"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 138-Seviye Atlamak


Gözlerini tamamen ona dikmiş siyahlar içindeki bir savaşçı, yanında bulunan binlerce orku umursamadan kalabalık savaş alanının içinden yürüyordu.

Kır saçlı adam uzaktan da olsa göz göze gelebildi bu kişiyle, o an vücudu istem dışı titremeye başlayacaktı. Olacak iş değildi yaşadıkları, yıllarını savaş meydanlarında geçirmiş biriydi o, aralarında büyük mesafe olan düşmandan bu derece etkilenmek daha önce yaşamadığı bir tecrübe oluyordu.

Her adımda hisleri daha da yoğunlaşıyor, titremesi gözle görülebilir bir hale geliyordu. Sanki kendisine doğru gelen bir ork değil, kendi habitatında krallığını ilan etmiş vahşi bir yaratıktı.

Algıladığı tehlike totemden fırlayan ruhlarla mukayese edilemezdi, ne de olsa onlar Ork Stepleri gibi gelişiminin ve seviyenin düşük olduğu bir yerdeki mahlûklardı.

Şu anda Işığın Toprakların ‘da bulunan Derin Vadi veya Cehennem Diyarı’nın Ölüm Kraterleri içinde durmuş, topraklarına izinsiz girilmiş bir Kral’ın onun üstüne yürümesini tecrübe ediyor gibiydi.

Düştüğü durum sonucu kır saçlı adam şaşkınlık içinde olsa bile, çok sürmeden sayısız badire atlatarak bilenmiş savaşçı gururu devreye girecekti. Gözlerini kapatarak derin bir nefes çekti ciğerlerine, içinde birikmiş endişeyi de beraberine katarak dışarı üfledi korkusunu.

Boz Sırtlanlar’ın lideri sarsılmışken onunla beraber olan orkları tarif etmeye lüzum dahi yoktu aslında, birçoğu korkudan paralize olmuş bazıları da bağıra çağıra bulundukları yerden geriye doğru kaçıyordu.

Kır saçlı adam kapattığı gözlerini açtığı zaman, onda bu denli bir etki bırakan kişinin çoktan saldırı mesafesine girdiğini görecekti. Bu mücadele kaçınılmazdı, ekibini denetleme ve yönlendirme düşüncesini rafa kaldırarak kendini hazırlamaya başladı.

‘’Miloş ihtiyarı sen alırsın diye düşünüyordum fakat üçüncü gözüne kestirdi galiba onu. Yaydığı auraya baksana, benim verdiğim kanlardan birini kullanmayı düşünüyor sanırım!’’

Nafız hâkim bir yerden olan biteni izlemekteydi, ara sıra Miloş’ la durum değerlendirmesi yapıyor, oluşabilecek kötü senaryoları düşünüyordu.

‘’Efendim, kalibresi daha yüksek düşmanlarla karşılaşmak ufkunu açacak savaşçılarımızın, ilk darbelerinde ölmeyecek olan kişilerle de baş etmeleri lazım!’’

Burası tamamı ile bir er meydanıydı, soydaşları arasında eşsiz olabilirlerdi lakin dünyadaki milyarlarca canlı içinde yenilmez lakabını alabilecek yeterlilikteler miydi?

Bir yandan düşmanla yüzleşiyor diğer taraftan noksanlarını görmek için fırsatlar yakalıyorlardı. En önemli dersi alan kişi bir numaraydı, daha savaşın başında hiddetine yenik düşüp tekniğini uygulamıştı.

Artı eksi hesabı yapmamıştı genç ork, kendisini bir numara yapan özelliklerinin yenilmez olduğunu düşünüyordu belki de. Şu anda onun bu hatası, kendi de dâhil beş arkadaşının aktif olarak savaşın içinde bulunmalarını engellemişti.  

Bu düşünce beynini kemirmekteydi, saldığı bin adet vahşi yaratık ruhu sayesinde düşman büyük kayıplar verse de, mantıksız bir iş yaptığını etrafı gözetlemek için kullandığı yaratık aracılığıyla görebiliyordu.

En büyük gücü ve aynı zamanda ölümcül zaafı olan totemin sınırlarını test edecek kadar gelişememişti bir numara lakin yakın zamanda bitecek bir stokunun olmadığının da farkındaydı. Kullanamayacak olsa dahi içine birçok ruh hapsetmişti önceden, şu sıralar aklındaki tek düşünce onları savaş alanına sürmekti.

Yaşadığı başarısızlık hissi çok yeni bir duyguydu, kısa hayatı boyunca hep paha biçilmeyecek kadar özel olduğu hissettirilmişti kendisine. Alelade ork savaşçılarının yaylarından çıkan okların, onu bu denli yaralayabileceğini rüyasında görse inanmazdı.

Bir adım geri gitmişti sanki son sürat ilerlemesi durmuştu, bunun yarattığı hezeyanın onu Usta düzey Üçüncü seviyeye fırlatacağını kim bilebilirdi ki.

Derler ki güçlü bir yumruk atmak için önce bir miktar geri çekilmek gerekir, az sonra yaşanacaklar bunun bir kanıtı niteliğinde olacaktı. Daha önce toteminden fırlayan bin yaratık büyük bir kıyım gerçekleştirmiş olsa da, fiziksel zarar alabildikleri için neredeyse tükenme noktasına gelmişlerdi.

Bu durum isyancı kabilenin orklarına cesaret aşılayan en önemli faktördü, neredeyse hepsi sol tarafa yığılmış önlerinde duran birkaç savaşçıyı ezip geçmek istiyorlardı. Varlıkları ortadan kalkan vahşi yaratık tehlikesi olmaksızın, kalan üç Elit On üyesinin atak mesafelerinden kaçarak ilerleme şansları vardı.

Adım adım ilerleyen binlerce ork savaşçısı ayaklarının altından gelen bir sarsıntıyı hissetmeye başladığında, bunun nedenini sadece dokuz numara biliyordu.

‘’Ez ve Geç, Üç Bin Tutsak!’’

Savaşın kritik anında bir numara atılım yapıyordu, bir seviye yükselmiş, toteminde sakladığı ruhların üç bin tanesini daha savaş alanına yollamıştı. Yaşanan tek değişiklik bu olmayacaktı, üzerinden sayısız ışık ışını fırlayan toteminde boyu biraz daha uzamış, üstüne üstlük yakınında bulunan iki ork savaşçısını da itmeye başlamıştı.

Bunu anlayan dokuz ve yedi numara direnmeden uzaklaştılar bulundukları yerden, karşı koymanın bir faydası yoktu bu kuvvete. Kalkanın içinde kalan birinci de uzaklaşmış ve yeni tekniğinin üzerinde yarattığı etki ile transtan çıkmıştı.

İsyancı kabile geride tuttuğu savaşçılardan on bin kadarını daha ileri sürmek zorundaydı yaşananlar karşısında, doğal olarak bunların içinde okçularda vardı. Başlarına bela olan totemin korumasız kaldığı gördükleri gibi yaylarına asılmış, oklarını hedefe yollamışlardı.

Yedi numara hata yaptığını anlamıştı ne olursa olsun ayrılmalıydı yerinden, hızla geri koşmaya başladı, ne yazık ki oklar ondan çok daha hızlıydı. Kendisi daha yolu yarılamadan iki adım kadar yakındılar toteme, bir nefes sonra ineceklerdi üstüne.

Derken hiç beklenmedik bir olay oldu, dokuz ve yedi numarayı iten güç gelen okları da bertaraf etmişti, adeta görünmez bir güç duvarına çarpan silahlar patır patır dökülüyordu gökten. Devasa bir kahkaha atacaktı iki kırbacını çılgınca sallayan savaşçı, az önce gördükleri artık nöbetçilik vazifesinin bittiğini haber veriyordu ona.

Derhal ilerleyişini keserek ters yöne doğru hızlandı, uzun süredir binlerce kişi ile uğraşmak zorunda kalan arkadaşının yanına gidiyordu. Bu yerinde bir hareket olacaktı zira savaşın başından beri sürekli enerjisini şok dalgaları olarak kullanan dördüncünün hareketlerinde yorgunluk emareleri sezilebiliyordu.

Boz Sırtlanlar’ın olduğu yerden kaçarak tek cepheden yüklenen savaşçıların başları büyük beladaydı, üzerlerine doğru koşan kamçılı canavardan hariç, birinciyi totemin güç alanına bırakan dokuz numara da onlara doğru yönelmişti.

On numaranın okları eşliğinde kıyım partisi start vermişti, cisme bürünmüş binlerce vahşi yaratık ruhu ve Elit On’dan dört savaşçı az önce savunmada kalmanın acısını çıkartacak gibiydi.

Siyahlar içindeki on savaşçının beşinin coşkusu tavan yapmışken, diğer arkadaşlarının hali de görülmeye değerdi. Her biri kendisine bir rakip seçmiş, onu alt etmek için sınırlarını zorluyorlardı.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Büyük fikirleri düşünenler büyük hatalar yaparlar.

Martin Heidegger

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 736

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9301 Üye Sayısı
  • 247 Seri Sayısı
  • 14333 Bölüm Sayısı


creator
manga tr