Bölüm 161 : Gelgit Akışını Sonlandıracağım!

avatar
3632 2

A Will Eternal - Bölüm 161 : Gelgit Akışını Sonlandıracağım!


Çevirmen : Clumsy 

 

Hayalet Diş ve Shangguan Tianyou çoktan Song Que’nin büyü formasyonuna saldırmaya başlamıştı. Formasyon ise çatlayıp ufalanmasına rağmen ayaktaydı.

 

Song Que’nin dokuzuncu vorteksi dönmeyi ve Düşmüş Kılıç Dünyasından dünya sicimi enerjisi çekmeyi sürdürüyordu.

 

Song Que’nin kapalı gözleri kan çanağına dönmüştü. Bağdaş kurarak oturuyor, elindeki tüm kaynakları kullanıyordu ki buna Düşmüş Kılıç Dünyası genelinde bir büyü formasyonu şeklinde bağlamış olduğu enerji boğumları aracılığıyla enerji çekmek de dahildi.

 

Bu boğumları hiç kimse görememiş olsa da üzerlerinde çatlaklar oluşmaya başlamıştı, bu özellikle de Bai Xiaochun’un kılıç bedeninin dışında Song Que ile karşılaştığı nokta için geçerliydi. Çatlaklar yayıldıkça muazzam, dünya dışı kılıç da ufalanmaya başlama raddesinde istikrarsızlaşıyordu.  

 

Ancak kılıcın potansiyel yıkımının işaretlerini tespit etmek dağın dışındaki Ouyang Jie için bile imkânsızdı.

 

“Daha hızlı olmalıyım!” Song Que içinden bu düşünceyi geçirerek ellerini yere yaydı, çektiği bolca enerjiyle birlikte saçları uçuşmaktaydı. Vorteks döndükçe dokuzuncu Gelgit Akışını tamamlamaya yaklaşıyor, etrafındaki dünyayı titretiyordu. Gökyüzü bile güçsüzleşmişe benziyordu.

 

Hatta yalnızca Song Que’nin oturduğu noktadan tespit edilebilecek bir akım daha söz konusuydu. Zayıflayan gökyüzündeki vorteksin tam ortasında… hiç kimsenin fark edemeyeceği siliklikte… bir enerji parçası mevcuttu!

 

Bu dünya sicimi enerjisinden tamamen farklı, daha üstün seviyede bir şeydi… bütünüyle şok edici bir enerjiydi!

 

Yalnızca Song Que’nin oturduğu noktadan tespit edilebilme sebebiyse o noktanın Düşmüş Kılıç Dünyasındaki son enerji boğumu oluşuydu! Song Que’nin Kuruluş Kadrosuna erişmek için bu noktayı seçmesinin son derece belirgin bir sebebi vardı!

 

O enerjiyi sezen Song Que’nin kalbi heyecanla atmaya başlamıştı. Bugünü çok uzun süredir bekliyordu.

 

“Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesi bir şey ifade etmiyor. Bu yalnızca ilk adım. Esas gelme amacım… Cennet Daosu Kuruluş Kadrosu! Yalnızca o noktada tarikata dönüp yoluma çıkan herkesi ezecek güce sahip olabilirim. Sonra da en sonunda Song Junwan Teyze ve o lanet olasıca Xuemei ile kapışıp Orta Tepenin kan efendisi olacağım! Dört büyük kan efendisinden biri olarak Kan Akımı Tarikatının ulu kıdemlilerinden bile yüksek rütbeye erişeceğim!” Song Que şimdiden heyecana kapılmıştı.

 

Kan Akımı Tarikatı kan efendileri kıdemlilik bağlamında tarikat liderine eşdeğer olurdu. Gücün o zirvesinden sonra yapılması gereken tek şey son bir adım atıp inanılmaz yüksek bir pozisyon olan Ata Tepesine ulaşmaktı.

 

Ancak Song Que dokuzuncu Gelgit Akışını tamamlamak üzereyken bir ışık huzmesiyle karşılaştı ki bu, Bai Xiaochun’dan başkası değildi. Gözleri kan çanağına dönen Xiaochun öldürücü bir aura saçmaktaydı. Ardındaki kanatları her çırpışında inanılmaz bir hıza erişiyordu.

 

Zaten Dokuz Gelgit Akışının verdiği güçle Qi Yoğunlaşmadakileri fazlasıyla aşan bir hıza ulaşmış, böylece Song Que’nin büyü formasyonuna ulaşması yalnızca kısacık bir an almıştı.

 

Hemen hemen aynı saniyede yaymaya başladığı akıl almaz baskı Hayalet Dişin gözbebeklerinin kısılmasına yol açmıştı. Kendi Dao kuruluşunun istikrarsızlaşabileceğinden endişelenen Hayalet Diş, soğuk bir homurdanmayla geriledi.

 

Hayalet Dişle boy ölçüşmesi mümkün olmayan ve sadece beş Gelgit Akışı gücü taşıyan Shangguan Tianyou’nun da acı acı gülüp istemeyerek gerilemekten başka şansı yoktu.

 

Bai Xiaochun parlak bir güneş misali yaklaşırken Shanguan Tianyou’nun elinden gelen tek şey Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesinden gelen ağırlıkla ezilerek titremek olmuştu.  

 

“Song Que!” diye kükredi Bai Xiaochun. Bu kükreyiş formasyondaki Song Que’nin titremesine yol açtı lakin gözlerini açması mümkün değildi. Yaklaşan tehdidi hissetmiş ve kalbi küt küt atmaya başlamıştı. Delilik dolu bir hissiyatla Gelgit Akışını olabildiğince çabucak sonlandırmaya çalışmaktaydı.

 

Ancak Bai Xiaochun’un sesi cennetlerden gelen bir gök gürültüsü gibiydi. Büyü formasyonunun menziline girdiğinde her şeyi titretmişti. Ardından ayağını kaldırdı ve doğruca formasyona adımını attı.

 

Yer titrerken formasyonun yarısından çoğu çatırdamıştı. Yan taraftaki Shangguan Tianyou’nun kalbi deli gibi atıyor ve Hayalet Diş de dövüşme arzusunu bastırmak için mücadele ediyordu.

 

“Sen benim dokuzuncu Gelgit Akışımı baltalamaya çalışmışken benim sana izin vereceğimi mi sandın gerçekten?!” Böylece sağ elini kaldırıp altın ışıklarla parıldayan bedeninin gücünü çağırdı. Ölmeyen Altın Tenin verdiği tüm kuvvetle de yumruğunu savurdu.

 

Titreşen formasyonun parçalanmanın eşiğinde olduğu barizdi. Bai Xiaochun bir adım daha öne çıkarak yeni bir yumruk savurdu. Ardından bir tane daha ve bir tane daha!

 

Dört yumruk da Ölmeyen Altın Tenin gücünü almıştı. Her biri ölümlülüğün ilk prangasını aşmanın gücüyle dolu ve Bai Xiaochun’un öfkesinin aleviyle yüklüydü. Bu dört yumruk Song Que’nin koruyucu formasyonunu yıkmaya yetmişti.

 

En sonunda gözler önüne serilen Song Que, meditasyon pozisyonunda bağdaş kurmuştu ve tek bir kasını dahi kıpırdatabilecek durumda değildi.

 

Bai Xiaochun durmayacaktı. İleri atılarak kollarını sıvadı ve iri bir menekşe kazan şeklinde menekşe qi akışı çıkarttı. Neredeyse cismani görünen kazanın üzeri kuş ve yaratıkların dizaynları ve büyü sembolleriyle kaplıydı. Büyü sembolleri Bai Xiaochun’un kontrolü altında kazanın etrafında dalgalanıyor, kuşlar ve yaratıklarsa canlıymışçasına hareket ediyordu. Bu sırada…  

 

Menekşe kazan doğruca Song Que’ye alçalıyordu.

 

“Madem sen dokuzuncu Gelgit Akışını sonlandıramıyorsun, sana yardım edeyim!” Korkunç gümbürdeme sesleri yankılanırken on binlerce kilo ağırlıktaki kazan alçalmayı sürdürüyordu.

 

Seslere Song Que’nin şahsi defansları da eşlik ediyordu. Ancak kazanla buluşan defans ışıkları anında çatırdamıştı. Ardından büyülü nesneler havalandı lakin onlar da rahatlıkla yok edildi. En nihayetinde kazan doğruca Song Que ile buluştu.

 

Song Que’nin ağzından kan dondurucu bir çığlık çıkarken gözleri açıldı. Tamamlamanın eşiğinde olduğu dokuzuncu Gelgit Akışı Bai Xiaochun’un müdahalesiyle bozulmuştu. Dantian alanında kısmen tamamlanmış olan Dao kuruluşu ise parçalara ayrılmaktaydı.

 

Aynı zamanda dokuzuncu Gelgit Akışının çekmiş olduğu dünya sicimi enerjileri de Song Que’den çıkıyor, yeniden dünyaya kaynıyordu.

 

Ancak her nedense Song Que kaçmakta olan o enerjileri bir ışık sütunuyla zorlamış ve dünyaya daha da çabuk kaynamalarını sağlamıştı.

 

Bu esnada dokuzuncu vorteksi de hareketi kesmiş ve parçalara ayrılmıştı.

 

Düşmüş Kılıç Dünyasında yer alan tüm çıraklar alenen sarsılmış ve şaşkınlık nidaları atmaya başlamıştı.

 

“Song Que başarısız oldu!!”

 

“Bai Xiaochun dokuzuncu Gelgit Akışına müdahale etti!”

 

“Cennetler! Bai Xiaochun onu öldürse bile kendinden daha çok nefret ettiremezdi! Daosunu yok etti!”

 

Herkes delicesine şaşkındı. Xu Xiaoshan uzaklardan koşturmuş ancak yaşananları görünce daha fazla yaklaşmaya cesaret edemeyerek duraklamıştı.

 

Daha uzaktaki Dokuz Ada ağzının kenarındaki kanları silip yetişimini düzenlemekle meşguldü. Olanları sezmek gözlerini dehşetle doldurmuştu.

 

“Bai Xiaochun... yenilmez biri!!”

 

Hayalet Diş yumruklarını iyice sıkmıştı. Kolay kolay duygularının esiri olan biri değildi ancak şu anda çözülemez hislerle sarılmış durumdaydı.

 

Shangguan Tianyou soluksuz kalmıştı. Kalbinin zehirli bir yılan tarafından sokulduğunu, içinin delilik ve kıskançlıkla tamamen sarıldığını hissetmekteydi. “Bai Xiaochun! Sen olmasaydın hepsi benim olabilirdi!!”

 

Herkes sarsılmakla meşgulken Song Que ağzından kanlar fışkırarak gerilemişti. Gözleri kan kırmızısı, saçları karman çormandı. Bai Xiaochun’u canlı canlı yemek istiyor gibi görünerek acınası bir çığlık koyuvermekteydi.

 

“Bai Xiaochun!!”

 

Dokuzuncu Gelgit Akışının başarısızlığı onu sekiz Gelgit Akışıyla baş başa bırakmıştı. Dao kuruluşu stabilize olurken yetişimi Kuruluş Kadrosuna geçmişti. Geri çekilirken sahip olduğu güç öncekinden çok daha yüksekti.

 

Bai Xiaochun gözleri titreşerek harekete geçti ve bir an sonra doğruca Song Que’nin önünde belirdi. Ardından iki parmağını yıldırım misali hareketlendirdi.

 

Boğaz Ezici Kavrayış!

 

Bu saldırıyı yemek üzere olan Song Que iki elli bir büyü hareketi gerçekleştirip ağzını açtı ve tırnak ebadında bir kan küresi tükürdü.

 

Bai Xiaochun, Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesinde olmasına rağmen muazzam bir tehlike hissetmişti.

 

O kan küresindeki ruhsal güç ürperticiydi!

 

Her nedense bu kriz tanıdık geliyordu ancak Bai Xiaochun tam olarak emin değildi.

 

İki parmağı kan küresiyle temas ettiğinde şok dalgası dört bir yana yayılmış, sağır edici bir patlama sesi işitilmişti.

 

Şok dalgasının gücü yayılırken Hayalet Diş ve Shangguan Tianyou gerilemek zorunda kalmış, aşağıdaki araziler parçalanmıştı.

 

Ağzının kenarlarından kanlar sızan Bai Xiaochun ise şaşkın bir şekilde birkaç adım gerilemişti. Ölmeyen Altın Tenine rağmen o kan küresinin doğurduğu patlamadan zarar görmüştü. Yaraları ciddi olmasa da durumun şok edici olduğu kesindi.

 

Az önce tattığı o aşinalık hissi kan küresiyle temas ettiği anda iyice yoğunlaşmıştı. Ancak hala sebebi çözebilmiş değildi.

 

“Neden bu kadar tanıdık geliyor!?!? O kan küresi de neyin nesi!?”

 

Bai Xiaochun ağzından kanlar sızan, göğsü içeri göçen ve ipi kesilmiş bir uçurtma misali gerileyen Song Que’ye bakmaktaydı. Onun yaralarının Bai Xiaochun’unkinden çok daha ağır olduğu barizdi.

 

Dokuzuncu Gelgit Akışının ortasında müdahale gördüğü için yetişim basamağı istikrarlı bir hal almayı tamamlamamıştı. Bai Xiaochun’dan çok daha güçsüz olduğu kesindi ve o kan küresini salmak da ciddi bir geri tepiş doğurmuştu.

 

Buna rağmen Bai Xiaochun’a delicesine bir kötülükle bakmayı sürdürmekteydi.

 

Bai Xiaochun yeni bir saldırı daha gerçekleştirmek üzereyken ise arkasını dönerek kaçtı. Uzaklaşırken paha biçilemez bir ışınlanma tılsımı doğurdu ve bir an sonra ışınlanmanın gücüyle ortadan kayboldu.

 

Yeniden belirdiğinde yüzlerce kilometre ötedeydi ve tam hızla kaçmaya devam etmekteydi.

 

“Umarım fark etmemiştir.” dedi Song Que sıkılı dişlerinin arasından. “Lanet olsun, sadece bir an daha geç gelseydi… Tek bir adım, tek bir adım kalmıştı… Oh neyse, sorun değil. Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesine ulaşmadan da Bai Xiaochun’u bastırabilirim. Ve bunu yaptığımda ölmüş olacak!” Bu düşünceyle dokuz parlak ışık sergileyen bir Feng Shui pusulası çıkarttı. Bu dokuz nokta, Düşmüş Kılıç Dünyasında aktive etmiş olduğu enerji boğumlarından başka bir şey değildi!

 

#Song Que'nin dokuzuncu gelgit akışı bozuldu. Ama aktive ettiği o enerji boğumlarından başka bir şey çıkacak gibi, belli ki cennet sicimi peşinde. 
Bakalım bizimki neler olup bittiğini anlayabilecek mi, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18357 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37578 Bölüm Sayısı


creator
manga tr