Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

A Will Eternal - Bölüm 259 : Hatıra Mirası!


Çevirmen : Clumsy 

 

Orta Tepenin üzerindeki kan rengi ışıkta süzülen surat, herkese kan efendisinin belirlendiğini ve bu kişinin… Karamahzenin ta kendisi olduğunu anlatıyordu!

 

Karamahzenin suratına aşina olan herkes sarsılmış haldeydi. Xu Xiaoshan nefessiz kalarak gözlerini ovuşturmuştu, umulmadık bir sonuç olsa da bunun yaşanmış olmasını aklı alıyordu.

 

Karamahzen yalnızca son birkaç yılda sağlam bir yükseliş gerçekleştirmiş olsa da tarikat üzerinde derin bir intiba bırakmış, dışarıda bile ünlenmişti.

 

Onun kan efendisi olması tahmin edilebilir bir durumdu. Hatta… mantıklı bir sonuç olduğu söylenebilirdi!

 

Ceset Tepesinin ulu kıdemlisinin gözleri irileşmişti. Yanındaki Ceset Tepesi kan efendisi de eşit oranda sersemlemişti. Fakat gülümsemesi tek bir anını aldı ve hemen ardından dengine bakıyormuşçasına gözlerinden ışıltılar saçmaya başladı.

 

Kan efendileri kibirli olurdu ve onlara kalırsa düşmanları olmaya layık olacak kişiler… diğer kan efendilerinden ibaretti!

 

“İlginç…” diye mırıldandı kendi kendine. “Diğer tepelerin büyük klanlardan gelmeyen kan efendileri olmuştu ama Orta Tepe şu ana dek bir tane bile çıkartmamıştı.

 

“Karamahzen nasıl işleri bu noktaya getirip tüm kartlar aleyhineyken kan efendisi oldu ki? İlaçların Daosundaki yeteneğinin önemi de düşünülünce ileride kayda değer bir rakip olacağı kesin!”

 

Küçük Bataklık Tepesinin iriyarı, uzun kan efendisinin gözleriyse garip ışıklarla parlamaktaydı. Artık Karamahzeni eskisi gibi tehdit edemeyeceğini biliyordu. Bu yüzden bir müddet sonra Küçük Bataklık Tepesi ulu kıdemlisine dönerek şöyle dedi: “Gerçekten hoş bir hediye hazırlayıp gönder de önceki gerilimi biraz azaltalım.”

 

Sarsılan ulu kıdemli başıyla onay verdi. Biliyordu ki… Karamahzen bundan böyle bambaşka bir seviyede olacaktı. Önceleri başpapazlar tarafından sevilse de kaderi onların elindeydi. Tek bir düşünceyle yükselebilirdi de düşebilirdi de. Fakat şimdi… işler değişmişti.

 

Artık bir kan efendisi olarak temeli sağlamdı. Kan Akımı Tarikatının gerçek güçlerinden biri halini almıştı. Tüm tepenin gücü ve Kan Atasının onayı onun ellerindeydi. Kan Akımı Tarikatı başpapazları bile ona karşı kolay kolay hamle edemezdi.

 

Karamahzen en nihayetinde Öz Formasyona ulaşırsa bir kan kazıyıcı dahi olabilirdi ki bu da baş kıdemlilikten bile üstün bir pozisyondu. Bu sayede tarikatın özünün de özü haline gelirdi!

 

Böyle birini kışkırtmayaysa hiç kimse cüret edemezdi.

 

İsimsiz Tepenin kan efendisi ve ulu kıdemlisi de Küçük Bataklık Tepesiyle aşağı yukarı aynı fikirdeydi. Onlar da Karamahzene gerçekleştirecekleri ziyaret için etkileyici bir hediye bulmakta karar kılmıştı.

