Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 111-Hesap Kesim Günü


Çekiçdöven kendinden vazgeçse de, düşmanının sözleri sonrası ardında bırakacağı kişiler olduğunu hatırlamıştı. Her şeyini vermeden nasıl ölüp gidebilirdi burada, dişlerini sıktı ve kararını verdi.

Bu hayat onundu ve ne yeteneği varsa kendisine aitti, Buzul Bölge savaş şefi Çekiçdöven’i işte tam bu an öldürmüştü içinde. Damarlarında bulunan soy yeteneğini harekete geçirdi, Savaşçının Öfkesi aktif haldeydi.

Çatalboynuz ensesinden gelen bir soğukluğun bedenine yayıldığını hissettiği anlarda, yeni silahına sıkıca sarılıyordu.

‘’Seni kabul etmeyen bir babanın önünde ondan aldığın soy gücünü kullanıyorsun, senin hiç onurun yok mu?’’

Buzul Bölge savaşçısı korkunun etkisiyle düşmanını suçluyordu, bu olaya şefi Beyazayı’ da alet olmuştu.

‘’Kimsenin oğlu değilim bu andan sonra, bende olan benimdir, kimseye hesap vermek zorunda değilim!’’

Önceliklerini belirlemiş genç komutan kendini bulmuştu, bedenindeki ağır yaralanmalara rağmen savaş isteği gözlerindeki ışıltıdan anlaşılabilirdi.

‘’Demek öyle, gel bakalım çıplak ellerinle neler yapabileceksin görelim!’’

Küstahça bir kahkahadan sonra konuşan Çatalboynuz, hala üstün el konumunda olduğunu düşünüyordu. Dövüş başladıktan sonra, ne olursa olsun savaş çemberinin içindeki olaylara müdahale edilmezdi.

Çekiçdöven’ in baştan beri bir silahı yoktu, üzerinde zırhı ve elinde dev savaş çekici varken neden korkmalıydı ki?

‘’Kim sana silahımın olmadığını söyledi, yeni kılıcımla tanışma vaktin geldi!’’

Sözlerini bitirdiğinde genç komutanın ellerinde, neredeyse kendi boyu kadar uzun, geniş bir kılıç belirdi. Buzul Bölge Kabilesi saflarında bulunan elli bin askerde şoka girmişti, öz oğlu ölümün eşiğindeyken kılını bile kıpırdatmayan Beyazayı bile dikkat kesilmişti.

‘’Daha bir isim vermedim kendisine, seni parçaladıktan sonra o işi de halledeceğim!’’

Soy gücünün etkisi altındaki Çekiçdöven, karları havaya uçuracak kadar hızlı bir şekilde ileri atıldı, dev kılıcı arkasından yerleri süpürerek geliyordu. Belinden aldığı güçle düşmanına yandan bir savuruş gerçekleştirdi, boyutları nedeniyle bu silaha karşıyken savuşturmayı düşünmek intiharla eşdeğerdi.

Elindeki dev çekiçle gelen saldırıyı blokladı Çatalboynuz, metal metale çarpınca kulak tırmalayan bir ses çıkmıştı. Beş adım geri savrulan Buzul Bölge savaşçısı daha toparlanamadan, üstten gelen bir darbeye maruz kaldı.

Silahlar bir kez daha çarpışacaktı, bu sefer çıkan gürültü çok daha yüksekti. Durmaya niyeti yoktu genç komutanın, rüzgâra karışıp adeta yağıyordu düşmanının üstüne. İlginç olan tüm vuruşlarını eski silahının üstüne yapmasıydı, her vuruşta dev çekicin formu biraz daha bozulmaktaydı.

‘’Bammmm!’’

   Beklenen olmuş, Çatalboynuz’ un henüz yeni kavuştuğu silahı üç parçaya ayrılmıştı, bunun olmasını beklemediği yüzünün çirkinleşmiş ifadesinden belli oluyordu. Biraz önce ezeli düşmanıyla silahı olmadığı için dalga geçerken, şimdi aynı durumda olan kendisiydi.

Adımlarını geri geri atarak kendi kabilesinin bulunduğu yere doğru yönelmişti Buzul Bölge savaşçısı, rakibi ondan çok üstündü, ölüm kendisi için geliyordu. Çatalboynuz’ un çemberin dışına çıkmasına bir kaç adım kalmışken, yavaşça yürüyen Çekiçdöven hızını arttırarak koşmaya başladı.

Gözü dönmüştü bir kere, nasıl olurda düşmanının elinden kaçmasına izin verirdi. Soy gücü nedeniyle artmış hızıyla, iki nefes içinde vuruş mesafesine girecekti.

‘’Çekiçdöven sen kazandın, savaş şefimi rahat bırak!’’

Beyazayı son derece sert bir tonda emretmişti, düşman saflarına geçtikten sonra oğlu ile ilk konuşmasıydı bu. Kurtuldum diye düşündü Çatalboynuz, birçok kez aynı duruma düşmüş, yine şefin şu anki düşmanı olan genç komutanı durdurması ile kurtulmuştu.

Hemen arkasındaki arkadaşlarının da yüzleri gülüyordu, lider saydıkları kişi savaş şefi olursa onların da hayatı tamamen değişecekti. Beyazayı günlerini çadırında geçirir, kabile işlerine neredeyse hiç karışmazdı, yıllardır kader birliği yaptıkları kişi yaşarsa kabile şefi olmuş kadar yetkiyle donanacaktı.

‘’Ahhhhhhhhh!’’

Hayaller ve hayatlar sözü bir duruma bunun kadar uyamazdı, geniş enli kılıçla yatay bir kesiş yaptı Çekiçdöven. Liderlerinin hayatının kurtulduğunu düşünen orklar, gerçekten de Çatalboynuz’ a kavuşmuştu. Sadece vücudunun üst kısmı ellerinde olsa dahi, kişi azla yetinmeyi bilmeliydi.

Tek vuruşta hasmını ikiye bölmüştü genç komutan, çemberin içinde kalan belden aşağısını da bir tekme ile Buzul Bölge saflarına yolladı. Parthenia’yı kuşatmaya gittiğinden beri her savaşında bir ilki tadıyordu Çekiçdöven, bu sefer de ömrü boyunca gölgesinde ezildiği babasının sözlerini herkesin önünde hiçe saymıştı.

‘’Sen kim oluyorsun da bana emir veriyorsun, ant olsun ki ailemin canına kast eden herkesin sonu böyle olacaktır. Şimdi aksini iddia eden varsa savaş çemberine girsin, bölgeyi kanlarınızla boyamak zorunda kalsam da bunu kafanızın içine zorla sokacağım!’’

Genç komutan konuşurken bakışları sadece babasının yüzüne dönüktü, ağzından çıkan her şeyi onun gözlerinin içine bakarak söylemişti. İkisi de gözlerini kaçırmıyordu, uzun bir süre bu şekilde bekledikten sonra sessizliği bozan Beyazayı olacaktı.

‘’Tebrik ederim Şef Alyon, kendi saflarına müthiş bir savaşçı katmışsın! Sıradaki dövüşe geçelim mi?’’

Gergin anlar bir anda buhar olup uçacaktı, Buzul Kabile Şefi’nin sesi yine hiç bir şeyi umursamaz bir tona dönmüştü. Çekiçdöven’ de istediğine ulaşacaktı, kendisini reddeden babası ile bağlarını ilelebet koparmıştı.

‘’Unutmadan kılıcıma isim vereceğimi söylemiştim, bundan böyle adı Kahpekesen olacak, ilk kestiği kişiye ithafen!’’

Babasına arkasını dönüp yürümeye başladıktan hemen sonra, tüm orkların duyabileceği bir ton bağırdı genç komutan. Tüm eski hayatı ile beraber dev savaş çekicine de veda etmişti, elindeki kılıcı ile yaşayacaktı artık savaş alanlarında.

Alyon’un kabilesi ardı ardına üç zafer kazanmayı başarmıştı, her bir dövüş kendi içinde bambaşka hikâyelere sahipti. İlk önce, kendi babası tarafından dışlandığı anda sıra dışı bir ustanın sahip çıktığı Kitapkurdu’nun kendini ispat etmesini izlemişti orklar.

Gücün tek geçer akçe sayıldığı Ork Stepleri üstünde, olabilecek en kötü bedenle doğmuştu cılız ork ve bu da yetmezmiş gibi her gittiği yerde efsane olan bir şefin ilk oğluydu. Üzerinde oluşan bu büyük baskıyı ilerlemek için kullanmıştı Kitapkurdu, uzun süredir yaptığı çalışmaları sergilerken oldukça acımasızdı.

Sıra Yarmagül’e geldiğinde tam bir ork düellosu yaşanmıştı, atak ve savunmanın amansız mücadelesi göz kamaştırmıştı. Bu mücadele dikkatli izleyen gözler için çok önemli bir dersi içinde barındırıyordu, üstün fiziği ve görkemli silahıyla savaş çemberindeki dişi ork, sadece büyük bir kalkan ve küçük balta sahibi biri tarafından birçok yara almıştı.

Övündükleri güç ve beden onda vardı, peki neden dövüşün başında çaresiz bir duruma itilmişti? Rakibe kendi ritmini kabul ettiren Buzul Bölge savaşçısı bir yönteme sahipti ve bununla dezavantajlı olduğu tüm konuların üstünü kapatabiliyordu.

Ne zaman Yarmagül Kutsal Kan Tarikatı 3. Nesil lideri Viento’nun bulduğu tekniği uygulamaya başladı, rüzgâr bir anda tersine dönecekti. Güç ve teknik birleşince neler olabileceğini, rakibini bir vuruşla büyük savaş çemberinin dışına atarak göstermişti.

Son mücadele ise tamamen bir tarafın yok olacağı şekle bürünmek zorundaydı. Haksızca, her şeyini verdiği yerden dışlanan bir orkun, düştüğü çıkmazdan yeniden doğmasına sahne olmuştu beyaz karla kaplı topraklar.

Yıllar boyu ayağına bağ olmuş eski düşmanını, babasının emrine rağmen ikiye böldüğünde adeta içinden bir şeyler de kopacaktı, önünde duran ve hiç bir zaman geçemediği o kırmızıyı çizgiyi darmaduman etmişti Çekiçdöven.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hareket etmezsen zincirlerini farkedemezsin.

Lev Tolstoy

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr