“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

A Very Secret Diary - Bölüm 7: 18 Ağustos


 

18 Ağustos

 

Sevgili Tom,

 

Çok yorgunum.  Ve Aç. Annem aşağıya, kahvaltıya çağırdı ama odamdan çıkmayacağım.  Bundan sonra Harry'i görmek istemiyorum. Bu çok utanç verici. Dün gece ne duyduğumu anneme anlattım ama o sadece gizlice dinlediğim için hakettiğimi bulduğumu söyledi.  Bunun umrumda olmadığını ve bir daha asla onlarla konuşmayacağımı söyledim. Saçmaladığımı ve yemek yemek istiyorsam bu kadar alıngan olmayı bırakıp normal insanlar gibi mutfağa gelmek zorunda olduğumu söyledi.  Ben de açlıktan ölürüm.

 

Konuşmamız seni rahatsız etmiyor, değil mi?  Sadece konuşmak istiyorum ama burada konuşacak kimsem yok.

 

Gerçekten dinleyecek kimse yok mu?

 

Sen hariç.  Ne hakkında konuşalım?  Bilmem- hala senin hakkında pek fazla şey bilmiyorum- insanken nasıl biriydin bana anlatır mısın?  Ya da bu günlüğe nasıl girdiğini?

 

Ama seni kendi hikayemle sıkmak istemem.

 

Lütfen?

 

Öte yandan, ben de çok az şey biliyorum... senin hakkında.

 

Ama ben hep kendim hakkında konuşuyorum.

 

Yine de, sen anlattıkça... daha fazlasını bilmek istiyorum... çok fazla sorum var.

 

Ne gibi?

 

Bana bir sırrını söyle...  Virginia.

 

Hiç sırrım yok ki.

 

Herkesin sırları vardır.

 

Erm... şey, ben... benim içten içe dilediğim bir şey var, umuyorum ki bir gün Harry ile... gülme ama.  Umarım bir gün evleniriz. Oh Tom, sakın gülme.

 

Gülmek mi?  Nasıl yapabilirim?  Ve bu pek de sır sayılmaz sanırım, değil mi?

 

Ama sana daha önce bunu hiç söylememiştim!

 

Ah, ama ben mükemmel tahminler yapabilirim.   Şimdi bana başka bir şey söyle.

 

Hiç bir şey düşünemiyorum.

 

Hiçbir şey mi?  Mesela... daha önce yaptığın... ama yapmaman gereken... ve sır olarak sakladığın bir şeyler?

 

Ah.  Bunun gibi şeyler.

 

Evet.  Sırlar.

 

Sana yaptığım kötü şeyleri söylemek istemiyorum.  Hakkımda pek de iyi düşünmezsin o zaman.

 

O zaman başlangıç olarak... ben sana bir sırrımı söyleyeyim.

 

Tamam.

 

Neredeyse kimsenin bilmediği bir sır- herkes kendilerini böyle hissettiren şeyler yapmıştır... utanmış.  Abilerin... Harry... hatta annen ve baban bile.

 

Ailem yapmamıştır.

 

Ah, ama yaptılar.  Sen bilmezsin çünkü sır olarak saklarlar ve senin inanmanı isterler, onların... mükemmel olduklarına.

 

Sen nasıl... biliyorsun?

 

Çünkü insanların hepsi aynıdır, Virginia, kaç yaşında oldukları hiçç fark etmez.  Herkesin güçsüz yönleri vardır ve, herkesin... saklamak istedikleri şeyler olur. Birşeyleri kendine saklamak istemen, senin berbat bir insan olduğunu göstermez.  Güven bana - ve bana bir sırrını söyle.

 

Kötü bir tane olsa da umursamazsın yani?   

 

Seni daha az sevmeme yol açacak hiçbir şey söyleyemezsin bana.

 

Ama ya sana bir şey çaldığımı söylersem- senden başka.

 

Ne olduğunu sorardım.

 

Geri koydum.  Ama çalmıştım.  Madam Malkin'den pomponlu bir bere almıştım.  Tezgahta, sepetin içindelerdi ve ben de avcuma bir tane saklayıverdim.  Elimde onunla kaçabileceğimden emin değildim, ama yaptım.

 

Ve sonra...?

 

Dışarı çıktığımızdan, o kadar korktum ve kötü hissettim ki anneme gidip, ona alabilir miyim diye sormayı unuttuğumu ve elimde olduğunu fark etmeden dışarı çıkıvermişim gibi yaptım.  

 

Doğruyu söylemediğinden şüphelendi mi?

 

Hayır ve bu beni daha da kötü hissettirdi.  Sadece "Oh, Ginny şimdi babanla buluşmaya geç kalcağız." dedi ve sonra beni geri dükkana geri döndürdü ki yerine koyabilelim.  Tezgahtar kadın da bana, saklamadığım için ne kadar da dürüst bir kız olduğumu söyledi. Ve annem bana gururla baktı.

 

Ama sen berbat hissettin...

 

Gerçekten de öyle.  O kadar da çok istememiştim.  Ve ondan önce, gerçekten bir şeyler çalabileceğimi bile bilmiyordum.  Her zaman o tür bir insan olmadığımı düşünürdüm. Tam da o tür bir insan olduğumu bilmekten pek de hoşlanmıyorum.  Sanki şey gibi hissettiriyor bu...

 

Kendine güvenemezmişsin gibi.

 

Evet aynen öyle.  Her zaman anlıyorsun.  Çünkü eğer çalıyorsam, başka neler yaparım?

 

Bu çaldığın tek şey miydi?

 

Şey... bu gerçekten çalmak değil ama ben... ufak tefek şeyler araklarım...

 

Ne gibi şeyler?

 

Bisküvi.  Geçen yıl bir kere çatı katına gizlice girmiştim, annem alışverişe çıkmıştı ama ben hasta olduğum için evde kalmıştım ve komşularımız da bana bakamayacak kadar meşgullerdi.   Kutuların içine baktım. Bir sürü okumamam gereken kitap buldum, tam da okumamam gereken yerleri açtım ve okudum.

 

Ne tür... kitaplar?

 

Erm.  Açık saçık türde... şeyleri olan.  Boşver.

 

Yaptığın en kötü şey bu mu?

 

Bu... değişebilir.  Hangisi daha kötü, çalmak mı yalan söylemek mi?

 

Bu yalana bağlı.  Yalan söyledin mi?

 

Her zaman yalan söylerim.  Sadece ortalıktakileri yatağımın altına itelediğimde anneme odama temizlediğimi söylerim.  Dışarı çıkıp oyun oynadığımda Fred ve George'a yercücelerini ayıklamada yardım ettiğimi söylerim.  Geçen gün garajı temizlemede babama yardım etmek istemediğim için ona hasta gibi hissettiğimi söyledim.  Ama hasta değildim. Sadece içimden gelmiyordu.

 

Bunlar yalan değil.

 

Yalan... değil mi?

 

Bunlar beyaz yalan.  Sen hiç gerçek bir yalan söylemedin mi?

 

Ben... sayılır.  Benim yaptığım bir şey yüzünden başka birinin başının belaya girmesine seyirci kaldım.  Geçen yıl, yazdan hemen önce, Ron daha evdeylen. Şömine rafındaki bütün Uçuç Tozunu devirdim ve halıya o kadar çok gelmişti ki annemin bile hiçbir parçasını kurtaramayacağından emindim ve pahalı olduğunu da biliyordum, başımın belaya gireceğinden emindim ve bende öylece bıraktım.  Üst kata çıktım. Daha sonra annemin bunun yüzünden Ron'a bağırdığını duydum çünkü evde benden başka bir tek o vardı, "Ben yapmadım!" dedi. "neden Ginny'e sormuyorsun ki?" Ve annem de dei ki "Çünkü eğer Ginny yapmış olsaydı bana söylerdi!" Ve Ron'a bir hafta ceza verdi. Ronla bunun  hakkında hiç konuşmadık ama bildiğini biliyorum çünkü geçen yıl gönderdiği mektupta "Hagrid'in ejderhası hakkında anlattıklarımı anneme söyleme yoksa ben de ona kimin gerçekten Uçuç Tozunu döktüğünü söylerim." yazmıştı.

