Bölüm 186 : Yetişim Cenneti!

avatar
3312 0

A Will Eternal - Bölüm 186 : Yetişim Cenneti!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun iç çekerken hem Karamahzene sempati duydu hem de her şeye hazır tavrını takdir etti.

 

“Bir casus olabilmesine şaşmamalı. Cidden bayağı sıra dışı biriymiş.” Kendisi ise o kızın suratını düşününce bile iç çekmeden edemiyordu.

 

Çok geçmeden Karamahzenin diğer İç Kesim mağaralarıyla birlikte yer alan mağarasına ulaştı. Ve bu basit mağara, Karamahzenin tarikattaki zorlu yaşantısını iyice idrak etmesini sağladı.

 

Burası Bai Xiaochun’un Ruh Akımı Tarikatındaki mağarasının ancak onda biri kadardı ve bırakın hap yapım istasyonunu veya gölü, bir antresi bile yoktu. Tek yataklı ve meditasyon matlı taş bir odadan fazlası değildi.

 

“Bu garibanlıkta nasıl hayatta kaldı?!” diye düşündü ve başını sallayıp bağdaş kurarak meditasyona başladı. Dışarıda güneş batmaktaydı. Ruh Akımı Tarikatı bu saatlerde sessizleşir, çıraklar gecenin kalanı için mekanlarına yerleşirdi.

 

Ama Kan Akımı Tarikatı farklıydı. Gece çöktüğünde yankılanan çığlıkları işitmeye başlamıştı. Görünen o ki bazı çıraklar dövüşmek için gece karanlığından istifa etmekteydi.

 

Tarikat kurallarına göre çıraklar birbirini öldürmemeliydi ancak başka bir kısıtlama söz konusu değildi. Yani gece karanlığı, tarikattaki esas gaddarlığın ortaya çıkması için muazzam bir fırsattı.

 

Bai Xiaochun Ruh Akımı Tarikatından çok farklı olan bu çevreye alışmakta zorlanıyordu. Derin bir nefes alarak ‘dışarı çıkmamalıyım’ diye düşündü, hatta mağarasının girişine de birkaç tuzak yerleştirdi. Ancak bu tedbir sonrasında tekrar bağdaş kurarak bir sonraki adımını irdelemeye başlayabildi.

 

Kan Akımı Tarikatı yolunda sahtekâr Karamahzenle bolca konuşmuş ve ebedi dayanıklılık kalıntısının elin orta parmağında, yani Orta Tepede bulunduğunu öğrenmişti.

 

Orta Tepenin yukarılarında ulu kıdemli yaşıyordu ve orası İç Kesim çıraklarına yasaktı. Sonuçta dört tepe de yalnızca Kuruluş Kadrosu yetişimcilerine serbestti.

 

Karamahzen gibi İç Kesim çırakları o parmaklara giremezdi.

 

Üst parmak kısımlarına ise sıradan kıdemliler ve Dharma koruyucuları tarafından bile erişilemezdi.

 

Sahtekâr Karamahzenin kalıntıya yaklaşamamış olma ve Kuruluş Kadrosuna erişmek isteme sebebi de buydu. Ancak o noktada dört tepeden birini seçebilecekti.

 

“İlk adım Kuruluş Kadrosu.” diye düşündü Bai Xiaochun. “Orta Tepeyi seçecek ve ikinci adım olarak Dharma koruyucusu olacağım. Sadece Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosundaymış gibi davranabilecek olmam çok üzücü. Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosu olarak görünebilseydim çok daha iyiydi, hemen kıdemli olurdum.

 

“Dharma koruyucusu olduktan sonra ise ulu kıdemliliğe geçmeliyim. Bu da üçüncü ve son adım. O noktada Orta Tepenin ulu kıdemli mağarasının altındaki ebedi dayanıklılık kalıntısına erişebileceğim.” Bai Xiaochun derin bir nefes aldı. Hedeflerine ulaşmanın zaman alacağının farkındaydı. Sıradan bir İç Kesim çıraklığından Orta Tepenin ulu kıdemliliğine ulaşmak uzun bir yoldu. Ancak imkânsız değildi.

 

Hedeflerini netleştirip gözlerini kapatarak yetişime geçti. Şimdilik Menekşe Qi Cennetkarışı Büyüsünü bir kenara attı ve Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğinin Ölmeyen Cennetsel Kral kısmına başladı.

 

Ruh Akımı Tarikatı dışında bir noktada yetişim yapmanın nasıl olacağını çok merak ediyordu.

 

Ölmeyen Cennetsel Kralı saldığı anda tüm bedeni ürperdi. Ruh Akımı Tarikatındayken Ölmeyen Cennetsel Kral yetişimi uğruna korkunç miktarlarda yaşamsal enerji harcıyordu. Orada bolca tıbbi hap ve kıymetli materyal olmadıkça bu yetişim imkânsız sayılırdı.

 

Ama burada yetişime giriştiği anda yerden yükselen kan qi’si bedenine süzülmeye başladı ve yaşamsal enerjisini hızla yenileyip tekniği daha da hızlı bir şekilde kullanabilmesine olanak tanıdı.

 

Ertesi gün içini bir titreme almış, bedeninde nabız benzeri bir atış hissetmişti. Şimdiden daha güçlü olduğuna emindi.

 

Kocaman açılan gözleri neşeyle parıldıyordu.

 

“Burası cennet gibi!” diyerek elini devin Ölmeyen Teni olan zeminde gezdirdi. Kalbi heyecan doluydu.

 

“Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniği gerçekten sıra dışı. Bu dev mutlak zirveye erişemediği için ölmüş olmalı. Ama bedeni ölümünden yıllaaar yıllar sonra bile hala sağlam. Çürümemiş ve bir tarikatın temeli olmuş.  

 

“Bu da Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğinin harikuladeliğini gösteriyor!” Bu sözlerle yetişimine devam etti.

 

Zaman geçti. Bai Xiaochun dört gün içerisinde Kan Akımı Tarikatına olan aşinalığını arttırmaya çalıştı. Sahtekâr Karamahzenden daha çok bilgi topladı ve İç Kesim çıraklarının yüzlerini hafızasına kazımaya başladı.

 

Ayrıca kendi yüz ifadesi üzerinde de çalışıp daha sert bir görünüm elde etmeye gayret etti. Çok geçmeden öldürücü aura yaymanın da yetenek gerektirdiğini anladı ve hemen çalışmalara koyuldu. Tabii kahkahasının daha günahkâr ve korkunç olması için prova yapmayı da ihmal etmedi.

 

Karamahzen bir İç Kesim çırağının çıkabileceği maksimum yüksekliğe çıkmış, Kuruluş Kadrosuna ulaşmasına yalnızca bir basamak kalmıştı. Çoğu insana göre bir Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosu yetişimcisine yakındı ve diğer İç Kesim çıraklarının kışkırtmaya cüret edemeyeceği bir yükseklikteydi.

 

Günler olaysız bir şekilde ilerliyordu.

 

Bir gün, mağarasında Ölmeyen Cennetsel Kral yetişimi yapan Bai Xiaochun’un ifadesi ansızın titreşti. Başını kaldırıp olabildiğince sert bir ifade takındı. Sonra da delici ışıklarla dolan gözlerini ölümsüz mağarasının girişine çevirdi.

 

Çok geçmeden dışarıdan bir ses işitildi.

 

“Küçük Kardeş Karamahzen, benim, Zhao Wuchang. Dışarı gel lütfen.”

 

Bai Xiaochun hemen sahtekâr Karamahzene dönüp Zhao Wuchang’ın kim olduğunu sordu ve Düşmüş Kılıç Dünyasına giden çıraklardan biri olduğunu öğrendi. Ardından soğuk ve günahkâr ifadesini koruyup ölümcül bir aura yayarak mağaradan çıktı. Girişten birkaç metre ötede orta yaşlı bir adam durmaktaydı.

 

“Ne istiyorsun?” dedi Bai Xiaochun soğukça. Zhao Wuchang’ın kendisine pusu kuran Kan Akımı Tarikatı çıraklarından olduğunu ve onları öldürmeye başladığında kaçtığını hatırlıyordu.

 

Zhao Wuchang’ın yüzü ölümcül bir solgunlukta ve aynı zamanda gaddarlıktaydı. Her an atılabilecek bir kurda çokça benzemekteydi. Bai Xiaochun’u baştan aşağı süzüp özensiz bir gülümseme sunduktan sonra şöyle dedi: “Küçük Kardeş Karamahzen, görüşmeyeli iyisin herhalde.

 

“Buraya öyle önemli bir şey için gelmedim. Biz Düşmüş Kılıç Dünyasında başarısız olanlar, toplanıp Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosuna nasıl ulaşacağımız şeklinde konuşup fikir alışverişi yapıyoruz. Sen de döndüğüne göre seni de çağırabilirim diye düşündüm.” Zhao Wuchang da Düşmüş Kılıç Dünyasında başarısız olan diğer çıraklar gibi son derece garip bir pozisyona düşmüştü. İç Kesim ve Kuruluş Kadrosu arasında sıkışan bu topluluğun Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosuna erişme şansı kalmamıştı. Haliyle tek ihtimal Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosunu zorlamaktı.

 

Ne yazık ki Ölümlü-Dao Kuruluş Kadrosu bir Kuruluş Kadrosu Hapı gerektiriyordu ve Kan Akımı Tarikatında böyle bir hapı elde etmenin bedeli ağırdı. Bu yüzden Düşmüş Kılıç Dünyasından gelenler bir birlik oluşturmuş, Zhao Wuchang da Karamahzeni aralarına katmaya gelmişti.

 

“Oh, gerçekten mi?” dedi Bai Xiaochun. Bir anlık düşünceden sonraysa başıyla onay verdi. Bu gruba dahil olursa daha rahat bilgi edinir, bu da ileride işine yarardı.

 

Bai Xiaochun’un kabul ettiğini gören Zhao Wuchang kahkaha atarak toplantı alanına doğru ilerlemeye başladı. Yürürken de arada bir Bai Xiaochun’a bakıyor, bu Karamahzen hatırladığımdan ne kadar da farklı görünüyor diye düşünüyordu. Öldürücü aurası güçlenmiş, gözlerindeki fena bakışlar derinleşmişti.

 

“Karamahzen Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosuna erişememiş olabilir.” diye düşündü Zhao Wuchang. “Ama Bai Xiaochun’dan canlı kurtulmak kolay iş değildi.” Bu düşünceyle aralarındaki güvenli mesafeyi korumalarına rağmen rastgele meselelerde sohbet etmeyi ihmal etmedi.

 

İkili, yolun yarısına geldiğinde ise gökyüzü ansızın gök gürültüsü benzeri seslerle dolmaya başladı!

 

Alanda yankılanan kanlı sis, okyanuslardaki dalgalar misaliydi. Yukarıdan uçarak geçmekte olan birkaç Kuruluş Kadrosu yetişimcisi yerlerinde duraksamış ve saygı dolu ifadelerle yol açmıştı.

 

Bai Xiaochun olanları şaşkınlıkla izlemekteydi. Pek uzak olmayan bir mesafede kan renkli bir tahtırevan belirmişti. Otuz metre uzunluktaki bu tahtırevan sessiz çığlıklar atan ruhlarla kuşatılmıştı.

 

Tahtırevanın taşıyıcıları ise siyah sisler yayarak ilerleyen, üç metre uzunlukta gargoyle benzeri sekiz hayaletti. Tenleri yeşildi ve meşum bir soğuklukla yayılan dalgalanmaları Kuruluş Kadrosu yetişimcilerine benzerdi.

 

Tahtırevanın diğer tarafında kan renkli kıyafetler giyen sıra sıra hizmetçi mevcuttu. Güzel olmalarına rağmen tamamen ifadesizlerdi ve ellerinde fenerler bulunmaktaydı. Sisin içerisinde tahtırevana yol açıyor gibi bir halleri vardı.

 

Gerçekten hayretler uyandırıcı bir manzaraydı.

 

Bai Xiaochun tamamen sarsılmış olsa da bir başpapazın geldiği kanısına vardı. Ancak tahtırevanda genç bir kadının oturduğunu fark etmesi çok sürmedi.

 

Kan kırmızı bir elbise giyen kadının uzun saçları rüzgârla savrulmaktaydı. Erik çiçeği desenli kan rengi maskesinden ötürü yüzünü görmek imkânsızdı!

 

Elini çenesine koymuş, öylece uzakları izlemekteydi.

 

Kuruluş Kadrosu aşamasındaydı ve ruhsal gücünün baskısına bakılırsa birden fazla Gelgit Akışına sahipti ki bu da kanlı sisin kaynayıp çalkalanmasına yol açıyordu.

 

Yani bu genç kadın Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosundandı!

 

Bai Xiaochun’un gözleri kıskançlıkla irileşmişti. Ruh Akımı Tarikatında bu şekilde gezilmezdi! Kan Akımı Tarikatı Kuruluş Kadrosu yetişimcilerinin gördüğü bu muamele nefesini kesmişti.

 

Bu esnada Bai Xiaochun’un tahtırevana bakakaldığını fark eden Zhao Wuchang’un kalbi sıkıştı.

 

“Hey! Canına mı susadın sen?” diye fısıldadı. “Başını eğsene! Dikkatli olmazsan Genç Leydi Xuemei gözlerini oyar!! Issız Cehennem Cep Aleminde dokuz Gelgit Akışına ulaştı o!”

 

Bai Xiaochun’u gruplarına katma amacı taşımasa bu konuda ağzını açmayabilirdi.

 

“Genç Leydi Xuemeii?” diyen Bai Xiaochun, Xu Baocai’nin bahsetmiş olduğu Kan Akımı Tarikatı çırağını anımsamıştı. Ardından çabucak başını eğdi ve diğer İç Kesim çıraklarının da aynı şeyi yapmakta olduğunu fark etti.

 

#Taklitçi maskesi içindeyken kendi yetişimini etkilemeden nasıl yeni bir Kuruluş Kadrosuna geçecek, farklı rütbelere erişecek acaba? O sistemi merak ettim doğrusu. Bu arada yapması gerekenler de bir hayli çok, yani Karamahzen macerası uzun sürecek gibi görünüyor.
Son olarak dokuz gelgit akışlı kız bu havayla hareket edebiliyorsa acaba burada bir cennet-daosu yetişimcisi nasıl karşılanırdı? Bizimki belki arzuladığı popülerliği burada elde edebilirdi 
Okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18156 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37432 Bölüm Sayısı


creator
manga tr