Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 128-Metal Fırtına


On numara, yedi numaranın omuzlarının üstünde ayakta durmuş vaziyette oklarını yollarken sanki bu durumdan hiç rahatsız değil gibiydi.

Bu garip saldırı başladıktan kısa süre sonra kalkan duvarının arkasında bekleyen savaşçılar bir bir ölmeye başladılar, siyah zırhının içindeki okçu işi büyütmüş, büyük bir kalabalıktan oluşan hedefine doğru okları beşer beşer savuruyordu.

Bir süre sonra, peşi sıra ölen ork savaşçıları kendilerini saklayacak hiçbir yer kalmayınca, tek çare olarak sayısal avantajlarını kullanarak ikiliye doğru saldırıya geçmeyi düşündüler. Mantıkla hareket eden biri içinde tek çözüm buydu, okçuların en büyük zaafı yakınlarında bulunan hedeflere saldırmakta zorlanmalarıydı.

Bağıra çağıra hücuma geçtiklerinde bir noktayı atlamış olabilecekleri hiç akıllarına gelmedi, kendilerinin düşünebildiği şeyi onlara bu tuhaf saldırıyı yapan kişiler nasıl gözden kaçırabilirdi.

Kalabalık ikiliye beş adım yaklaşmıştı ki ayakları yere basan Elit On’un yedi numarasının ellerinde bir ışıldama gerçekleşti, bir nefes sonra aynı parlaklık en önde koşan savaşçıların gözlerinin önüne kadar gelmişti.

‘’Plop! Plop! Plop! Plop! Plop! Plop! Plop! Plop! Plop! Plop!

Gökyüzüne doğru kırmızı bir bulut yükseldi, hızları ile başı çeken isyancı kabilenin savaşçılarının bedenleri yere düşüyordu. Görüntüleri korkunçtu, tek parça olarak kalan kimse yoktu en az bir uzvunu kaybetmişti bu kişiler.

Hırsla saldıran grup duraksamak zorunda kaldı, ilk önce anlayamamışlardı ne olduğunu fakat şu anda gerçek tüm azametiyle önlerinde durmaktaydı.

İki demir kırbaçtı gördükleri, tüm yüzeyi dikenlerle kaplı beş adım uzunluğunda iki kırbaç. Yedi numaranın tekniğini tamamlayan, ödül zindanının ona hediyesi olan bu silahlar sadece bakmakla bile bir kişinin kanının çekilmesine neden oluyordu.

Manzara Nafız’ın çok hoşuna gitmişti, gururla içi çektikten sonra göz ucuyla bilekliklerine bir bakış atacaktı. Kamçı onun değişebilir silahının bir özelliğiydi ve yedi numaranın uyguladığı teknik direkt ondan geliyordu.

Ork Savaş Akademisi’ne verdiği bir teknik kitabı kamçı kullanımı üzerineydi,esnek kaslar, üstün kinetik görüş ve yüksek zeka gerektiriyordu. Yedi numara kabilesinden ayrılıp akademiye gelince, kendisini bu yola adamaya karar vermişti.

Azmi, fiziksel yatkınlığı ve üstün kinetik görüşü nedeniyle, Kutsal Topraklara gelerek izole bir eğitime girmeye hak kazandı. Normal bir deri kırbacın beş katı kalınlığındaki silahlarla aldığı eğitimle tekniği usta kademesine getirince, onun da bir sonraki durağı ödül zindanı olacaktı.

Bu zamana kadar zaten beklenenin üstünde olan başarısı, çıkışında bambaşka bir boyuta taşındı. Ödül zindanı tabiatı gereği kişiye yatkın olduğu konuda hediyeler veriyordu, bu orkunda aldığı silah aynı mantıkla gelmişti.

Her biri bir orkun bileği kalınlığında, belirlenemeyen bir maddeden yapılmış parlak metalik renkte iki kırbaçla çıkagelmişti yedi numara. Bu olay üzerine Kan Tanrısı’nın huzuruna getirilen savaşçının, kaderi de değişecekti.

Tekniğin efsane seviye bir uygulayıcısı ile özel olarak çalışma imkanı bulmuştu, neredeyse heyecandan kalbi bile atmayı unutacaktı yedi numaranın. Kabus dolu eğitim sürecinden sonra Elit On içine girmeyi başarmıştı ve son sınavında yine göz kamaştırıyordu.

‘’Okçular! Hedefiniz şu iki ork, atış serbest!’’

Kısa süren şoktan sonra isyancıların içinden bir ses yükseldi, hattı yarıp saldıran ikilinin aksine bu orklar açık alanda hedef konumundaydılar. Dost ateşine kurban olabilecek kimse yoktu, yanlarına yaklaşıp kendilerini öldürtmek zorunda değillerdi.

İsyancı kabilenin yüz kadar okçusu hemen yaylarını belirtilen yöne çevirip oklarını yollayacaklardı, bu sırada on numara hala arkadaşının omuzlarında atış yapıyordu. Bu savaşçı için durduğu yerin pek önemi yoktu, yedi numara kamçısını salladığında dahi saldırmaya ara vermemişti.

‘’Arkama geç!’’

Kamçılarını iki yanına aldıktan sonra üstündeki yoldaşına sakince seslendi yedi numara, şu anda atak yapmanın sırası değildi, gökyüzü düşmanın okları ile doluydu. İki nefes geçtğinde oklar beş adım uzaklarında belirmişti, derin nefes alan simsiyah zırhlı savaşçının ağzından iki kelime döküldü.

‘’Metal Fırtına’’

O an kırbaçlar titremeye başladı, sanki canlıymışlar gibi kıvrılıyorlardı. Ok yağmurunun içinde şimşek gibi çakmaya başlamadan önce sadece bir nefeslik zaman geçecekti.

Yedi numaranın tekniği Metal Fırtına, adını kırbaçların yapıldığı maddeden ve uygulanırken yarattığı görüntüden alıyordu. Normal kırbaçlar için dizayn edilmiş hareket örgüsü, ork ırkının üstün fiziksel gücü ve ağır kırbaçlarla bambaşka bir boyuta taşınmıştı.

‘’Hiç fena değil, arkasında kalan küçük bir boşluk dışında tamamen dokunulmaz şu anda savaşçın Miloş!’’

Kırbaçları temas ettiği okları parçalıyordu, çıkan rüzgarın uğultusu kulakları aşındırırken üç yanından gelen saldırılar karşısında çok rahattı. Usta seviye uygulayıcının yeteneğiydi bu, belki Nafız gibi efsane seviye değildi, hatta uzman düzeyine ulaşması için bile çok vardı lakin karşısındaki düşmanlar için şu anda dokunulmaz bir iblis gibi görünüyordu.

Gelen saldırılar sona erince, bu süre boyunca arkadaşının ardında gizlenmiş olan on numara bir harekette daha önce çıktığı yere geri dönecekti.

Yeni hedefleri vardı çünkü, düşman savaşçılar içindeki okçu birliğini gözüne kestirmişti. Yayına taktığı beş oku hızla çekip hedeflerine yollarken, elini hızlıca sadağına giderek diğer beş oku kavrıyordu.

Okları gerip atması ve yenisini takması arasında, bir nefeslik bir zaman dahi geçmiyordu. Kendisini izleyen isyancı kabilenin komutanlarının aklında iki soru vardı; bir nasıl bu kadar hızlı olabiliyordu? İki sırtında taşıdığı ufacık sadaktaki oklar ne zaman bitecekti?

Cevaplar çok kolay olsa da bunları bilmeleri mümkün değildi, ne kullandığı tekniği ne de elindeki yay ve sadağın ödül zindanının marifeti olduğunu tahmin edemezlerdi.

Elindeki kırbaçları ile ölümün yargıcı gibi duran arkadaşı ile beraber, üstün kinetik görüşe sahiptiler. Bunun yanında on numara kalan dört duyusunu da üst seviyelerde kullanabiliyordu, bulunduğu alandaki en ufak değişimin radarından kaçması mümkün değildi.

Yayı aynı Kan Tanrısı’nın kullandığı gibi kompozit yaydı, ufak ama neredeyse bir uzun yay kadar kuvvetli.

Aslında oklarının bir sınırı vardı lakin bu sayı standart bir sadağın ulaşması imkansız bir rakama tekabul ediyordu. Aynı zamanda alanlar arası depolama eşyası olan sadak, içine yüz binden fazla ok alabiliyordu, şu ana kadar harcadıkları on numaranın stoğunun binde biri dahi değildi.

İkinci parti ok saldırısı başlamadan önce yirmiden fazla düşman okçusu hayatını kaybetmişti, bu sefer arkadaşının arkasında saklanmadı siyah zırhlar içindeki okçu. Metal Fırtına başlamadan önce, bir ayağı ile yedi numaranın kafasına basıp kendisini geriye doğru savurdu.

Bu hareket ona havada bir süre süzülme imkanı tanımıştı, oluşan bu fırsatı düşman okçularına on tane daha ok atmak için kullanacaktı on numara.

İkinci saldırıda bittiğinde yüz kişilik düşman okçu biriminden otuz tanesi artık yoktu, yaptıkları ataklar bir işe yaramazken her an bir arkadaşlarını kaybeden bu orkların içine bir korku düşmüştü.

Kırılan heveslerine son darbeyi çoktan arkadaşının sırtına çıkmış yedi numaranın atakları vuruyordu, bir tane ıskası olmadan yayını her gerişinde beş kişi ölmekteydi.

Sayıları yarıya inince okçular panikle dağıldılar, hiç olmak istemedikleri gibi açık hedeftiler. Onları koruması gereken kalkanlı yoldaşları yanlarında değildi, şu sıralar herkesin tek derdi ölmemekti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ya bir yol bulacağız yada bir yol yapacağız.

Hannibal Barca

 Anket için: https://goo.gl/forms/rlnbXL7yXqOgC4Y93

1 aylık anket sonuçlarını önümüzdeki bölüm paylaşacağım... 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10854 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14982 Bölüm Sayısı


creator
manga tr