"Öyle birşey yapalım ki tıpkı size yaptıkları gibi onlara eziyet edelim ancak bir şekilde de onlar gibi olmayalım!" #Adem Çulsuz-Mavi Elma

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 129-Suç ve Ceza


Elit On’ da ki okçunun tekniği inanılmazdı, hareket halindeki bir hedefin üstünden dahi ölüm saçıyordu. Her attığı ok hedefini buluyor, özellikle savunmasız noktaları özenle seçip atışlarını buralara odaklıyordu.

Bir Sangre değildi belki ama yeni oluşturulan stille beraber soydaşlarından tamamen farklı bir düzeydeydi. Ork Üçlemesi adıyla anılacak bu teknikte, en önemli unsurlara vurgu yapılmıştı.

Hız, denge, isabet, bunlar temel alınarak oluşturulan yöntemde, diğer ırklar için lazım olan kuvvet unsuru en sonda düşünülüyordu. Orklar, üstün fizikleri nedeniyle bu konuda hiçbir zaman sıkıntı yaşamamışlardı çünkü.

İki cephede büyük bozguna uğrayan isyancı kabilesinde bir panik başlamıştı, ilk başta çok güvendikleri sayısal üstünlüklerinin bir şey ifade etmediğinin yavaş yavaş farkına varıyorlardı.

Üstüne üstlük, diğer ikililer ne yetenek nede ödül zindanı eşyası kullanmıştı, kimisinin elinde balta kimisinde kısa kılıç bulunurken hızla önlerine kim çıkarsa öldürüyorlardı.

‘’Bu artistler rakiplerini beğenmedi galiba, baksana havalara!’’

Nafız sırıtarak konuşurken gözleri bir ve iki numaranın üstündeydi, Miloş’ ta o yöne döndüğünde efendisinin pekte haksız olmadığını gördü. Bu ekip en yavaş ve en düşük verime sahip olan ikiliydi, önlerine kadar gelip ölüme atlayanların dışında kimseye saldırmaya tenezzül bile etmiyorlardı.

‘’Efendim, ne kadar kibirli oldukları malumunuz, hemen kendilerine getiriyorum onları!’’

Miloş yerinden fırlamak için kaslarını gerdiği an, kulağına bir ses ilişti

‘’Lüzumu yok, birazdan savaş sona erecek zaten!’’

Kan Tanrısı savaşçılarının durumunu gözlerken, savaş alanının nabzını da tutmayı ihmal etmiyordu. İsyancı kabile savaşçılarının önceki morali ve arzusunun yerinde yeller esiyordu, bir bir düşen arkadaşlarından dolayı üzerlerine kâbus gibi çöken ölüm korkusu nedeniyle adımları geri geri gitmekteydi.

Kısa süre sonra ilk balta yere düştüğünde, onu sertçe vurulan dizler izledi, Yedi ve on numaranın savaştığı bölümde birkaç savaşçı silahlarını atıp secde ederek yere kapanmıştı. Ölüm onlara doğru son sürat geliyordu, ne kadar direnirlerse dirensinler birkaç nefes sonra hayatlarını kaybedeceklerdi.

O sırada aklına Nafız’ın sözleri gelen bir savaşçı silahını atarak başını eğdi, çünkü düşman komutanı demişti ki ’’ Silahını atıp secde edenler dışındakileri öldürün!’’

Şansını denemek istedi, sonunda ölüm olduktan sonra gururun ne faydası vardı. Gözlerini kapatıp beklerken hala nefes aldığını hissetmesi uzun zaman alacaktı, değil dış dünya korkudan kendi ile bile iletişimi kesilmişti.

Kafasını yavaşça yana çevirdi ve sabah şakalaşıp eğlendiği arkadaşlarının cesetlerini gördü, aynı sıradaydılar savaş başlamadan önce. Onlar ölmüş kendisi ise yaşıyordu, seçimini doğru yapmış bunun mükâfatını bir gün daha nefes alabilecek olması ile almıştı.

Bu sahneye sadece kendisi değil tüm isyancı kabile savaşçıları şahit oluyordu, her attığını vuran okçu secde etmiş savaşçıları es geçmekteydi. Tabii ki bu durumu suistimâl etmek isteyenler olmuştu, yalandan yere kapaklanıp daha sonra saldırmak için uygun anı kovalayan kişilerde vardı aralarında.

Sonları hiç hoş olmayacaktı onların, yeteneklerini aktif etmiş savaşçılar onları hususi olarak öldürmüyor, daha sonra işkence etmek için sakat bırakıyordu. Artık yerde sakince bekleyemiyor, acı içinde çığlıklar atarak ölmek için yalvarıyorlardı.

Tüm bu gelişmelerden sonra birbiri ardına teslim olan savaşçılar toplam düşman sayısının yarısını geçiyordu, onlara vaat edilmiş gelecek bu değildi. Kendi toprakları olacaktı, hesap vermeksiniz krallar gibi yaşayacaklardı zira içlerinde yeşeren duygular hep bu yöndeydi.

Vahşi ve kuralsız olmak istiyorlardı, atalarından kalan miras onlara bunu yaptırıyordu. Alyon ve Nafız işte tam olarak bunla savaşıyorlardı şu anda, yeni nesil orkları temsil eden Elit On eskiden kalan kötü alışkanlıkları yok etmekle görevliydi.

Çok geçmemişti ki, tek bir vagon ile kabileye gelen orkların önünde savaşabilecekleri kimse kalmamıştı. Silahlarını atmış alınları yerde bekliyordu isyancılar, bu hallerinden gayet memnun olan Nafız yavaşça yürürken bir yandan da konuşmaya başlayacaktı.

‘’En sonunda yola geldiniz demek, sizi beyinsizler! Kendini korumaktan aciz Ana Ork Kabilesi’nin sizi kandırmasına izin verdiniz, bu nedenle idari amirlerin hepsini bekleyen son ölümdür!’’

Kan Tanrısı sözlerini yeni bitirmişti lakin secde etmiş kalabalığın arasından dört tane kelle havaya uçmuştu bile. Sekiz numara verilen emri uyguladığında, ölen kişilerin yakınında duran orklar sadece bir esinti hissedecekti.

Kabile reisi, oğlu, levazım ve savaşçıların şefleri artık yaşamıyordu, bu durum diğer orkları ürkütürken Nafız sesini bir perde daha yükseltti

‘’Siz korkaklar sürüsü bugün ölmeyeceksiniz, ihanetinizin bedelini elli yıl madenlerde çalışarak ödeyeceksiniz!’’

Hüküm verilmişti, gözleri ile etrafı taramaya dahi cesaretleri yoktu isyancıların, daha düne kadar ne kadar da mağrurdular oysaki. Güç böyle bir şeydi, asaletle yükselen başları eğdirir, kurulan tatlı hayallerin hepsini paramparça ederdi.

Miloş esir alınmış kalabalığa yaklaşıp taşıma halkasındaki kelepçeleri fırlattı, zaferden zafere koşacakları hikâyeleri birbirlerine anlatan arkadaşlar, şimdi kendilerinin geleceğini mühürlüyordu.

Elit On’ un bir numarası da bir mekanik posta güvercinini havaya salmıştı, kendilerinden yarım gün uzaklıkta bekleyen mahkûm vagonlarına bir çağrıydı bu. Güneş batmadan isyancıların hepsi balık istifi mekanik araçlara tıkılmış, cezalarını çekecekleri madene doğru yola çıkmıştı.

‘’Herkes buradan uzaklaşsın, bin adım yakınıma gelinmesini yasaklıyorum!’’

Nafız sert bir ifade ve katı ses tonuyla konuşacaktı her şey bitince, yerdeki cesetler tazeliğini korurken aklında tek bir düşünce vardı.

‘’Emredersiniz!’’

Miloş ve on savaşçı aynı anda bağırdıktan sonra hızla uzaklaştılar. Emri almışlardı yapabilecekleri tek şey ona uymaktı, sorgulamak gibi bir düşünce akıllarından dahi geçmemişti.

‘’Gel bakalım minik tavşancık!’’

Elini kolundaki dövmenin üstüne koyan Nafız gözlerini kapattı, bir an sonra kar beyazı tüyleri ile göz kamaştıran bir canlı önünde belirecekti.

‘’Naber ufaklık, aç olabileceğini düşündüm!’’

Uzun süredir güç hayvanını serbest bırakmamıştı dişi ork, daha önceki zorlamaların aksine bu sefer gönüllü olarak çağırmıştı onu.

Minik tavşan ilk önce sahibine bir süre baktı, sanki kendisine söylenenleri anlıyor gibiydi. Beş nefes geçmemişti ki minik burnu ve kulakları hızlıca titreşmeye başlayacaktı.

Kan kokusu ve henüz can vermemiş orkların sızlanmaları, Nafız’ın güç hayvanının aklını almıştı. Bir anda gözden kayboldu sevimli hayvan, anlaşılıyor ki karnını doyurmanın peşine düşmüştü.

Elit On uzak bir yerde dinlenmeye halindeydi, ilk günlerinde başarılı olmanın keyfini çıkartıyorlardı. Mezuniyet sınavları yeni başlamıştı, başlarındaki korkutucu dişi orkun tuhaf hareketlerine rağmen yeteneklerini geliştirmek için büyükte bir fırsat vardı önlerinde.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Başkalarını çok fazla düşünen bir kimse, kendisini unutur.

 Stefan Zweig




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 702

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 634

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 550

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 535

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 458

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 384

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 368

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 349

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 323

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 298

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 113

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 101

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 88

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 66

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 34

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 24

White
White
Beğeni Sayısı: 24

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 24

Site İstatistikleri

  • 5785 Üye Sayısı
  • 100 Seri Sayısı
  • 9277 Bölüm Sayısı


creator
manga tr