Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

A Very Secret Diary - Bölüm 1: 4 Ağustos


 

 

Çok Gizli Günlük

Bir Harry Potter ve Sırlar Odası Hayran kurgusu

Arabella

Yasal Uyarı:

Tüm hakları JKR'e aittir. Yazarken duyduğum ürpertici heyecan dışında hiçbir şeyi bana ait değildir. Şubat ayını tamamen Sırlar Odası'ndan alıntıladım ve "Sevgili Tom" kısımlarını Tom Marvolo Riddle'ın Sırlar Odası'ndaki konuşmalarından birebir kopyaladım.

Not ve övgülerim:

Bu, benim değil Arabella'nın hikayesidir. 2002 de yazıldığı için sonraki kitapların bilgileriyle beraber güncelliğini kaybetmiş olabilir.

Bunu yayınlamamın tek sebebi artık SugarQuill'de bulunmaması ve bu muhteşem hikayenin okunmasını istememdir.

Arabella'nın aksine ben bütün ayı tek bir bölümde vermek yerine daha kolay okunabilmesi için parçalara böleceğim.

Yazarın Uyarısı:

İçerdiği birkaç rahatsız edici pasajlar dolayısıyla bu kurgunun R olarak sınıflandırılması gerektiği söylendi. Ben 13+ olarak sınıflandırıyorum, ancak dikkatli olun: bu mutlu bir günlük değildir. Tom kötü biri.

Yazarın Teşekkür Notu:

CoKerry ve PrettyAnnaMoon'a bu kuguda bulunmayı kabul ettkileri için; JediB, AlannaGranger, Caroline'a, ve bu kurguyu harap olmuş bir bilgisayardan kurtardığı için Zsenya'ya, Central Park'ta ufuk açıcı yürüyüşler için Firelocks'a.

Ama en çok da mükemmel bir insan olan... JK Rowling'e teşekkürler.

T.M. Riddle

- Ağustos -

4 Ağustos

 

Sevgili Günlük,

 

Harry benim evimdeyken koca bir ay nasıl idare edebileceğim hakkında en ufak bir fikrim yok.  Ah, az önce kapımın önünden geçti, onu duydum- buna katlanamıyorum. Bu, tahmin ettiğimden çok daha zor.  Ron onu kurtaracaklarını söylediğine çok sevinmiştim. Harry'yi o berbat Dursley ailesinden uzaklaştırmak iyi gelecekti ve onunla birazcık konuşmak da çok hoş olacaktı.  Sadece ona merhaba demek istiyorum. Hepsi bu. Sadece merhaba, sanki önemli bir şey değilmiş gibi. Ama ona hiçbir şey söyleyemedim- sabahlığım bile yoktu- ah, Ron neden onu gidip getireceklerini söylemedi ki sanki?  Ben de giderdim! Evini görmek istiyordum- bu haksızlık. Fred ve George tabii ki de gittiler, çünkü onlar ERKEK ve BÜYÜKLER. Herkesin büyük olmasından ve herkesin erkek olmasından bıktım. Bunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorlar.  En azından Harry'nin burada olacağını söyleyebilirlerdi- nasıl onun önünde böyle dolanmama izin verebildiler? Ve Ron ve Fred bundan bana nasıl bahsetmezler. Onlardan o kadar çok nefret ediyorum ki.

 

Oysa ki, Harry aynı görünüyor.  Belki biraz daha uzundur ama ona kendi boyumla karşılaştırabilecek kadar yaklaşamıyorum ve ben de daha uzunum, yani bu gerçekten pek de bir işe yaramaz.  Onu ilk kez King Cross'da gördüğüm zamanı hatırlıyorum. Çuval gibi duran bol kıyafetlerine rağmen, duruşuna bakarak onun önemli biri olduğunu anlamıştım.  Ve sonra Fred ile George trenden inip onun Harry Potter olduğunu söylediklerinde, neredeyse kalp krizi geçirecektim. Harry Potter. Gerçek Harry Potter. Anneme onun gerçek olup olmadığını sorduğumu hatırlıyorum- şimdi ne kadar da aptalca geliyor.  Tabi ki gerçek! O gerçek ve burada. Hatta Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen'in lanetinden kalan yara izi bile var.

 

Kim...?

 

Kim...?  Merhaba, bunu birisi mi yazdı?  Ne kadar da tuhaf, düşündüm ki –

 

Ben... konuşuyorum...

 

Ah – sen efsunlusun!  Şu kırtasiyelerin vitrinlerinde gördüğüm o günlüklerden biri gibisin.  Hiçbir fikrim yoktu – bu günlüğün efsunlu olduğunu bilmiyordum – pat diye her şeyi haykırdığım ve her yerine yazdığım için çok üzgünüm!

 

Mürekkep... sayfanın... içine sızmadı mı?

 

Evet, Evet sızdı.

 

Ve bu da sana... şey gibi görünmedi... efsunlu.

 

Ben – bunu hiç düşünmemiştim.  Yazmakla meşguldüm.

 

Yazmaya... devam et... Hangi... yıldayız?

 

1992.

 

Büyüleyici...

 

Çok uzun zamandır mı kapalıydın?

 

Gerçekten de... Şimdi söyle bana... neredeyiz?..

 

Benim evimde.

 

Ki bu da...?

 

Ah!  Tabii ki evimin nerede olduğunu bilmiyorsun.

 

Hayır... ama bileceğim... sen bana söyler söylemez...

 

Ottery-St. Catchpole'da yaşıyorum.  Oldukça küçüktür, yanında –

 

Nerede olduğunu... biliyorum ama... sen nasıl benim... günlüğümü edindin?

 

Bunu sana söylememeliyim.  Ah tatlım. Sana yazdığım için belaya batacağım, değil mi?  Kitabımın içinden düştüğünde, seni doğruca anneme teslim etmem gerektiğini biliyordum.  Ama boş bir kitap olduğunu görünce, hemen yazmak zorundaymışım gibi hissettim ve bir günlüğümün olmasını gerçekten çok ama çok istediğimi fark ettim.  Daha öncesinde istediğimi bile bilmiyordum. Seni saklamanın o kadar da kötü olmayacağını düşündüm. Ama annemin seni düzgünce satın almadığını biliyordum.  Sen sadece Biçim Değiştirme İçin İlk Adım kitabımın içine sıkışmıştın.

 

Sıkışmış...

 

Evet, kitabın sırtının kırık olduğu orta kısma tıkılmıştın.  Bu ikinci el, gördün mü, dağılıp gidiyor ve içine bir şeyler tıkıştırmak çok kolay.  Eve gelince annem kitaplarımızı dağıttı, ben buraya çıktım ve seni buldum. Pekala, annem seni tutamayacağımı söylemedi, böylece ben de bir sorun olmadığını düşündüm... Hayır, aslında düşünmedim.  Burada olduğunu bilmediğinin farkındaydım. Bunu geri vermeliyim, değil mi? Bu çalmak gibi bir şey. Biz satın almadık, bundan eminim. Annem bana bir günlük alacağını söylememişti ve zaten bunu yapabilmesinin de pek yolu olduğunu sanmıyorum. Abilerime okul için almak zorunda oldukları bütün o kitaplar – ayrıca benim cübbem ve asam – oldukça pahalıya patlamış olmalı.  Ve efsunlu günlüklerin de bi ton paraya satıldıklarından eminim. Anneme gidip seni bulduğumu söyleyeceğim ve o da seni sahibin her kimse ona geri verebilir.

 

Bekle – çok uzun zaman kapalı kaldım – nefes alabilmem için bana bir dakika izin ver.

 

Ama ben-

 

Bana... kötü davranıldı... zayıflatıldım... bırak da nefes alayım...

 

Nefes!  Alamıyor musun??  İçeride havasızlıktan – havasızlıktan ölmeni istemem.  İyi misin?

 

Beni açık bırak.  Konuş benimle.

 

Ve sonra da anneme geri verebilir miyim?

 

Bir... sorum var.

 

Şey... Peki.

 

Bahsettiğin bir şey hakkında... okul kitapları  Sen... hangi okuldasın?

 

Ah! Hogwarts!  1. sınıfa başlayacağım – sonunda.  Hogwarts'ı biliyor musun?

 

Oldukça iyi...

BİLİYOR MUSUN?  Nasıl?

 

Ben... oradan bir öğrenciyi tanıyorum.

 

Bir kişiyi tanıyordun – o zaman sen de mi bir zamanlar bir insandın?

 

Bir insandım, Evet...

 

Ah, ne oldu sana – nasıl bunun içine düştün?

 

Gücüm tükeniyor... Belki de... Buna başka bir zaman devam etmeliyiz.

 

Ama edemeyiz.  Seni geri vermek zorundayım.  Şu anda rahat nefes alabiliyor musun?  Seni kapatmalı ve aşağıya anneme götürmeliyim böylece o da seni Florish ve Blotts'a iade edebilir.

 

Asla bir dükkanda... olmamalıydım... Ben... satılık değilim...

 

Öyleyse neden İlk Adım kitabımın içindeydin ki?

 

Mükemmel bir... soru.  İkinci el miydi?

 

Sahip olduğum her şey ikinci el.

 

Demek öyle.... Kapağın içine bak.  İçinde isim var mı senin... İlk Adım'ında?

 

Bekle – hayır.  Hiçbir şey yok. Ah!  Yani sen de kitabımın en son ait olduğu kişiye ait olmalısın!  Ben seni açmadan önce kime aittin?

 

Beni ışıksız... yapayalnız bırakan... zalim birine...

 

Seni böyle birine geri vermeye katlanamam!

 

Beni... geri verme.  Beni kendine sakla.

 

Ama annem ve babam...

 

Lütfen.  Beni bir başka 50 yıl daha karanlığa gömme.

 

50 yıl mı!  Ne kadar korkunç!  Ben – Seni kapatmak istemiyorum – ya da zalim biri olmak.  Ama... seni saklayamam ki. Yapamam. Babam senin gibi eşyalar için der ki... şey.  Kaba olmak istemiyorum.

 

Benim gibi eşyalar...?

 

"Kendi kendine düşünebilen şeylere, beyninin nerede saklı olduğunu göremiyorsan, güvenme.".  Babam hep böyle der, ve senden ona bahsetmediğimi öğrenirse, bir dolu sorun çıkar. Seni geri vermek zorundayım.  Ama yapamam! Korkunç birisine veremem!

 

Ne kadar da... insaflı... birisin.  Tamam... Sanırım bundan keyif alabilirim...

 

Ne?

 

Senin günlüğün olmaktan...

 

Ah, böyle konuşmamalısın, çünkü sen benim değilsin ve sen satın alınmadın bile!  Bu konuda iyi hissetmiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

 

Ne iyi bir kız.  Ne kadar nadir... adın ne?

 

Ginny Weasley.

 

Weasley... Weasley...

 

Ne olmuş?

 

Yalnızca düşünüyorum... oldukça nadir ve... ilginç bir isim...

 

Dalga geçiyor olmalısın.  Soyadım çok kötü. Ve Ginny küçük bir kız adı.  Virginia'nın kısaltılmışı, ama Bill ancak ben büyüdüğümde öyle sesleneceğini söyler hep, ki bu da çok geç olur zaten.  Çoktan Ginny'im. Ugh, benim adım.

 

Bizim.. ortak bir yönümüz var.

 

Neden?  İsmini sevmiyor musun?

 

Hayır.

 

Peki nedir?

 

Tom.

 

Bu çok güzel bir isim.  Soyadın ne?

 

Günlüğe bak, Virginia.

 

Ah!  Öyle diyorsan.  Bekle de bakayım – pekala, T.M Riddle?

 

Tom için T ise...

 

Elbette, Riddle! (Bilmece)  Ama bu çok ilginç!

 

İlginç ha... nasıl?  Daha önce... bu adı... hiç duymuş muydun?

 

Hayır, hiç duymadım.  Ama bu isim hoşuma gitti, sen neden sevmiyorsun?

 

Bana... göre değil.

 

Benimki de bana göre değil!

 

Virginia... kaderin varlığına... inanır mısın?..

 

Elbette!  Ah, evet. Durduramayacağın, gerçekleşmek zorunda olan olayların varlığına inanırım – mesela ilk kez gördüğüm... Hayır, sana bunun gibi şeyler anlatmamalıyım.

 

Ama eğer ben sana ait olsaydım, anlatabilirdin... Bana herşeyi anlatabilirdin... Ve bunu sonsuza kadar kimse ama hiç kimse öğrenemezdi.

 

Ama yine de abilerim seni bulabilir.

 

Kelimelerinin nasıl da sayfada kaybolduğunu... fark ettin değil mi?

 

Tamam...

 

Bir daha asla yüzeye çıkmayacaklar... Tabii ben onlara izin vermezsem... ki bunu asla yapmam...

 

Ve sana her şeyi anlatabilirim?

 

Tamam...

 

Ya daha önce yazdığım bir şeyi görmek istersem?  Ya çoktan kaybolmuş sözcükleri görmek istersem?

 

Bana görmek istediğini söyleyebilirsin. Ben de senin için o sözcükleri geri gönderirim.

 

Ama eğer seni saklarsam, annem ve babamın bana çok kızacağını düşünmüyor musun?

 

Ben... annen ve babanın... anlayacağını sanmıyorum... Senin içinde, derinlerinde... görmeyi reddettikleri bir şeyler var... Paylaşamadığın duyguların var... ve kaçabileceğin bir yere muhtaçsın... ve anlattıklarına gülmeyecek birilerine...

 

Nasıl... bunu nasıl... bilebilirsin?

 

Virginia... bana abilerinden bahset... hepsi de... Hogwarts'da mı?

 

Percy, Fred, George ve Ron orada.  Bill ve Charlie bitirdi.

 

Hiç... kız kardeşin yok mu?

 

Hayır, tek kız benim.  Ve en küçükleri benim.

 

Bu... çok yorucu olmalı...

 

Öyle!

 

Seninle alay ediyorlar sanırım.

 

Ediyorlar.

 

Ve seni utandırıyorlar.

 

Ah – evet – sürekli – bundan nefret ediyorum.  Şey, Percy yapmaz. En kötüsü de Ron, çünkü o genelde benimle alay ederken... unut gitsin.  Sana söyleyemem.

 

Ama söyleyebilirsin... Şimdi sana aitim...

 

Ah – ah, Tom, öyle misin?  Seni saklamak, Hogwarts götürmek istiyorum ve orada bir arkadaşım var – ama ben – ah, hayır.  Annem merdivenden sesleniyor, gitmeli ve yemek yemeli sonra da seni geri vermeliyim ama ben – bunu yapmak istemiyorum. Yapmayacağım.  Yapmam gerek. Belki bugün yerine yarın veririm. Seni bu kadar çabuk kapatmam gerektiği için üzgünüm – iyi olacaksın değil mi? Çabucak geri gelip nefes alabil diye seni açacağıma söz veriyorum.

 

Ne kadar erken... o kadar iyi...

 

Yakında olacak, söz veriyorum.  Aşağıda oturmalı, yemek yemeli ve kendimi şey... kimsenin önünde aptal durumuna düşürmemeliyim.  Hoşça kal, Tom.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 735

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9290 Üye Sayısı
  • 246 Seri Sayısı
  • 14326 Bölüm Sayısı


creator
manga tr