Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

A Will Eternal - Bölüm 282 : Gerçekten Anladım!


Çevirmen : Clumsy 

 

Küçük Bataklık Tepesi, Ceset Tepesi ve İsimsiz Tepe kan efendileri fark edilir şekilde titriyor, boyun ve suratlarında mavi damarlar patlak veriyordu. Üzerlerindeki tarifsiz baskı kan efendiliği güçlerini çarpıtıyordu!

 

Kendi tepelerinin yetişimcilerini kontrol etme kabiliyetleri ellerinden alınmıştı ve bunu durdurmak adına yapabilecekleri hiçbir şey yoktu. Kısacık bir an içerisinde kudretli bir pozisyondan inmiş, sıradan birer yetişimciden farksız hale gelmişlerdi.

 

Bu üç dağın ulu kıdemlileri de eşit oranda sindirilmişti.

 

Song Junwan’ın ise yüzü solgunlaşmış, gözleri inanamaz bir edayla ışıldamaya başlamıştı. Bai Xiaochun ve Karamahzenin aynı kişi oluşu sayısız insanı sarsmaya yetmişti fakat o şok, şu an yaşananların yanında hiçbir şeydi.

 

“İmkânsız!!”

 

“Ben Ceset Tepesinin kan efendisiyim!!”

 

“Tam olarak neler dönüyor? Basit bir hareketle hepimizi bastırabildiğine inanamıyorum!!”

 

Kan efendileri ve ulu kıdemliler bu tepkileri verirken diğer yetişimcilerin ne hissettiğinden bahsetmeye gerek dahi yoktu. Usta Tanrı-Kahin, Jia Lie, Song Que, Xu Xiaoshan ve tüm Kan Akımı Tarikatı çırakları sarsılmıştı. Ne istediklerinin bir önemi yoktu; hepsi Kan Atasına dayalı yetişim yapmaktaydı ve haliyle her biri Bai Xiaochun tarafından bastırılıyordu!

 

Bai Xiaochun elini sallamış, bir anafor ve kan rengi muazzam bir el belirterek tek hamlesiyle savaş alanındaki durumu kökünden değiştirmişti!

 

Uçsuz bucaksız ve şok edici sesler eşliğinde Kan Akımı Tarikatının İç Kesiminden Dış Kesimine, dört tepenin yetişimcisinden baş kıdemlisine ve hatta kan kazıyıcılarla başpapazlarına kadar herkes bu etkilerden nasibini almıştı.

 

Herkes sarsılmış ve yüzler düşmüştü. Onlar için ayın ve güneşin karardığını söylemek hafif kaçmazdı!

 

Kan Akımı Tarikatının tüm ihtişamı ve gücü silinmekteydi, artık hiçbir şekilde avantaj sahibi değillerdi. Güçsüzleşiyorlardı ve bu ani dönüş sayısız çırağın zihnini etkiliyordu. Kan Akımı Tarikatına bir kaos hakim oluyordu.

 

Ve bu kaos yayıldıkça Kan Akımı Tarikatının çöküşün eşiğinde olduğu görülüyordu.

 

İşte o sırada kime ait olduğu bilinmese de dehşet dolu bir çığlık işitildi.

 

“Kan Lordu!! Bu efsanevi Kan Lordunun gücü!!”

 

“Cennetler! Karamahzen… Bai Xiaochun… Onun gerçekten Kan Lordu olduğuna inanamıyorum!!”

 

“Kan İblisi…” Bu tarz çığlıklar birbirini takip ediyordu. Herkes sarsılmış haldeydi ve durumu anında idrak edemeyenler de bu cümleleri işittikçe afallıyordu. Gökyüzündeki başpapazlar dahi azalan güçleri ve asılan suratlarıyla bağırmaya başlamıştı.

 

“Kan İblisinin gerçek olduğuna inanamıyorum!!”

 

“Kan Lordu ortaya çıktı! Karamahzen Kan Lordu mirasını elde etmiş!!”

 

“Nasıl… artık nasıl savaşabiliriz ki?!?!”

 

Bu kaosun ortasında tüm Kan Akımı Tarikatı yetişimcilerinin gözleri kendilerini tek başına bastıran kişiye çevrilmişti: Bai Xiaochun’a!

 

Bai Xiaochun ise saçları savrularak havada süzülmekteydi. Bir kan efendisinden daha etkileyici görünüyor olabilirdi ama yaklaşan ölümcül savaşı o ana dek durdurabilmiş değildi.

 

Fakat bir anda…

 

Her şey değişmişti. Tüm tarikatı tek başına bastıran birinin söylemleri bir kenara atılamazdı. O sözleri hiçe sayılabilecek biri değildi!

 

Bai Xiaochun derin bir nefes aldı. Arkası Ruh Akımı Tarikatı yetişimcileriyle çevrili şekilde Kan Akımı Tarikatına bakarak pek kuvvetli olmayan, rahatsız edici bir sesle tüm alanı doldurmaya başladı.

 

“Şimdi beni dinleyecek misiniz? Kan Akımı Tarikatı, eğer gerçekten Ruh Akımı Tarikatını yok etmek istiyorsanız önce benim cesedimi çiğnemeniz gerekecek!” Bai Xiaochun’un enerjisi patlak vermiş, kan rengi ışığı göğe yükselmişti. Aynı zamanda Kan Akımı Tarikatı üzerindeki baskı da yükselmiş ve bu sözler üyelerin kulaklarında gök gürültüsü misali patlak vermişti.

 

Arıtılmış cesetler titreyerek teker teker başlarını eğmeye başladı. Ulu liç gözleri alev alev bir şekilde başını arkaya atıp kükreyerek Bai Xiaochun’un önüne geçti.

 

Zümrüt zombi de benzer bir kükreyiş eşliğinde sayısız yeşil saçı etraftaki zombilere uzattı ve gözbebekleri kısılan zombiler ansızın Kan Akımı Tarikatındaki efendilerine düşman kesildi!

 

Bununla da kalınmamıştı. Gargoyle bulutunun içerisindeki sıradan görünümlü bir gargoyle kulak tırmalayıcı bir çığlık koyuvererek tüm gargoyle’ların benzer şekilde Kan Akımı Tarikatına düşman kesilip dişlerini göstermesini sağladı!!

 

An itibariyle hem Kan Akımı Tarikatı yetişimcileri bastırılmış hem de güçlerinin yarısından fazlası ellerinden alınmıştı!

 

Kan Akımı Tarikatı başpapazlarının Bai Xiaochun’a dönük suratları küle dönmüş, ifadeleri karmakarışık bir hal almıştı.

 

“O gerçekten Kan Lordu!”

 

Nihai başpapazın, Başpapaz Limitsizin, Song Klanı başpapazının gözlerinde görünen kaosu anlatmaya kelimeler yetmezdi. Karamahzenin Kan Lordu olduğunu önceden bilselerdi savaş kesinlikle bu noktaya gelmezdi.

 

Kan Akımı Tarikatı efsanevi Kan İblisi konusunda farklı görüşlere sahipti. Kimileri onun belirmesini çoktandır bekliyor, kimileriyse bunun yaşanmasını istemiyordu. Kan İblisi sıradan biri çıktığı takdirde kolaylıkla kontrol edilebilir ve yalnızca Kan Akımı Tarikatı yararına hareket etmeye zorlanabilirdi… Ama tüm beklentilerin aksine Kan Lordu Bai Xiaochun çıkmıştı.

 

Song Klanı başpapazı acı sessizliğini sürdürmekteydi. Nihai başpapaz sersemlemişti. Başpapaz Limitsiz ağzını açmıyor, gözlerinde tuhaf bir bakış titreşiyordu. Başpapaz Kurakateş ise başını eğmişti, ifadesini çözmek imkansızdı. Hiç kimse ne düşüneceğini bilemiyordu.

 

Kalabalığın içerisindeki Song Junwan’ın Bai Xiaochun’a bakarken takındığı gülümsemeyse etrafındakilerin kalplerinden çok daha acıydı. Aralarındaki uçurumun iyice açıldığını hissediyordu.

 

Yavaşça başını eğdi. Gizlenebilmek, kaçabilmek istiyordu; Bai Xiaochun’u görmemekten başka arzusu kalmamıştı.

 

Kan Akımı Tarikatının sessizliğini, başpapazların karmaşık ifadelerini ve Song Junwan’ın kederini gören Bai Xiaochun’un kalbiyse acıyla sızlamaktaydı. Fakat yapabileceği bir şey yoktu.

 

Başından beri çok gergindi ve en sonunda savaşın daha fazla devam edemeyeceğini düşünmeye başlamıştı.

 

“Savaşmanıza gerek yok.” dedi yumuşak bir tonla. “Ben Ruh Akımı Tarikatı adına söyleyebilirim ki--”

 

Lakin o konuşmasını bitiremeden önce Ruh Akımı Tarikatı tarafındaki Luochen Dağları formasyonundan yoğun dalgalanmalar ve kendini tekrarlayan bir ses yükselmeye başladı!

 

Gözleri irileşen Bai Xiaochun omzunun ardından baktığı başpapazların suratlarına yerleşen garip ifadeleri fark etti!

 

Bu özellikle de gözleri ışıl ışıl parlayan kurucu başpapaz için geçerliydi. Olup bitenler onu çok sarsmıştı; Bai Xiaochun’un kan efendisi olmakla da kalmayıp Kan Akımı Tarikatının efsanevi Kan Lordu çıkacağını hiçbir şekile tahmin edemezdi!!

 

Böyle birinin önemi hafife alınamazdı. Hem Kan Akımı Tarikatını bastırıp savaşın gidişatını değiştirebilir hem de insanın karşısına çok nadiren çıkacak fırsatlar doğurabilirdi!!

 

İşte bu fırsatı görmek beş Ruh Akımı Tarikatı başpapazını tamamen sarsmıştı. Tabii ki Bai Xiaochun’u önemsiyorlardı fakat önlerindeki mesele tarikatlarının devamlılığıyla alakalıydı. Böyle bir anda, tarikatlarının yararı uğruna vicdanlarını bir kenara bırakabilirlerdi! İşte bu düşünceyle bakışırlarken kurucu başpapaz başını arkaya attı ve bir kahkaha patlattı.

 

“Mükemmel! Bai Xiaochun, bugün tarikat için büyük bir hizmet sergiledin. Bu yüzden artık bir miras kesimi üyesi ve genç başpapazsın!

 

“Ruh Akımı Tarikatı, saldırın! Kan Akımı Tarikatını yok edin!!” Kurucu başpapazın elini sallayışıyla diğer dört başpapaz Kan Akımı Tarikatı başpapazlarına yöneldi. Aynı zamanda Luochen Dağları ulu formasyonu ışıl ışıl bir hal aldı ve dev yansımaları kısa bir duraksama sonrasında kükreyerek harekete geçti. Sayısız kuzey yaka savaş yaratığı da kükremeye başladı. Yaratık grubu Ruh Akımı Tarikatının gücünün aşağı yukarı yüzde otuzunu sağlıyordu ve her yeri kaplamış haldeydiler.

 

Tüm tarikatı harekete geçirip Kan Akımı Tarikatına ağır bir zarar tattırma, Ruh Akımı Tarikatına 10,000 yıllık bir temel oluşturma fırsatı doğmuştu.

 

Tabii Kan Akımı Tarikatı tamamen sarsılmış ve neredeyse eşzamanlı olarak boyun eğmez bağırışlar yükselmişti. Fakat geri çekilecek alan yoktu ve üyelerin kalpleri kederin yanı sıra Bai Xiaochun’a yönelik derin bir nefretle de dolmaktaydı.

 

“Senden nefret ediyorum, Karamahzen!!”

 

“Kim takar kan efendilerini ve Kan Lordlarını? Ruh Akımı Tarikatını temsil ettiğini söylüyorsun, öyle mi? Hahaha! Karamahzen… sen beş para etmezsin!”

 

“Karamahzen, bugün savaşta ölsem bile hayaletim nesillerce yakanı bırakmayacak!!”

 

Acı kahkahalar çınlarken üç kan efendisi, baş kıdemliler ve kan kazıyıcılar toplayabildikleri tüm gücü toplamaktaydı. Başpapazlar da dişlerini sıkarak ıstırap dolu bağırışlar yükseltiyordu.

 

Bai Xiaochun ise Ruh Akımı Tarikatı başpapazlarına bakakalmış haldeydi. Ruh Akımı Tarikatının böyle bir anda saldırıya geçeceğini hiç tahmin edememişti. Geriye doğru sendelerken ani bir kahkaha patlattı, bu ağlamayı andıran bir kahkaha olmuştu.

 

“Ne kadar safım. Bir tarafı bastırarak savaşı sonlandıracağımı sandım. Nasıl da yanılmışım…  

 

“Ama şimdi anladım… Gerçekten, sahiden anladım… Ben pozisyonumu gözümde fazla büyütmüşüm. Statümü yanlış yorumlamışım. Ehh, madem öyle Ruh Akımı Tarikatı, siz benim ailemsiniz ama an itibariyle size de gücümün gerçek sınırlarını göstermek zorundayım!”

 

Bu sözlerin ardından başını kaldırdı ve saçları savrulurken sağ elini Ruh Akımı Tarikatı yönüne doğru salladı…

 

Birine seslenecekti!

 

“Karayağııızz!!”

 

#Ruh Akımı Tarikatının bir anda saldırıya geçeceğini ben de düşünmemiştim açıkçası. Hep karşı taraf daha gaddar, bizimkiler daha naif diye yansıtıldığı için bu fırsata balıklama atlayacakları aklıma gelmemişti, o yüzden sürpriz oldu. Bizim keratanın son anda Karayağıza seslenişiyse efsaneydi. Demek ki şimdi de bastırılma sırası Ruh Akımı tarafında! Peki bizimki bu şekilde muradına erip savaşı durdurabilecek mi? Okuyup göreceğiz diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1284

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1093

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 714

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 676

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 612

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 557

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 398

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16046 Üye Sayısı
  • 427 Seri Sayısı
  • 21018 Bölüm Sayısı


creator
manga tr