Bölüm 206 : Göz Kamaştırıcı Derecede Azılı İtibar!

avatar
3295 1

A Will Eternal - Bölüm 206 : Göz Kamaştırıcı Derecede Azılı İtibar!


Çevirmen : Clumsy 

 

Gece çökmüş ve ay gökyüzündeki yerini almıştı. Kan Akımı Tarikatının dışında her zamanki beyazlığını taşıyan ay, tarikat sınırları içerisinde kan kırmızıydı.

 

Tarikatı yıkayan kan renkli ışık her şeyi daha da kasvetli ve şeytani göstermekteydi.

 

Diğer tarikatların çırakları bu manzara karşısında korkuyla ürperebilirdi fakat Bai Xiaochun buna alışacak kadar uzun süredir Kan Akımı Tarikatındaydı.

 

An itibariyle ayın aydınlattığı bir dağ yolunda ilerlemekteydi. Etrafındaki her şey telef olmuştu. Zemin ve ağaçlar yok edilmiş, ölümsüz mağaraları yıkılmıştı. Ancak ortalık son derece sessizdi. Bai Xiaochun’un gün içerisinde Orta Tepede gerçekleştirdiği mücadelenin haberi ise tarikatta bir orman yangını misali yayılmıştı.

 

Kan Akımı Tarikatında orman kanunları işler, yalnızca güçlülere saygı duyulurdu.

 

Bai Xiaochun da bu mücadelede gaddar bir güç, delilik ve herkesin kalbine kazınacak bir kana susamışlık sergilemişti. Tek başına düzinelerce Kuruluş Kadrosu yetişimcisine karşı durmuş ve hatta 7-8 tanesini öldürmüştü. Bu Kan Akımı Tarikatında dahi nadir görülen bir vukuattı ve Bai Xiaochun çoktan kabuslara konu olmuştu.

 

Onun bir Kan Akımı Tarikatı çırağı olmadığından şüphelenen tek bir kişi bile yoktu ve herhangi biri böyle bir ithamda bulunsa da iddiası hiç kimse tarafından kabul görmezdi…

 

“Gerçekten dövüşmekten ve öldürmekten hoşlanmıyorum...” diye düşünen Bai Xiaochun iç çekti. Döndüğü ölümsüz mağarasının tamamen yok edildiğini gördüğünde ise bir kenara oturup yarın yeni bir mağara seçmekte karar kıldı.

 

Gece olaysız ilerledi...

 

Fakat karanlıkta oturan Orta Tepe çıraklarının kalpleri küt küt atmaktaydı. Gün içerisindeki olaylar sahiden kabus gibiydi ve hepsi Bai Xiaochun’un öç almak için geri gelebileceğinden korkuyordu. Herkes büyü formasyonları açık ve içleri huzursuz şekilde mağarasında oturmuş, hatta Orta Tepeden sıvışanlar olmuştu.

 

Tabii ki Orta Tepedeki çılgınlık ve Bai Xiaochun’un hiddetli patlayışı kulaktan kulağa yayılmayı sürdürüyordu. Küçük Bataklık Tepesi, İsimsiz Tepe ve Ceset Tepesinden olaya tanık olanlar da vardı, olanları sonradan işitenler de. Ve hepsi şoktaydı.

 

“Tek başına düzinelerce Kuruluş Kadrosu yetişimcisine karşı mı durdu?”

 

“Gerçekten başpapazın emirlerini hiçe mi saydı?”

 

“Herkes öylece durup onun sekiz kişiyi öldürmesini mi izledi yani?!?! Hayatta kalanlar da toplanıp büyü formasyonlarıyla mı gizlendi?!”

 

Böyle cümleler Kan Akımı Tarikatı tepelerinde delice yayılmaktaydı.

 

Elin tersindeki iç Kesim çırakları bile Bai Xiaochun’un eylemlerini işitmişti ve herkes şaşkındı. Onu halihazırda kana susamış bir canavar olarak gören İç Kesim çıraklarıysa yaşanan dehşetin görüntülerini ancak hayal edebiliyordu.

 

“Karamahzen inanılmaz biri! İnsanları lime lime edip izleyicileri öldürürken bir yandan da kanlarını içmiş!!”

 

“Onun aslında bir yetişimci olmadığını işittim. Kılık değiştirmiş yeşil tenli bir cinmiş!”

 

“İnsanüstü güçleri var! Tek darbesiyle koca bir dağı sarsabiliyor!”

 

Bu tarz söylentiler de yayılıyordu. Bir gecede sayısız Kan Akımı Tarikatı ferdi, asla kışkırtılmaması gereken Karamahzen isimli yeni birini tanımıştı!

 

Bai Xiaochun şafakta gözlerini açarak yürümeye başladı. Tabii bu süreçte hakkındaki haberler iyice yayılmış, Dış Kesim çıraklarının bile kulağına gitmişti. Doğrusu çıraklar farklı yöntemler kullandığı için çevredeki yetişim klanları bile çok geçmeden hikayeleri işitmişti.

 

Tabii diğer büyük tarikatların Karamahzen ismini işitmesi de işten bile değildi...

 

Kan Akımı Tarikatında haberler Ruh Akımı Tarikatından daha hızlı yayılırdı. Neticede Kan Akımı Tarikatı çırakları daima uçurumun kıyısında yürür, pek eğlenme fırsatı bulamazdı. Buna bir de güçlü uzmanlara besledikleri şevk eklenince yeni bir Seçilmişin yükselişinin ilgi çekmesi kaçınılmazdı.

 

Bai Xiaochun bunu çabucak keşfetmişti. Gelişini gören Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin ifadeleri titreşiyordu. Dünkü dövüşe katılmamış olanlarsa kocaman gülümsemelerle ellerini kavuşturarak selam veriyordu.

 

Bai Xiaochun etkilenmişti. Artık kendisini kanıtlamış ve Ruh Akımı Tarikatı yürüyüşlerindeki hislerini yeniden tadar olmuştu. İlk tepkisi verilen selamlara gülümseyip başını sallayarak karşılık vermekti.

 

Ancak bu gülümseme Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin gözlerini şaşkınlıkla irileştirmişti. Pek çoğu istemsizce geriliyor, suratlarına tedirgin ifadeler yerleşiyordu.

 

Bu durum başta Bai Xiaochun’u şok etmişti. Ama çabucak soğuk bir tavır ve buz gibi bakışlar edindiğinde Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin rahat birer nefes aldığını fark etti. Onlara kalırsa bu ifadeler Karamahzene çok daha uygundu.

 

“Ne iyi bir insanım...” diye düşünen Bai Xiaochun kendi kendine iç çekti. Ve başka bir şansı olmadan soğuk, kayıtsız ifadesini koruyarak sağa sola pis bakışlar atmaya başladı. Bu da kendisine duyulan saygıyı iyice arttırdı.

 

Artık tüm o bakışlardan gözleri yorulmaya başlamıştı. En nihayetinde yeni bir mağara seçebileceği tesise ulaştı ve önceki gelişinde kendisine hiç ilgi göstermeyen yaşlı adamın bu defa koşturarak resmi bir selam sunduğunu fark etti.

 

Bai Xiaochun’un mağara seçmeye geldiğini gören adam önce şok olmuş, hemen ardından tavrını değiştirmişti. Akabinde gözleri tutkuyla yanarak bir parşömen çıkarttı ve açarak Bai Xiaochun’a sergiledi.

 

“Küçük Kardeş Karamahzen, buna ne dersin? Bu mağaranın etrafı bir harika, oradaki kan qi’si de inanılmaz!

 

“Peki ya bu? Zamanında burada bir baş kıdemli ikamet etmişti! Genelde bu bilgiyi kimselere vermem...

 

“Şurası da var. Orada birkaç da kukla olduğunu anımsıyorum.”

 

Bai Xiaochun yaşlı adamın mağara tanıtımlarından etkilense de suratındaki gaddar ve soğuk ifadeyi korumuştu. En sonunda kaşlarını çattı. Bu mağaralar yok olan mağarasından çok daha iyiydi fakat yine de çok fazla kan qi’si barındırdıkları söylenemezdi.

 

Bai Xiaochun’un kaşlarını çattığını gören adam bir şey söylemek ister gibi görünse de tereddütlüydü. Bai Xiaochun’a bir müddet bakıp dünkü dövüşü düşündükten sonraysa dişlerini sıkıp sesini alçaltarak şöyle dedi: “Küçük Kardeş Karamahzen, bir mağara seçmek için buraya gelmene gerek yok.”

 

“Ha?” diyen Bai Xiaochun düşünceli bir şekilde gözlerini kırpıştırdı.

 

İşleri daha net kılmaya karar veren yaşlı adamsa sesini iyice alçaltarak devam etti: “Hatırlasana, Kan Akımı Tarikatında güçlü ve kuvvetlilere saygı duyarız. Pek çok kişi mağarasını resmi olarak seçmez, gidip istediğine yerleşir. Eğer beğendiğin bir mağara bulursan eski sahibini kov ve senin olsun, bu kadar.”

 

Bai Xiaochun’un gözleri ışıldamıştı. Doğrusu Ruh Akımı Tarikatında o kadar uzun süre yaşamıştı ki içten içe Kan Akımı Tarikatı halkına benzeyemiyor, bazen ne düşündüklerini anlayamıyordu. Zaten öyle olmasa yaşlı adamdan bu hatırlatmayı alması gerekmezdi.

