Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

A Will Eternal - Bölüm 138 : Karayağızın Hobisi...


Çevirmen : Clumsy 

 

Havadaki beyaz cüppeli adam iç çekti. Bu yaratığın tüm hayatı boyunca başka hiçbir efendiyi kabul etmeyeceğini biliyordu. Biri onu zorlasa dahi fayda etmezdi. Bai Xiaochun’a olan bağlılığı kanının bir parçası halini almıştı ve daima güçlü bir engel teşkil edecekti.

 

Bu dünyada ve sonsuzluk boyunca tek bir efendisi olacaktı... Bai Xiaochun.

 

Bai Xiaochun bir gün ölse bile yaratık onu asla ama asla unutmayacaktı.

 

Bir bağlama büyüsü söz konusu değildi; ikili her bağın ötesinde derin bir ilişkiye sahipti. Beyaz cüppeli adam başını sallayarak Bai Xiaochun’a uzun uzun baktı ve böyle bir ilişkiyi hak ettiğini düşündü. Bu yaratığı kendisi yaratmış ve hayatının en tehlikeli periyodunda yanında kalarak ona mütemadiyen cesaret vermişti.

 

“Belki de bir altıncı düzen soy savaş yaratığını gerçekten etkileyebilecek tek şey bu çocuğun temiz kalbi ve içtenliğidir. Hiçbir planı yoktu, yalnızca bu yaratığın yaşamaya devam etmesi için güçlü bir arzu taşıyordu.

 

“Dilerim... bu çocuk ömrü boyunca bugünkü kadar temiz kalpli olabilir. Umuyorum ki önünde uzanan yıllardaki beklenmedik gelişmeler o kalbi değiştirmez.” Adam ayrılmak üzere arkasını döndüğünde melankolik bir görünüme kavuşmuştu, kendisinin de yetişim dünyasına ilk adım atışında ne kadar saf ve tecrübesiz olduğunu düşünüyordu.

 

Kalabalık eninde sonunda dağılmaya başladı. Kadın çıraklar ayrılmaya gönülsüzdü; küçük yaratığın kocaman ve etkileyici gözleri tamamen büyüleyiciydi. Ancak yaratık, kadın çıraklara tek bir bakış dahi atmıyordu.

 

Tepe lordları da yeni doğan küçük yaratığa kıskanç bakışlar attıktan sonra istemeden de olsa ayrılmak zorunda kalmış, Yaratık Köyü kısa sürede sessizleşmişti. Alanda kalanlar yalnızca Bai Xiaochun, yeni doğan yaratık ve daha önce kalabalık tarafından kenara itilmiş olan iri siyah köpekten ibaretti.

 

Bai Xiaochun ağzı kulaklarına varana dek sırıtarak küçük yaratığın başını okşadı. Yaratık bir atın bedenine, bir ejderhanın kafasına, siyah sürüngen pullarına ve bir karıncayiyenin pençeli ayaklarına sahipti. En ilginciyse dişlerinin yedi renkli bir parıltı saçıyor oluşuydu.

 

Alnındaki tek boynuzuysa aynı Cennet Boynuz Mürekkep Ejderhasınınkini andırıyordu, uzun ve keskindi.

 

Yakından bakıldığında diğer hayvanlara benzer yanlarını da görebilirdiniz. Belli ki işler tam olarak Bai Xiaochun’un istediği gibi ilerlemişti; sayısız yaratığın en iyi kısımları bir araya gelmiş… tamamen eşsiz ve duyulmamış bir yaratık meydana getirmişti.

 

“Bugünden sonra Bai Xiaochun’un savaş yaratığısın! Endişelenme, seni yetişim dünyasındaki her yere götüreceğim!” Bai Xiaochun kahkaha atarak Karayağızın başını okşuyor, o da yanında yatıp kocaman, etkileyici gözleriyle efendisine bakıyordu.

 

Siyah köpek de aceleyle yanlarına gelmişti. Daima gardını hazır tutuyordu ve Bai Xiaochun’a olan nefretini asla unutmayacaktı. Ama Karayağızın varlığı ifadesini hem koruyucu hem de korku dolu bir hale sokuyordu.

 

Karayağız köpeğe meraklı bakışlar attı ve bir süre sonra onu kabullenmiş gibi göründü.

 

Böylece zaman geçmeye başladı. Bai Xiaochun bir ay boyunca Karayağızı sık sık dışarı çıkartarak kuzey yakada yürüyüşlere çıkardı. O önden gidip yolu gösteriyor ve Karayağız da etrafına meraklı meraklı bakarak takip ediyordu.

 

Siyah köpekse daima gizliden gizliye takipte kalıyor ve Karayağızı korumacı bir şekilde izliyordu.

 

Yoldan geçerken Bai Xiaochun ve Karayağızı gören kişilerin ifadeleri hayranlık, kıskançlık ve diğer karmaşık duygularla değişip duruyordu. Pek çok kadın çıraksa Karayağızın etkileyici görüntüsüne tav oluyordu.

 

Karayağız başlarda birazcık gergindi ve ellerini gururlu bir şekilde arkasında kavuşturan Bai Xiaochun’un dibinde ilerliyordu.

 

“Küçük Karayağızım da herkes tarafından seviliyor.” diye düşündü Bai Xiaochun. “Bu özelliğini benden almış.” Bu düşünceyle boğazını temizleyerek Karayağızı kuzey yakanın en kalabalık yerlerine götürmeyi sürdürdü. Çırakların gözlerinin üzerinde olması kalbini gurur ve mutlulukla dolduruyordu. Çenesini havada tutarak Karayağızla birlikte oradan oraya gidiyordu, en sonunda onu tüm kuzey yakaya aşina kılmıştı.

 

Eninde sonunda Karayağızın korkusu ve gerginliği de silindi, artık yürüyüş esnasında mutlu mesut sıçrıyordu. Ancak çenesini de daima havada tutmaya çalışıyor, Bai Xiaochun’u taklit ediyordu. Hatta gözlerine de azametli ve gururlu bir ifade yerleştiriyordu. Gösteriş yapar gibiydi, Bai Xiaochun var olduğu müddetçe dünyada hiçbir şeyden korkmasına gerek yoktu adeta.

 

Bu görüntü yoldan geçen çırakları bir hayli şaşırtıyordu. Çok geçmeden Karayağızın garip kişiliğine aşina olmuşlardı. İnsanların kendisine baktığını fark ettiğinde iyi bir ruh halindeyse ayaklarını ileri geri sertçe hareket ettiriyordu. Eğer kötü bir ruh halindeyse de dişlerini sıkıyor ve öfkeli bir kükreyiş koyuveriyordu.

 

Karayağız, geride kalan ay süresince nispeten yavaş gelişmişti. Ancak hızını, gücünü ve ısırığının kuvvetini gösterme fırsatını bulduğunda insanları tamamen şok ediyordu.

 

Hızı siyah köpekle eşit sayılırdı ve Yaratık Köyündeki otuz metrelik karıncayiyeni birkaç metre geriletebilecek güçteydi. Zekâsıysa çoktan şok edici bir seviyeye ulaşmıştı. Artık ergen bir insan kadar zekiydi, hatta pek çok açıdan onlardan daha zeki olduğu söylenebilirdi.

 

Bai Xiaochun’u çok keyiflendirecek şekilde ateş kontrolü konusunda da etkiliydi. Özellikle hızlı ilerlerken ayağından yaydığı ateşler daha yoğun oluyordu. Alevleri şimdilik yeraltındaki alevler gibi siyahtı.

 

Fantastik doğası, etkileyici görünümü ve koca gözleri sayesinde kıdemliler ve tepe lordları tarafından bile delicesine seviliyordu. Sık sık ona uygun yiyecekler ve ruh ilaçları gönderiliyordu.

 

Ancak Bai Xiaochun, Karayağız büyüdükçe çok garip bir şeyi fark etmeye başlamıştı. Karayağızın… alışılmadık bir tuhaflığı vardı…

 

An itibariyle Xu Song Bai Xiaochun’un önündeydi ve kendisine kükremekte olan, pulları dikelen ve ayaklarından siyah alevler yayan Karayağıza bakmaktaydı. Xu Song şok olmuş haldeydi; yaptığı tek şey Karayağıza bakmak olmuştu ama o çoktan kendini kaybetmiş, ısırmanın eşiğine gelmişti.

 

“Bai Xiaochun,” dedi rahatsız olarak, “savaş yaratığın...” Ancak kıdemlilerin ve tepe lordlarının Karayağızı ne kadar sevdiğini anımsayınca birkaç adım geriledi. Bu sırada diğer yönden Gongsun Wan’er yaklaşmaya başlamıştı. Az önce dişlerini gösterip pençelerini savurmakta olan Karayağızın gözleri bu manzara karşısında parıldadı. Ve en etkileyici halini alarak hevesle kıza doğru koşturmaya başladı.

 

Sonra da kızı yol boyunca takip etti, usulca viyakladı ve kuyruğunu bir köpek gibi salladı. Bacaklarına sürünen Karayağıza gülümseyen kız ise diz çökerek onu kollarına aldı. Gözleri parlayan Karayağız kafasını Gongsun Wan’er’in göğsüne gömdü ve kımıldanmaya başladı. Gongsun Wan’er kahkaha atıyor ve Karayağız da küçük yüzündeki ifadeye bakılırsa bu anın tadını çıkarıyordu.

 

Xu Song’un gözleri kocaman olmuş ve Bai Xiaochun da kıs kıs gülmüştü. Şu son yarım ayda gördüğü kadarıyla Karayağız erkek çıraklara sürekli dişlerini gösteriyor ve kendisine dokunulduğu takdirde ısırmaya hazır bekliyordu. Ancak söz konusu kadın çıraklar olunca hemen sevimlilik yapıyor ve hiç vakit kaybetmeden kucaklarına çıkıyordu.

 

Bai Xiaochun bunun sebebinden pek emin değildi, bunu Karayağızın soyuna bağlıyordu. Tek mantıklı açıklama, bunun miras aldığı bir çeşit hobi olduğuydu.

 

Bu davranış giderek yoğunlaşmış ve biraz abes bir noktaya gelmişti. Erkek çırakların nutku tutulmuş ve pek çoğu Karayağızı kıskanmaya başlamıştı. Kadın çıraklarınsa yarısından fazlası Karayağız tarafından ovalanmıştı…

 

Eğer bununla kalsaydı pek büyük bir mesele olmayacaktı. Ama Bai Xiaochun’un 10. Seviye Qi Yoğunlaşmanın büyük çemberi için girdiği inziva esnasında Karayağızın hobileri değişmişti. Siyah köpek onu sık sık kadın çırakların banyo yaptığı kısımlara götürüyor ve birlikte gizli gizli kızları izliyorlardı.

 

Siyah köpek bunu bir nebze ilginç bulsa da Karayağız hızlıca bağımlı hale gelmişti. Artık kadın çırakların banyo rutinlerine aşina haldeydi ve sabah saatlerinde heyecanlı bir şekilde Yaratık Köyünden çıkıyor, geceleri karanlık çökene dek geri gelmiyordu. 

 

Bir günde kaç kadın çırağı duş alırken izlediğini söylemekse çok zordu…

 

Tabii ki Bai Xiaochun inzivaya çekilip meditasyona ve yetişimindeki ilerlemeye odaklandığı için bu yaşananlara pek dikkat edemiyordu.

 

Bir ay daha geçmiş ve Karayağızın alışkanlıkları bir değişim daha göstermişti. Artık kızları sımsıkı kucaklamak ve banyo yaparken izlemek dışında yeni bir hobisi daha vardı… Banyo yapan kızların sütyenlerini çalıyor… ve güvenli bir yere gizliyordu.  

 

Artık kuzey yakada sütyeni kaybolmayan tek bir kız kalmamış gibiydi.

 

Tabii ki Karayağız çok hızlıydı ve siyah köpek de onun için gözcülük yapıyordu. Bu yüzden bir aylık sütyen çalma aktivitelerinde hiçbir kanıt bırakılmamıştı. Karayağız çok tatlı olduğu için hiçbir kadın çırak da ondan şüphelenmiyordu.

 

“Kuzey yakada bir seks manyağı belirmiş!! Kadın çırakların sütyenlerini çalmakta uzmanlaşmış!!”

 

“Kahretsin! Kesinlikle bir seks delisi. Kız Kardeş Sun çoktan on tane sütyen kaybetti!!”

 

“Bu meseleyi biraz araştırdım ve hesaplamalarıma göre şu ana dek birkaç bin sütyen kaybolmuş. Bu kişinin kesinlikle eşsiz bir zevki var. Onları yok etmiyor, topluyor! Bulun onu! Onu kesinlikle bulmamız lazım!”

 

Kaybolan sütyen vakası giderek kötüleşmişti. En sonunda tüm kadın çıraklar öfkelerinin güçlerini birleştirerek kuzey yakada kanıt aramaya girişti. Hatta Kemer Altı Tepesindeki kıdemlilerden birine ait olan ve arama görevlerinde tecrübeli bir sincaptan bile yardım aldılar. Tüm kuzey yaka yoğun bir inceleme altındaydı ve haklı bir öfkeyle dolan pek çok erkek çırak da bu olaya dahil olmuştu. 

 

Tüm tepeler aranmış ve en sonunda birileri Yaratık Köyüne gitmeyi önermişti.

 

Böylece koca bir çırak sürüsü oraya doğru ilerlemeye başlamıştı.

 

Bu sırada Bai Xiaochun onur koruması istasyonunda meditasyona tamamen odaklanmış ve yetişiminin yükselmesinin verdiği mükemmel hisle sarmalanmış haldeydi.

 

#Ahahahha!! Bai Xiaochun'un yaratığının normal olmasını bekliyor muyduk arkadaşlar? Tabii ki beklemiyorduk laughing
Gerçekten çok eğlendiğim bölümlerden biriydi. Bakalım sapık ve sütyen hırsızı Karayağız bizimkinin başına ne işler açacak, okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1258

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 375

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15558 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20929 Bölüm Sayısı


creator
manga tr