Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 110-Haddini Aşmak


Uzun boylu iri yarı bir ork elinde baltası ile öne çıktı, herkes şefin adını söylediği kişinin o olduğunu anlamıştı. O ana kadar sessiz kalan Buzul Bölge kabilesi savaşçıları da dile gelecekti, bu orkun epey yandaşı bulunduğu belli oluyordu.

‘’Parçala haini Çatalboynuz!’’

‘’Sakat bırak!’’

‘’Herkese gerçek savaş şefi kimmiş göster!’’

Yancıları avaz avaz bağırıyordu, şefleri, liderleri olarak gördükleri kişiyi dışladığı oğluna karşı savaşmaya yollamıştı. Alyon’un tarafında ise tam bir sessizlik hâkimdi, yalnızca bir kişinin gözlerinden ateş fışkırmaktaydı.

Annesinin yanında olanları izleyen oğlu, babasına yapılanlar karşısında patlamak üzereydi, kendini tuttukça bağırışlar bitmek yerine daha da artıyordu. Canına tak edip ileri adım attığı anda bir el omuzundan yakalayıverdi onu, hışımla arkasını döndü genç ork kimdi bu densizliğe cesaret eden.

‘’Sabret torunum, baban rakibinin işini bitirince sıra sana gelecek!’’

Şef Alyon durumu gözlemleyip hemen müdahalesini yapmıştı, öfkesini içine atmak zorundaydı genç torunu. Çekiçdöven’ in de başı yerdeydi, türlü hakaretlere maruz kalmasına rağmen hiçbirine değil cevap vermek, dönüp bakmamıştı bile.

Çatalboynuz adımlarını savaş çemberine attığı an, Buzul Bölge Kabilesi Şefi bir daha konuşacaktı.

‘’Bu dövüşte kabilemizi sıradan bir üyesi olarak değil yeni savaş şefi olarak temsil edeceksin, bunu yeni görevin için verilmiş bir hediye olarak kabul et!’’

Beyazayı sözlerini bitirmesi ile oturduğu tahtının arkasına elini uzatarak aldığı bir şeyi hızlıca gökyüzüne doğru fırlattı. Havada döne döne savaş çemberine gelen nesne epey büyük gibiydi, tüm gözler üstündeyken hızla Çatalboynuz’ un önüne saplanacaktı.

Artık herkes rahatça ne olduğunu görmüştü bu şeyin, ölümüne şaşırsalar da söyleyecek bir söz bulamıyorlardı. Uzun yıllar önce oğlu için dövdüğü ve bu güne kadar yine onun tarafından kullanılan savaş çekicini, kendisi ile dövüşecek birine hediye etmişti.

‘’Büyük Şef Beyazayı vermiş olduğunuz hediye için minnettarım, bunun karşılığını kabilemize ihanet etmiş bu haini öldürerek vereceğim!’’

Çekiçdöven ile Çatalboynuz ezeli rakip ve düşmanlardı, hemen hemen aynı zamanlarda yetişkinliğe erişen bu iki ork arasındaki rekabeti bilmeyen yoktu. Hatta Buzul Bölge Kabilesi’nin yeni savaş şefi adını karşısındaki kişi yüzünden almıştı, ne zaman bir dişi orktan hoşlanıp üremek istese Çekiçdöven tarafından kapılıyordu bu kişi.

Gerçekten de, Beyazayı’nın oğlundan sonraki en iyi savaşçı oydu, acımasız ve gaddardı. Şimdi eline yılların birikmiş intikamı için fırsat geçmişken, nasıl işi kökünden halletmek istemezdi ki?

‘’İste beklediğim kararlılık budur, şefinin emrine uymayarak canını vermekten korkanların hakkı ölümdür!’’

Beyazayı son derece sert konuşuyordu, kabilesinde ki savaşçılar dahi normalin üstünde agresif olan şeflerinin bu tavrına şaşırmıştı. Oğluna karşı en büyük düşmanını yollaması yetmiyormuş gibi, simgesi olan silahı ellerine vererek onu öldürmesini istemekteydi.

Alyon’un damadı, sanki bu dünyada yaşamıyor gibiydi tüm bu şaşırtıcı olaylar vuku bulurken, dağ gibi orkun omuzları öne düşmüş küçücük kalmıştı. Her zaman neşeliydi o hâlbuki büyük ve abartılı laflar etmesi ile bilinirdi fakat kimse bunların sorumluluklarından bunaldığı için bulduğu birer çıkış yolu olduğunu tahmin edemezdi.

Despot bir baba ve sürekli en iyisi olma baskısı ile geçmişti hayatı, ta ki çocuğunun anası olan orka yenilene kadar. Bir oğlu dahi olmuştu, artık kendini her daim ispatlamak zorunda değildi,  daha sağlıklı kararlar alabiliyordu.

Yaşadığı bu değişim buzul topraklara adım atar atmaz duracaktı, eski travmaları gün yüzüne çıkarken, babasının acımasız tavrı psikolojisini iyice bozmuştu. Şu anda çok önemli bir görevi olduğunu bilse de, dibi görünmeyen karanlık bir kuyuya düşmüş gibi hissediyordu kendini, sürekli düşüyordu ve dibe dahi vuramayacaktı günün sonunda.

Çatalboynuz beklediği onayı aldıktan sonra bir an bile durmadı, koşar adım yanına geldiği düşmanına yeni silahı ile bir darbe indirdi. Sürpriz bir karşı atak geleceği korkusu ile ilk vuruşta kendini tutacaktı, ne de olsa bu güne kadar sürekli yenildiği kişi vardı karşısında.

Beklenen olmamıştı, genç komutan eski çekicinden gelen atağa karşı hiçbir şey yapmayacaktı. Nispeten hafif darbeyi vücuduna yedikten sonra sadece üç beş adım sendelemişti, bakışları hala yerdeki karların üstündeydi.

Gözleri parladı Çatalboynuz’ un, hemen toparlanmış rakibine doğru sert bir savuruş gerçekleştirdi.

‘’Gümm!’’

Bu seferki darbe esaslı olmuştu, çıkan sesten bile yaratacağı hasar hesap edilebilirdi. Çekiçdöven, önceki gibi bu darbeyi de savunma yapmadan karşılıyordu. On adım kadar savrulmuştu, üzerindeki deri zırhın sağ kısmı tamamen kopmuş gibi görünüyordu.

Her iki tarafta şaşkındı, bu halleri genç komutanın gövdesine inen üçüncü vuruş sonrası hat safhaya çıkacaktı. Tam cepheden yemişti darbeyi, havada bir süre süzüldükten sonra savaşçılarının olduğu bölümün önüne düştü Çekiçdöven.

Yaptığı iki saldırıya karşılık alamasa da tetikte olmaktan bir an bile vazgeçmeyen Çatalboynuz’ da, bu son vuruş ile rahatlamıştı. Karşısında duran, ölümü kabullenmiş içinde bir şeyler kırılmış kişinin, ona karşı hiç şansı yoktu.

İlk dövüşün öcünü almak istermiş gibi, saçlarından tuttuğu Çekiçdöven’i havaya kaldırarak emrindeki askerlere doğru çevirdi.

‘’İşte sizin zavallı komutanınız, birazdan canını aldığımda daha sonra başınıza gelecek olana önceden şahit olabileceksiniz!’’

Elli bin kişilik ordusunda ki herkes yayından fırlamak üzere olan ok gibiydi Çekiçdöven’ in, eğer ki aldıkları eğitim ve ork gururları olmasa çoktan bu sözleri söyleyen kişiyi parçalamışlardı. Çatalboynuz komutanlarının düşmanıydı, ona hayatı için yalvararak Çekiçdöven’i küçük düşürmeleri de mümkün değildi.

‘’Hemen babamı bırak!’’

Kalabalığın içinden keskin bir ses çıkacaktı bu anlarda, sahibi Alyon’un hemen önünde duran torunuydu. Buzul Bölge’nin yeni savaş şefi o yöne bakarak konuşan kişiyi bulduktan sonra, kibirle kahkahalar atmaya başladı.

‘’Bak sen babasının kuzusuna, acele etme, şu çöpün hayatını aldıktan sonra sıra sana da gelecek!’’

Zafer sarhoşluğu ile duracağı yeri bilmeden konuşan Çatalboynuz, boyundan büyük laflar etmişti. Torununu hemen arkasına çeken Alyon gözlerini onun üstüne dikmiş, yanında bulunan kızı da baltasını eline almak için hamlesini yapmıştı.

Baba kız istim üstündeydi, en ufak harekette tüm güçleri ile saldırıya geçmek için bekliyorlardı. Bu sırada uzun zamandır suskun olan Nafız aniden konuşmaya başladı.    

‘’Sakin olun, sizi gerek kalmayacak!’’

Bu laflar sıradan bir kişinin ağzından çıkmamıştı, canı istediği an geniş ovayı kan havuzuna çevirebilecek kudrete sahipti Kan Tanrısı. Beyazayı’ da alarma geçmişti, her an yaşanacak bir çatışma durumuna hazır olmalarını emretti savaşçılarına.

Alyon’un torunu konuştuktan sonra geçen yirmi nefes içinde, herkes savaş çemberinin dışına odaklanmıştı, sadece Nafız Buzul Bölge’ye gelindiğinden beri kendinde olmayan Çekiçdöven’ in durumunu gözlemliyordu.

Aldığı darbelerden sonra bitik halde düşmanının elinde kepaze olan adamın, üstünden buharlar yükselmeye başlamıştı. Bir süre sonra yaydığı ısı arttığından, eli yanan düşmanı da hızlıca birkaç adım geri çekilecekti.

‘’Sen, kimin oğlunu öldüreceğini söylüyorsun!’’

Günün başından beri ağzından çıkan ilk kelime buydu Çekiçdöven’ in, düştüğü karanlık dehlizlerden onu kurtaran evladının sesiydi. Hemen ardından duydukları ise yüreğinde önüne set çekilmez bir öfke seline neden olacaktı.

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ailesiyle vakit geçirmeyen bir adam asla gerçek bir adam olamaz

Don Vito Corleone

 Anket için buradan buyurun - https://goo.gl/forms/rlnbXL7yXqOgC4Y93

Bu seriyi yazan nasıl bir tip diye merak edenler içinse - https://www.instagram.com/enginthehouse/




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1217

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 871

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14780 Üye Sayısı
  • 449 Seri Sayısı
  • 19442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr