"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 103-Sakin Yolculuk


SAKİN YOLCULUK

İki bölgeyi bağlayan dev asma köprülerden geçtikten sonra, sakin bir şekilde Kasaphaydo’nun yönettiği kabileye doğru ilerledi araç. Etrafında hiç eskort yoktu, içindekilerin yolunu kesecek kadar cesur kimse kalmamıştı bu bölgede.

Kutsal Topraklar da bulunan üst düzey orklarda, ikili ile tekrar görüşebilmek için Kurak bölge kabilesinin yolunu tutmuşlardı. Şef Alyon ve Nafız ayrıldığından beri ilk defa böyle büyük bir buluşma gerçekleşeceğinden, tüm orklar diken üstündeydi.

Başarıları ve maceraları, dilden dile aktarılarak tüm savaşçıların kulağına ulaşmayı başarmıştı. İki kişi girip tüm şehri dize getirmişlerdi, adlarını bilmeyen tek bir ork yoktu.

Araca gidecekleri yerin koordinatları girilmiş olduğundan yol boyu kâh sohbet ettiler, kâh yatıp uyudular iki arkadaş. Vagonun yavaşlaması üzerine, istenen yere geldiklerini anlamaları ile kulaklarına bir uyarının çalınması bir oldu.

‘’Araçtan inerek kimliğinizi teyit ettirin!’’

Ses sertti, emir kipinin hakkını sonuna kadar veriyordu.

Şef Alyon önden ilerlerken, arkasından gelen Nafız’ la beraber açılan merdivenlerden yavaşça dışarı çıktılar

‘’Kimsiniz?’’

Araçtan inen ikilinin muhafıza dikkat edecek durumu yoktu, etraflarına bakarken sanki büyülenmiş gibiydiler. Bıraktıklarında harap halde olan kabilenin, şimdi gözleri ile sınırını göremiyorlardı, en dikkat çekici olansa madenlerin bulunduğu alanda kurulmuş ork çadırlarıydı.

Bu kadar kısa sürede bu denli bir büyüme oranı beklemediklerinden şaşkına dönen Alyon ve Nafız, korumaların kollarından yakalamaları ile kendilerine gelecekti.

‘’Yakalayın casusları! Sembolümüzü taklit ederek elinizi kolunuzu sallayarak girebileceğinizi mi sandınız kabilemize?’’

Nöbet bekleyen orklar efsanevi ikiliyi daha önce hiç görmemişlerdi, şu anda karşısındakiler onlara anlatılanlara da hiç benzemiyordu. Çoğu ork savaşçısı şef Alyon’u bir dev, Nafız’ı ise bakışları ile düşmanlarını öldüren bir kişi olarak öğrenmişlerdi.

Karşılarında duran iki şaşkın ork ancak Ana Kabile’nin gönderdiği casuslar olabilirdi. Hemen ellerine mor alaşım kelepçeleri takıp, kafalarına bir çuval geçirerek tutsakları hapsettikleri çukurun içine tıktılar.

‘’Şef Alyon ne kadar övünsen azdır, baksana hâkimiyetin altındaki kabile ne kadar gelişmiş. İki lafın arasına paket edip attılar bizi buraya!’’

Büyük bir kahkaha atarak bitirmişti laflarını Nafız, yerlere kadar eğilerek karşılama yapacak orklar beklerken yerin altında arkadaşı ile muhabbet ediyorlardı.

‘’Kapa çeneni kaltak! Zaten canım sıkkın kafanı koparmayım senin!’’

İçerisi zifiri karanlık olsa da Kan Tanrısı sesin geldiği yerde öbekleşmiş kişileri görebiliyordu, dizaynı çok ilginçti bu yerin. Her gelişen toplumda bazı yaban otları olacaktı, bunların ıslahı ve imhası için tasarlanmıştı yer altı çukurları.

Birbirinden ayrı olarak kazılmış derin çukurlar arasında bir orkun geçemeyeceği kadar dar bağlantılar vardı, üstü tamamen kapalı bu yerde hava sirkülasyonu bu şekilde sağlanmaktaydı.

‘’Bak sen ne haşin erkekler varmış komşu deliklerde, çok merak ettim nasıl yapmayı düşünüyorsun bunu?

Alyon çok kızmıştı, bir avuç pislikle beraber hapsedilmesi yetmiyormuş gibi bir de kendilerine hakaret ediliyordu.

‘’ Kelepçelerinizin sesleri buraya kadar geliyor, şu aramızdaki geçişi biraz daha açtığım zaman göstereceğim size küçük böcekler!’’

Genel uygulama sadece suçluları buraya tıkılmasıydı, casus oldukları şüphesiyle sadece Şef Alyon ve arkadaşı Nafız’a kelepçe vurulmuştu.  Islah amacı dışında bir de imha hedefi vardı bu yerin, mahkûmların birbirlerini öldürmeleri gayet normal karşılanacaktı.

‘’Sen hiç zahmet etme, ben size bir şey yolluyorum onunla muhatap olursunuz!’’

Sınır aşılalı çok olmuştu, bir an sonra ikilinin olduğu çukurun içinde büyük pençeleri ve dev cüssesiyle bir ayı belirdi.

‘’Parçala!’’

Emir netti, güç hayvanı söyleneni ikiletmeden çukurları ayıran toprak duvarlara tırnaklarını geçirdi. Yirmi nefes geçmeden toz bulutu içinde kalmış orkların siluetleri belirecekti, yüzlerinde ki ifadeyi görmek paha biçilmezdi.

‘’Sanırım artık önünüzde bir engel kalmadı, görelim maharetinizi!’’

Şef delirmişti, her zaman ki sakin duruşunun aksine şartları sonuna kadar zorlamanın peşinde bir görünümü vardı.

‘’Efendim, bizler çok büyük bir hata yaptık, lütfen affedin bizi!’’

Yere kapanarak yalvaran bu tipler, sadece kalabalık olmalarını kullanarak etraflarına zorbalık yapan orklardı. Daha yan çukurlarında kim olduğunu bile görmeden, önlerinde dikilen güç hayvanının haşmeti diz çökmelerine yetmişti.

‘’Bundan sonrası bende Alyon, çocuklar sadece bir hata yapmışlar hemen kestirip atmak olmaz!’’

Nafız alınları yerde korkudan titreyen adamaları görünce tiksinmek dışında hiçbir duygu hissetmedi, onları hemen öldürmek ödül olurdu.

‘’Her işlenen kabahatin bir cezası olmalı ama bir oyun oynayacağız sizinle, yanımda duran bu canavarın iki hamlesinden kaçabilen hayatına devam edecek!’’

Geldikleri vakti hesaba katarak burada biraz daha zaman geçireceklerini anlayan Nafız kendine bir eğlence bulmuştu, sinirli Alyon’u da kenara çekerek izlemeye koyuldu.

Vakit geçiyor güneş ışıklarını kabilenin üzerinden uzaklaştırıyordu, beklenen önemli konuklar ise hala gelmemişti. Asiyürek hariç tüm yüzbaşılar, Kan Tanrısı’nın öğrencileri ve Alyon’un ailesi şefin çadırında sabırsızlıkla onları bekliyordu.

‘’Kasaphaydo, nöbetçilerden her hangi bir haber yok mudur?’’

Konuşan kişi Çekiçdöven’di, her hangi bir endişesi olmasa da beklemek canını sıkmıştı, ezelden beri tez canlı bir kişi olduğundan bu durumlara hiç gelemiyor.

‘’Henüz güneş tam tepede olduğu vakitlerde, iki casusun kabileye girmeye çalıştığı haberini aldık, kullandıkları aracın üstünde kabilemizin sembolü varmış!’’

‘’Sen bunu yenimi söylersin!’’

Kurak Bölge Kabilesi’nin şefinin konuşması bittiği gibi Sangre hiddetle haykırdı, yolda bir pusu kurulmuş ustası gafil avlanmış olabilirdi.

‘’Hemen onları buraya getirin, acilen sorgulanmaları lazım!’’

Kitapkurdu çadırın içindeki muhafızlara dönüp emrettiğinde, bu savaşçılar rüzgâr gibi dışarı fırlayacaklardı. Aceleyle çukurları başına koşan habercileri sabah nöbetteki orklar karşıladı, bu anın geleceğini biliyorlardı aynı nedenle işleri bitse dahi yerlerinden ayrılmamışlardı.

‘’Demedim mi sana, bu olaydan sonra bizi de ana orduya alacaklar artık!’’

Yüzlerinde güller açıyordu, kademeleri ayak işlerine bakan normal muhafızdan öteye gidemiyordu fakat böyle bir başarı onları ordunun bir ferdi yapacaktı. Sevinçle çukurun başına gelip heyecanla bağırdılar.

‘’İkiniz! Aşağı atacağımız kancaya kelepçelerinizi takın, sorgu vaktiniz geldi!’’

Hapishane görevi gören çukurlardan başka çıkış yolu yoktu, en azından normal orklar için. Nafız ve Alyon’ da hiç bozuntuya vermediler, kan gölüne dönmüş yan hücreden ayrılarak kendilerini yukarı taşıyacak halatlara ulaştılar.

‘’Gözlerini kapatın, kabilemiz hakkında hiçbir bilgi edinmelerine izin vermeyin!’’

Korumalar iyice havaya girmişti, habercilerin eşliğinde şefin çadırına girerken göğüsleri gururla kabarıyordu. Yol boyu kendilerini izleyen kişileri görmemezlikten gelirken, havalarından yanlarına yaklaşılması mümkün dahi değildi.

‘’Buradan geri dönün, kalanını biz hallederiz!’’

Şefin çadırının önünde nöbet bekleyen savaşçılar, gelenleri durdurup kafaları çuvalla örtülmüş iki tutsağı almak istediler.

‘’Olmaz bu casusları biz yakaladık şefin huzuruna biz çıkaracağız!’’

Dışarıdaki arbedenin sesleri çadırın içine dolduğunda, zaten üstündeki baskı yüzünden gergin olan Kasaphaydo sinirle bağıracaktı.

‘’Bırakın girsinler!’’

Sabah aracı durduran muhafız takımı eksiksiz olarak içeri akın etmişti, yanlarındaki tutsakları ile hızla kendilerine bekleyen grubun karşısına geçtiler. Tek dizlerini yere vurarak selamlarını verdiklerinde getirdikleri iki ork hala ayaktaydı.

‘’Çabuk diz çökün, büyük şef Alyon’un ve Kan Tanrısı Nafız’ın savaşçılarının huzurundasınız!’’

Muhafız grubunun lideri tüm yalakalığı ile tutsaklara seslendi, kısa boylu olan ork ses çıkarmadan dizlerinin üstüne çökmüştü uyarı sonrası lakin normalin üstünde iri olan ısrarla bir milim kıpırdamıyordu.

‘’Sana söylüyorum, hemen diz çök!’’

Kendinden geçen muhafız, ısrarla ayakta duran orkun bacağına sağlam bir tekme indirdi fakat sonuç beklentisinin aksine gelişecekti, aynı anda kendi ayağında tarif edilmez bir acı hissetmişti.

‘’Çocuk şansını çok zorluyorsun!’’

Darbeyi alan kişi konuşmuştu, bunun üstüne diz çökmüş kısa boylu orkta hayal kırıklığı ile mırıldandı.

‘’Oyunbozanlık yapmanın sırası mıydı şimdi?’’

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğiniz insana, herkesten çok sinirlenirsiniz.

 Freud

 

Anket 1 ay açık kalacak henüz katılmadıysanız sizi bu taraftan alalım

https://goo.gl/forms/rlnbXL7yXqOgC4Y93

Bir diğer çalışmamı okumak içinse buradan buyurun

https://www.epiknovel.com/seri/insanligin-sonu

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 666

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15645 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21154 Bölüm Sayısı


creator
manga tr