“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

A Will Eternal - Bölüm 63 : Luochen Klanını Mahvetmek!


Çevirmen : Clumsy 

 

Li Qinghou’nun ışınlanma portalına ulaşması hiç vakit almadı ve oraya vardığında kınından çıkmış bir kılıç gibiydi, öldürücü bir aura yayıyordu.

 

Ouyang Jie ona gözbebekleri kısılarak bakmaktaydı. Üç tepe lordu arasında en çok Li Qinghou’yu önemserdi. Hatta o, tüm Ruh Akımı Tarikatının en önemli kişisi olsa gerekti.

 

Hem usta bir simyacıydı hem de doğuştan gelen çok nadir yeteneklere sahipti. Örneğin, yalnızca yüz yıllık yetişimle Kuruluş Kadrosuna erişmişti. Hatta tarikat genelinde Kuruluş Kadrosunu aşıp bir Altın Öz elde edebilecek en muhtemel aday olduğu söylenebilirdi. 

 

“Bu dört Dış Kesim temsilcisinden birinin Li Qinghou’yla bağlantısı olduğunu duymuştum...” diye düşündü Ouyang Jie. Bu esnada gümbürdeme sesleri sürüyor, sayısız ışık huzmesi göğe yükseliyordu. Ve bunu, Li Qinghou da dahil olmak üzere iki bin küsür kişinin bulanıklaşıp ortadan kayboluşu takip etti.

 

Bai Xiaochun ve ekibinin birkaç ayda tamamladığı yolculuk, Ruh Akımı Tarikatının ışınlanma portalı sayesinde yalnızca birkaç saniye sürdü.

 

Du Lingfei’nin bilinçsiz bedeninin üzerinde gök gürültümsü sesler duyulmaya başlandı. Gökte görünmez bir elle devasa bir yırtık açılmış gibi bir büyü oluşumu gerçekleşmişti.  

 

Bu büyü gökten yere kadar iniyor, elli kilometre alandaki her şeyi sarsıyordu. Çarpıcı ve alevli çizgiler yere ulaşarak belli bir büyü formasyonunu meydana getirmişti.  

 

50 kilometrelik alandaki çimler, kayalar, dağlar, her şey küle dönmüş, silinmişti. Bu formasyon inanılmaz baskıcıydı ve yoluna çıkan her şeyi yok ediyordu.

 

O kısımdaki Du Lingfei ise büyünün koruması altındaydı ve haliyle hiçbir zarar görmüyordu. Bu esnada yerin sarsılışını sayısız figürün belirişi takip etmekteydi.

 

Ve kısa bir süre içerisinde iki binin üzerinde İç Kesim çırağı aynı alanı doldurdu. Portalda hala yeni bir ışınlanma sağlayabilecek güç vardı. Ouyang Jie ve Li Qinghou, ilk iş olarak bilinçsiz Du Lingfei’ye erişti. Birkaç kadın çırak da kızın başında toplanıp onu tıbbi haplarla beslemeye, üzerini örtmeye başladı. Ruhsal enerji takviyesi alan Du Lingfei, yavaşça gözlerini açıyordu. İfadesi boştu ancak çevresindeki tarikat üyelerini gördüğünde mutluluk gözyaşları dökmeye başladı.  

 

Kokulu Bulut Tepesinin bir Dış Kesim çırağı olarak başında Tepe Lordu Li Qinghou’yu görmek ise gözyaşlarını daha da kuvvetlendirmişti. Yanındaki çıraklar, kızın oturur pozisyona geçmesine yardım etti.

 

“Tepe Lordum, lütfen Kardeş Bai’yi kurtarın...” diye yalvardı kız, kül rengi yüzüyle.

 

“Ona ne oldu?!” Li Qinghou bir adım ilerleyerek doğruca Du Lingfei’nin önünde belirmişti. Gözleri öfke ve gerginlikle yanıp tutuşuyordu.

 

“Kardeş Bai... Büyük Kardeş Hou ve ben kaçabilelim diye Luochen Klanı yetişimcilerini üzerine çekti. Onu kovalamaya başladılar...” Ağlayarak tüm durumu izah etmeye girişti.

 

Çevredeki iki bin çırak arasında Bai Xiaochun’u tanıyan pek az kişi vardı ancak Du Lingfei’nin hikâyesini dinlemek hepsini etkilemiş, yoğun ve trajik olaylar silsilesi hepsinin nefesini kesmişti.

 

Feng Yan’ın yoldaşlarını kurtarmak için ölüşünü, Hou Yunfei ve Du Lingfei’nin kaçabilmek için canlarını riske edişlerini dinlediler. Luochen Klanının sekizinci ve dokuzuncu seviye Qi Yoğunlaşmalı üyeleri de içeren iki parti yetişimci gönderdiğini öğrendiler.

 

Orada bulunan İç Kesim çıraklarının bile çoğu böyle şartlardan sağ çıkamazdı.

 

Du Lingfei konuyu Bai Xiaochun’a getirdiğindeyse, onun ne kadar sadık ve kendini adamış biri olduğunu düşünerek duygulandılar. Çoktan Seçilmiş olarak değerlendirilmeyi hak etmişti.

 

Kaçma şansı varken geri dönerek yoldaşlarını kurtarmayı seçmişti. Kendisinden çok daha güçlü düşmanlarla savaşmış, iki yaralı yoldaşını yarım ay boyunca taşımış ve neredeyse 5,000 kilometrelik bir yolculuk yapmıştı.

 

En sonunda da prensiplerini terk etmeyerek kendisini feda etmiş, arkadaşlarına hayatta kalma şansı tanımıştı. Bunun sonucunda Du Lingfei mesaj göndermeyi başarabilmişti. Eğer Bai Xiaochun’un yaptıkları olmasaydı tarikat, Luochen Klanı konusunda çok geç kalmış olacaktı.

 

Bai Xiaochun isminin tüm İç Kesim çıraklarının kalplerine kazınması çok sürmedi. Onların kalplerindeki Bai Xiaochun, çelik damarlı, zarif, sadık ve kahraman bir erkekti.  

 

Adalet Sarayı üyeleri ise tamamen sarsılmış haldeydi. Qian Dajin’in ağzı, Du Lingfei’nin hikâyesini dinlerken açık kalmıştı. Anlatılan Bai Xiaochun’un tanıdığıyla aynı kişi olduğuna inanmakta zorlanıyordu. Yaptığı kumpasın tarikat tarafından anlaşılmasından da çok korkuyordu. Bai Xiaochun’un küçük kaplumbağa olduğuna emin değildi ancak doğru insanı kaçırmaktansa yanlış insanı öldürme ihtimalini göze almıştı. O anda derin bir oh çekti. Feng Yan öldüğüne göre yaptıklarının duyulmasının imkânı yoktu.

 

Taş kalpli Ouyang Jie bile bu hikâye karşısında hayranlık duymadan edememişti. Yetişim seviyesi sayesinde Du Lingfei’nin yalan söylemediğini tek bakışta anlayabilmişti; her söz tamamen isabetli olmasa da doğru oldukları kesindi.

 

“Ruh Akımı Tarikatı hiçbir çırağının burada yok olmasına izin vermeyecek!” Ouyang Jie kollarını sıvayarak birkaç yüz çırağı, Hou Yunfei ve Bai Xiaochun’u aramaları için gönderdi.

 

Li Qinghou ise kalbi acıyarak, kan çanağına dönmüş gözlerle belli bir mesafeye bakıyordu. Bai Xiaochun’un yaptıklarını dinleyince onu yanlış yargıladığını düşünmüştü. Aynı zamanda mevcut şartlar altında Bai Xiaochun’un buradan canlı çıkma olasılığının... çok az olduğunun farkındaydı.

 

“Ve onu bu tarikata ben getirdim...” diye düşündü. Öldürücü aurası daha da yoğun bir seviyeye gelmişti. Bir adım ilerleyerek kalan ışınlanma gücünün bir kısmını çekti ve Luochen Klanı yönünde ortadan kayboldu.

 

Ouyang Jie iç çekti. Du Lingfei’nin anlattıklarını dinledikten sonra durumun Bai Xiaochun’un lehine olmadığının farkındaydı. Kollarını sıvayarak kalan kuvvetleri de topladı ve yeni bir ışınlanma gerçekleştirdi.

 

Her tarafı saran gümbürdemeler eşliğinde Li Qinghou ve Ouyang Jie, yaklaşık iki bin çırağa önderlik ederek Düşmüş Yıldız Dağlarının Luochen Klanı Köşkünün üzerinde belirdi.

 

Portal, cennetin ve dünyanın yoğun enerjisiyle belirerek bulut katmanlarını yırtmıştı. Alarm sesleri köşkün her yerinde yankılanırken büyü formasyonu alçalmaktaydı.

 

GÜÜÜÜÜMMMMMMM!

 

Büyü formasyonu indiğinde zemini parçalayarak küle dönüştürdü. Köşk de bu yıkılıştan nasibini almıştı.

 

Öfkeli kükreyişler duyulurken çaresizlik dolu pek çok figür kaçışmaya başladı.

 

Koruyucu taş aslanlar ve meyve ağaçları kuklalara dönüşerek saldırıya geçti. Hamle yapan ilk kişi ise Li Qinghou’ydu. Kollarını sallayarak aslanları kuvvetli bir şekilde patlatmıştı. Meyve ağaçlarıysa titreyerek meyvelerini düşürmeye başladı ancak düşen meyveler yok edilmekten kurtulamayacaktı.  

 

Ruh Akımı Tarikatı çırakları yoğun gümbürtüler eşliğinde korkunç bir yıkım gerçekleştiriyordu.

 

Li Qinghou ise doğruca Luochen Klanı köşkünün kalanını hedef almıştı. Sağ eli bir büyü hareketiyle sallanmış, yeşil bir ateş topu çağırmıştı. Saçları ardında vahşice savrulurken ateş topunu yere geçirdi.   

 

Alevler yayılarak tüm köşkü sardı ve orada kalan düşman yetişimciler acıklı çığlıklar arasında can vermeye başladı.

 

Li Qinghou’nun bir sonraki hamlesi ise sağ ayağını kaldırarak sertçe yere vurmak oldu. Bu şekilde zemini sarsarak koca bir delik açtı ve aşağıdaki mezarlığı gözler önüne serdi.

 

Hemen hemen aynı saniyede bir kan girdabı dönerek dışarıya çıktı, bunu da Luochen Klanı başpapazı takip etti. 

 

Li Qinghou’yu gören adamın yüzü çaresiz bir ifadeyle kaplıydı. Ruh Akımı Tarikatı fazla erken davranmıştı. Başpapazın üzerinde çalıştığı büyü formasyonu tamamlanmanın eşiğindeydi,  başka birileri gelmiş olsaydı onları oyalayabilirdi. Ama gelenlerin arasında beklenmedik bir şekilde Li Qinghou ve Ouyang Jie de vardı!

 

Başpapaz gerileyerek acınası bir şekilde bağırdı: “Kaçın! Kaçabilen herkes hemen canını kurtarsın!”

 

Mezarlıktaki Luochen Klanı yetişimcileri titreyerek farklı yönlere dağıldı. Ancak Ouyang Jie, ifadesiz yüzüyle ellerini salladı ve İç kesim çıraklarını onları takip etmeleri için görevlendirdi.

 

Li Qinghou’nun gözleri Luochen Başpapazı ve çevresindeki kan gölüne kilitliydi. Ouyang Jie de aynısını yaptı ve aynı anda iki adamın gözlerinde de öfkenin zalim alevleri canlandı.

 

“Masum ölümlüleri mi katlettiniz?” diye kükredi Li Qinghou. “Cennetler sizin gibi bir klanın varlığını tolere edemez!” Ve bu sözlerden sonra kollarını sallayarak yıkıcı bir alev denizi yarattı.

 

O anda insanın kanını donduran çığlıklar yankılanmaya başladı. Ruh Akımı Tarikatı çırakları Luochen Klanı yetişimcilerini katlediyordu.

 

İki bin kişi birkaç yüz kişiye karşıydı.

 

Luochen Başpapazı ise yalnızca klan üyelerinin öldürülüşünü izliyordu. Buna kendi akrabaları da dahildi. Ve bir yerden sonra acıklı çığlıklar atarak kaçmaya çalıştı.

 

Ancak çevresi Li Qinghou’nun alev deniziyle sarıldı. Yüzünde korkunç bir ifade taşıyan Li Qinghou, ellerini yumruğa çevirdi.

 

GÜM!

 

Luochen Başpapazının çığlıkları alevlerle birlikte yoğunlaştı. Eti ve kanı yanmış, göz açıp kapayıncaya dek geriye yalnızca külleri kalmıştı. Li Qinghou... onu tek bir saldırıyla öldürmüştü!

 

Bunu gören İç Kesim çırakları tamamen şoka girdi. Ouyang Jie’nin gözleri bile şaşkınlıkla büyümüştü.

 

Havada durmayı sürdüren Li Qinghou, ellerini bir kez daha sallayarak alev denizini patlattı. Bu kez tüm Luochen Klanı yutulmuş ve her şey yanmaya başlamıştı. Li Qinghou ise tesellisi mümkün olmayan bir ifadeyle uzaklara bakıyordu.

 

İç çekerek şöyle dedi: “Bai Xiaochun, Ben, Li Qinghou... Bai Klanının yüzünü kara çıkardım.” Ve bu acı hislerle yeniden uzaklaştı. Bai Xiaochun’u arama işini başkalarına bırakamazdı. Onun hayatta olması için en ufak bir şans dahi varsa, onu arayan bizzat kendisi olmalıydı.

 

Li Qinghou, ardından alevler yükselerek uzaklaştı. Onu izleyen İç Kesim çıraklarıysa oldukça heyecanlıydı. Gün, tarikatlarının ne derece güçlü ve ihtişamlı olduğunu anlama günüydü.  

 

#Li Qinghou adamın dibi değil mi?! İleride gücünün boyutunu yeniden görmeyi çok isterim.
Luochen Klanının işi bittiğine göre sırada Hou Yunfei ve Bai Xiaochun'u aramak var. Bakalım bu görev başarılı olacak mı, okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1223

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1055

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 873

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 645

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 519

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 348

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14860 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19565 Bölüm Sayısı


creator
manga tr