 

Karamahzenin kan efendisi oluşu Kan Akımı Tarikatında pek çok farklı düşünce ve hisse yol açmıştı. Xuemei ise gözlerinde boş bir bakışla havada süzülmekle meşguldü. Ağzını konuşacak gibi açmış fakat kan kusmakla yetinmişti. Ardından donuk bir şekilde titreşen gözlerle bir ışık huzmesi şeklinde Ata Tepesine yöneldi.

 

Oraya ulaştığındaysa ilk işi babası Başpapaz Limitsizle konuşmak oldu. Sonra da mağarasına dönerek inzivaya çekildi.

 

İnsanlar Xuemei’nin bu tavrını fark etmiş fakat üzerinde pek durmamıştı. Neticede kan efendiliği sınavında başarısız olan herkes bu durumu kabullenilmesi zor bulurdu. Xuemei de tam olarak kendisinden beklenildiği gibi davranmıştı.

 

Song Junwan da karmaşık hislerine rağmen dişlerini sıkarak Song Klanı başpapazını bulmak adına Ata Tepesine yönelmişti. Yeni kan efendisi Song Klanından değildi ve bu da oldukça önemli bir meseleydi. Bu değiştirilemeyecek gerçek karşısında Song Klanı başpapazından pek çok soru ve direktif alacağı kesindi.

 

“Karamahzen,” diye düşünüyordu, “sana Xuemei’yi durdurduğun takdirde kan efendisi oluşunu başpapaza kabullendireceğim ve seni destekleyeceğim konusunda söz verdim!” Bu düşünceyle derin bir nefes almış, kararlılık dolu gözlerle Ata Tepesine vararak Song Klanı başpapazını resmi şekilde selamlamıştı.

 

Olup bitenler herkesi sarsmıştı. Fakat Kan Akımı Tarikatı üyeleri çok geçmeden durumdaki bir tuhaflığı fark etmeye başlamıştı…

 

“Karamahzenin kan efendisi olması tuhaftı. Ama… neden hala sınavdan dönmedi?”

 

“Eskiden yeni kan efendileri anında ışınlanırdı. Fakat Karamahzen… hala Kan Atasının bedeninde mi yani?”

 

Çok geçmeden bunu merak edenlerin sayısı artmıştı. Bu sırada Bai Xiaochun Kan Atası bedenindeki farklı bir alana ulaşmış haldeydi, daha önce hiçbir Kan Akımı Tarikatı yetişimcisinin adım atmadığı bir yere!

 

Burası harabelerden ve sayısız kara parçasından şekillenerek iri bir kıta halini almış bir dünyaydı. İlk bakışta kocaman, kırık bir aynayı andırmaktaydı.

 

Öyle büyüktü ki sonunu görmek mümkün değildi. Kırık parçalar olabildiğince ilerliyor, her şeyi gri ışıklarla kaplayan bir ölüm aurası yayılıyordu.

 

Ortalıkta hiçbir yaşam belirtisi görünmüyordu. Her şey griydi ve alana çöken baskı durmaksızın artıyordu.

 

Bai Xiaochun ise nerede olduğundan emin olamayarak, boş boş etrafı inceliyordu. Boğaz Ezici Kavrayışı iptal ettiğini hatırlıyordu. Xuemei’nin maskesinin düştüğünü hatırlıyordu. Du Lingfei’nin yüzünü gördüğünü hatırlıyordu. Ama her şey çok hızlı yaşanmıştı ve hem böyle bir şeye asla hazır olamazdı hem de yaşananlar hayal gücünün çok ötesindeydi.

 

Olanları düşündükçe yıldırım çarpmışçasına zihni uyuşuyordu. Du Lingfei’ye sormak istediği onlarca soru varken daha ağzını açamadan kan damarına çekilmişti. Bir an sonraysa kendisini bu gri dünyaya bakar halde bulmuştu.

 

Havada süzülürken derin bir nefes alarak kendisini incelemeye başladı. Tüm yaraları, hatta Xuemei’nin Altın Dokunuşunun etkisi bile silinmişti. Olabilecek en iyi şekilde iyileşip toparlanmıştı.

 

İçerisinde güçlü bir kan qi’si dolaşıyor, Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniği etrafındaki dünyaya bir yankı oluşturuyordu…

 

Yaydığı dalgalanmalar dünyayı da dalgalandırıyor, iki set dalgalanmanın birleşimiyle güç şok edici bir seviyeye çıkıyordu.

 

Aynı zamanda dünyanın dağınık parçalarını ayıran çatlaklardan ışık huzmeleri yükseliyordu. Soluğu kesilmeye başlayan Bai Xiaochun nerede bulunduğuyla ilgili tahmin yürütebilir hale gelmişti.

 

Kan Akımı Tarikatına ilk adım atışında da bunun gibi bir yankı hissetmişti, kaynak ise tarikatın yüzeyinin altıydı!

 

Belli ki Kan Akımı Tarikatının doğurduğu tüm o yankıların kaynağı… tam da burasıydı!!

 

Burası tarikatın kökeniydi.

 

Kalbi küt küt atarken bir adım ilerlemeye karar verdi.

 

Bunu yapışıyla da tüm dünya yoğun gümbürdemelerle doldu. Aynı zamanda Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğiyle dünya arasındaki yankılanma giderek yoğunlaşıp güçlenmeye başladı. Adeta bütün dünya kükrüyordu.

 

Bu tamamen heyecan ve beklenti dolu bir kükremeydi!

 

Dünyayı dolduran ışıltılar titreşiyor, boşluklardan çıkan ışıklar birleşiyordu. Çok geçmeden elektrik akımları da bağlantı kurmaya başlamıştı.

 

Elektrik titreşimleri giderek hızlanıyor, gümbürdeme sesleri yoğunlaşıyordu. Adeta yıllardır uykuda olan bir yaşam gücü uyanıyor, oluşan yankı yüzünden ölümden sıyrılma mücadelesi veriyordu!!

 

GÜÜÜÜÜÜMMMMMMMM!!

 

Yer ve gök delicesine titremiş, tarif edilemez yoğunlukta şimşekler çatırdamıştı. Tüm dünya uyanıştaydı. Kör edici ışıklar tamamen bağlanmış, kuvvetli bir yaşam gücünün patlak verişiyle dünya rengarenk olmuştu.

 

Yıllarca beklemiş gibi hiçlikten gelivermişti. Toparlanan gençliğinin tek bir anı olsa da Kan Atasının ölen umutlarını yerine getirmek için yeterliydi!

 

GÜÜÜÜÜMMMMM!

 

Sağır edici sesler eşliğinde dünyayı oluşturan sonsuz parça titreşmekte ve sayısız şimşek eşzamanlı olarak Bai Xiaochun’a inmekteydi!

 

Göz açıp kapayıncaya dek hepsi üzerine ulaşmış, gözleri, burnu, ağzı ve hatta tenindeki gözenekler aracılığıyla ona kaynamaya başlamıştı.

 

Tir tir titreyen Bai Xiaochun başını arkaya atarak uzunca bir çığlık koyuverdi. Dünya, artan şimşeklerle birlikte yaşam gücünün son zerresini kullanıyordu ve amacı… bir miras iletmekti!

 

Bu nihai miras, kan efendiliği seviyesinin üzerindeydi. Şimşekler hatıraları içeriyor, sayısız hatıra Bai Xiaochun’un zihnini dolduruyor ve hatıralardan bir… tablo oluşturuyordu!

 

Bu miras hatıralara aitti!

 

#Bölümün ikinci kısmı biraz karmaşıktı ama detaylara çok takılmadan bizimkinin hatıralardan oluşan üstün bir miras teslim aldığını anlamamız yeterli laughing
Bu mirasın neyin nesi olduğunu, hatıraların ne ifade ettiğini ise bir sonraki bölümde okuyacağız. Orada görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1280

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1092

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 714

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 675

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 611

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 555

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 395

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 206

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16015 Üye Sayısı
  • 426 Seri Sayısı
  • 20966 Bölüm Sayısı


creator
manga tr