Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 109-Dışlanmış Savaşçı


Sakince dev baltasını başının üstüne kaldırdı Yarmagül, iki eli ile uzun sapın dibinden tutuyordu. Karşıdan bakıldığında dehşet verici bir görüntü oluşmuştu, buna rağmen rakibi kendine geldikten sonra hızla üstüne doğru saldırdı.

Kendi topraklarında, arkadaşlarının desteği ile savaşıyordu, rüzgârı arkasına almışken tereddüt ederse sonu hüsran olurdu. Yaklaştıkça hareketsiz bir şekilde onu bekleyen rakibinin görüntüsü yüreğine korku salmaya başlıyordu, dişlerini sıktı ve görevini yapmak için büyük kalkanını cepheden düşmana savurdu.

Yarmagül tüm ciddiyetiyle olanları izliyordu, gövdesine doğru gelen saldırıyı yukarıda aşağıya doğru gerçekleştirdiği bir savuruş ile karşıladı. Savaşın başından beri defalarca tekrarlanan olay tekrar yaşanmıştı, darbeyi alan Buzul Bölge savaşçısı bir adım geri savrularak ileri fırlayacaktı.

Görünüşte bir fark olmasa da sakin savaşçı kalkanının üstünde oluşan baskıda bir değişiklik fark edecekti, içini huzursuzluk kaplarken kulaklarına arkasında ki karların ezilmesi sesi geldi. Hızla dönerek savunma duruşu aldığında, az önce önden bir saldırı yapan rakibinin arkasına geçerek yatay bir kesiş gerçekleştirmek üzere olduğunu gördü.

Hayretler içinde kalmıştı, alt tarafı bir adımlık geri çekilme esnasında hasmı ne ara arkasına geçebilmişti. Buzul Bölge savaşçısı ne kadar düşünürse düşünsün gerçeği bulması mümkün olamayacaktı, belki de Nafız dışında olan biteni çözebilecek kimse yoktu ortamda.

Yarmagül teknik kitabını eline geçirdikten sonra hamileliği sırasında dahi pratik yapmayı bırakmadı, yaşadığı felaket teorikte olsa çalışmasına engel olamayacaktı. Söylediği gibi tam olarak ustalaşmamıştı, bu mücadele onun için de ne kadar ilerlediğini göreceği bir deneme niteliği taşıyordu.

Kalkanla çarpışan vuruşunda, enerjinin hepsini rakibinin üstüne salmamış, bir kısmını kendi momentumunda kullanarak ters tarafa doğru savrulmuştu. Tekniği yaratan kişinin zayıf yapısına rağmen, olağanüstü enerji kontrolü sayesinde dev bir silahla uyguladığı bu tekniğin mantığını kavramış gibiydi dişi ork.

Amaç şiddetli bir darbe ile tek vuruş yapmak değildi, rüzgârlı bir günde durmaksızın kıyıya vuran dalgalar gibi olmaktı. İkinci keşişten sonra da durmadı Yarmagül, rakibinin kalkanı sağ tarafa savrulurken hızlı bir ayak oyunu ile yan taraftan açık kalan sırt bölgesine bir atak yaptı.

Karşısındaki ork hala sakinliğini koruyordu, üzerinde ustalaştığı ekipmanını gelen darbenin yoluna koydu ve diğer eliyle kısa baltasına davrandı. Her ne kadar sadece savunma üzerine uzmanlaşmış bir kişi olarak görünse de, atak yapmadan dövüş kazanılmayacağını bilen bir savaşçıydı.

Yarmagül’ ün son vuruş sırasında aldığı duruş birçok açık noktaya sahipti, şimdi yapılacak bir saldırı sonrası ağır bir yara almaması mucize olurdu. Bunu düşünen rakibi de saldırıya geçmişti ama bir sürpriz onu yolda karşılayacaktı.

Kalkandan seken silahını yere sabitleyen Yarmagül, bedenine geri dönen enerji ile havaya zıplamış sağ ayağını balta tekmesi atmak için hazırlamıştı bile. Dişi ork babasının kızıydı, yetişkin bir erkek orktan iri olan fiziğiyle Buzul Bölge savaşçısının üstüne kâbus gibi çöküyordu.

Kendini zar zor bir yana kaçırdı serinkanlı savaşçı, ardından çıkan ses daha önce onun kalkanının zemine vurunca çıkardığı gürültünün kat be kat üstündeydi.  Ölümcül bir darbeden kaçmıştı, acilen mesafeyi açıp yeniden ritmini yakalaması gerekiyordu.

Tabii ki bu onun düşünceleriydi, rakibinin aklından geçenler ise bambaşka olacaktı. Yer indiği gibi silahını en ucundan yakalamış olan dişi ork, hasmının dizlerini hedef alıyordu.

Uzaklaşmak isteyen Buzul Bölge savaşçısı için mücadele bitmeyecekti, ilk darbeden kaçmayı başardığında dişi orkun çömelmiş vaziyette döne döne üstüne gelmeye devam ettiğini gördü. Hayretler içindeydi, bu saldırı serisi sona ermeyecek miydi?

Bir, iki derken saldırıların hızı savuşturdukça daha da artıyordu, onu asıl zorlayan dikkatini tek bir silahın üzerine yoğunlaştıramıyor oluşuydu. Dev baltadan aldığı her iki veya üç darbenin arkasından, yıkıcı güce sahip bir tekme tahmin edemeyeceği açılardan geliyordu.

Corte de Viento tekniğinin uygulanmasındaki bir püf noktada buydu, yaratıcısı tekmelerini dikkat dağıtmak için kullanıyordu. Ork uyarlamasında bu durum daha ilginç bir hal almıştı, Viento’nun zayıf fiziği ile attığı tekmelerle, iri yarı Yarmagül’ ün yıkıcı vuruşları bir olamazdı.

Büyük kalkana sahip savaşçı, sanki elli tane dev baltaya karşı dövüşüyordu. Gitgide biriken stresin etkileri, yavaşça kendini belli etmeye başlamıştı. Rakibi gittikçe hızlanırken, onun reaksiyonları aksine yavaşlamaktaydı.

Ne zaman biraz nefes almak için saldırıya geçmek istese, kendini ölümcül bir vuruşla karşı karşıya bulmaktaydı. Çember an ve an daralıyordu, kolları her zaman onunla beraber olan kalkanını taşıyamaz hale gelmişti.

‘’Bamm!’’

Tüm bu olanlar yirmi nefes içinde gerçekleşecekti, sonunda Yarmagül’ ün içine bütün vücudundaki gücü ekleyerek yaptığı bir vuruş sonucu ayakları yerden kesildi Buzul Bölge savaşçısının. Şahit olunan manzara çok görkemli olmuştu, dev balta büyük kalkana vurduktan sonra, geriye doğru savrulan savaşçı dövüşün başından beri durmaksızın tempo tutan arkadaşlarının içine kadar uçacaktı.

Kesin bir zaferdi, baştaki bocalamalarının hepsi hafızlardan silinmişti, dost düşman herkesin gözleri hayranlık ile ona bakıyordu. Buzul Bölge savaşçıları ömürleri boyunca her türlü mücadelenin içinde bulunmuş olsalar da, böyle bir saldırıyı daha önce görmemişlerdi.

Beraber geldiği ordunun askerleri için bu ilk değildi lakin bu sefer şahit oldukları kombolar karşısında hala şaşkındılar. Çekiçdöven ve oğlunun ise yüzleri gülüyordu, endişeleri silinmiş şekilde çemberin ortasında duran dişi orku gururla izliyorlardı.

‘’Sanırım sonuç belli oldu, bu mücadeleden çok şeyler öğrendim, bunun için sana teşekkür ederim!’’

Rakibi ona nasıl geldiyse, her şey bittiğinde Yarmagül’ de aynı şekilde karşılığını vermişti. Bir önceki dövüşün aksine yaşananlar nefrete dönmeyecekti, iki ork savaşçısının yeteneklerini sergilediği bir seyirlikti yaşanan.

‘’Böylesine değişik yöntemleri uzun ömrüm boyunca daha önce görmemiştim, şanslıymışsın Şef Alyon, evlatların ataların lütfu ile doğmuş!’’

Konuşan Beyazayı idi, iki dövüşü kaybetmiş olmasına rağmen yüzünde panikten eser yoktu.

‘’Bence bu konuda kimseden aşağı kalır bir yanınız yok Şef Beyazayı, sözlerimin ispatı için damadım olan oğlunuzu sıradaki savaşçımız olarak seçtim!’’

Ortalık bir anda çalkalanmıştı, Buzul Bölge savaşçılarının bu konuda bir bilgileri olmadığından, haber aralarında bomba etkisi yaratacaktı. Kellesini almak için savaşa gittiği kişiye yenildiği yetmezmiş gibi bir de damadı olmuştu şeflerinin çocuğu, dedikodu kazanı kaynamaya başlamıştı bile.

‘’Benim artık bir oğlum yok, sen damadını dövüş çemberine yollamak istiyorsan diyeceğim sözüm olamaz!’’

Beyazayı tavrından vazgeçmemekteydi, tüm kabilenin gözleri önünde Çekiçdöven’i bir kez daha can evinden vuruyordu. Başını öne eğmişti genç komutan, ne olursa olsun üzerinde büyük hakkı bulunan babasına karşı tek kelime etmeyecekti.

Savaşçılarının arasından yavaşça yürüyerek çembere girdi Çekiçdöven, üzerinde basit bir deri zırh varken elleri bomboştu. İsmini aldığından beri yanından ayırmadığı çekicini babasına geri vermişti, zırhıyla beraber onu da bir daha asla kullanamayacaktı.

‘’Şef Beyazayı savaşçım er meydanına çıktı, ona layık bir rakip seçmeyecek misin?

Atmış nefestir savaş çemberinde duran Çekiçdöven’e Buzul Bölge kabilesi savaşçıları içinden rakip çıkmayınca, Alyon bir kişi seçmesi için düşman Şef’e seslendi.

‘’Görüyorum ki hainin prestiji kabilem içinde hala yaşamakta, nasıl istersen, kendisine layık bir rakip yolluyorum!’’

‘’ÇatalBoynuz öne çık!’’

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tüm kadınlar sonunda annelerine benzerler. Bu onların dramıdır. Erkekler için böyle bir durum asla söz konusu olamaz. Bu da onların dramıdır.

Oscar Wilde  

Söz konusu olan, çocuklarına vermen gereken bir ders değil, örnek oluşturacak bir hayattı.

Franz Kafka

 

Bu bölüm sözler duble oldu :)

https://www.epiknovel.com/seri/insanligin-sonu  yeni bölüm geldi, okuyacak bir şeyler ararsanız göz atın derim…

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr