"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

A Monster Who Levels Up - 01.Kurt Olmak



Tür kilidinin açılışından sonraki hafta, Kim Sae-Jin akıl hastası gibi tecrit altında yaşdı. Bu, günün 24 saatinin 23'ünü aniden bir canavar olarak yaşaması gerektiğinden anlaşılabilir bir durum.

Yarı zamanlı işilerinin patronları, ona birçok mesaj ve arama göderdi, fakat hepsi bir kulağından girdi diğerinden çıktı. Onlardan ikisi endişe gösterdi, diğeri ise sanki yarın yokmuşçasına küfretti. * Ama sonra tekrar, nereden geldikleri anlaşılabilir bir durumdu.

[*ÇN: buradaki cümle çok saçmaydı anlamlandıramadım orjinali: " But then again, it was understandable where they were coming from. " farklı anlam çıkaran varsa lütfen yorumlarda belirtin.*]

Sae-Jin'in anlayamadığı tek şey, su anki saçma durumuydu.

İkinci bir hafta geçtiğinde, büyük gurur duyduğu titizlikle bakılan o, bakımlı küçük oda; bakmsız, çöplük haline geldi. Aslında ileriye doğru dengeli bir şekilde hareket etti. Patilerindeki o lanet pençeler, her ne kadar yumşak ve kibarca yürümeye çalışsada arkasında çirkin izler bıraktı. İşte böyle, yaşamanın imkansız olacağı bir yerde , dört gün daha geçirdi. Sae-Jin, ancak o zaman , bu kötü durumunu kabullenebildi.

Vücut uzunluğu 2 metre , omuz genişliği 1.2 metre, kuyruk uzunluğu 50 cm civarında; vücut ağırlığı kesinlikle 90 kg üstünde. Ve Kahveringi bir kürkü var. İlk bakışta, gelişmiş bir kaplanın özellikleri gibi görünebilir, ama ne yazık ki, bu sayılar ona aitti. Sae-Jin gerçekten bir Kahverengi Kurt'du.

Orada en zayıf av olarak kabul edilen canavar, her zaman kendilerini gururla "Şövalye", "Paralı Asker" veya "Avcı" olarak etiketleyen kibirli aptalar tarafından hedef alındı. Ayrıca, içten ve iyi niyetli bir canavar olarak adlandırılamayacak kadar belirsiz bir canavarla, gerçek bir canavarın yarattığı sınırın ötesine geçen bu yaratığı katagorize etmek kolay değildi.

Yeni başlayanların av malzeme seçiminde aşağıdaki özellikleri nedeniyle kurt merhamet gözetmeden katledildi:

  1. Bir çete gibi onlardan bolca vardı,
  2. Sıradan vatadandaşlar bile biraz zahmetlide olsa hakkından gelebilrdi

Bu, şu anda Sae-Jin'in formuydu.

Bunu başlangıçta bariz sebeblerden dolayı kabul etmekte zorlandı. Sonunda koşullara alıştığında, bunun endişelerinin sonu olmadığını fark etti. Hayır, şimdi güvenli yaşamak için planlar formüle etmesi gerekiyordu. Nefes almaya devam etme arzusu beklediğinden çok daha güçlüydü. En azından banka hesabında 3500 dolarlık birikimi vardı. Sae-Jin 1 saatlik olan İnsan Formunu hızlıca yükseltmek istiyordu.

Yemek yemek için evinden beş dakika uzaklıktaki marketten hazırlanması kolay TV yemeklerinden** satın aldı ve İnsan Formundayken hep onları yedi. Bir insan olarak gururu başka türlüsünü kabul edemezdi. Beklenmedik acil durumlar için kendine otuz dakikalık bir nefes alma alanı bıraktığından emin oldu.

[**ÇN: TV yemekleri amerikada dondurulmuş yemeklerin genel adı.]

Daha sonra gücünü kontrol edebilmek için Kahverengi Kurtu mükemmel bir şekilde taklit edebilmek için çalıştı. Dört günlük sıkı çalışması sonucunda keskin pençelerini nasıl geri çekebileceğini bile buldu.

Bu sırada ne zaman fırsatı olasa Goblin formuna geçer ve evi temizlemeye başlardı. 140 cm uzunluğundaki Goblin küçük bir boyuta sahip olabilir, ancak ev işlerini halletmek için mükemmel ve hassas işçilikler için şaşırtıcı derecede esnek bir el çiftine sahipti. Çirkin pençe izleri önceki gibi heryerde kaldı, ancak çok geçmeden Sae-Jin'in odası eski temiz ve bakımlı görünümüne kavuştu.

Fakat en büyük sorununun hala çözülmesi gerekiyordu: yaşam masrafları. Aylık kirası ödenmeden burada kesinlikle sayılı günleri vardı. Sae-Jin evden nasıl para kazanacağını arayacaktı, ... Ama sonra, durdu. Lise terk, sadece orta okul mezuniyet sertifikası ile evden çalışmasına izin verecek birini bulmaın imkansız olduğunu biliyordu. Havada yansıtılan hologramın göstergesine bir pişmanlık hissi ile baktı, yavaşça okşadı. Sonra aniden ona bir düşünce geldi ve Sae-Jin Canavarlarla ilgili konuları aradı. Yanlışlıkla hayatını kurtarabilecek bir ipucu buldu. Tartışma konusunu görünce, her iki gözünde de tehlikeli bir şekilde ışıklar yandı.

Q: ⸢ Kurt tipi canavarların hiyerarşisinde en üstde olan Kurtadamlar* gerçekten var mi ?

[*ÇN: Burada ki Kurtadam "Lycanthrope" olan kurt adam yani werewolf yda sadecelycan değil bu ıng mi kalsın yoksa türkçe iyi mi ? normal kurt adamlarla karıştırmayın diye"kurtadam" birleşik.]

A: ⸢ Dünya yarığından geçen ilk nesil "Soo-ins**" lere göre, efsanelerde vardılar. Pürüssüzce istediği gibi dönüşebilen korkutucu derecede kusursuz görünümlü bu iki ayaklı kuyruksuz insanın, Soo-ins'lerle benzer ırksalsal özellik payşatıkları söylenebilir. Doğrusunu söylemek gerekirse, sahip oldukları inanılmaz güç türü, görünüşe göre tamamen farklı bir boyutdaydı ve hiç karşılaştıralamadı. Ama onların sahip oldukları benzersiz şiddetli karakterleri nedeniyle soyları tükendi ve bunun yerine efsanelerin yaratıkları oldular. 

[*ÇN:"soo-ins" korelilerde "humanoid beastman" yani insansı canavar adamlar(canavar dan çok insan genleri daha ağır basan kısım)bu aynımı kalsın yoksa çevireyim mi?]

Kurtadam. Sae-Jin daha önceleri bir yerlerde bu efsanevi yaratığı duymuştu Canavar olmasına rağmen tam anlamıyla kusursuz bir insan vücuduna dönüşebilen anlaşılmaz bir varlık. Bir Hayvan ve insansı form arasında geçiş yapabilen Soo-ins'lerden farklıydı. Herşeyden çok , Bir Kurtadam'ın varsayılan insan formunun arkasında bir kuyruk yoktu.

"Farzedelim..."

Kuşkusuz, o lanet özellik ona " belirli koşullar sağlandığında canavarın kademesinin yükseleceğini" söylemişti. O zaman sezgisel olarak anladı. Var olmasının tek yolu bu kuralı istismar etmekti.
Koşulların ne olduğu önemli değildi, tekrar tekrar gelişmek için bunları hızlıca tamamlamalıydı. Evriminin yanlış yoldan gitme ihtimali vardı, ama sonunda onun için kalan tek yol buydu. Ayağa kalktı. Yapması gerekenleri çoktan kararlaştırmıştı.

►◄

Gangwon Eyaletinin dağlık bölgeleri çok uzun zamandır Canavarların hükümdarlığı altında. En düşük katmanda Kurtlar, Orklar ve goblinler; orta katmanda Troller ve Gargoyller *ve son katmanda Ogreler ve Ejderler gibi canavarlar bu bölgeleri işgal etti ve yuvası olarak adlandırdılar.  Dünyanın en çeşitli Canavar ekosistemlerinden biri, Kore Cumhutiyet'nde bulunan Gangwon Eyaletinin sınırları içerisinde bulunur. Doğal olarak Canavar avcıları ve Şövalyeleri "Canavarların İni"nde para kazanmak için bu mükemmel yeri hedeflediler.

[*ÇN:bu Gargoyller böylekoloni halinde yaşayan heykelimsi sihirle canlanan çirkin bir yaratık. merak eden bakabilir. ]

"Hey!! Benimle Kal !!"

Bununla birlikte, en azından orta ila yüksek seviyedeki rütbelere sahip şövalyelerini bu yeri altın madeninden başka birşey olarak görmelerine izin vermemeleri mümkündü. Çoğu insan bu dağı Canavarların birbirlerine karşı acımasızca çatıştığı bir yer olarak görüyordu, dünyadaki cehennem gibi. Ve bu kudurmuş yaratıkları yakalayarak geçimini sağlamak için hayatlarını ortaya koyanların hepsi çıkış pasaportlarını alır almaz bu ölüm alanını terk etmek ve bir daha geri dönmek istemiyorlardı.

"Neredeyse ordasın, bana bayılacağını söyleme!! Şimdi, ayağa kalk!! "

Birisi isterse Gangwon eyaletinin sınırlarında bulunan ordudan ihtiyaç duyduğunda yardımını alabilirdi.
Kim Tae-Jo isimli düşük seviye Avcı kafasından kan akarken bile, yerde yayılmış yatan arkadaşını tokatlamakla meşgulken, Bu aklından bile geçmedi.

".....Ben... yapamam.....git."

Tae-Jo'nun arkadaşı sadece bu moral bozucu kelimeleri fısıldayabildi. Gözleri derinden kapanmış, bacaklarından biri eksik, hayatın alevleri sönmeye hazırdı. Biri daha yakından baktığında dehşet verici manzarayı hissedebilirdi. Hızlıca bir bakışla bu iki Avcı'nin yarasındaki derin diş izlerini değerlendiren biri, canavarın ellerinde korkunç bir deneyim yaşadıkları söyleyebilirdi.

Başlangıçta partileri üç düşük seviye ve iki orta seviye Avcıdan oluşuyordu ancak Canavarlaşmış Büyük Kaplana rastladılar. Şansları gerçekten çok kötüydü. Canavarlaşmış Büyük Kaplanlar, dağların daha derin kısmında güçlü canavarların rekaber ettiği yerde yaşarlardı. Başka bir deyişle, hiçbir zaman sınırların yakınındaki alt katmanlara inmek için canlarını sıkmazlardı. Ancak bu parti, gezintiye çıkarken, gün ışığında yıldırım çarpması gibi Büyük Kaplanla tanıştı. Bu basitçe duyulmamış bir şey.

"Hey!! Ayağa kal..."

Kim Tae-Jo daha söyleyeceğini bitirememişti. Çünkü, yakınında bir yerlede, boğuk bir "Krrrng" canavar hırlaması duydu.

". . . . ."

Tae-Jo nefesini tuttu ve başını sesin geldiği yöne doğru hafifçe eğdi. kürkü kahverengi parıldayan, açlıktan ölmek üzere yanlız bir kurt gördü. Sadece bir deri ve kemik yığınydı, gözleri kanlıydı, bu ne kadar açlık çektiğini kanıtlıyordu.

"....S*ktr..."

Kahverengi Kurt orada en zayıf canavardı. Normalde, üç düşük seviye Avcı onu avlayabilirdi. Hayır, eğer bu canavar kadar zayıfladıysa, onu avlamak için iki düşük seviye Avcı yeterli olurdu. Fakat mevcut durum en kötüsüydü. Yoldaşının bir bacağı kayptı ve ağır yaralı adamıda buraya kadar sürükleyerek Tae-Jo da kendi fiziksel sınıra gelmişti.

"... Ayrılmanı Söylemiştim, Ayrılmanı!!"

Tae-Jo umutsuzca bağırdı. fakat açgözlülüğüne mağlup olan yanlız kurt, durmadan salyasını akıtarak, yavaşça onlrada doğru ilerledi. Kurt, itiyatlı ilerlerken uzun süre sanki yemeğinin durumunu değerlendiriyormuş gibi görünüyordu.

"Allah kahretsin!"

Tae-Jo 'nun yoldaşını geride bırakıp kaçmaktan başka seçeneği yoktu. Yalnız...

-Krrrrrrrrng!!

Kendi sınırlarını zorlamaya çalışıyordu ve bir Kahverengi Kurt'un korkutucu uluması bacaklarını donmaya mecbur etti; bir santim hareket ettiremedi. Ayrıca, ne kadar aç olursa olsun, Tae-Jo Kurtun hala ondan daha hızlı olduğunu ve beleş öğünlerinden birinin bu şekilde kaçmasında izin vermeyeceğini fark etti.

"Bu... Bu p*ç kurusu. Şimdiye dek senin gibi yüzlerce p*ç kurusu yakaladım..."

Tae-Jo numarasının işe yaradığını bilerek bundan istifade etmeye yemin etti. Üzerinde, artık mana mermisi bulunmayan av tüfeğini yakaladı. Eğer leydi şans ona gülümserse, kafasına bir vuruş yapabilir ve onu yere çalabilirdi Bu onun son umuduydu.

". . . . . ."

Tae-Jo yükses sesle yutkundu.  Bu o sinyal oldu. Kahverengi kurt herşeyi göz ardı etti ve yeri tekmeleyerek ikiliye doğru delicesine atıldı. Korkudan, artık daha fazla izlemeye dayanamadı ve gözlerini sıkıca kapattı. Sallanan avcı tüfeğinin kundağına sertçe bastı.

 -Kwajeeck!!

Gelen ses beklediğinden biraz farklıydı. Kör bir darbeden kaynaklanan o küt sesin aksine daha çok boyun kopma sesine benziyordu.

"...??"

Tae-Jo güçlü nir ses duyduktan sınra gözlerini dikkatlice açtı. Öncekinden daha güçlü bir ümitsizlik patlaması, bunu yaptığı anda ona çarptı.

"Ha. . .??"

Karşısında başka birtane daha kahverengi kurt vardı. Fakat bu seferki, kaplan gibi büyük. Devasa gövdesi, canavarlaşmadan geçmeden önceki kaplanlar gibiydi. bu heybetli Kahverengi Kurt'un dişleri, şanssız Tae-Jo ve yoldaşının hayatını hedefleyen Kurt'un boynuna gömülüydü.

Bu iki Kurt arasındaki büyüklük farkı, aynı canavar türü olduğu fikrini gülünç bir duruma getirdi. Tabi ki, açlık çeken kurt normale göre daha küçüktü, ama yinede Tae-Jo daha önce hiç, bu kadar büyük bir kurt ne görmüştü ne de duymuştu.

"Allah kahretsin."

Ta-Jo heybetli Kurtun dik bakışları altında kendini tekrar küfretmekden alıkoyamadı. Kurt'un sonderece keskin gözleri, saf ve hak edilmiş bir öz güven ateşiyle yanıyordu. Tae-jo bu kadar güçlü ve cesur gözlere bakarken, üzerine tarif edilmez bir baskı bıraktığını hissetti.

Durumun gerçekliğini kabul etmek zorunda kaldı. 

Demek buraya kadardı. Yapımcımla tanışacağım yer burası gibi gözüküyor.

Canavarlaşmış büyük kaplanla tanışma, sonrada bu kaplan büyüklüğündeki Kahverengi Kurtla. Şansım nihayetinde okadarda kötü değil, değil mi. Evet, bu gün oldukça etkileyici, dünyada ki son kanlı günüme dönüştü.

"...Fuu."

Kaderini tamamen kabullenen Tae-Jo iç çekerek, gözlerini tekrar kapadı. Ağır pençe adımlarının hışırtısı, kulak zarlarına bir çekiç darbesi gibi vuruyordu. Ancak... Ne kadar uzun beklesede, ölümün acı dolu ızdırabı hiç gerçekleşmedi. Tae-Jo kafası karışmış bir şekilde gözlerini dikkatlice açtı.

"Eek!!"

Burnunun hemen önünde, Kahverengi Kurt duruyordu. Ne var ki bu şimdiye kadarki en garip şeydi. Kurt, keskin dişlerini, düşmüş yoldaşının zırhının boşluklrı arasına sokuyordu ve onu kaldırma sürecindeydi.

"Ne... ne cehennem oluyor?"

Tae-jo bunu Kurt'un yemeğiyle uğraşmakta olduğu fikrini kısaca ağırladı, ama yaraatığın bir sonraki dumura uğratıcı eylemleri tarafından yerin dibine sokuldu. Kahverengi Kurt, sanki Tae-Jo'nun onu takip etmesini istiyormuş gibi büyük bir kafa işareti verdi ve ağzında yaralı yoldaşını Batıya üssün yönüne doğru taşımaya başladı.

=====================================================================================================================================================Çevirmen Köşesi============================================================

Arkadaşlar eve geldiğim gibi çeviriyi tamamladım ama buraya aktardıkdan sonra b

r gözden geçirdim ve bazı hatalarım vardı onları düzelttim derken saat 3 olmuş. neyse sonuçta burdaki amacım kendi gelişimimi ve devamlılığımı görmek . oyüzden attığım sürece aksamaların sıkıntısı olmaz. Neyse 2 güne bir atmaya çalışacağım ben gene. Neyse (çok kullanıyorum bu kelimeyi) buraya kadar okuyan herkese teşşekürler. Çevirdiğim bu bölüm 1700 kelimeydi o yüzden biraz geç oldu neyse herkese iyi okumalar.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1263

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 892

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 662

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 524

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 196

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15594 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21004 Bölüm Sayısı


creator
manga tr