"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

A Will Eternal - Bölüm 158 : Ruh Akımı Tarikatı, Bai Xiaochun'u Koruyun!


Çevirmen : Clumsy 

 

Fang Lin’in Bai Xiaochun’a yöneldiği anda Dokuz Ada da gümbürdeme sesleri eşliğinde mağdur bir tanrı misali havalanmıştı.

 

Saçları ardında savrulurken etrafındaki büyü sembolleri 30 metre genişlikte bir şerit yaratmaktaydı. Renkleri siyahtı ve Yok Edici Tahribat Tekniğinin gücüyle yankılanarak her yeri yok edişin iradesiyle dolduruyorlardı.

 

Dokuz Ada, yaydığı enerjiyle Fang Lin’den de güçlü görünüyordu!

 

“Fang Lin Bai Xiaochun’a yöneldiyse ben de Hayalet Dişi öldüreyim. Hayalet Diş, senin müdahalenin yol açtığı gecikme olmasaydı dördüncü sırada olabilirdim. Çok geç başladığım için sekizinci Gelgit Akışımı tamamlayamadım. Ama seni öldürüp enerjini emersem hala bir şansım olabilir!” Dokuz Ada başını arkaya atıp nefret yayarak kükredi. Bai Xiaochun’dan nefret ediyordu ancak Hayalet Dişe olan nefreti daha da yoğundu. Neticede başarısızlığıyla Hayalet Dişin ani yükselişine katkıda bulunmuştu.

 

Tabii ki Song Que’ye yönelik nefreti de aynı düzeydeydi ve ondan da intikam almayı planlıyordu. Ancak planı öncelikle Hayalet Dişi indirmekti.

 

Kuruluş Kadrosunun kudretini saçarak bir bulanıklık halinde Hayalet Dişe doğru yola koyuldu.

 

Bu sırada bir oh çeken Song Que sekizinci vorteksine odaklanmıştı. “Dokuz Ada ve Fang Lin bana bulaşacak kapasitede değil. Sadece Bai Xiaochun ve Hayalet Diş yapabilir... Onlara da müdahale edilirse başarı şansım tavan yapacaktır!”

 

Bai Xiaochun’un üzerindeki gölden eser kalmamıştı; yalnızca koca bir krater ve dibinde de yaratmış olduğu ölümsüz mağarası mevcuttu. Mağaradaki ışıldayan kalkanlar, üç tarikatın çırakları tarafından mütemadiyen saldırı altındaydı. An itibariyle geriye yalnızca yüz kalkan kalmıştı ki Fang Lin de tam bu sıralarda bir yıldırım misali ortaya çıkıvermişti.

 

Bulanık bir şekilde kalkanlara doğru ilerleyerek elini salladı ve Cennet-Dünya Kazanını irileştirerek kalkanlara çarptırdı.

 

“Yıkıl!” diyerek çevredeki çırakları hayretler içerisinde bırakacak sağır edici bir kükreyiş koyuverdi. Kuruluş Kadrosu kudreti pek çok kişinin ağız dolusu kan kusmasına yol açmıştı.

 

Cennet-Dünya Kazanının göz kamaştırıcı gücüyse yüzlerce kalkanı tek darbede çatırdatacak raddedeydi.

 

“Bai Xiaochun!!” Fang Lin, gözlerinde titreşen öldürme güdüsüyle mağaraya adımını atmaya hazırlanmıştı. Ancak o anda Bai Xiaochun da tamamen kanlanmış gözlerini kaldırdı.

 

“Fang Lin!” diye kükreyerek kalan son 600 kâğıt tılsımını aktive etti.

 

Ve 600 kalkan, havayı dolduran sesler eşliğinde Fang Lin’in yolunu kesti.

 

“Lanet olsun, hala bu kadar kalkanı olduğuna inanamıyorum!!” diyen Fang Lin kaşlarını çattı. Kuruluş Kadrosuna yeni adım atmış ve henüz tam anlamıyla sindirememişti, bu yüzden tüm potansiyelini sergilemesi mümkün değildi.

 

Üç tarikatın çıraklarıysa yaşananları irileşen gözlerle seyretmekteydi. Bai Xiaochun’un inanılmaz zenginlik gösterisi herkesi sarsıyor, soluklarını kesiyordu. Hepsi kağıt tılsımların ne kadar pahalı olduğundan haberdardı ve yapılan kısa bir hesaplama, az önce binin üzerinde tılsım kullandığını gösteriyordu. Şaşkınlık dolu ifadelerin yükselmesi çok sürmemişti.

 

“Kaç... kaç tılsımı var bunun?”

 

“Kahretsin! Çoğu kişi Kuruluş Kadrosuna geçiş aşamasında kendisini savunmak için büyü formasyonu veya büyü teknikleri kullanır. Onun tamamen kağıt tılsımlara bel bağladığına inanamıyorum!”

 

“Elinde daha fazlası olsa bile iş görmez. Sekizinci Gelgit Akışını tamamlamayı unutsa iyi eder!” Fang Lin, gözleri titreşerek yeni bir saldırı gerçekleştirmeye girişmişti.

 

Patlama sesleriyse Bai Xiaochun’u hem gerginleştiriyor hem de öfkelendiriyordu.

 

Fang Lin olmasaydı durum bu derece sinir bozucu olmayacaktı. Ama işin içine Kuruluş Kadrosu gücü girmişken defansının pek uzun süre dayanamayacağının farkındaydı.

 

“Daha Kuruluş Kadrosuna yeni girdi ve muhtemelen henüz tamamen alışmamıştır. Hala bir şansım var!” Bu düşünceyle dişlerini sıkıp patlama seslerini hiçe sayarak içerisindeki anaforu hareketlendirmeye odaklandı.

 

Anafor hızlanırken kalkanlar da katman katman eksiliyordu. Fang Lin ve diğer çırakların saldırıları devam ediyor, vakit ilerliyordu. Çok geçmeden kalkanların yarısı yok olmuş ama Fang Lin de tedirgin olmaya başlamıştı.

 

“İyi değil!”

 

Çünkü Bai Xiaochun’un sekizinci vorteksi ansızın hareketi kesmişti.

 

Ve sekizinci Gelgit Akışı... başarılıydı!

 

Bai Xiaochun’un içerisindeki yedinci ruhsal denizin üzerinde sekizinci de belirmişti. Aynı anda gökyüzünde de dokuzuncu bir vorteks şekillenmekteydi.

 

“Dokuzuncu Gelgit Akışım... Ölmeden Sonsuza Dek Yaşama Tekniğim olacak!” Bai Xiaochun’un ifadesi her şeyini ortaya koyduğu türden bir deliliğe çevrilmişti. Tekniğini anımsarken gümüş ışıklarını yaymıştı ve içlerinde silik altın izler görmek de mümkündü.

 

O bunu yaparken... dokuzuncu vorteks yükselmişti!

 

Gözleri sımsıkı kapalıydı, onları açacak güce dahi sahip değildi. Patlamanın eşiğindeymiş gibi görünüyordu.

 

Düşmüş Kılıç Dünyası üyeleriyse ne yaptıklarından bağımsız olarak ürpermiş, ağızlarının açılmasına engel olamamıştı.

 

“Dokuzuncu… Gelgit Akışı...”

 

“İnanmıyorum... dokuz Gelgit Akışı belirdi!”

 

“Bu en son 800 yıl önce yaşanmıştı. Cennetler...”

 

Bai Xiaochun’un mağarasının önündeki Fang Lin, gözleri irileşerek ürpermişti. Kendisi yedinciyi bile tamamlayamamışken bir başkası dokuzuncuya geçmişti.

 

Bu esnada Hayalet Dişe doğru yaklaşmakta olan Dokuz Ada titreyerek Bai Xiaochun’un konumuna döndü. Ve soluk soluğa kalarak şöyle dedi: “Ruh Akımı Tarikatı... dokuzuncu Gelgit Akışına başladı. Dokuzuncunun başarılı olmasına izin veremeyiz!” Böylece Hayalet Dişe olan nefretini bir kenara bırakarak Bai Xiaochun’a doğru ilerlemeye koyuldu.

 

Aynı anda Song Que de savaşma arzusuyla yanıp tutuşan gözleriyle nefes nefeseydi. Bai Xiaochun’un dokuzuncu Gelgit Akışını başlatışı onun sekizinci Gelgit Akışını başarısızlığın eşiğine getirmişti. Nihai bir kararlılıkla iki elli bir büyü hareketi gerçekleştirerek ellerini yere geçirdi ve bir patlama yankılattı. Bir an sonra Düşmüş Kılıç Dünyasının dokuz farklı konumunda çatlama sesleri işitildi ve gizli bir teknik vasıtasıyla dünya sicimi enerjisini zorla çekmeye başladı. Kısa bir süre sonunda Song Que’nin sekizinci Gelgit Akışı stabilize olmuştu.

 

Hayalet Diş Dokuz Adanın uzaklaşışını sessizce izledi. Hayal kırıklığı dolu bir ifadeye bürünmüştü. Kabul etmek istemese de sekizinci Gelgit Akışının istikrarsız bir hal almaya başladığının farkındaydı. Dokuzuncu bir Gelgit Akışının belirişi kendisininkini sarsmıştı.

 

Beşinci Gelgit Akışının ortasında olan Shangguan Tianyou da Bai Xiaochun’un dokuzuncuyu başlattığını sezerek tüm özgüvenini ve gururunu yitirmişti.

 

“Aile terbiyesi almamış ve sürekli çılgınca pislikler peşinde. O utanmaz or*spu çocuğu! Dokuzuncu Gelgit Akışına geçtiğine inanamıyorum! Ne şaka ama!” Ansızın tiz kahkahalar atmaya başlamıştı.

 

Beihan Lie ise yumruklarını acı bir şekilde sıktı. Bai Xiaochun’a duyduğu tükenmeyen rahatsızlığa rağmen onu aşma umudunu asla yitirmiş değildi. An itibariyle de dişlerini sıkıyor, bunu yapmak zorunda olduğuna yönelik inancı hiç olmadığı kadar güçleniyordu.

 

Düşmüş Kılıç Dünyasındaki herkes kısa süreli bir sessizlik tecrübe etmişti. Ancak hemen sonrasında Fang Lin ve Dokuz Adanın sesleri dört bir yanda yankılanmaya başladı.

 

“Tarikatlarımız dokuz Gelgit Akışının belirişini asla tolere edemez! Sizler ne yapacağınızı biliyorsunuz!”

 

“Bai Xiaochun’u öldürün! Dokuzuncu Gelgit Akışını durdurun ve dünya sicimi enerjisini dünyamıza geri döndürün. Engin Akım Tarikatı! Kan Akımı Tarikatı! Hap Akımı Tarikatı! Eğer ona şimdi birlikte saldırmazsak başka ne zaman yapacağız?!?!”

 

Bir an sonra da Song Que’nin korkunç ve uğursuz sesi işitildi. “Bai Xiaochun’u öldürün!”

 

Gerçek şu ki üçünün de bir şey söylemesine gerek yoktu. Düşmüş Kılıç Dünyasında Kuruluş Kadrosuna adım atamayan her birey dehşete düşmüştü ve öldürme güdüleri yükselerek Bai Xiaochun’a doğru ilerlemeye başlamıştı.

 

Bu sırada üçüncü Gelgit Akışını tamamlayıp dördüncünün ortasına geçmiş bulunan Hou Yunfei ansızın mutlu mesut gülümseyerek şöyle dedi: “Xiaochun, sen beni Luochen Klanından korumuştun ve şimdi de seni savunma sırası bende!”

 

Böylece dördüncü Gelgit Akışı silinmeye başladı, Kuruluş Kadrosuna geçmeyi seçmişti.

 

Bai Xiaochun’un çok güçsüz bir halde olduğunu ve koca bir düşman yığını tarafından saldırıya uğrayacağını biliyordu. Bu yüzden… gidip onu savunacaktı!

 

Gelgit Akışını sonlandırırken bağırdı: “Ruh Akımı Tarikatı çırakları, benim, Hou Yunfei. Az önce Kuruluş Kadrosuna girişimi sonlandırdım ve gidip Bai Xiaochun’u savunacağım. Kimler benimle?!”

 

Anlık bir sessizlik sonrasında sayısız Ruh Akımı Tarikatı çırağının sesi yankılanmaya başladı.

 

“Tarikat Amcası Bai içeri girerken arkamızı kollamıştı. Ben de onun Dharma koruyucusu olacağım!”

 

“Bai Xiaochun utanmaz ve afacan olabilir ama bizden biri!”

 

“Dokuz Gelgit Akışı! Bu Ruh Akımı Tarikatının ünleneceğinin işareti! Siz insanlar Tarikat Amcası Bai’yi öldürmek istiyorsunuz, öyle mi? Hiç sanmıyorum!” Böylece Ruh Akımı Tarikatı çırakları dişlerini sıkarak Bai Xiaochun’a doğru ilerlemeye başlamıştı.

 

Hayalet Diş de daha fazla dayanamayacaktı. Sekizinci Gelgit Akışı başarısız olurken bir anlığına düşündü ve Bai Xiaochun’un iyiliğini hiçe sayarak... Song Que ile kozlarını paylaşmaya karar verdi. Belli ki Bai Xiaochun'un başarı veya başarısızlığı onun için hiçbir şey ifade etmiyordu.

 

Beihan Lie ise şiddetli bir kükreyiş koyuverdi. Ve Bai Xiaochun’a olan öfkesini bastırarak beşinci Gelgit Akışını sonlandırdı, bir an önce Kuruluş Kadrosuna geçti. Sonra da Bai Xiaochun’un Dharma Koruyucusu olmayı seçti.

 

“Bunu senin için yapmıyorum, Bai Xiaochun, Ruh Akımı Tarikatı için yapıyorum!”

 

Aynı şekilde dişlerini sıkarak Gelgit Akışlarını sonlandıran ve yoldaşlarına katılan birkaç Ruh Akımı Tarikatı çırağı daha olmuştu.

 

Çok geçmeden Ruh Akımı Tarikatında Bai Xiaochun dışında Gelgit Akışını sürdüren tek bir kişi kaldı... Shangguan Tianyou!

 

Kanlı gözlerle, kendi beşinci Gelgit Akışının dalgalanışından başka hiçbir şeyi umursamayarak devam etmekteydi.

 

Bu sırada Bai Xiaochun’a giden yolda şiddetli mücadeleler patlak vermişti. Çok geçmeden mağaranın önünde acı bir savaş başladı, birkaç düzine Ruh Akımı Tarikatı çırağı yüz kişinin üzerinde bir kalabalığa karşıydı.

 

Vakit geçtikçe mücadele giderek yoğunlaşıyordu. Hou Yunfei ve Beihan Lie, Fang Lin ve Dokuz Adanın aralıksız saldırıları karşısında ciddi şekilde yaralanmıştı. Ruh Akımı Tarikatı çırakları giderek etkisiz hale getiriliyor ve Bai Xiaochun’un kalkanları da azalmaya devam ediyordu.

 

Bai Xiaochun ise dışarıda olup bitenleri sezerek titremeye başlamıştı. Gelgit Akışını sonlandırmak istiyordu lakin üzerinde bir kontrolü olmadığını fark etmesi kısa sürmüştü. Bunu bir başına yapması imkânsızdı, hatta gözlerini dahi açabilme yetisine sahip değildi.

 

Sonuçta dokuzuncu Gelgit Akışı Dünya Sicimi Kuruluş Kadrosunun zirvesini temsil ediyordu!

 

Süreç başka birinin müdahalesi haricinde yalnızca üç şekilde sonlanabilirdi. Biri başarılı olmaktı, bu durumda doğal olarak Gelgit Akışının sonu gelirdi. İkincisi Düşmüş Kılıç Dünyasındaki enerjinin sonlanışıydı, bu da Gelgit Akışının silinmesine yol açardı. Sonuncusuysa akıştan sorumlu kişinin öldürülmesiydi.

 

Bai Xiaochun’un gözleri kan çanağına dönmüştü. Yoldaşlarının kendisi uğruna dövüştüğünü sezebiliyor, canlarının acıdığını, yaralandıklarını ve hatta öldüklerini fark edebiliyordu. Zihni parçalara ayrılıyor gibiydi; gözlerini açmayı ve Gelgit Akışını sona erdirmeyi arzuluyordu. Fakat bunu yapamıyordu.

 

“Bu dokuzuncu Gelgit Akışı ya çuvallamalı ya da bir an önce sonlanmalı... ARGHHHHH!!” Tir tir titrerken içinden de bir haykırış koyuvermişti.

 

#Hayalet Dişi ilk defa müsabakada gördüğümde iyi mi kötü mü karar verememiştim. Bir noktada bizimkiyle dost olabilir mi diye düşünmüştüm. Ama bu bölümde onu hiç umursamayarak şahsi kinine yönelerek rengini belli etti gibi. 
Beihan Lie'nin ise onca şeye rağmen bizimkinin mağarasına koşturması takdire şayandı. Şimdi ona daha da bir üzüldüm doğrusu. 
Bakalım dokuzuncu gelgit akışıyla boğuşan kaplumbağamız ve yoldaşları ne kadar direnebilecek, okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1069

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 972

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 814

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 579

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 571

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 513

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11610 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16409 Bölüm Sayısı


creator
manga tr