Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

A Will Eternal - Bölüm 4 : Ruh Güçlendirme


Çevirmen : Clumsy 

 

Herkes harika bir moddaydı, Bai Xiaochun’un varlığı şişmanları mutlu ediyordu. Hem çok etkileyici biriydi hem de pek çok yaratıcı fikirle doluydu. Büyük Şişman da ona bir ödül vermek istemiş, Bai Xiaochun’un ellerine bir miktar ruh pirinci sıkıştırmıştı.

 

Bai Xiaochun odasına neşeli kahkahalarla döndü. Daha yatağına tırmanamadan önce yemiş olduğu türlü türlü kıymetli malzemenin ruhsal enerjisi içinde patlamıştı. Başı dönerek yüz üstü yere yığıldı ve aynı saniye içerisinde horlamaya başladı. 

 

Tüm gece boyunca mükemmel bir uyku çekti. Ertesi sabah şafakta açtığı gözleri parıl parıl parlıyordu. Gözlerini bedenine indirdiğindeyse düne nazaran daha şişman olduğunun farkına vardı. Üstelik teni yapışkan bir pislik katmanıyla sarılmıştı. O hızlıca yıkanmaya çalışırken Büyük Şişman Zhang ve diğerleri de tarikat çırakları için kahvaltı hazırlamakla meşguldü. Bai Xiaochun’un pejmürde görünümü hepsine kahkaha attırdı.

 

“Dokuzuncu Kardeş, tüm bu pislik gözeneklerinden geliyor. Onlardan kurtulduktan sonra yetişim yapman çok daha kolay hale gelecek. Birkaç gün izin kullan, senin yardımına ihtiyacımız olmayacak zaten. Sonra yeniden çalışmaya başlarsın.”

 

“Verdiğim ruh pirincini de unutma! Kötüleşmeden önce ye.”

 

“Tamamdır.” diye cevapladı Bai Xiaochun. Oldukça enerjik hissediyordu, odasına dönüp ocaktaki kaplumbağa şekilli tavasını çıkardı. Suyla doldurarak ocağa geri yerleştirdi. Ardından ruh pirinci öbeğini çıkartıp incelemeye başladı. Başparmak ebatlarında, kristalimsi görünümdeydi ve hoş bir aroması vardı. 

 

“Ölümsüzler bunu yiyorsa inanılmaz bir şey olsa gerek.” İç çektikten sonra ocağın altına birkaç parça odun atarak ateş yaktı. Isı onu anında etkilemiş, geri çekilip gergince gözlerini kırpmasına neden olmuştu. Ardından ateşe bakarak dilini şaklattı.

 

“Bu sıradan bir ateş değil. Köydekine göre çok daha hızlı ve kuvvetli yanıyor.” Ateşte çatırdayan odunlara bakarken onların da sıradan olmadığının farkına vardı.

 

Ateş artık eskisinden de kuvvetliydi, verdiği sıcaklık katlanarak artmıştı ve Bai Xiaochun kaplumbağa desenli tavasının üzerindeki silik desenlerden birinin parlamaya başladığını fark etti. Kaplumbağanın kuyruğu civarından başlayıp başının olması gereken yerde biten bu desenin parlayışını kalan çizgiler de takip etti.

 

Bai Xiaochun olup bitenleri şaşkınlık ve hayranlık karışımı bir hisle izlerken kendisini tokatladı.

 

“Biliyordum! Bir çeşit hazine olmalı! Büyük Abinin tavasından çok daha iyi olduğu kesin!” Tavasının sıra dışı olduğuna iyiden iyiye ikna olan Bai Xiaochun, elindeki ruh pirincini kaynayan suya döktü.

 

Ardından bambu parşömenin Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatını anlatan kısmını açtı. Pozisyonunu aldı, ilk resimde gösterilen nefes alış tekniklerini inceledi ve yetişime başladı.

 

Daha yeni başlamıştı ki gözleri irice açıldı; geçen gün yapmakta çok zorlandığı duruş bugün çok daha kolay gelmişti. Hatta kendini bir hayli konforlu hissediyor, en ufak bir gariplik duymuyordu. Ayrıca nefes alış tekniği de artık boğulduğu hissi doğurmuyordu. Aksine oldukça hoş bir hissiyatı vardı.

 

Üstelik önceki günlerde ancak 3-4 nefese ulaşabilirken şimdi 7-8 nefes almasına rağmen hiçbir rahatsızlık veya acı duymamıştı.

 

Bai Xiaochun heyecanını bastırıp sakince devam edene dek otuz nefeslik süre geçmişti bile. Tam güçsüzleştiğini ve rahatsız olmaya başladığını hissettiğindeyse içinde bir qi telinin uyandığını fark etti. Çok soğuktu, içinde girdabımsı hareketlerle dönmeye başlamıştı; ancak tam bir çember oluşturamadan kayboldu. Bai Xiaochun ayaklarının üzerinde sıçrayacak kadar heyecanlanmıştı.

 

“Qi! Hahaha! Sonunda biraz qi belirdi!” Heyecanlı bir haykırış eşliğinde odasında ileri geri yürümeye başladı. Dün gece yediklerinin bu iş üzerinde çok etkili olduğunu anlamıştı. Keşke daha çok yeseydim diye düşündü.

 

“Zhang Abinin Dış Kesimin merdivenlerine tırmanmaktansa Fırınlarda açlıktan ölmeyi tercih ederim demesine şaşmamalı. Dış Kesim çıraklarının bile eline böyle fırsatlar geçmiyordur.” Heyecanlı bir şekilde oturarak yetişim pratiğine devam etti.

 

Bu kez duruşunu ve nefes alışını altmış nefeslik süreye çıkartabilmişti. O noktada içerisinde beliren qi akışını hissetti; damla damla akıyor, bedeninde dönüyordu.

 

Az önceki tecrübesi sayesinde hazırdı, bambu parşömende anlatıldığı gibi qi’ye belli bir yolda rehberlik etmeye başladı.

 

Qi’nin akışı çok geçmeden tam da istediği doğrultuya ulaştı. İlk çizimdeki duruşu ve hareketleri sürdürüyor, bunu yaptıkça içindeki soğuk dalgaların bedenindeki farklı kısımlara değdiğini hissedebiliyordu. Su damlaları gibi başlayan qi akışı giderek büyüyordu.

 

Sonunda küçük bir dere gibi belli bir döngüyle akmaya başladı. Bedenini bir ürperme sararken zihninin de bir sis katmanıyla sarmalandığını hissetti. Bedeninden dışarı doğru bir gürüldeme sesi yankılanmaktaydı.

 

Bir anda kendini daha hafif ve çevik hissettiğini fark etti. Aynı anda bedenindeki tüm gözeneklerden kirler çıkıyordu.

 

Qi akışı bu kez geçen sefer olduğu gibi ortadan kaybolmadı, aksine orada kalmaya, bedeninde sirkülasyon sağlamaya devam etti. Bai Xiaochun’un açtığı gözleriyse öncekine nazaran çok daha parlaktı. Zihni daha çok gelişmiş, bedeni daha çok hızlanmıştı.

 

“Kalıcı bir qi yolu.”  diye düşündü heyecanlı bir şekilde. “Bu Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatının ilk aşamasını başarıyla tamamladım demek oluyor! Ayrıca şeye de ulaştığım anlamına geliyor, neydi o…? Qi Yoğunlaşmanın ilk seviyesine!” Bai Xiaochun fazla keyifliydi, hızlıca bulaşık odasına koşturdu.

 

Onu gören Büyük Şişman Zhang ve diğerleri birbirlerine bilmiş bakışlar atmıştı. Bai Xiaochun’un ilk seviyeye bu kadar hızlı ulaşması onları şaşırtmış olsa da ne olduğunu anlamışlardı.

 

Yeniden odasına dönen Bai Xiaochun derin bir nefes alarak daha da odaklanmış bir şekilde bambu parşömenini okumaya başladı.

 

“Menekşe Qi Kazanı Kontrol Sanatının ilk aşamasını tamamladıktan sonra nesneleri fiziksel olarak kontrol edebiliyor olmam gerekiyor. Wow, bu basitçe bir ölümsüz büyü tekniği. Nesneleri havaya fırlatabilmem lazım.” Gözleri parlayarak parşömendeki talimatları takip etti, ellerini büyüyü gerçekleştirmek için özel bir şekilde hareket ettirdi. Ardından parmağını yakınındaki masaya doğru salladı. O anda içindeki akarsu mekanik bir boğa gibi dalgalanıp sarsılarak sağ işaret parmağına ulaştı ve parmağın uçlarından dışarı çıktı.

 

Görünmez bağ masaya ulaşmıştı. Ancak masaya ulaştığı anda dengesiz hale gelen bağ çok geçmeden etkisiz hale geldi.

 

Bai Xiaochun’un yüzü solgunlaşmıştı. Bir süre toparlandıktan sonra yaptıklarını gözden geçirerek masayı hareket ettirme fikrinden vazgeçti. Bunun yerine çantasındaki ahşap kılıcı çıkartıp masanın üzerine yerleştirdi. Kılıcın ne çeşit bir odundan yapıldığını bilmiyordu ama masadan çok daha hafif olmasına rağmen yine de alışılmadık bir ağırlığa sahipti. Bai Xiaochun parmağını kılıca doğru salladığında ahşap kılıç biraz kıpırdanarak yeniden masaya düşmeden önce bir inç kadar havalandı. 

 

Bai Xiaochun cesaretini hiç yitirmemişti. Birkaç heyecanlı deneme daha gerçekleştirdikten sonra kılıcı çok daha yükseklere kaldırabilmeyi başardı. Önce on inç oldu, sonra yirmi, sonra otuz… Bu esnada alacakaranlık gelmişti, artık kılıcı doğrusal bir şekilde uçurabiliyordu. Çok hızlı olmasa ve pek iyi döndüremese de ilk başladığına nazaran olaya çok daha hakim haldeydi.

 

“Bundan böyle Ben, Bai Xiaochun, bir ölümsüzüm!” Gururlu bir şekilde bağırırken sol elini arkasına koymuş, sağ elini dalgalandırarak ahşap kılıcını odada ileri geri savuruyordu.

 

Artık qi’si dengesizleşmeye başlamıştı, bu yüzden ahşap kılıcını yerine bırakarak yetişime devam etti. Bu sırada tavasından gelen hoş koku başını kaldırıp derin bir nefes almasına sebep oldu. Kurt gibi acıkmış olduğunun farkına vardı; tüm gün yetişimle ilgilenmiş ve tavada kaynayan pirinci tamamen unutmuştu. Hemen tavanın başına koşarak kapağını kaydırdı.

 

Yaptığı anda da ruh pirincinin güçlü aroması iyice yayıldı. Pişme sürecinde pirincin yüzeyinde parlak gümüş bir dizayn belirmişti!

 

Dizayn oldukça anlaşılır haldeydi ve Bai Xiaochun yakından baktığında pirincin ışığında kayboldu. Bir süre gözlerini kısıp derin düşüncelere daldıktan sonra ruh pirincini ellerine alarak yakından incelemeye başladı.

 

“Bu dizayn çok tanıdık geliyor…” Gözleri düşünceli bir parıltıya kavuşmuştu. Başını ocağın altına doğru eğdi ve ateşin sönmüş olduğunu fark etti. Odun parçalarından geriye yalnızca küller kalmış, tavadaki dizayn da yeniden belirsiz hale gelmişti.

 

Ama yine de pirinçteki dizaynın tavadakiyle aynı olduğunu söyleyebilirdi.

 

Dizaynı daha fazla incelememeye karar verdi, ne olur ne olmaz diyerek pirinci şimdilik yemeyecekti. Yemediği pirinci çantasına koydu ve bir süre düşündükten sonra Büyük Şişman Zhang ve diğerlerine yardım etmek adına kulübesinden ayrıldı.

 

Yarım ay göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Bai Xiaochun’un yetişim süreci yeniden yavaşlamıştı. Ve biraz soruşturma sonrasında, normal şartlarda ruh pirinçleri pişirilirken üzerlerinde gümüş dizaynlar belirmediğini öğrenmişti.

 

Merakı kesinlikle kabarmıştı. Bilgisi arttıkça bu ruh pirincine ve tavasına olan ilgisi de iyice çoğalıyordu. Birkaç gün sonra, Üçüncü Şişman Hei malzeme almak için Fırınlardan ayrıldı, Bai Xiaochun’aysa çırakların yetişim hakkında bilgi alabileceği Dört Deniz Odasını sinsice kolaçan etmek için mükemmel bir fırsat yarattı.

 

Kulübesine dönerken kalbindeki heyecanı gizlemek için büyük bir çaba sarf etmesi gerekmişti. Kapısını kapatır kapatmaz ruh pirincini çıkarıp gümüş dizaynı incelemeye başladı. Yüzünde inanamaz bir ifade belirmişti.

 

“Ölümsüzlerin yetişim yapma süreci için olmazsa olmaz üç yetenek vardır. İlki ilaç yapma, ikincisi ekipman yaratma, üçüncüsüyse ruh güçlendirme!” Bai Xiaochun aklından Dört Deniz Odasındaki antik kayıtları geçiriyordu. Bir tanesi ruh pirincinin üzerinde gördüğü gümüş dizayna çok benziyordu.

 

“Ruh güçlendirme!” Bir an sonra uzun, derin bir nefes aldı.

 

Ruh güçlendirme, cennetin ve dünyanın enerjisinin fiziksel objelere yansıtılmasını sağlayan özel bir teknikti. Doğanın doğal fonksiyonlarını değiştirebilen bu büyü tipi, ilaçlar, tütsüler ve büyülü eşyalar üzerinde kullanılabiliyordu. Ne yazık ki cennet ve dünya tarafından yasaklanmış, başarı oranının sınırlanması garantilenmişti. Bu büyü başarılı olursa uygulanan eşya çok daha kuvvetli hale gelirdi. Başarısızlık ise eşyadaki ruhsal enerjiyi tamamen faydasız hale getirirdi.

 

Ruh Güçlendirmenin en şok edici unsuruysa defalarca tekrarlanabilir olmasıydı. Her başarıda ruhun etkileri katlanıyor, cennetleri sarsıcı bir dönüşüm sağlanabiliyordu.

 

Tabii ki eşyanın başlangıç değeri ne kadar yüksekse başarılı uygulamaların sonucu da o kadar çılgın oluyordu.

 

Başarı şansıysa beklenildiği üzere her güçlendirmede azalıyordu. Hatta belli bir noktadan sonra ruh güçlendirme büyükustaları bile ilerlemeye cesaret edemiyordu. Sonuçta başarısızlığın sonuçlarıyla yüzleşmek istemezlerdi.

 

“Antik kayıtlara göre Ruh Akımı Tarikatının hazinesinde on kez ruh güçlendirmeden geçmiş bir eşya bulunur. Cennet Boynuzu Kılıcı!” Bai Xiaochun’un boğazı kurumuştu. Gözleri şüphe ve kafa karışıklığı işaretleriyle parlıyor, kaplumbağa şekilli tavasına bakarak yutkunuyordu. Tavanın sırtında on dekoratif çizgi vardı, onlara baktıkça kalp atışları hızlanıyor, kalbi göğsünden fırlayacakmış gibi hissediyordu.

 

Artık ruh pirincinde beliren dizaynın ruh güçlendirme işareti olduğuna emindi. Üstelik bu dizaynın kaynağı da bizzat kendi tavasıydı!

 

Bir anlık tereddütten sonra dişlerini sıktı. Eğer bu gizemi tamamen çözemezse asla uyuyamazdı. Bu tavanın sıra dışı olduğunun farkındaydı, bu yüzden kimsenin bu sırra erişmesine de izin veremezdi.

 

Gecenin geç saatlerine varıldığında parmak uçlarında çok sessiz bir şekilde tavasına ilerledi. Derin bir nefes aldı, başarısız olursa ne olacağını düşünmemeye çalışarak ahşap kılıcını kavradı ve kılıcı, ruh pirincine yaptığı gibi tavanın içerisine yerleştirdi.

 

“Bundan böyle Ben, Bai Xiaochun, bir ölümsüzüm!” dedi ve kaplumbağa tavasıyla kazara ilk ruh güçlendirmesini yaptı.
Bakalım ahşap kılıç deneyi nasıl sonlanacak ve Qi Yoğunlaşma yolculuğu nasıl ilerleyecek. Okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1069

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 972

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 814

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 770

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 579

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 571

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 513

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11610 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16409 Bölüm Sayısı


creator
manga tr