmeye ikna etmişti. Engin Akım Tarikatına yıkım getirecek bu savaşın sorumlusu da oydu.

 

Adını herkes işitmişti ve tüm Seçilmişlerin üzerinde bir yere sahipti. Diğer Seçilmişler hala ünlenmek için rekabet ederken o çoktan üstün bir pozisyona yerleşmişti. Elinin tersiyle savaşın gidişatını tamamıyla değiştirebilmişti.

 

Hikayesini işiten herkes sarsılıyordu. Dokuz-Ada öfkeyle kükremişti, Bai Xiaochun’a dönük nefreti alev alevdi. Lin Mu ise bu hikayelerden sonra birkaç günlüğüne inzivaya çekilmiş, yeniden ortaya çıktığında Bai Xiaochun için büyük bir sürpriz hazırladığını söylemişti!

 

Bai Xiaochun şu ana dek savaşta yüzünü göstermemiş olsa da ismi herkesin kulaklarında çınlamıştı. An itibariyle Cennet Zanaatı Kıtası sınırlarında, Kan Akımı Tarikatı ve Ruh Akımı Tarikatının ele geçirdiği karargahlardan birinde bir ışınlanmanın parıltıları kendisini göstermekteydi.

 

Işınlanma portalının etrafında görevli kişilerse yanlış bir kişinin belirmesi ihtimaline karşın temkinli bir şekilde beklemedeydi.

 

Beihan Lie, Usta Tanrı-Kahin ve Jia Lie bu grubun içerisindeydi. Diğer yetişimcilerden bağımsız bir grup oluşturmuş olmaları üstün bir pozisyona sahip olduklarının göstergesiydi. Aslında yetişim seviyeleri ve saygınlıkları gereği ön saflarda olmaları gerekirdi. Lakin savaşta aldıkları kötü yaralar yüzünden üçü de bu konuma getirilmişti.

 

Hiçbiri birbirini sevmiyordu ve bu durum yalnızca Beihan Lie’nin Kan Akımı Tarikatı yetişimcilerini sevmemesiyle sınırlı değildi. Usta Tanrı-Kahin ve Jia Lie arasında da bir rekabet vardı. Tabii ki bu tarz durumlar gaziler arasında yaygın görülürdü.

 

Işınlanma ışıkları yoğunlaşırken üç yetişimcinin gözleri parıldıyordu. Usta Tanrı-Kahin bir kehanet sergilemişti. Beihan Lie’nin gözlerine soğuk ışıklar yerleşmişti. Jia Lie’nin ise gözleri kısılmış, Kuruluş Kadrosunun büyük çemberindeki dalgalanmalar etrafında hareketlenmişti. Aldığı ağır yaralara rağmen hala şok edici bir güce sahipti.

 

İnsanlar bu portalı sık sık kullanıyor olsa da alanı koruyan yetişimciler daima bu tepkileri verirdi. Çünkü bir ay önce bir grup Engin Akım Tarikatı yetişimcisi Kan Akımı Tarikatı alanının ortasına ışınlanıp sürpriz bir saldırı gerçekleştirmeyi başarmıştı.

 

Lakin ışıklar silinirken ışınlanan tek bir kişi olduğu görüldü. Bu kişinin hatları belirginleştikçe etraftaki yetişimcilerin gözleri irileşiyordu.

 

“Tarikat Amcası Bai!!”

 

“Kan Efendisi Karamahzen!!”

 

Herkes şaşkınlık çığlıkları atmıştı. Jia Lie titremeye başlıyordu, Usta Tanrı-Kahinin ağzı açık kalmış ve Beihan Lie soğuk bir şekilde homurdanmıştı.

 

Maddeleşmeyi tamamlayan Bai Xiaochun portalın dışına adımını atarken iki tarikatın yetişimcileri tarafından resmi selamlar başladı.

 

“Selamlar, İkincil Başpapaz!”

 

“Selamlar, Kan Lordu!”

 

Bai Xiaochun başlangıçta biraz endişeli görünüyordu. Kan rengi göğe bakıp nefes almış ve kan kokusunu tespit ederek savaş alanına vardığından emin olmuştu. Ardından bir oh çekti. Uzun zaman sonra yeniden özgür hissediyordu, kabusundan uyanmış gibiydi.

 

Derin bir nefes alıp ciddi bir surat ifadesi takındıktan sonra etrafındaki yetişimcilere çevirdiği gözleri şimşekler misali ışıldıyordu.

 

“Savaşın durumu nedir?!” diye sordu. Enerjisi patlak veriyor, etrafındaki yetişimciler ona şevkle yanan bakışlar atıyordu. Akabinde birileri son zamanlarda olup bitenleri rapor etmeye başladı.

 

Bai Xiaochun konuşulanları dinleyerek durum hakkında kaba bir fikir edindi. O noktada bulundukları konuma parlak bir ışık huzmesi indi, bu kişi Ruh Akımı Tarikatı baş kıdemlilerinden biriydi; inanılmaz bir hızla hareket etmiş, göz açıp kapayıncaya dek Bai Xiaochun’un önünde belirmişti. Bai Xiaochun bu kişiyi daha önce de görmüştü.

 

“Başpapazlar emirlerini verdi. İkincil Başpapaz Bai Xiaochun önceden fethedilen bir alanı temizleyip kalan Engin Akım Tarikatı yetişimcilerinden kurtulmak adına bir gruba öncülük edecek. Boşa vakit harcanılmadığı sürece yol boyunca karşısına çıkan problemlerle istediği gibi baş edebilir!”

 

Bai Xiaochun kendisine nispeten güvenli ve kolay bir görev verildiğini, ön saflara gönderilmediğini anlamıştı.

 

Fethedilen alanlardaki çoğu klan dost canlısı çıkacak, kalan Engin Akım Tarikatı yetişimcileri de genelde güçsüz ve önemsiz olacaktı. Bu görevin kendisine özel olarak yaratıldığı barizdi.

 

Bai Xiaochun bu konuda çok müteşekkir olmasına rağmen ciddi ve saygılı bir ifade takınmıştı. Ve yoğun ışıklarla parlayan gözleriyle şöyle dedi: “Üzgünüm ama bunu kabul etmeyeceğim!”

 

#Eveeet, savaş alanına gelmiş bulunmaktayız. Bizimki iki kadınlık kabusundan kaçıp buraya geldi ve kendisine sunulan güvenli görevi de kabul etmeyeceğini söylüyor. Kanlı mücadeleler okur muyuz acaba? 
Neler olacağını merakla bekliyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1280

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1092

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 714

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 675

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 611

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 555

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 395

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 206

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16015 Üye Sayısı
  • 426 Seri Sayısı
  • 20965 Bölüm Sayısı


creator
manga tr