Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

A Very Secret Diary - Bölüm 2: 5 Ağustos


 

5 Ağustos

 

Tom?  Hala orada mısın?  Tom, beni duyabiliyor musun?

 

Duymuyorum... Görüyorum... Yazılanları...

 

Ah tabii.  Oh,Tom- sen ciddi miydin? Yani gerçekten, gerçekten sana her şeyi söyleyebileceğimi söylerken ciddiydin değil mi?

 

Ben asla söylemem... ciddi olmadığım bir şeyi...

 

Çünkü- bu sadece- SADECE GEORGE İŞTE.  O korkunç yemekten sonra yine geceliğimle Harry'e yakalanacağım diye öyle çok korktum ki, banyodan sonra resmen yatağıma koştum.  George'a bir şey söylemek için o kadar aptalım ki, O KADAR APTAL. Başta çok nazik davranıyordu ama tahmin etmem gerekirdi. Her zaman önce nazik davranır ama sonra BAMM.  Aynı geçen yaz Pofyumağımızı "sevmek" istediğini söyleyerek alıp onu Fred'e Bludger antrenmanı için fırlatması gibi- ah zavallı küçük şey. Ron çok üzülmüştü.

 

Küçücük... bir hayvanı... Bludger olarak kullandı...

 

Fred o kadar hızlı vurmak istemediğine yemin ediyor.  Sadece başımızın üzerinden geçirmeyi denediğini ve o kadar güçlü savurduğunu fark etmediğini söyledi, gerçekten çok üzgün olduğunu da.  Ve bence gerçekten de çok üzülmüştü, aslında, Georege da öyle. Ama iş işten geçtikten sonra ne kadar üzgün oldukları farketmez, değil mi?  Ron tamamen mahvolmuştu, e tabii ben de öyle! Zavallı, tatlı küçük şey, o kadar şirindi ki. Ron Hogwarts'a gitmeden birkaç hafta önce beraber bahçeye gömdük, ve ben de üstünde "Fennelwings ~ 1989-1991" yazan küçük bir tahta koydum.  Tabii ki, yercüceleri çaldı gerçi. Ve şimdi Fennelwings'in nerede gömülü olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.

 

Hayvanın adını senin koyduğunu düşünüy... varsayıyorum.

 

Evet ben koydum, isimler konusunda çok iyiyimdir.  

 

Belli ki...

 

Adını ben koyduğumda Ron çok kızmıştı ama.  O Chudley koymak istiyordu. Hiç şansı olmadığını söyledim ve hemen Fennelwings diye çağırmaya başladım. Ron onu beslemek ya da dışarı çıkarmak için etrafta olduğundaysa çoktan yeni adına alışıp bana cevap vermeye başlamıştı bile çünkü ben daha çok ilgileniyordum, bu yüzden ha ha ha.  Bunca zaman Ron Chudley demeye devam etti, ama bu sadece kafasını karıştırmaya yaradı. Ne yapması gerektiğini hiçbir zaman kestiremezdi. Yine de, Ron'u severdi, o kadarını söyleyebilirim en azından. Küçük bir topun içine kıvrılıverirdi ve Ron onu ne zaman alsa mırıldar ve onu koklardı. Ah, o kadar sevimliydi ki!  Aptal George, havaya atıverdi. Ah, sana George'un bugün ne yaptığından bahsetmedim bile!

 

Ben de meraklanıyordum... bunu ne zaman... fark edeceksin diye...

 

Ah.  Çok mu konuşuyorum?

 

Virginia... bu... imkansız...

 

Yani devam etsem sorun olmaz değil mi?

 

Nasıl bir sorun teşkil edebilir ki... sen... öyle ilginçsin ki...

 

Öyle miyim?

 

Kesinlikle...

 

Ron asla susmadığımı söylüyor hatta annem bile bazen kendimi susturamazsam bana susturma büyüsü yapacağını söyler.

 

Ben asla... seni susturmam. Virginia.  George sana... ne yaptı?

 

Sadece bütün yemek boyunca Harry ne zaman başka yere baksa öpücük sesleri çıkarıp durdu- sanki duyamazmış gibi.  Bu şekilde asla bütün bir ayı atlatamam, asla. Benimle alay etmelerini durdurabilecek hiç birşey de yapamam, hala minik bir bebek olduğumu düşündüklerinden beni dinlemiyorlar bile.  Ron Harry'i Quidditch görev dağıtımına bakması için üst kata sürüklediğinde, anneme George'un bana berbat davranması hakkında ağladım, kılını bile kıpırdatmadı. "George, kes şunu, hemen." dedi sadece.

 

Nasıl... haksız...

 

Biliyorum!  Sanki bu YARDIMCI OLURMUŞ gibi!  George böyle şeyleri hiç dinlemez ki, azıcık bile!  Onun ve Fred'in kafasına sert birşeylerle vurmalı sonra da alıp karanlık bir odaya bir hafta kilitlemeli ki beni kötü hissettirmiş olabilecekleri akıllarına gelsin.

 

Bunu mu... yapmak istiyorsun... Fred ve George'a?

 

Pekala, belki gerçekten de onlara vurmak değil, ama bilirsin işte.  Çok sinirlendim! Ve keşke beni Harry'nin önünde salak durumuna düşürmekten vazgeçseler.  Ya da madem onlar durmuyor, ve annemde birilerini susturmak istiyor- neden onları susturmuyor ki sanki?  Öpücük sesleri o kadar iğrenç şapırdamasa, belki katlanabilirdim. Ama böyle olduğundan, Harry'nin yanına gidemiyorum çünkü o... o biliyor.  Ve ben bundan çok utanıyorum. Ve bu kadar yakınında olup da yanına gidememek çok sinir bozucu çünkü o... o kadar iyi biri ki, Tom. Anneme karşı çok nazik, Ron' karşı çok iyi ve... şey, aslında bu benim salaklığım.  Ne diye canımı sıkıyorum ki sanki. Ne de olsa o Harry Potter. Harry Potter. Benim evimde. Oh, Tom.

 

Ve bu neden bu kadar... mühim?

 

Ne?

 

Harry Potter'ın... senin evinde olması?

 

Sen- sen yoksa BİLMEDİĞİNİ mi söylüyorsun?

 

Ne yazık ki... bilmiyorum...

 

Harry Potter'ı hiç duymadın.

 

Yeterince anlaşılır değil miydim?

 

Hayır... Ben sadece bunu hayal bile edemiyorum... sonuçta onun kim olduğunu herkes bilir, Tom.  Dünyayı kurtardı.

 

Etkileyici...

 

Biliyorum.  Ve bunu karşılığında aldığı tek şey bir yara izi ve Mugglelarla geçen berbat bir hayat.  Yara izi tam kaşının üstünde ve şimşek şeklinde. Şekli bana her zaman sanki kafasında fırtına varmış gibi hissettiriyor.  Siyah şimşekli ve yeşil yağmurlu bir fırtına.

 

Ne..?

 

Yine de Ron'un ona bön bön bakmamamı söylemesine gerk yoktu.  Bön bön bakmıyorum ki! Ve annem de aynı şeyi söyledi - "Harry'nin yara izine gözünü dikip bakma, Ginny."  ÖYLE BAKMIYORUM! Asıl onlar öyle bakıyorlar, ben bunu asla yapmam, hoşlanmadığını görebiliyorum. Annemi defalarca alnına bakarken yakaladım.  Başını sallıyor, çok üzgün görünüyor ve sonra da ona birşeyler yedirmeye çabalıyor. Perçemlerini gözlerine kadar inmesine şaşmamak gerek. Herkesin çevremde dönüp durmasına yol açsaydı ben de yara izimi saklardım.   

 

Ne kadar da sevimli küçük k... hayır.  Hayır. Ne kadar da sempatik bir genç hanımefendi.

 

Tom?

 

Tamam...

 

Bana karşı dürüst ol...

 

Her zaman...

 

Eğer seni saklarsam, bu çok mu yanlış olur?  Bana gerçeği söyle. Çünkü... Hiç kimseye bunlardan bahsedememiştim daha önce- ne abilerimden ne Harry'den ne de başka bir şeyden.  Ve sen bana karşı çok iyisin. Ama eğer sen başka birininsen, ve onlar da seni özlüyorlarsa, gerçekten berbat hissederim. Gerçekten böyle hissederim.

 

Ben... unutulmuştum... elli yıl boyunca yapayalnızdım, Virginia... ve bu oldukça... korkunçtu.  Bırak da şimdi senin olayım...

 

Bu doğru... Öyle ya, elli yıldır kimse sana bakmadıysa sanıyorum ki kimseden çalmış olmuyoru... ama yine de... bilemiyorum.  Bu konuda iyi hissetmiyorum.

 

Ne seni... daha... iyi hissettirebilir?

 

Bilmiyorum.

 

Belki de... beni... görebilmen.

 

Seni görebilmek mi?  Nasıl?

 

Belki de sana... yüzümü gösterebilmek için... yeterli gücüm yoktur ama... deneyebilirim...

 

YÜZÜN MÜ?  Nasıl mümkün olabilir -

 

Bekle ve... sayfayı izlemeye devam et ve... ben de sana bir resim... göstermeye çalışacağım.

 

Oh, Tom.

 

Işe... yaradı mı?

 

Bu gerçekten sen miydin?

 

Ne... gördün?

 

Sadece bir saniyelikti ve resim de pek net değildi ama, siyah saçlı mıydın?

 

Evet.

 

Kaç yaşındasın?  Percy kadar büyük müsün?

 

Percy kaç... yaşında ki?

 

16.

 

Kesinlikle...

 

O zaman sendin, Tom!  Ama sen çok... söyleyebileceğimden emin değilim.

 

Söyle.

 

Abilerim gibi YANLIŞ ANLAMA ama.

 

Asla.

 

Senin gerçekten çok hoş bir gülümsemen vardı- yani var.   Ah, şimdi de tam bir aptal gibi hissediyorum.

 

Ama neden?  Eğer kızarırdım, tabi eğer yapabilseydim... tatlı kız... sakla beni...

 

İstiyorum. 

 

Ama sadece eğer sen de benimle kalmak istiyorsan seni tutabilirim.  Eğer sıkılırsan ya da Florish ve Blotts'a dönmeye karar verirsen bana saöyleyebilirsin, ve ben de seni doğruca  geri veririm. Bu adil geliyor mu?

 

İstediğim... seninle... kalmak.

 

Oh Tom, gerçekten mi?  Nedenini tahmin bile edemiyorum.  Ama çok sevindim.

 

Uykum geldi.  Eğer daha sonra tekrar yazsam sakıncası var mı?  Tüy kalem kullanmayı bile düşünemiyorum.

 

Geri gel... yakında...

 

Geleceğim, söz.  İyi Geceler Tom.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 772

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9578 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr