“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

A Will Eternal - Bölüm 271 : Gerçek Boşluk, En Harika Varlık


Çevirmen : Clumsy 

 

Li Qinghou ardına bakmadan mırıldandı: “Varlıksız varlık en harika varlıktır. Boşluksuz boşluksa gerçek boşluk…” 

 

Bai Xiaochun bu sözler karşısında sarsılmıştı. Derin bir anlamları olduğu beli olsa da bu anlam hakkında en ufak bir fikri yoktu. Fakat Li Qinghou gözüne bu sözlerle daha da etkileyici görünmüştü.

 

Çok geçmeden Dao Tohumu Dağının arkasına ulaşılmıştı. Belli bir konuma ilerliyor olsalar da Bai Xiaochun sıra dışı bir şey göremiyordu. Anlık bir düşünce sonrasında üçüncü gözünü açtı. Bunu hissedip kendisine bakan Li Qinghou’nun gözleri övgüyle ışıldamıştı. Ardından yerinde duraksadı ve neler olacağını görmek adına beklemeye başladı.

 

Bai Xiaochun alanı Cennetkarışı Dharma Gözüyle taramasına rağmen hiçbir şey göremiyordu. Bu yüzden üç ruhsal denizinin gücünden bir miktar salmaya karar verdi ve bu gücü göze aktarıp Cennet-Daosu aurasını da kattıktan sonra etrafı tekrar gözden geçirdi.

 

Üçüncü gözüne bir acı saplansa da dünyaya bakışı değişmişti. Belli belirsiz de olsa Dao Tohumu Dağının ardındaki havada süzülen görkemli dağı görebilir hale gelmişti.

 

“Bir tepe…” diye şaşkınlıkla gevelerken daha fazla kullanamadığı Cennetkarışı Dharma Gözünü kapattı. Soluk soluğa Li Qinghou’ya bakarken suratına şüphe dolu bir ifade yerleşmişti.

 

Ansızın hiçlikten antik bir ses işitildi: “Gördüğün şeyi yalnızca tarikat lideri, miras kesimi ve baş kıdemliler bilir. O, Ruh Akımı Tarikatının dokuzuncu tepesi!”

 

Bu sese havada beliren yaşlı bir adam eşlik etmişti. Uzun, beyaz saçlı adam mavi bir cüppe giymekteydi.

 

Kanlı canlı bir suratı olan adamın alnında tırnak boyutunda kırmızı bir doğum lekesi bulunmaktaydı. Beyaz saçlarına rağmen pek kırışıklık taşımıyor, gözleri delici ışıklarla parıldıyordu. Sağ elindeyse göz kamaştırıcı ışıklar saçan dört renkli bir yeşim kolye bulunuyordu.

 

Adamın etrafındaki hava dalgalanıyor, gökteki bulutlar hareketleniyordu. Şok edici dalgalanmaları Bai Xiaochun’a cennetlere aitmiş gibi geliyordu. Daha da şok edici olansa yaydığı öldürücü auranın onu yaşlı bir adamdan ziyade antik, vahşi bir canavara benzetiyor oluşuydu!

 

“Selamlar, Ustam.” diyen Li Qinghou kollarını resmi bir şekilde kavuşturmuştu.

 

Bai Xiaochun ise bu adamı daha önce hiç görmemiş olmasına rağmen enerjisi ve öldürücü aurasından yola çıkarak kimliğini tahmin etmişti. Derin bir nefes alıp kollarını kavuşturduktan sonra eğildi. “Bai Xiaochun selamlarını sunar, Başpapaz!”

 

Yaşlı adam Bai Xiaochun’u baştan aşağı süzerken suratına bir gülümseme yerleştirmişti. Fakat öldürücü aurasından ötürü bu gülümseme iyice gaddar görünmekteydi.

 

“Miras kesiminde değilsin ve görmeye hakkın olmayan şeyleri gördün. Hemen suçunu itiraf et evlat!” Adamın öldürücü aurası Bai Xiaochun’u anında sarmalamıştı.

 

Bai Xiaochun ürpermiş, yüzündeki kan çekilmişti. Ölüm ve yıkımla kuşatılmış, tamamen gücünü yitirmiş hissetmekteydi.

 

“Usta, Xiaochun’u korkutuyorsun.” diyen Li Qinghou’nun sesi biraz utanmış gibi çıkmıştı.

 

Bai Xiaochun sahiden de korkmuştu. Yaşlı adamın gülümsemesiyle aurasının birleşimi tüylerini diken diken etmişti. Ölümün kıyısına gelmiş, tüm kan qi’si içinden patlarcasına çıkmak istermiş gibiydi.

 

Yaşlı adam karanlık bir kahkaha attıktan sonra elini sallayarak bir sis çağırdı ve formunun yalnızca belli belirsiz şekilde görünmesini sağladı.

 

“Peki.” dedi sisin içerisinden. “Ama bunu aklımda tutacağım evlat. İleride bir hata yapacak olursan cezan seni bekliyor olacak!”

 

Bai Xiaochun gözlerini birkaç kez kırpıştırdı, çenesini kaldırdı ve olabildiğince itaatkâr görünmeye çalıştı. Gerçi içten içe küçümseme duymadan edemiyordu. Ona kalırsa bu yaşlı adam sadece kendisini korkutmak ve bir ders vermek istemişti. O da Kan Akımı Tarikatında bir kan efendisiyken böyle davranırdı.

 

“Efendim, madem siz benim amcamın Ustasısınız, o zaman benim de Tarikat Büyükbabam sayılırsınız. Tarikat Büyükbabam, lütfen genç neslin resmi selamını kabul edin!” Bai Xiaochun pek etkilenmemiş olsa da iyice eğilerek selamını vermişti. Ardından çantasına vurup bir tıbbi hap şişesi çıkartarak iki eliyle başının üzerine kaldırdı.

 

“Tarikat Büyükbabam, efendim, bu ilk karşılaşmamız olduğu için size sahip olduğum en kıymetli tıbbi hapı vermek isterim. Bunu tüketenler yerlere göklere koyamazdı. Harika kullanım alanları saymakla bitmez. Tarikat Büyükbabam, bu hediye aile ilişkilerine duyduğum içten hürmetin ifadesi ve kabul etmenizi tüm samimiyetimle umuyorum…” Konuşurken gözlerini sisin içerisindeki yaşlı adamdan ayırmıyor, özellikle de kıymetli bir nesne olduğu bariz olan dört renkli kolyeye bakıyordu.

 

Li Qinghou ise başının ağrımaya başladığını hissediyordu. İnsanların kıdemli nesle hediye sunması nispeten yaygındı. Fakat söz konusu Bai Xiaochun olduğu için bu işin altında başka bir şey olduğunu söyleyebiliyordu. Bai Xiaochun’un neye baktığını görünce de buruk bir şekilde gülümsemişti.

 

Bu kıdemli nesle hediye vermek değildi, karşılığında kendisine bir hediye verilmesini istemekti…

 

Li Qinghou buruk bir şekilde gülümserken yaşlı adamın ağzı açık kalmıştı. Bai Xiaochun’a uzunca bir süre bakan adam, en sonunda Bai Xiaochun’un ne düşündüğünden emin bir şekilde kahkahayı patlattı.

 

“Ah, yani benden bir hediye bekliyorsun? Peki, tıbbi haplarını kabul edip bu yeşim kolyeyi sana vereceğim!” Bu sözlerle dört renkli kolyeyi sisten uçurarak Bai Xiaochun’un önüne ulaştırdı. Aynı zamanda Bai Xiaochun’un ruh ilacı da elinden çıkarak sise kaymıştı.

 

Bai Xiaochun şaşkındı, doğrusu böyle bir niyeti yoktu. Hatta yeşim kolye gibi beklenmedik bir hediye onu birazcık utandırmıştı. Tabii ki kolyeyi uzanıp almakta hiç tereddüt etmedi, kalbi heyecan doluydu. Yakından incelediği nesnenin sıra dışı olduğu barizdi. İçindeki güçse kendisine Song Klanı başpapazının verdiği lambayı anımsatmıştı.

 

“Bu Öz Formasyon yetişimcileri tarafından kullanılabilen bir ruh hazinesi.” dedi yaşlı adam gülümseyerek. “Yetişimin biraz düşük ama Cennet-Daosu auranla katalize edersen nesneyi kullanabilirsin.” Bu sözlerden sonra Bai Xiaochun’a son bir bakış atarak uzaklaşmak adına arkasını döndü.

 

“Qinghou, bu çocuk hiç fena değilmiş. Neden ona Büyülü Bitki Cephaneliği büyüsünü aktarmıyorsun?”

 

“Çok teşekkürler, Usta!” diyen Li Qinghou kollarını kavuşturarak eğildi. Buraya gelmekteki tek amacı Büyülü Bitki Cephaneliğini Bai Xiaochun’a aktarma konusunda Ustasının onayını almaktı.

 

Sonuçta Bai Xiaochun kendi çırağı değildi, onun tarikatta farklı bir Ustası vardı.

 

Başpapazın onayını alan Li Qinghou Bai Xiaochun’a attığı bir bakışla yeniden Dao Tohumu Dağı yoluna düştü. Bai Xiaochun’un mağarasının önüne geldiğindeyse Büyülü Bitki Cephaneliği gizli bilgilerini içeren bir kâğıt uzattı.

 

“Büyülü Bitki Cephaneliği kontrol tipi bir büyü değil. Savaş kuvveti adına bitkilerin gücünü kullanmanı sağlayacak. Her bitki kullanabileceğin içsel bir ruhsal özellik taşır, bu da belli bir güç doğurur!

 

“Tabii ki bu yalnızca ilk adım. Farklı tipte tıbbi bitkileri birleştirerek büyü formasyonu benzeri bir şey yaratabilir, daha sağlam bir güç doğurabilirsin. Büyülü Bitki Cephaneliğiyle neredeyse anında silah yaratabiliyor olacaksın!

 

“Doğrusu az önce bahsettiğim büyü formasyonu gerçek bir formasyondan ziyade bir ilaç formülü şeklinde. Tabii fırınla kullanacağın tipte bir formül değil, bitkilerin ölümcül güçlerini salabilen silahlar yaratmanı sağlayan bir formül!”

 

Bu, belli derecede bitki yeteneği gerektiren bir teknikti. Bai Xiaochun da ilaçların Daosundaki yeteneği sayesinde Li Qinghou’nun neden bahsettiğini anlamıştı, hatta başka bir talimata ihtiyacı yoktu. Li Qinghou’nun verdiği kâğıdı aldı, en önemli kısımlar açıklandığı sürece gerisini tek başına halledebilirdi.

 

En önemli kısım ise kâğıdın içerdiği silah formülüydü ki bu formül Ruh Akımı Tarikatının geçmişteki on sekiz yetişimcisi tarafından yapılan deneylerin ürünüydü!

 

Li Qinghou akşam çökmek üzereyken gitmeye hazırlandı. Gitmeden önceyse aklına Bai Xiaochun’un Ustasına vermiş olduğu hap geldi ve şöyle dedi: “Başpapaz Demiroduna ne hapı verdin?”

 

Bai Xiaochun gözlerini suçlulukla kırpıştırdı. Fakat gerçeği söylemekten başka çaresi yoktu, çenesini kaldırıp gururla şöyle dedi: “Başpapaz Demirodun mu? Oh, ona elimdeki en kıymetli tıbbi hapı verdim! Ruh Akımı Tarikatının en ünlü hapını, kendi yaratımımı!”

 

Li Qinghou’nun ifadesine bir kuşku yerleşmişti. Anlık bir duraksamadan sonraysa çekine çekine şöyle dedi: “Afrodizyak Hapını mı?”

 

Bai Xiaochun başıyla onay verdi. Biraz suçlu hissetmekteydi, Li Qinghou’nun küle dönen yüzünü görünceyse gerginleşmeye başlamıştı.

 

“Hey, o hap bir harika,” dedi, “yalan değil. Gerçekten herkes o hapı seviyor. Kuzey yakanın yaşlı ejderhası bile onu övdü. Sonuçta başpapaz da bayağı yaşlanmıştır, değil mi?”

 

Zihni bulanan Li Qinghou Bai Xiaochun’a son bir bakış atarak maksimum hızıyla dokuzuncu tepeye yönelmişti…  

 

Bai Xiaochun ise hala biraz suçlu hissederek arkasından mırıldanmaktaydı: “Söylediklerimde doğru olmayan bir şey yoktu ki! O hap en kıymetli hapım! Hem kim o ihtiyara insanları korkutma hakkı veriyor! Ben ona hiçbir şey yapmamıştım!”

 

Açıkçası biraz korkmuş ve bir müddet düşündükten sonra aynı yerde kalmanın pek de iyi bir fikir olmadığına karar vermişti. Bu yüzden Karayağızı çağırıp mağarasından ayrılarak kuzey yakaya yöneldi.

 

Oraya vardığında gece çökmüş, Karayağızla birlikte Yaratık Köyüne vardığındaysa rahata ermişti.

 

“Karayağız ve yaşlı ejder buradayken Başpapaz Demirodun bana bir ders vermeye kalksa bile hiç değilse arkam sağlam olur!” İç çeken Bai Xiaochun Kan Akımı Tarikatındayken hayatın çok daha iyi olduğunu düşünmeden edememişti. Orada Kan İblisi olarak parmağını tek şaklatışıyla kendisine ders vermek isteyen başpapazların bile yetişim basamağını yarıya indirgeyebilirdi…

 

#Koskoca başpapaza Afrodizyak Hapı hediye etti, bir de yaşlanmıştır diyor yell
Bu çocuğun bu patavatsızlıkla bu yaşa gelmiş olması bir mucize herhalde laughing
Neyse, kısa günün karı olarak yeni bir tekniğimiz daha oldu. Daha önce de ismini işittiğimiz Büyülü Bitki Cephaneliği... Bakalım savaş öncesi bunu öğrenip geliştirmeye vakit olacak mı, okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1243

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 817

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 628

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 184

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15186 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20104 Bölüm Sayısı


creator
manga tr