Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

A Will Eternal - Bölüm 77 : Açık Arttırma


Çevirmen : Clumsy 

 

Bai Xiaochun saçları diken diken olmuş ve yüzü küllerle lekelenmiş bir şekilde Kokulu Bulut Tepesine döndü. Kalbi korkuyla çarpıyor, aklı o şimşek yağmuruna gittikçe tir tir titriyordu. Bir daha asla fırtınalı havada kılıcıyla uçmayacağına dair yemin etmişti.

 

Bu uçmak değildi, canını tehlikeye atmaktı!

 

Kendine gelmeden önce yoğun acılar çekti. Yatağında bağdaş kurarak oturdu ve dışarıdaki yağmura bakarak yetişim aşamasını düzeltme işine girişti.

 

“İkinci kademe ruh ilaçları sekizinci seviye ve aşağısı için uygun. Eğer yetişim seviyemi ileri taşımak istiyorsam üçüncü kademe ilaçlar üretmem lazım.” Elini çenesine yaslayarak meseleyi irdelemeye başladı.

 

“Üçüncü kademe ilaçları yaratmak daha da zor. Bunu başarabilmek için önce sayısız ikinci kademe ilaca aşina olmam lazım. Sağlam bir temelim olmazsa başarı şansım düşük olur.” Bu kararlılıkla birlikte çantasını açarak kaynaklarını incelemeye başladı. Sonucu ise uzun bir iç çekiş oldu. Prestij Çırağı olarak pek çok hediye almış olsa da son zamanlardaki hap yapım çabaları esnasında çoğunu tüketmişti. Malzeme kıtlığı çekmek üzereydi.

 

“Bu şekilde devam edemem.” dedi başını düşünceli bir şekilde eğerek. “Kesinlikle sıfırı çekerim! Oldukça etkileyici bir kalfa simyacı oldum aslında. Belki de biraz ruh ilacı satmayı deneyebilirim.”

 

Bu düşünce onu heyecanlandırmaya başlamıştı. Ertesi sabah yağmur durduğunda konutundan çıkıp pazara gitti ve birtakım sorular sordu. Tıbbi hapların fiyatları hakkında daha iyi bir fikir edindiği zamansa bol miktarda tıbbi bitki alarak tarikata döndü.

 

Erdem puanlarıyla da bir alışveriş yaptı ve son durağı olan İlaç Yapım Tesisine giderek çalışmaya başladı.

 

İkinci kademe ruh ilaçları yüksek fiyatlara satılıyordu. Ancak gerektirdikleri malzeme miktarı da yoğundu. Ayrıca Bai Xiaochun’un yaratım şekli düşünüldüğünde, zamanını en iyi şekilde kullandığı söylenemezdi.

 

Bu yüzden aşina olduğu birinci kademe ilaçları yaratmayı tercih etti. Sonraki günlerde üç tip ruh ilacından yarattı ve her seferinde ortaya sekiz veya dokuzar adet hap çıkarttı. İki adet de ruh tütsüsü yapmıştı. Bu başarılar sonrasında pazara yöneldi.

 

Güney yakanın pazarı pek büyük değildi. İç Kesim çırakları ve tarikat kıdemlilerinin ilgilendiği birkaçı dışında çoğu dükkân, Doğu Korusundaki diğer klan yetişimcileri tarafından işletiliyordu.

 

Burası üç tepenin Dış Kesim çıraklarıyla dolup taşan küçük bir şehir gibiydi. Pek çok kez buraya gelmiş olan Bai Xiaochun da ortama oldukça aşinaydı. Aradığı dükkânı bularak boğazını temizledi ve bir satış görevlisiyle karşılaştı.

 

“Dükkân sahibini çağırın.” dedi Bai Xiaochun. “Birkaç malzeme almamın yanı sıra bazı tıbbi hapları da satmak istiyorum!” Bu sözlerden sonra bir sandalyeye yerleşti ve gözleri çizgi haline gelene dek gülümsedi.

 

Kısa bir süre sonra uzun, menekşe rengi cüppeli, orta yaşlı bir adam dışarıya çıkmış ve Bai Xiaochun’u görerek gülümsemişti.

 

“Yoldaş Daoist Bai, ben mütevazı hizmetkârınız Sun Chen.” dedi ellerini kavuşturarak. “Sizin hakkınızda pek çok hikâye işittim, Yoldaş Daoist Bai. Ama huzurunuzu bozmaktan çekindiğim için resmi selamlarımı sunma fırsatım olmamıştı. Sahiden pişmanım.” Işıklar saçan Sun Chen, Bai Xiaochun’un karşısına oturdu. Bai Xiaochun’un tarikattaki pozisyonundan haberdardı ve onu gücendirmeye niyeti yoktu. Üstelik Prestij Çırağına göz diken Sun Klanı, 100 yıllık evlenememe yasağına rağmen hala Bai Xiaochun’la iyi anlaşmaya niyetliydi.

 

Bai Xiaochun içten bir kahkaha attıktan sonra nazik karşılıklarda bulundu. Ardından üç şişe hap ve iki tütsü çıkararak aralarındaki masaya yerleştirdi.  

 

Çenesini kaldırarak sordu: “Yoldaş Daoist Sun, sence bunların ederi nedir?”

 

Sun Chen tıbbi hapları alıp memnun bir şekilde incelemeye başladı. Haplar düşük kalite ve birinci kademe olsalar da kirlilik seviyeleri yüzde 81-82 civarıydı, bu da hapları orta seviyeye çok yaklaştırıyordu. Dükkânın aldığı düşük seviye haplar genellikle 84-85 kirlilikte olurdu.  

 

Parlak gözlerle Bai Xiaochun’a bakan adam yanıtladı: “Kardeş Bai, ilaçların Daosundaki becerin kesinlikle harika. Tüm ruh ilaçlarını almak isteriz. 120 ruh taşına ne dersin? Uygun mu?”

 

Bai Xiaochun hemen keyiflendi. Bu fiyat hap başına kırk ruh taşına tekabül ediyordu. Bu da birinci kademe ruh hapları için önerilebilecek en yüksek fiyattı.

 

Aslında böyle bir hapın üretim maliyeti ortalama olarak yarım ruh taşı kadardı.

 

Değiş tokuşu tamamlayan ikili, sohbet etmeye devam etti. En sonunda bir anlaşmaya varıldı: Bai Xiaochun tıbbi haplarını bu dükkâna satmaya devam edeceği takdirde malzemeleri ücretsiz alacaktı. Bu sonuç Bai Xiaochun’u oldukça memnun etmişti.

 

Biraz daha vakit geçti. Aylar birbirini kovalarken Bai Xiaochun düzenli olarak birinci kademe ruh ilaçları üretip satarak malzeme alıyor, bu arada ikinci kademe ilaçlara olan aşinalığını arttırmayı da ihmal etmiyordu.

 

Giderek daha da adapte olmuştu.

 

Bu süreçte Sun Klanı dükkanıyla olan ilişkileri de daha istikrarlı bir hal almıştı. Sun Klanı onun tüm haplarını alıyordu. Bir gün, Bai Xiaochun’un birkaç şişe hapını alıp ona bitkilerini teslim eden Sun Chen, iç çekerek şöyle dedi:  “Kardeş Bai, ilaçlardaki yeteneğini düşünüyorum da, neden ikinci kademe ruh ilaçları üretmiyorsun? Birkaç yılda bir yüz klan açık arttırması yapılıyor ve sıradaki açık arttırmaya üç ay kadar vakit kaldı. Eğer birkaç ikinci kademe ilaç üretirsen seni açık arttırmaya kaydettirebilirim. İyi bir kar elde edeceğine eminim.”

 

Aylardır birlikte iş yapıyorlardı ve Sun Chen, Bai Xiaochun’un neşeli ve karizmatik tavırlarını görmüş, onunla iletişim halinde olmaktan hoşlanmaya başlamıştı. Bu yüzden ona yardımcı olmaya böylesine hevesliydi.  

 

Bai Xiaochun yüz klan açık arttırmasından haberdardı. Bu, Doğu Korusu Kıtasındaki yüz kadar klanın birlikte organize ettiği bir açık arttırmaydı. Üç farklı alanda yürütülürdü. Biri kuzey yaka pazarı, biri güney yaka pazarı, biri de yetişimcilerin yaşadığı en büyük şehir olan Doğu Korusu Şehriydi.

 

Bai Xiaochun birkaç yıldır tarikattaydı ve son açık arttırma, onun Dış Kesime ilk katıldığı zamanlarda yapılmıştı. O zamanlar ruh kuyruklu tavukları çalmakla meşgul olduğu için açık arttırma olayı pek ilgisini çekmemişti.

 

Ama şimdi ilgisi çekilmişti ve güney yaka açık arttırmasının ne zaman olacağını öğrenmek için birkaç soru sorarak oradan ayrıldı. Sonra da İlaç Yapım Tesisine dönüp bağdaş kurarak düşünmeye başladı.

 

“Sun Chen’in söyledikleri mantıklı. Sağda solda küçük satışlar yapacağıma durumun avantajını kullanıp gerçekten pahalı şeyler satabilirim. Sonra da bir sürü malzeme alırım.” Önce bunları, sonra da pek çok ikinci kademe ruh ilacını düşünerek kararını verdi... en çok aşina olduğu hapı yaratacaktı, Menekşe Qi Ruh Yükselten Hapı.

 

Kararını verdikten sonra İlaç Yapım Tesisinde inzivaya çekilerek Menekşe Qi Ruh Yükselten Hapları yaratmaya başladı. İki ay geçti. Elindeki tüm malzemeleri tüketerek üç şişe hap üretmişti, her birinin içerisinde onar adet hap mevcuttu.

 

Ayrıca diğer menekşe haplardan farklı renkte bir hap daha elde etmişti. Bu koyu menekşe renkliydi ve çok güçlü bir tıbbi aroması yoktu.

 

O hap belirirken hap fırını öncekilerden farklı bir şekilde titreşmişti. Buna birazcık alev de eşlik etmişti.

 

Hapı yakından inceleyen Bai Xiaochun’un gözleri heyecanla parıldıyordu.

 

“Orta seviye! Ben, Bai Xiaochun, sonunda orta seviye bir ruh ilacı yaptım!

 

“Muhtemelen açık arttırmada fazla orta seviye ruh ilacı olmaz. Ama iyi bir etki yaratmak istiyorsam daha iyisini yapmam lazım. Sonuçta… bu açık arttırma birkaç yılda bir oluyor.

 

“Orda satılık pek çok nadir nesne olacağı kesin.” Biraz daha düşündükten sonra dişlerini sıkarak kaplumbağa tavasını çıkardı ve hapına ruh güçlendirme gerçekleştirdi.

 

Üçlü güçlendirmenin gümüş parıltıları sayesinde ruh ilacı orta seviye olmaktan çıkmıştı. Üstün seviyeyi bile aşmış ve… seçkin seviyeye ulaşmıştı!

 

Seçkin seviye oldukça şok ediciydi ve kirlilik seviyesi yalnızca yüzde on civarıydı.

 

Bai Xiaochun çok memnundu. Ellerindeki Menekşe Qi Ruh Yükselten Hap öyle kararmıştı ki neredeyse siyaha dönmüştü. Üzerinde silik olsa da görünebilir halde üç ruh dizaynı vardı; bu hapa gözlerini diken herkes sıra dışı bir şeye bakmakta olduğunu anlardı.  

 

Bai Xiaochun bu hapı da ünlü olmak için kullanabileceğini düşündü. Gururlu bir kahkaha atarak küçük bir bıçakla hapın üzerine bir desen çizdi… sevimli, küçük bir kaplumbağa.

 

“Lord Kaplumbağa bir kez daha piyasaya çıkıyor!” diyerek heyecanlı ve beklenti dolu bir halde ayağa kalktı.

 

Haplarını alarak tarikattan ayrıldıktan iki saat sonra, oldukça mutlu bir şekilde geri döndü. Sun Chen’in üç şişe Menekşe Qi Ruh Yükselten Hapı gördüğündeki şaşkınlığı hafızasına kazınmıştı. Hele seçkin hapı gördüğünde ağzı öyle açılmıştı ki neredeyse yere değecekti.

 

“Açık arttırmaya yalnızca bir ay kaldı.” diye düşünen Bai Xiaochun, elindeki açık arttırma biletine bakıyordu.  

 

Son günlerde herkes açık arttırmadan bahsediyordu. Üç tepenin çırakları da açık arttırmada şanslı olabilmek için hazırlıklara girişmişti. Pazar yeri de bu aktivitelerden nasibini almıştı.

 

“Kuzey yakadaki klan arkadaşlarımdan biri son açık arttırmada efsanevi bir nesne olan Sarı Baharlar Alevinin satıldığını söyledi!  Yalnızca kıvılcım olsa bile eşsiz bir hazine sayılabilir. Çırakların biri onu fahiş bir fiyata satın almış.”

 

“Yüz klan açık arttırmasında tonlarca eşsiz hazine olmalı, tabii şok edici tıbbi haplar da. Çünkü Dış Kesim Seçilmişler mücadelesi yaklaşıyor. Bu yalnızca otuz yılda bir olur!”

 

“Muhtemelen haklısın. Yaklaşan Dış Kesim Seçilmişler mücadelesi tüm Ruh Akımı Tarikatı çapında büyük bir olay.  Güney yakanın ilk onunun yıllardır kuzey yakadakilere eş olamaması çok kötü! Acaba bu kez güney yakanın ilk onu intikam alabilecek mi?!”

 

Bir ay boyunca açık arttırma sohbetleri giderek yaygınlaştı. Bai Xiaochun bu konuşmalara şahit olurken Dış Kesim Seçilmişleri mücadelesi hakkında da bilgilenmişti. Ancak bu konuya pek ilgi duymuyordu.

 

Çok geçmeden bu ayın da sonuna gelindi. Şafak vakti meditasyon yapmakta olan Bai Xiaochun, gözlerini yavaşça açarak parlayan bir yeşim kağıda baktı.   

 

“Açık arttırma başlamak üzere.” diye düşünürken gözleri beklentiyle parlıyordu. Hızlıca avlusundan çıkarak dağ yolunda koşturmaya başladı. Yol boyunca birkaç Dış Kesim çırağını geçmiş ve bir noktada başının üzerinden hızla geçmekte olan ışık huzmelerini görmüştü.

 

Alnını kaldırdığı anda ‘aa ben uçabiliyordum’ diye düşündü ve hızlıca bir büyü yaparak Altın Karga Kılıcını çağırdı, üzerine basarak bir ışık huzmesi halinde yoluna devam etti.

 

Pazara ulaşması çok sürmedi. Başı dik ve göğsü kabarmış bir şekilde açık arttırma tesisine adımını attı.

 

Büyük yapının içerisine birkaç bin koltuk yerleştirilmişti ve koltukların arkasında insanların durabileceği boş bir alan mevcuttu. Bai Xiaochun, Sun Chen’in kendisine ayırmış olduğu ikinci kattaki özel odaya ilerledi.

 

Oda göreceli olarak küçüktü, altında açık arttırma salonunun olduğu dar bir balkonu vardı. Açık arttırma sahnesi de rahatça görülüyordu.

 

Bai Xiaochun’un böyle canlı bir ortamda ilk bulunuşu değildi. Diğer özel odalarda oturmakta olan Kuruluş Kadrosu yetişimcileri gibi kenarda kalmak yerine balkondan sarkıyordu. Tabii insanların onu fark etmemesinden korkarak sesli bir şekilde boğazını temizlemeyi de ihmal etmiyordu.

 

Aşağıdaki bazı kişilerin onu fark edip garip bakışlarla yüzlerini çevirmeleri çok sürmemişti.

 

Ne yazık ki burası çok kalabalıktı ve boğazını ne kadar sesli temizlerse temizlesin sesi uzaklara ulaşmıyordu. Uzaklardaki Hou Xiaomei’yi, Zhou Xinqi’yi ve tanıdığı birkaç kişiyi daha görmüştü. Ancak Bai Xiaochun’u fark edebilecek mesafede değillerdi.

 

Ciğerleri yettiğince bağırmasına rağmen hiçbiri ona dönmedi ve bu da biraz üzülmesine yol açtı. En sonunda ilgisini yitirdi. Zaten balkondan sarkıp durmak yorucu olmaya başlamıştı… Üstelik düşme tehlikesi de vardı… Eğer düşerse, yalnızca bir gün içinde tüm güney yaka bu rezaleti öğrenirdi.

 

Zaman geçtikçe insan sayısı arttı. Yaklaşık bir saat sonraysa yankılanan kazan sesiyle birlikte herkes sessizleşti. Sayısız göz, açık arttırma sahnesine kilitlenmişti.

 

Orta yaşlı, yeşil elbiseli bir adam sahneye çıktı. Gülümseyerek orada duruyor ve kavuşturduğu kollarıyla herkesi selamlıyordu.

 

“Ben mütevazı kulunuz Qian Song. Yoldaş Daoistlerim, pek çoğunuzun beni tanıdığını farz ediyorum. Bugünkü açık arttırmayı ben yöneteceğim. Kurallar her zamankiyle aynı, en yüksek tutarı veren malı alır.” Daha fazla uzatmadan sağ elini sallayarak sahnede parlak bir kapı belirtti.

 

Kapıdan çıkan genç bir kadın elinde bir tepsi tutuyordu ve tepsinin üzerinde garip şekilli kıymetli taşlar mevcuttu.

 

Gösterişli bir şekilde parlayan taş rengârenk ışıklarını yansıtırken tüm katılımcıların gözleri şokla dolmuştu.

 

Bai Xiaochun, taşa dikkatli bir şekilde bakmasına rağmen ne olduğunu çıkaramamıştı. Ama kalabalıktaki diğer yüzler onun ne olduğunu fark ederek iyice heyecanlanmış görünüyordu.

 

Qian Song tekrar konuştuğunda sesi yumuşaktı. Ancak Kuruluş Kadrosu yetişimini kullanarak herkes tarafından duyulacağına emin olmuştu. “Birinci sırada Altınlı Maden var. Minimum teklif 300 ruh taşı. En az 50şer ruh taşı arttırmanız gerekli!”

 

“350 ruh taşı!” diye bağırdı biri.

 

“400!” İlk teklifi hemen bir diğeri takip etmiş ve nesne kısa bir süre içerisinde, Menekşe Kazanı Tepesinden gelen bir çırağa 700 ruh taşına satılmıştı.

 

Bai Xiaochun gözleri kocaman açılmış bir halde madene bakıyor, nasıl 700 ruh taşı ettiğini anlamaya çalışıyordu. Ayrıca açık arttırmanın başından beri konuşan kişilerin sesini duyulur kılan bir çeşit büyü uygulandığını fark etmişti.

 

“Alt tarafı bir metal parçası.” diye düşünüyordu.

 

Yeni yeni nesneler çıktı ve satıldı. Bir tanesi yavru bir ejderin yeşil boynuzuydu, yıldırım çarptığı için üzerindeki elektrik izleri belirgindi. Bu parça tamı tamına 8,000 ruh taşına satılmış ve Bai Xiaochun’u tamamen sarsmıştı.

 

Açık arttırma başlayalı bir saat olmuşken Qian Song’un sesi yeniden yankılandı: “Sırada bir şişe ikinci kademe ruh ilacı var. Menekşe Qi Ruh Yükselten Haplar, toplamda on adet. Orta seviyeye yakınlar ve kirlilikleri yüzde 81de. Minimum bedel 100 ruh taşı. En az 10 ruh taşıyla artırım yapılabilir.”

 

Bai Xiaochun hemen dikkat kesildi ve beklenti içinde salona göz gezdirdi. Acaba ne kadar para kazanırım diye düşünerek ilk teklifi beklemeye başladı.

 

Ama her nedense kulaklarına ulaşan tek şey sessizlikti. Kalbi deli gibi atarken birinin açılış teklifini yaptığını işitti.

 

“110 ruh taşı.” Teklifi yapan bir Dış Kesim çırağıydı ve elindeki tüm birikimi öne sürmüş gibi görünüyordu. Teklifini yaptıktan sonra gergin bir şekilde etrafa bakmaya başlamıştı.

 

Ancak Bai Xiaochun ondan çok daha gergindi. O Menekşe Qi Ruh Yükselten Haplar kendisine 50 ruh taşı civarına patlamıştı ve pazarda 150-160 arası bir fiyata satabilirdi.

 

O anda yapabileceği tek şey seyircilere kaşlarını çatarak bakmaktı.

 

Qian Song açık arttırma tokmağını masaya geçirmek üzereyken yeni bir fiyat söylendi. Sonra araya başkaları da girdi ve fiyat 180 ruh taşına kadar fırladı.

 

“180 ruh taşı fena değil. Pazardakinden 20 ruh taşı fazla.” Bai Xiaochun bir oh çekerek kaşlarının arasından akan terleri sildi. İlaç şişesinin fiyatı şu ana dek satılan nesneler kadar yüksek olmasa da Bai Xiaochun’a iyi bir kar sağlamıştı.

 

Kısa bir süre sonra ikinci şişe de ortaya çıktı ve diğerinden biraz daha yüksek bir fiyata, 200 ruh taşına satıldı. Bai Xiaochun oldukça memnundu.

 

Üçüncü şişe çıktığında ise Qi Yoğunlaşma çırakları çok heyecanlanmış ve teklif verenlerin sayısı artmıştı. Sonuç Bai Xiaochun’u kendinden geçirmişti; son fiyat 230 ruh taşıydı.

 

“600 ruh taşından fazla etti! İşte buna açık arttırma derim! Şimdiden üçüncü kademe ruh ilaçları için yeterli ruh taşına eriştim.” Bai Xiaochun memnun etmesi kolay biriydi. Az önceki kederli hali tamamen silinmişti ve seçkin kalitedeki ruh ilacının çıkmasını mutlu bir şekilde bekliyordu.

 

“Diğer şişelere bakılırsa seçkin kalite hapım... 300 ruh taşı mı eder acaba?” Bir sürelik tereddütten sonra kararını değiştirdi.

 

“200 iyidir!” Kendinden emin bir şekilde başını sallamıştı.

 

Zaman geçti. Bai Xiaochun öğle vaktine dek orada oturmuştu. O anda sahnedeki Qian Song’un ifadesi garipleşti. Seyirciye bakarak boğazını temizledi.

 

“Sıradaki ürünümüz biraz ilginç… İkinci kademe bir ruh ilacı, bir Menekşe Qi Ruh Yükselten Hap. Ancak… onu farklı kılan bir şey var.”

 

Balkonunda oturan Bai Xiaochun’un zihni gerginlikten uyuşmuştu.

 

#Lord Kaplumbağa tekrar piyasada! Hapını kaplumbağa çizimiyle birlikte açık arttırmaya koydu ve olacakları beklemeye başladı. Önümüzde bazı komik sahneler olduğunu söyleyerek sıradaki bölüme geçiyorum, orada görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 843

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 532

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 313

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 88

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13337 Üye Sayısı
  • 399 Seri Sayısı
  • 18156 Bölüm Sayısı


creator
manga tr