Bölüm 236 : Sen Halledersin, Gölge!

avatar
3014 0

A Will Eternal - Bölüm 236 : Sen Halledersin, Gölge!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun titreyen siyah gölgeye bakıp menekşe bir kolye çıkartarak, “Gel buraya!” dedi.

 

Gölgeyse titremeyi sürdürerek yavaşça Bai Xiaochun’a süzüldü. Artık önüne geldiği için siyah sisin içerisindeki suratını çıkartmak mümkündü.

 

Onu kavramaya çalışan Xiaochun, elinin sisin içerisinden geçtiğini fark etti. Görünen o ki gargoyle’un fiziksel bir bedeni yoktu, bu da merakını iyice kabartmıştı.

 

“Kan Akımı Tarikatı gargoyle’larıyla Ruh Akımı Tarikatı şeytani hayaletleri bazı yönlerden benziyor. Hayaletler ölenlerin ruhlarından geliyor, peki ya gargoyle’lar? Onların kaynağı ne?” Bu meseleyi bir süre irdeleyen Bai Xiaochun herhangi bir teori geliştirememişti. Ancak gargoyle’uyla arasında İsimsiz Tepe tarafından verilen kolye dışında da bir bağlantı söz konusu gibi görünüyordu.

 

En nihayetinde gargoyle’un da Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniği ve devasa elle bir alakası olması gerektiği sonucuna vardı…

 

Bai Xiaochun bu düşüncelerle otururken sisteki surat ansızın gaddar bir ifade ile çarpıldı ve sis, Bai Xiaochun’un üzerine hücum etti.

 

Yoğun bir gaddarlık dolu buz soğukluğu yayılmaktaydı. Adeta Bai Xiaochun’un ruhunu tüketmek ister gibiydi. Bu ani patlamayla afallayan Xiaochun yetişim basamağını salmış ve o şeyi fiskelemişti.

 

Gargoyle acınası bir çığlık atarken sis hafiften dağıldı ve başka bir seçeneği kalmayınca istemeyerek de olsa ait olduğu köşeye titreyerek geri döndü.

 

“Bu ne cüret!” dedi Bai Xiaochun öfkeyle. Ve gölgeye bir tekme atmaya yeltendi fakat gölge kaçınmayı başardı. Bai Xiaochun ise soğuk bir homurdanmayla kolyesine döndü. Kolye, gargoyle kontrolünün yanı sıra onları eğitmek adına çeşitli ceza ve ödüller de içermekteydi.

 

En yaygın metot gargoyle’u kendi kanınla beslemekti, bu sayede aranızdaki bağlantı güçlenir ve gargoyle’un başkalarını anlama kabiliyeti gelişirdi.

 

Gargoyle güçlenip yetişimi ilerledikçe ona başka şeyleri öldürtüp kanını içirtmek de güçlenmesine katkı sağlardı.

 

Ayrıca tanıtıma göre gargoyle uygunsuz bir davranış sergilediğinde bu davranışı olabildiğince hızlı şekilde ezmek çok önemliydi. Aksi takdirde böyle teşebbüsler giderek yoğunlaşır ve en nihayetinde gargoyle’u kontrol etmek imkansızlaşırdı.  

 

“Seni kıçı kırık bebek gargoyle!” dedi Xiaochun öfkeyle. “Ne cüretle seni besleyen eli ısırmaya kalkarsın!” Bu cümleler eşliğinde yeşim kolyeyi kullanarak gargoyle’u yerinde sabitledi ve onu birkaç kez tekmeledi. Sis iyice dağılmış, gölgeden hazin çığlıklar yükselmişti.

 

“Bunu aklında tut,” dedi Bai Xiaochun sert bir şekilde. “Buranın reisi benim. Beni kışkırtmaya cüret edersen seni yerine mıhlamaya tereddüt etmem. Hmph. Peki sana ne isim versek? Gölge nasıl?” Bu ismi verdikten sonraysa gargoyle’u hiçe sayarak İsimsiz Tepe tarafından verilen tıbbi formüle odaklandı.

 

“Ölmeyen Kan Hapı…” diye düşünceli bir şekilde mırıldandı. Bu hapı daha önce de işitmişti. Hapın yaratıcısı Kutsal Hap Duvarı sayesinde aydınlanan bir başpapazdı. Bu hap, yıllar içerisinde tüm Kan Akımı Tarikatı için en faydalı ilaçlardan biri halini almıştı.

 

Hem gargoyle yetiştirme hem ceset arıtma hem de Küçük Bataklık Tepesinin vücut geliştirme teknikleri için harika sonuçlar doğurabilirdi. Pek çok kullanım alanı olduğu için de bulunuşundan bu yana çok talep görürdü.

 

Ne yazık ki üretmek çok zordu. 3. kademe versiyonu nispeten kolaydı lakin 4. kademeye hiçbir şekilde kolay denilemezdi. Söz konusu 5. kademe olduğundaysa Ölmeyen Kan Hapları sıradanın çok ötesine geçer ve Kan Akımı Tarikatındaki en derin saklı güçleri çağırmak adına kullanılabilirdi. Zaten 4. kademesi bile antik gargoyle’ları uyandırma denemesine uygundu.

 

Bai Xiaochun formüle çalıştıkça daha da şaşırıyordu. Gerekli 97 tip tıbbi hapın her biri Cennetkarışı Nehri suyuyla bastırılması gereken sayısız dönüşüm geçirmeliydi. Hatta devasa elden ruh kanı da almak gerekliydi. Yalnızca bu hazırlıklar neticesinde Ölmeyen Kan Hapı üretilebilirdi.

 

“Tıbbi hapların oranındaki en ufak bir hata dahi başarısızlık doğurabilir. Üstelik bitkileri karıştırma konusunda bağlantılar bazı açılardan nötr kılınmalı, bazı açılardan da kaynaşma sağlanmalı. Sonuçta dokuz farklı kan qi’si akışı yaratılacak!

 

“Bir kan qi’si akımı 1. Kademe versiyon şeklinde. İsimsiz Tepe kan efendisi de benden 4. kademe Ölmeyen Kan Hapı istiyor, yani dört kan qi’si akımına ihtiyacım var!” Bai Xiaochun gözleri ışıldayarak formüle çalışmayı sürdürüyor, bunu yaratan kişiye olan hayranlığı da giderek büyüyordu.

 

“Bu hapı yaratmanın bu kadar zor olmasına şaşmamalı. Bir kan qi’si akımı kolay iş ama iki taneye çıkmak bile kehanet ve benzeri hesaplamaların yanı sıra inanılmaz bir ilaç Daosu yeteneği gerektiriyor. Üç kan qi’si ile çalışmak daha da karmaşık, yaklaşık on kat zor diyebiliriz. Ve dört akımsa şaka gibi. Belli ki başarılı olmanın tek yolu meseleleri basitleştirmek için Evrenin Tüm Bitkileri metodunu kullanmaktan geçiyor!” Bai Xiaochun’un gözleri garip bir ışıkla aydınlanmıştı. Ölmeyen Kan Hapını olağan şekliyle üretmenin çok zor olduğu barizdi, tek seçenek işleri tersten yürütmekti!

 

Bu noktada bir hap fırını ve bir miktar tıbbi bitki çıkartarak üretim sürecine aşina olmaya başladı. İlk seferinde başarılı olmaya çalışmak yerine biraz test yapma yoluna gidecekti.

 

Vakit geçti ve çok geçmeden yarım ay geride kaldı. Bai Xiaochun bu süreçte mağarasından dışarı tek bir adım bile atmamış, tamamen ilaç yapımına adapte olmuştu. Her gün bolca üretim yapıyor, kan alevi taşı bittiğinde yenilerini talep ediyordu, tabii aynı şey tıbbi bitkiler için de geçerliydi.

 

Artık her gün yeni bitkiler gelmeye başlamıştı. Neyse ki tepede kaynak boldu. Bu sırada Bai Xiaochun’un Ölmeyen Kan Hapına olan aşinalığı artıyor ama bir yandan da art arda yeni ilaçlar ziyan oluyordu.

 

Geçmişte ziyan olan hapları göz ardı edebilirdi ama bu defa bakışları tereddütlü bir şekilde köşede sinen gargoyle’a çevrilmişti.

 

“Acaba gargoyle’lar ruh ilacı yer mi? Mahvolmuş olsalar da içlerinde biraz güç var sonuçta.” Bu konuyu bir müddet düşündükten sonra haplarından birini gargoyle’a fırlattı.

 

“Ye bunu.” dedi beklenti dolu bir bakışla. Gargoyle ise zekâsı yeni yeni gelişmeye başlamış olsa da söyleneni anlayıp hapa hücum etti. Hap bir an içerisinde siyah bir dumana çevrildi ve gargoyle tarafından çabucak özümsendi.

 

“Wow, yiyormuş!” diyen Bai Xiaochun son derece memnun kalmıştı. Akabinde mahvolan tüm hapları gargoyle’a fırlattı. Onların dumanlarını özümseyen gargoyle ise sesli geğirişler sonrasında mest olmuş bir ifadeyle köşeye sinerek uyuyakaldı.

 

“Hahaha! Ne kadar zekiyim! O haplar da bir işe yaradı sonunda.” Gargoyle’un herhangi bir kötü yan etki tatmadığını görünce iyi bir şey yaptığına iyice ikna olmuştu. Bu rahatlıkla hap üretmeye ve mahvolanları gargoyle’a fırlatmaya devam etti. Bu konuda hiç cimri davranmıyordu.

 

Yarım ay daha geride kalmıştı.

 

Bai Xiaochun bu süreçte bir sürü hap yapmış fakat her biri başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Evrenin Tüm Bitkilerinde aydınlanma elde etmiş olsa da istikrarlı bir şekilde kullanacak kadar aşina değildi ve haliyle problemler patlak veriyordu. Ancak daima onların üstesinden gelmek için bir çözüm buluyordu. Hem ürettiği haplar da çöpe gitmiyor, gargoyle’a yem oluyordu.

 

“Sana verecek başka bir şeyim yok, sadece bu mahvolan haplar.” Doğrusu Bai Xiaochun bu durumdan gayet memnundu. Yetişimciler mahvolan hapları tüketemezdi ama görünen o ki gargoyle’lar için bir zarar doğmuyordu. Hatta gargoyle geçtiğimiz ayda bir hayli büyümüştü. Artık minicik bir yaratık gibi görünmekten çıkmış, 7-8 yaşlarında bir çocuk iriliğine ulaşmıştı. Tabii ki hala simsiyahtı ve kara sislerle çevriliydi.

 

En kayda değer şeyse şimdiden daha akıllı bir hal almış olmasıydı. Tamamen faydasız olmaktan çıkmış, basit meselelerde Bai Xiaochun’a yardımcı olabilmeye başlamıştı.

 

Birkaç sefer ise hapları tüketmek konusunda gönülsüz görünmüş ama en nihayetinde Bai Xiaochun’un emirlerine karşı gelmeye cüret edememişti…

 

Bai Xiaochun bir defasında yaptığı hatayla fırının patlamak üzere olduğunu fark etmiş ve hemen gerileyerek şöyle demişti: “Sen halledersin, Gölge!”

 

Gölge ise çabucak fırının dışından geçmiş, içine ulaşıp derin bir nefes almış ve tüm ruh ilacını özümsemişti. Sonra da sarsılarak ve donuk bakışlarla yere yatmıştı.

 

Bai Xiaochun ise bu tavır karşısında bir hayli etkilenmişti.

 

“Fena değil Gölge, hiç fena değil.” Bu heyecanla ilaç üretimine devam ederken fırının yeniden siyah dumanlar yaymaya başladığını fark etti. Bu dumanın asit yağmuru, ishal, halüsinasyon veya farklı bir felakete yol açacağını gayet iyi biliyordu.

 

Ve bu yüzden bir kez daha Gölgeye bel bağladı.

 

“Senin sıran Gölge!”

 

Gölge öne atılarak aldığı derin nefesle tüm siyah dumanı çekti. Sonra da içinde dumanlar kıvrıla kıvrıla bir kenara yattı. Öyle bir yetisi olsaydı ağzından salyalar akıtacağı kesindi.

 

Bai Xiaochun etkilenmişti.

 

“İyi iş Gölge. Harikasın!” Bai Xiaochun iyice heyecanlanmış ve bundan böyle ilaç yapacağı her yere Gölgeyi de götürme kararı almıştı. Gölge sahiden bir harikaydı. Mahvolan hapları, zehirli dumanları, patlayan hap fırınlarını, her türlü kirlilik problemini çözebiliyordu…  

 

Fakat Bai Xiaochun ilaç yapımına öylesine dalmıştı ki bu süreçte Gölgenin gözlerinde parıldayan zekâ kıvılcımlarını fark edemez olmuştu. Gölge bu durumu gayet iyi gizliyor, Bai Xiaochun’un önünde daima sersem ve aptal görünmeye çalışıyordu.

 

İlerleyen günlerde Bai Xiaochun’un başarısızlığı gizemli bir hap doğurdu. Bu hapın ne işe yaradığı hakkında hiçbir fikri olmayarak çantasına koymak üzereykense gözleri ansızın Gölgeye çevrildi.

 

Ve gözlerini kırpıştırarak şöyle dedi: “Sen halledersin, Gölge.”

 

İçini bir titreme alan Gölge ise havalanarak hapı kaptı ve tükettikten sonra bir kenara devrildi.

 

#Yeni üyemiz Gölge, yuttuğu tüm o haplar ve dumanlarla bizimkini ortalığa felaket saçmaktan kurtarıyor ama sinsi sinsi zeka geliştirişinin sonu ne olacak orası muamma. 
Bu arada diğer tepedeki 'patlamaz' denilen fırında neler olduğu ve savaş hazırlıklarının durumu da benim aklımı kurcalıyor. Hepsini yakında görürüz diyor ve sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18149 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37427 Bölüm Sayısı


creator
manga tr