 

Hagrid'in... ejderhası.

 

Evet, bir tane büyütüyordu.  Bir Norveç Pütürlüsü. Ama biliyorsun ki bu yasa dışı bu yüzden onu Romanya'ya göndermek zorunda kaldı ama bu aslında iyi oldu çünkü abim Charlie Romanyada ejderhalarla çalışıyor yani o ilgilenebilir Norbert-

 

Norbert.

 

Ejderhanın adı.  İsimler konusunda Hagrid Ron'dan da beter.  Muhtemelen Norbert'in Romanyada keyfi yerindedir ama yine de Ron Hagrid'in gerçekten çok üzüldüğünü söyledi.

 

Eminim öyledir. Ve sen de... abin için bu sırrı sakladın?

 

Evet.  Abilerimin sakladığı sırları asla annemle babama söylemem.  Gerçi bu önemli bir şey değil ama. Onların bir sürü sırrını saklıyorum.  Özellikle Fred ve George'un, her ne kadar işe yaramasalar da. Onların suçu olan bir şey olduğunda annem şıp diye bilir.  Başka kim her saat başı göleti patlatır ki?

 

Gerçekten de kim.

 

Ve Babam için de sır tutarım.  Annemin hoşlanmayacağını BİLDİĞİM şeyleri eve getirdiğini görürüm, ama hiçbir şey söylemem.  Bence bu çok komik.

 

Öyle görülüyor ki sen... seni tanıyanlar tarafından güvenilen birisin.

 

Güçlendim.  Açıkçası Tom, güvenilir olduğumdan mı güveniyorlar yoksa, beni küçük bir kız olarak gördüklerinden yanlış bir şey yapamayacağımı düşündükleri için mi pek emin değilim.  Kimse benim yasak bir şey yapacağımı düşünmüyor ve Hogwarts için ayrılırken annemin her yıl ikizlere dediği gibi "Senin hakkında gelen tek bir baykuş bile istemiyorum!" bile demeyeceğinden eminim.  Sadece iyi olacağımı varsayacak.

 

Olmayacak mısın?

 

Muhtemelen.  Ama olmak zorunda değilim, çünkü kimsenin gözü üstümde olmayacak.  Bu düşünmesi tuhaf bir şey mi? Bazen bunun hakkında düşünüyorum. Benim rezalet biri olduğumu düşünmüyor musun?

 

Oh hayır.  Bence sen... mükemmelsin.

 

Oh, Tom.

 

Ugh, biri kapımı çalıyor.  Öğle yemeği istemiyorum. Sorun değil.Umurumda değil.  Bekle.

 

Bu beklenmedikti.  Fred, George ve Ron kapıma gelip  benimle alay ettikleri için özür dilediler.  içlerinden geliyor gibi görünmüyordu ama... üstleri başları kir içindeydi.  Sanırım bütün gün bahçe işleriyle uğraşmışlar. Annem onları benim duygularımı incittikleri için cezalandırmış olmalı.  Dur, bekle biraz-

 

Annem odama öğle yemeği getirdi.  Ve akşam yemeğine aşağı geleceğimi umduğunu söyledi, Harry olsun ya da olmasın, çünkü beni alt katta özlemiş.

 

Sanırım yiyeceğim.   Benimle konuştuğun için teşekkür ederim, Tom.  Daha iyi hissediyorum.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 772

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9578 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr