"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 120-Buz ve Ateş


 

Gözü parlamıştı Nafız’ın, iki yanı eşsiz nesnelerle çevriliyken keyfine diyecek yoktu. Ne olur ne olmaz diye düşündü, göz kırpması kadar bir zaman geçmesine dahi izin vermeden küreleri acele ile taşıma halkasına depolayıverdi.

‘’Cömert ödülleriniz için çok teşekkür ederim, geçirdiğimiz şu kısa süreden çok keyif alsam da izninizle kabilemize geri dönmemiz gerekiyor!’’

Amacına ulaştıktan sonra bu yerde daha fazla durmaya niyeti yoktu ikilinin, baştan beri aktif olan Nafız gerekli zemini oluşturmak için hamlesini yapmıştı.

‘’Bende öyle düşünüyordum ufaklık, beni bir tanem ile baş başa bırakın artık!’’

Mavi cüppeli ihtiyar çapkın bakışlarla güzel kadını keserken, tek kaşını devirerek konuşmuştu. Araları ısınmışken işi zamana yayıp tekrar soğutmayı istemiyordu.

‘’Yılışma! Tabi ki artık ayrılabilirsin lakin son bir armağan alman gerekiyor, üç adım öne çık ork savaşçısı!’’

Nafız söylenenlerden sonra yavaş adımlarla ilerlerken, arkasında kalan Alyon telaşla lafa girdi

‘’Efendim, ben de geleyim mi?’’

Bunun üzerine ihtiyar adam yüksek sesli bir kahkaha patlattı, bir süre iri yarı orku süzdükten sonra eksik dişlerini göstere göstere konuşacaktı

‘’Sen gelme ulan, Ayı!’’

Duyduğu sözler karşında afallayan Alyon’un aksine, ortamdaki diğer iki kadın katıla katıla gülmemek için kendilerini zor tutuyorlardı.

Nafız’ın zihninde dolaşırken ilk iki sorunun cevabının olduğu filmle beraber, birçok başka işi de görme fırsatları olmuştu. Çirkin ihtiyarın buradan referansla yaptığı espri, tam yeri ve tam zamanındaydı.

Tantana bittiğinde, bir süre sakinleşmek için bekleyen yaşlı canavarlar daha sonra hızlıca el mühürleri yapmaya başladılar.

Kan Tanrısı, ustası Mora nedeniyle bu tür tekniklere aşinaydı lakin bu ikilinin hızı daha önce şahit olduklarının yanında bambaşka bir seviye olarak kabul edilebilirdi. Sadece gölgelerini yakalayabiliyordu işaretlerin, adeta hipnotize olmuş şekilde onları izlerken Kagutsuchi ve Susanowo aynı anda bağıracaklardı.

‘’Git!’’

Ellerinde toplanan mavi ve kırmızı ışıkların içinden iki sembol havalandığında, Nafız ilk önce bunların ne olduğu çıkarmakta zorlanmıştı. Yavaş yavaş belirginleştiklerinde ise zaten ona bir nefes uzaklığa kadar ulaşmıştı iki canavarın yaptığı mühürler.

Kırmızı bir gül ile buz rengi kardelen çiçeği şeklindeki semboller, hızla bedeninden içeri girmişti Kan Tanrısı’nın. Tek kelime edemeyecekti bu olay üzerine, zaten üç nefes geçmeden yere düştüğünde bilinci artık kapalı haldeydi.

Alyon panikle arkadaşının yanına koşacaktı, ilk önce nefes alıp vermediğini kontrol etti iri yarı ork. Kolundan tutup doğrultmak istediği an, arkadaşının tenine değen eli yakıcı bir soğuğun hedefi olmuştu.

Dişini sıkan Alyon eylemine devam ederken, az önce dondurucu bir soğuğa sahip bedeni aniden kavurucu sıcaklığa ulaşacaktı Nafız’ın. Bu durum karşısında uzaklaşmak zorunda kalan iri yarı ork, öfke içinde olayı izleyen iki ihtiyara döndü.

‘’Ne yaptınız arkadaşıma, çabuk cevap verin bana!’’

Nevri dönmüştü bir kere, kendinden kat be kat güçlü olsalar da ona bir açıklama yapmak zorundaydı karşısındakiler.

‘’Vay be! Kafan pek çalışmıyor ama yürekli bir adammışsın ork şefi!’’

Mavi cüppeli çirkin ihtiyar suratında bir gülümseme ile konuşurken, göz ucuyla yerde bir yanıp bir donan Nafız’ın durumunu kesiyordu.

‘’Korkma, arkadaşın iyi olacak. İleride bir gün, karşılaşmak zorunda kalacağınız kişi ile savaşmanız için bu eziyeti çekmesi gerekiyor sadece!’’

Alyon’un duymak istedikleri bunlar değildi, sadece iyi olacak kısmı yüreğine biraz su serpmişti. Derin bir soluk verdikten sonra, kırmızı elbiseli hoş kadının diğer sözlerini merak ederek konuşmaya başladı.

‘’İleride karşılaşacağınız kişi derken kimden bahsediyorsunuz, lütfen bana söyleyin!’’

Nafız’ın iyi olacağını duyduktan sonra ses tonu ve hareketleri yumuşamıştı iri yarı orkun, ilk telaşını yenerek saygı içinde sordu sorusunu

‘’Binlerce senedir buradayız lakin bu dünyada yaşananlardan bir haber olduğumuz anlamına gelmiyor. Olan biten her şeyden haberimiz var, bu nedenle, öngörüm ateş ve buzun korumasını arkadaşına vermenin en iyi çözüm olduğunu söyledi bize!’’

Güzel kadın konuşmasını bitirdiğinde kısa sürecek bir sessizlik yaşandı mağaranın içinde, derken mavi cüppeli adamın sözleri ile konu hakkında bilgi almaya devam etti Alyon.

‘’Bin sene önce huzurumuza bir insan çıktı, aynı arkadaşın gibi bizden gelen üç soruyu bildi ve Buz ve Ateşin saldırısını kazandı. Yürüdüğünüz yol eninde sonunda onun bulunduğu yere çıkmak zorunda kalacak, şartları eşitlemek bize daha iyi bir seyirlik çıkması için gerekliydi!’’

Sert bakışlar ile iki ihtiyarı dinleyen Alyon, neler döndüğünü genel hatları ile çözmüştü. Buz ve ateşin gazabına karşılık onlara koruma bahşediliyordu, kendisine verilen cevapların hepsinin üstü kapalı olduğuna bakarak daha fazla soru sormasının anlamsız olduğunu da anlamıştı.

Nafız yerde bilinçsiz yatarken zaman akıp gitmekteydi, bu güneş görmeyen yerde hesap yapamasa da, Alyon taş basamaklardan zemine indiklerini andan itibaren neredeyse iki yıl dönümü geçtiğine emindi.

İkili çoktan birbirlerine tekrardan saldırmaya başlamışlardı, bir kenara geçerek çaresizce bekliyordu ork şefi. İşin asıl kötü kısmı, burada yiyecek namına hiçbir şey yoktu. Nafız her zaman yanında olduğundan depolama halkası almamıştı kendisine, bu hatanın ona bu kadar pahalıya patlayacağını tahmin bile edemezdi.

İlk birkaç günden sonra deli gibi aranmaya başlamıştı ama bunlar nafile çabalar olmaktan ileri gidemeyecekti. Tek bulduğu, her yerde çokça bitmiş olan yabani bitkiler ve otlardı, bunların dışında seyrek olarak yakaladığı fare benzeri yaratıkları tek lokmada yutuyordu Alyon.

Geçen uzun süre boyunca bol su ve ota talim ettikten sonra bir deri bir kemik kalmıştı ork şefi, gözlerinin altına yerleşen halka halka morluklara bakılırsa uzatmaları oynamaktaydı. Aklından güç hayvanını çağırarak yemek bile gelmişti, denememişte değildi bunu aslında.

Büyük umutlarla ilk darbeyi indirdiği dev ayı acı ile kıvranırken, aynı acıyı birkaç kat fazla olarak bedeninde hissetmesi ile dâhiyane planı suya düşecekti. Son gayreti ile doğrulup arkadaşının yanına yürümek istediğinde, birkaç adım sonra ayakları tökezleyerek yüz üstü yere kapaklandı Alyon.

Yolun sonuna geldim diye düşündü ork şefi, yardım edecek kimsesi yoktu. Tekrar savaşmaya başladıklarından beri, iki ihtiyar sanki onu görmüyormuşçasına davranışlarda bulunmuşlardı. Ne kadar bağırırsa bağırsın, bir kez bile dönüp bakmayacaklardı.

Umutsuzluk içinde kafasını toprağa dayayıp gözlerini kapatmıştı ki, kulaklarında uzun süredir duymadığı bir ses çınladı.

‘’Oğlum ne oldu lan sana böyle!’’  

İlk önce hayal gördüğünü düşündü Alyon, birkaç kere daha böyle şeyler başına gelmişti iki yıl dönümü boyunca.

‘Bir şey söyle yaşıyor musun?’’

İkincide emin olmuştu artık bu ses gerçekti, içinde kalan son hayat kırıntısı ile sessizce haykırdı.

‘’Nafız, yardım et!’’

Kan Tanrısı, yenidünyasında yetişkin olduğundan beri beraber olduğu iri yarı orkun bitik bedenini, hemen şifalı otlardan yapmış olduğu ilaç lapaları ile beslemeye başlamıştı. Ona yemek vermeden önce, acil olarak hayati tehlikeyi atlatması için bu şarttı.

‘’Seni Öküzbaş Alyon seni, elli kere dedik sana al bir taşıma yüzüğü diye! Yok, beyimiz şef ya, ipimle kuşağım pipimle toşağım dolaşsın anca!’’

Nafız arkadaşını tedavi ederken, bir yandan da küfür kâfir saydırmaktan geri durmuyordu. Bir süre bunu sürdürdükten sonra anca siniri yatışmıştı.

Aklında bazı düşünceler vardı, sakinleşerek bilinçsizce yattığı zamanı öğrenmek için sorular sormaya başlayacaktı arkadaşına.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ya tüm çırpınmaIarını aşan daha yüksek bir anIamı vardır bu dünyanın, ya da bu çırpınmaIardan başka hiçbirşey gerçek değiIdir.

Albert Camus

Yazar Notu

Anketimiz hala açıktır, sizde 3 kısa sorudan oluşan ankete katılarak beni mutlu edebilirsiniz :D

 https://goo.gl/forms/rlnbXL7yXqOgC4Y93

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr