Bölüm 164 : Ne Olmuş Yani!

avatar
3600 1

A Will Eternal - Bölüm 164 : Ne Olmuş Yani!


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun daha önce de Kan Akımı Tarikatıyla karşılaşmıştı ve büyü tekniklerinin tarikatın ismiyle uyuştuğunun bilincindeydi; şeytani bir Daoları vardı. Ayrıca Ruh Akımı Tarikatının Kan Akımı Tarikatıyla ilgili verdiği bilgiler doğru ve isabetliyse bu tekniklerin ekstrem derecede tuhaf olması gerekliydi!

 

Vücut geliştirme yetişimcisinin belirttiği o tanıdık koca el, gargoyle, Xu Xiaoshan’ın zombi büyüsü… hepsi delicesine öldürücü auralar taşımaktaydı.

 

Xu Xiaoshan parmağını sallayıp Bai Xiaochun’a yaklaşırken siyah saçlı dokuz zombi de dokuz meteor misali atılmaktaydı.

 

Yaydıkları ölüm aurası havada yükseliyor ve Bai Xiaochun’un etrafı delici çığlıklarla sarsılıyordu.

 

Bai Xiaochun da gözleri ışıldayarak harekete geçmiş, etrafında altın ışıklar parıldatmıştı. Akabinde iki parmağını yıldırım misali titreştirip savurdu ve siyah saçlı zombilerden birinin boğazını ezdi.

 

Bir çatlama sesi işitilirken zombinin başı yan yattı ancak ölmemişti. Saçları uçuşarak yana sıçrayan ve avcunu savuran Bai Xiaochun’a saldırmaktaydı.

 

Bai Xiaochun bu hareketiyle dokuz Gelgit Akışının patlayıcı gücünü arkasına almış ve her yöne yayılan bir rüzgar gücü doğurmuştu. Aynı zamanda ejder ve mamutun güçlerini de belirtip tüm zombileri savuracak kuvvetli bir saldırı gerçekleştirmişti. Sonraki hedefi Xu Xiaoshan’ın üzerine atılmak oldu.

 

Xu Xiaoshan’ın gözbebekleri kısılırken Bai Xiaochun yumruğunu savurdu.

 

Çıkan patlamayla birlikte Xu Xiaoshan bir ağız dolusu kan kustu, eşzamanlı olarak bolca defansif büyülü nesne saldı. Ancak tüm defansına rağmen ciddi şekilde yaralanıp birkaç yüz metre gerilemekten kaçamadı.

 

Bu esnada Hayalet Diş ve Shangguan Tianyou da ortak bir saldırıya girişmişti.

 

Bai Xiaochun bir an dahi duraksamadı. Arkasını dönerek kaçmak adına mümkün olduğunca hızlandı. Hayalet Diş, Xu Xiaoshan ve Shangguan Tianyou’yu aynı anda kolay kolay dövemeyeceğinin bilincindeydi ve onların gerçekten ölümcül bir saldırı gerçekleştirmesine izin vermeye de niyeti yoktu.

 

O kaçıyor, üç tarikatın çıraklarıysa giderek yaklaşıyordu. Tabii cennet sicimi enerjisi için gelmiş olsalar da onu alan Bai Xiaochun olduğu için saldırmaya cüret edemiyorlardı. Ancak bir grup olarak onu yavaşlatıp Hayalet Diş, Xu Xiaoshan ve Shangguan Tianyou üçlüsüne onu haklama şansı verebileceklerine olan güvenleri sağlamdı.

 

Bu gerçekleşirse eninde sonunda cennet sicimi enerjisine kavuşmaları imkânsız olmaktan çıkabilirdi!

 

Engin Akım Tarikatı çıraklarının çoğu gölge yansımalarına sahipti. İllüzyon imgeler salabiliyorlardı ve kimi güçlü, kimi güçsüz olan bu imgeler Bai Xiaochun’a uzaktan saldırma imkânı tanıyordu.

 

Hap Akımı Tarikatı çıraklarının da kendilerine özgü saldırı metotları, zehirleri ve hapları vardı.

 

Sonuç olarak Bai Xiaochun mütemadiyen büyülü nesnelerin ışıltısıyla çevreleniyor, havayı patlamalar dolduruyordu. Yüzünde kasvetli bir ifade belirmişti. Bu bombardıman Ölmeyen Altın Tenine rağmen bir hayli baş ağrıtıcıydı.

 

“Siz cidden canınıza susamışsınız!” Bu sözler ve gözlerinde titreşen öldürme güdüsüyle ansızın uzun bir ışık huzmesine çevrilerek etraftaki çırakların üzerine atıldı. Göz açıp kapayıncaya dek Engin Akım Tarikatı çıraklarından birine ulaşmış ve vuruşuyla döndürerek patlamasına yol açmıştı. 

 

Bu eylemle ablukadan çıkmıştı lakin bunu yaptığı saniyede üzerinden gelen bir sesle karşılaştı.