 

Boğazını temizleyip soğuk tavrını koruyarak başını salladı ve kollarını sıvayarak arkasını döndü. İçiyse bir yasağı çiğneyecek olmanın verdiği heyecanla kıpır kıpırdı.

 

Bai Xiaochun’un gidişini izleyen adam iç çekti. Ona kalırsa Karamahzenin sadece Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosunda olması pek yazıktı, aksi takdirde sıra dışı bir geleceği olabilirdi. Tabii ki bu seviyesine rağmen kışkırtılmaması gereken gaddar bir canavar olduğu barizdi.

 

Bu sırada yola düşen Bai Xiaochun’un kalbi küt küt atıyor, heyecanı giderek artıyordu.

 

“Ne his ama! Öyle istediğim her şeyi alabiliyorum yani? Güçlü olduğum sürece hiçbir şeyin önemi yok, canım ne isterse yaparım...” Dudaklarını beklentiyle yaladı. Böyle bir şey Ruh Akımı Tarikatında asla yaşanamazdı, sonunda yasak meyvenin tadına bakabilecekti. Yarım gün boyunca Orta Tepeyi talan ettikten sonraysa öğle saatlerinde gözüne güzel bir mağara kestirdi. Oldukça büyüktü, zemin kan ağaçlarıyla kaplıydı ve mekan, başlı başına bir dünyayı andırıyordu.

 

Kan ağaçlarının suratları vardı ve gözleri kapalı olsa da tuhaf, meşum havalarıyla yaklaşanın kalbine korku salıyorlardı.

 

Ve kapıya ulaşmanın tek yolu da o ağaçların arasından geçmekti. Ortamı dolduran silik kan sisiyse uzaktan bile görünebiliyordu.

 

Kan ağaçlarının arasından zar zor görünen yoğun kan qi’li bir de kan tankı mevcuttu. Kireçtaşlarıyla kaplı alanda bekçi görevi gören zırhlı arıtılmış cesetler de dikkat çekiyordu.

 

Tankın yanındaki mağara girişinde büyü formasyonları işli iri, beyaz bir kapı bulunuyordu. An itibariyle aktif olan formasyonlar alanın korunduğunu anlatan parlak ışıklarla titreşiyordu.

 

Bu manzaraya bakan Bai Xiaochun dudaklarını yalamış, gözleri beklentiyle ışıldamaya başlamıştı.

 

“Ne harika bir ortam...”

 

Daha önce de buradan gizli gizli kan qi’si çekmişti, haliyle buranın Usta Tanrı-Kahine ait olduğunu anımsar gibiydi. Sahtekar Karamahzene danıştığındaysa Usta Tanrı-Kahinin sadece Kuruluş Kadrosu başlangıcında olduğunu ama kehanetteki ustalığıyla tarikatta çok önemli bir yer tuttuğunu öğrenmişti.

 

Issız Cehennem Cep Aleminde Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosuna erişmesine rağmen sadece birkaç Gelgit Akışı vardı. Buna rağmen Kan Akımı Tarikatında ünlenebilmişti.

 

Haliyle böyle güzel bir mağaraya çoktandır sahip olması şaşırtıcı değildi.

 

Gözleri ışıldayan Bai Xiaochun hızla mağaraya yaklaşmaya başlamıştı, o yaklaştıkça kan ağaçlarının gözleri açılıyor, öldürme güdüleri ışıldıyordu.

 

Ancak gelenin Bai Xiaochun olduğunu görmek hepsinin tiz çığlıklar atmaya başlamasına yol açtı.

 

“Karaşeytan geldi!!”

 

“Bu Karaşeytan!!”

 

“Cennetler! Karaşeytan intikam almaya geldi. Ustam, kurtar beni!!”

 

Bu esnada mağaranın içerisindeki Usta Tanrı-Kahin dişlerini sıktı. Bai Xiaochun’dan hem korkuyor hem de nefret ediyordu ve dün yaşanan dehşet neticesinde Bai Xiaochun’un intikam arayacağından emindi. Dışarıdaki çığlıkları işitmekse gözlerini irileştirmişti.

 

“Gelecek tabii, ben de öyle düşünmüştüm!!”

 

#Bizimki en sevdiği şey olan 'itibara' kavuştu ama burada yalnız kahraman pozu alamıyor veya tarikat amcası dedirtmek için tatlı tatlı koşamıyor. Havalı ve soğuk olması lazım, zavallıcığın gözleri bile yoruldu bu durumdan 
Ve bu sıralar pek sık gördüğümüz Usta Tanrı-Kahinin mağarasına geldik, bakalım bizimkinin itibarı mağarayı olaysız şekilde almasını sağlayacak mı, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18288 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr