Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 107-Aşağılama


AŞAĞILAMA

Herkes Yarmagül’ü beklerken konuşan kişi ailenin en büyük erkek çocuğu olacaktı, üzerinde beyaz kürklü paltosu ile yavaşça çembere giriş yaptı Kitapkurdu. Sözlerine ne bir cevap ne de onay istemişti, kararlılığı bakışlarına yansıyordu.

‘’Şaka mı bu? Karşıma rakip diye bu cüceyi mi gönderdiler, şunun süsüne bir bakın hele!’’

Buzul Bölge Kabilesi’nin savaşçısı kahkahalar içinde konuşuyordu, diğer silah arkadaşları da kendisine eşlik etmekten geri kalmamıştı.

‘’Ben büyük Şef Alyon’un oğlu, Kurak Bölge Levazım Şefi Kitapkurdu, seni ölümüne bir düelloya davet ediyorum, yüreğin yetiyor mu? Yoksa vücudunun işe yarayan kısmı sadece ağzından mı ibaret?’’

Yanıtı kendisinden beklenenden çok daha sert olmuştu Kan Tanrısı’nın öğrencisinin, sözleri babasının paniğe kapılmasını sağlayacaktı. Hemen arkadaşına döndü Alyon, sorgular bakışlarına bir teselli arıyordu ama Nafız’ın ifadesi ser verip sır vermeyecek gibiydi.

‘’Vay vay vay büyümüştü bana kendi topraklarımda meydan okuyor, herkes şahittir çemberin içindeki bir kişi ölmedikçe bu mücadele bitmeyecek!’’

Başka ne isterdi ki düşman savaşçı, üstünde herhangi bir suç kalmadan rakibini öldürme hakkı kazanmıştı. Aceleyle, elindeki baltayla savaş duruşuna geçmeden önce rakibinin yüreğine korku salmak için ortalığı inletecek bir nara attı.

Kitapkurdu sakindi, yavaşça üzerinden çıkardığı paltosunu bir kenara attıktan sonra atkuyruğu şeklinde örülmüş saçlarını arkaya savurdu. Kısa adımlarla rakibinin üstüne doğru yürürken konuşmasının aksine ürkek bir hali vardı, sanki yaklaştıkça gerçekleri görüyormuş gibiydi.

‘’Geber seni ucube!’’

Buzul bölgeyi temsil eden savaşçı büyük adımlarla koştuktan sonra baltasını hışımla savurdu, hedefini boydan boya yarmaktı amacı lakin son anda karşısındaki orkun görüntüsünün bulanıklaştığını fark etti.

‘’Ahh!’’

Sağ bacağında, üst üste dört kesik oluşmuştu iri savaşçının, bir anda canı yanıp feryat etse de gözüyle kontrol ettiğinde ciddi bir şey gibi durmuyordu bunlar.

‘’Seni sinsi fare, o eldivenlerin içinde ne saklıyorsun öyle!’’

Buzla kaplı gölün üstünde giydiği bu eşyayı dövüş çemberinde bile çıkarmamıştı Kitapkurdu, herkes bunu süse düşkünlüğüne yormuştu. Düşünülenin aksine, kendisine özel olarak yaptırdığı yüksek kalite pençeleri saklıyordu cılız ork.

Belki fizikken diğer tüm soydaşlarından zayıftı ama üstün zekâsı ve hepsinden fazla altını ile önündeki fırsatlar sonsuzdu. Kullandığı silahlar alelade değillerdi, biri üstünde Aramis’in damgası görebilseydi ne ile uğraştığını anlayıp kenara çekilebilirdi.

‘’Bu pençeleri kendime uygun gördüm, nasıl bıraktığı hissiyat güzel mi?’’

Rakibi göremese de izleyenler tüm olanlara şahit olmuştu, hırsla baltasını savuran savaşçının bacak aralarından sırt üstü kayarak geçen Kitapkurdu, pençeleri ile saldırı bile yapmıştı.

‘’Bunlar mı? Gıdıklanmıyorum bile!’’

Belli etmemeye çalışsa da böyle zayıf bir rakipten darbe almak moralini bozmuştu Buzul Bölge savaşçısının, zaman kaybetmeden saldırmaya devam edecekti. Bu sefer daha temkinli davranıyordu, hareketlerini bir açık bırakmayacak şekilde özenle seçmekteydi.

Kıtanın tamamı gibi dövüş çemberi de karla kaplıydı lakin savaş ilerledikçe iri orkun her adımı bir kırmızı gül gibi açacaktı bembeyaz zeminde. Yarası derin değildi, şimdiye kadar çoktan bu sıkıntıdan kurtulmuş olması gerekirdi.

Darbeyi aldığından beri iki yüz nefes geçmişti, sürekli rakibini kovalamaktan gücü kesilir gibi olduktan sonra bir anda yere yığıldı Buzul Bölge savaşçısı. İlk vuruşu yaptıktan sonra hiç riske girmedi Kitapkurdu, sadece ustasından öğrendiği hareket teknikleri ile kendi korumuştu.

Kimse ne olduğunu anlamamışken bu sahne bazı kişilere çok tanıdık geldi, özellikle Yarmagül yerde yatan adamı çok iyi anlıyordu. Ortamda belirsizliğin hüküm sürdüğü anlarda, kenarda duran paltosunu aldıktan sonra çemberin kendilerine yakın kısmından dışarı çıkmak üzere olan cılız ork, yere bir tüp bırakarak herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle bağırdı.

‘’Kanında kendi yaptığım bir zehir var tek panzehir yerdeki bu şişede, ölmek istemiyorsan çabuk olmalısın!’’

Nafız’ın öğrencisi dövüşü ilmik ilmik planlamıştı, düşmanının yığılacağı yeri bile hususi olarak kendi seçmişti. Çemberin sağ tarafına yakın yerde düşen savaşçı arkadaşlarının önünde can çekişirken, tek kurtuluşu düşmanın olduğu sol taraftaydı.

Tek yol o yöne doğru sürünmekti, ya olduğu yerde kalacak ya da gururunu ayaklar altına alarak düşmanının gözü önünde kendini küçük düşürecekti. Karar vermesi uzun sürmedi, yaşama arzusu her canlı için birincil öncelikti, gözlerini yumdu kulaklarını tıkadı ve ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya başladı.

Küçük tüpe yakınlaştıkça tüm gücünün vücudundan çekildiğini hissediyordu, içinde kalan son gayreti ile yaşama tutunmaya çalışmaktaydı. Nihayet son bir hamle kalmıştı, ardından kolunu uzatıp panzehri alabiliyordu Buzul Bölge savaşçısı. Arkadaşları tek kelime edemeyecekti, ne kadar acıda olsa onlarda yandaşlarının ölmesini istemiyorlardı.

Avuçlarının içine almak üzereydi tüpü yerdeki savaşçı, bir nefes uzaktı ona fakat bir anda ipleri kesilmiş kukla gibi hareket etmeyi bıraktı. Umut ile bakan gözleri hala açıktı, nefes almayı bırakan bedeninden kalan tek canlı şey onlardı belki de.

Kanlı bir savaş olmamıştı, ne kopan bir baş ne de uzuv vardı lakin az önce yaşanan olay, Ork Stepleri tarihinde yaşanmış en dehşet verici galibiyetti. Rakibinin benliğini parçalayacaktı Kitapkurdu, onun şahsında tüm düşman ordusunu küçük düşürmeyi başarmıştı.

Kan Tanrısı, hiçbir şey olmamış gibi kar beyazı paltosunun üstündeki karları temizleyen öğrencisini baştan aşağı dikkatle süzdü. O gün, terk edildiği çadırın içinde çaresizce aslında savaşmak istediğini söyleyen çocuk neye dönmüştü böyle.

‘’Kimin öğrencisi aslanım benim, helal sana bu yollar!’’

Neşeyle konuşan Kan Tanrısı bir konuyu atlıyordu, hemen sağ tarafından yükselen cinayet niyeti yerdeki karların uçuşmasına neden olmuştu. Yaşanan olaylardan sonra, her zaman savaş konusunda üstün olan öğrencisi Sangre tahtının sallanması sonucu adeta alev alıyordu.

‘’Nafız şuna sahip çık, başımızı iş almayalım boş yere!’’

Bu hal Alyon’u endişelendirecekti, Kan Savaşçısı’nın pek freni yoktu, her zaman bir eli yayında gözleri öldürmeyi amaçladığı kişideydi.

‘’Dilimde tüy bitti senle konuşmaktan, bizim işimiz sadece izlemek en ufak taşkınlık istemiyorum!’’

Aslında öğrencisi bu hareketleri çokta bilinçli yapmıyordu, içinde yavaşça büyüyen bir öfke girdabı vardı. Bazı zamanlar öyle dayanılmaz bir hal alıyordu ki bu durum, onu da içine çeken öfke nöbetleri dalga dalga zihnine doğru vuruyordu.

‘’İkinci savaşçınızı yollayın!’’

Ses Beyazayı’ ya aitti, sanki az önce bir savaşçısı küstahça katledilen o değil de başkasıymış gibi sakindi yaşlı ork.

‘’Madem dayısını izledi, bir de annesini görsün bakalım ufaklık!’’

Dev kargılı baltasını sallamaya başladı Yarmagül, gittikçe de hızlanıyordu, işi o kadar abartmıştı ki bir süre için bulundukları kısımda yerden kalkan karlar nedeniyle görüş sıfıra inmişti. Durduktan beş nefes sonra yürümeye başlayan dişi orkun önünde kardan arınmış bir yol oluşmuştu, tüm asaleti ve heybetiyle sanki kırmızı halı üzerinden sahneye yürüyordu Yarmagül.

‘’Ben Büyük Şef Alyon’un kızı Yarmagül, var mı içinizde karşıma çıkacak bir kişi!’’

Çağrı sonrası ortam sessizdi, neden sonra elinde büyük bir kalkan olan Buzul Bölge savaşçısı arenaya adımını attı. Bakışları soğuktu bu orkun, ortaya kadar yürüyüp saygıyla selam verdi karşısındaki rakibine.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Hiçbir dahi, biraz çıIgınIık karışımından yoksun oIamaz.
Aristoteles

 

Yazar Notu

Hikayeme gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim bu beni gerçekten çok sevindiriyor. Bir yandan da, sadece seri ana sayfasında bulunan beğen butonuna basarak bedavadan toplu okuma fırsatını kaçırmanıza üzülüyorum.

Sanseiu




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1259

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 890

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 822

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 659

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 602

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 523

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 377

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 195

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15563 Üye Sayısı
  • 507 Seri Sayısı
  • 20944 Bölüm Sayısı


creator
manga tr