 

“Bai Xiaochun, aynı tarikattan olabiliriz ama bu, cennet sicimi enerjisi için dövüşemeyeceğimiz anlamına gelmez!” Konuşan kişi, uzattığı elinde giderek siyaha dönen bir güneş sembolü taşıyan Beihan Lie idi. Belli ki Günbatımı Büyüsünü gerçekleştirmekteydi.

 

“Beihan Lie!” diyen Bai Xiaochun kaşlarını çatmıştı. Beihan Lie’nin saldırısıyla hemen hemen aynı saniyede uzaklarda yeni bir ışık huzmesi daha belirdi ve Yok Edici Tahribat Tekniğinin gücüyle dolup taşan bir rüzgâr her yönden patlak vermeye başladı. Gelen kişi Dokuz Adanın ta kendisiydi.

 

Yaraları veya Bai Xiaochun’un akıl almaz gücünü umursadığı yoktu. Her şeye rağmen savaşmaya hazırdı.

 

Saldırısını Beihan Lie ile mükemmel bir uyum eşliğinde salmıştı. Tahribatın büyü sembolleri kapkara kesilen güneşle birlikte Bai Xiaochun’a ilerlemekteydi.

 

Devasa patlama Bai Xiaochun’un kaçmasını imkânsız kılmıştı. Bir an sonraysa Hayalet Diş, Xu Xiaoshan ve Shangguan Tianyou’nun da yetişişiyle Bai Xiaochun, beş kişilik bir kuşatmanın ortasında kaldı.

 

Bu beşlinin her biri Seçilmişlerin de Seçilmişiydi ve birleştirdikleri gücün tarif edilemez olduğuna şüphe yoktu.

 

Alandaki diğer çırakların kalplerine bir nebze umut doğmuştu. Her yönden yaklaşan yüzün üzerinde kişi güçlerini birleştirip Bai Xiaochun’u öldürmeye ve enerjisini çalmaya niyetliydi.

 

“Bai Xiaochun, güçlü olabilirsin ama hepimizi birden yenemezsin. Cennet sicimi enerjisini teslim et!”

 

“Bai Xiaochun, Cennet Daosu Kuruluş Kadrosu çok önemli. O enerji için kiminle olursa olsun kapışırdık. Bu durumda yoldaşlığın hükmü olmaz. En güçlü olanın borusu öter!”

 

“Enerjiden vazgeç!”

 

İnsanlar bu şekilde bağırırken Hayalet Diş yetişim basamağını salarak doğurduğu enerji patlamasıyla harekete geçmişti. Şok edici bir şekilde, bir hayalet parmağına dönüşmüştü! Sadece bir parmak olsa da önceki hayalet ele nazaran büyüktü. Göğün yarısını doldurmuş ve her şeyi şiddetle sarsarak Bai Xiaochun’a doğru alçalmaya başlamıştı.

 

Gözleri yoğun bir öldürme güdüsüyle titreşen Shangguan Tianyou da derin bir nefes alarak bedenindeki tüm gözeneklerinden kılıç qi’si yaymaya başlamıştı. Adeta qi’si, kanı, ruhu ve yetişim basamağı tezahür ediyor ve muazzam bir cennetsel kılıca dönüşerek Bai Xiaochun’a ilerliyordu.

 

Xu Xiaoshan ise kuvvetli bir kükreyişle alnını açmış, beklenmedik bir şekilde alnından çıkarttığı kan renkli bir ışık huzmesi siyah saçlı bir zombiye çevrilmişti. Antik görünen zombinin belirişiyle tüm alanı çarpıklaştıran bir ölüm aurası yayılmıştı. Zombi, jilet keskinliğindeki uzun ve pençemsi tırnaklarıyla Bai Xiaochun’a sıçramaktaydı.

 

İşler bununla sona ermiş değildi. Beihan Lie dişlerini sıkarak gözlerini kapatmış ve siyah alevler doğurmuştu. Bedeni bu alevlerle çevrelenirken giderek genişlemiş ve havada süzülen siyah bir güneşe çevrilerek Bai Xiaochun’a doğru alçalmaya başlamıştı.

 

Bir de Dokuz Ada vardı. Delici bir ıslık sesiyle birlikte iki elli bir büyü hareketi gerçekleştirmişti. Yaydığı büyü sembollerinin her biri Yok Edici Tahribat Tekniğinin gücüyle dolup taşmaktaydı. Bu semboller çabucak birleşip tek bir ip hali almıştı ve her şeyi kesebilecek kapasitede görünüyordu. Bu eylemin sonucunda beti benzi atan Dokuz Ada kan öksürmüş ve görünür şekilde yaşlanmıştı.

 

Beş favori Seçilmişin eşzamanlı saldırısı söz konusuydu!

 

Tabii bir de en güçlü büyü tekniklerini salmakla meşgul olan bir sürü Qi Yoğunlaşma çırağı vardı. Tüm alan rengarenk olmuş, sayısız ilahi kabiliyet Bai Xiaochun’u hedeflemişti.

 

Durumdaki yoğun tehdit Bai Xiaochun’un soluksuz kalmasına yol açtı. Bu noktada cennet sicimi enerjisini yarı yarıya asimile etmiş ve qi geçitleri aracılığıyla dokuz ruhsal denizine iletmeye başlamış durumdaydı. Süreci durdurursa ciddi negatif etkilerle karşılaşabilirdi.

 

Zaten cennet sicimi enerjisinden bu kadar erken vazgeçmeye de gönlü yoktu. Üstelik beş Seçilmişin saldırısı karşısında verdiği tepki şu şekildeydi:

 

Ne olmuş yani?!

 

Derin bir nefes aldı ve ışıldayan gözlerini kapattı. Sayısız ilahi kabiliyet ve büyü tekniğiyle buluşmak üzereyken kollarını havaya kaldırarak iki kelime mırıldandı!

 

“Bataklık... Krallığı!”

 

Bu, Kuruluş Kadrosu yetişimiyle ilk Bataklık Krallığı salışı olacaktı!

 

Kelimeler ağzından çıktığı anda alandaki her şey puslu bir hal almıştı. Göz açıp kapayıncaya dek dünya ve cennet silindi, alan koca bir bataklığa çevrildi. Su buharları alanı öylesine doldurmuştu ki saçlar ve kıyafetler nemden damlama yapmaya başlamıştı.

 

Tarifsiz güçte bir aura hüküm sürüyordu, bu Kuruluş Kadrosunun başlarını fazlasıyla aşan bir şeydi. Daha ziyade Kuruluş Kadrosunun ortası gibiydi!

 

Kullanıcının yetişimini aşan böylesi bir büyülü teknik… gizli bir büyüyü ifade ederdi!

 

Tabii ki gizli büyülerin de güçlüsü ve güçsüzü olurdu. Ve Bataklık Krallığı ile Gece Dadanan Hayalet eşit ünde olsa da Bai Xiaochun Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesindeydi. Çoktan hayat özü ruhu aydınlanmasını yaşamış ve ölümlülüğün ilk prangasını dahi aşmıştı. Tüm bu sebeplerden ötürü onun Bataklık Krallığı Hayalet Dişin Gece Dadanan Hayaletini fazlasıyla gölgede bırakmaktaydı!

 

Yeteneğini salışıyla cennetleri yok edip dünyayı ezip geçebilirdi!

 

Beş Seçilmişin yüzleri düşerken diğer yetişimciler de tıpatıp aynı tepkileri vermekteydi. Tüm büyüler kilitlenmiş ve her birey yıkılmanın eşiğine gelerek titremeye başlamıştı.

 

“Bunu sürdürmesine izin veremeyiz!”

 

“Saldırın!!” Herkes alarm çığlıkları atmaktaydı. Aynı zamanda beş Seçilmişin büyü teknikleri de hızlanmıştı. Teknikler gümbürdeme sesleri eşliğinde Bai Xiaochun’a alçalıyordu. Ancak tam da bu noktada Bai Xiaochun’un gözleri olabildiğince açılmıştı!

 

Bunu cenneti ve dünyayı sarsabilecek muazzam bir dağ zirvesinin belirmesi takip etti. 30,000 metre genişlikteki bataklıktan çıkan zirve, dünyanın ayağını kaydırıp göğe yükselmekteydi!

 

Öylesine uçsuz bucaksız bir zirveydi ve öyle şok edici bir aura saçıyordu ki dağları devirebilir, denizleri kurutabilirdi. Her şeyin üzerine tarifsiz bir baskı bindiriyor ve yoluna çıkan her şeyi ezip geçiyordu!

 

Adeta varlığıyla her şeyi dümdüz etmeyi arzuluyordu!

 

Beş Seçilmişin büyü teknikleri kuru otlar misali ezilip geçilmişti!

 

Ağızlarından kanlar fışkıran Seçilmişlerin yüzlerindeki hayret dolu ifade apaçık ortadaydı. Uçurulan bedenleri kontrolden çıkmıştı. Qi Yoğunlaşma yetişimcileriyse üzerlerine binen baskıdan nasibini aldıkça kan dondurucu çığlıklar atıyordu. Birer birer patlamaya ve çiçek açarcasına kan saçmaya başlamışlardı!

 

Varlıklarından mahrum ediliyor, bedenen ve ruhen ortadan kaldırılıyorlardı!

 

#Ne olmuş yani!! Bizimki zamanında kendisiyle aynı seviyedekilerden bile korkardı. Şimdiyse beş seçilmişin karşısında ne olmuş yani diyerek attı havasını. Dillere destan Bataklık Krallığıyla da mahvetti ortalığı! 
Okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18280 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr