Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 102-Elveda Parthenia


ELVEDA PARTHENİA

Tuhaf bir gece olmuştu, bir tarafta hüzün ve korku, diğer tarafta ise zaferin getirdiği coşkuyla eğlenen orklar vardı. Kübey Şehir Lordu’ nu geri getirdiğinde ona da kısaca olanları anlattı, yıkılmıştı genç adam, elinden geleni yapmasına rağmen bu kıyımın önün geçememişti.

Nafız’ın güç hayvanı ölen insanları yedikten sonra koca meydanda, tüm zemini kuşatan kanlar ve sahipsiz elbiseler kalmıştı. Şehir Muhafızlarından isyana katılmayanlarına verilmişti burayı temizleme görevi, daha birkaç gün dönümü önce yan yana durdukları arkadaşları şimdi yoktu. Ne gömülecek bedenleri, ne de ardından yas tutulacak mezarları bile olmadan hiçliğe karışmışlardı.

Tüm bu olanlar yeni bir sorunu beraberinde getirecekti, şehirde ki insan gücü neredeyse yarı yarıya azalmıştı. Çoğu dükkân ve imalathane boşalmış, tüccarların pek çok müşterisi artık yoktu. Burada devreye Eftelya girecekti, tam olarak olacaklardan haberdar edilmese de, Kitapkurdu ile yaşanacak bu kriz için bir plan yapmışlardı.

Sadık kalan insanlar ödüllendirilmeliydi, isyan sırasında zindan atılan komutanlar diğerlerinin yerini alacaktı. Fakir halktan çağrıya uyup evlerine dönenlere, zengin hainlerin malları pay edilmeye başlanmıştı bile, bu hem sosyal dengeyi sağlayacak, hem de içlerine çöken korku ve endişeyi dağıtacaktı.

‘’Bölgedeki ork kabilesi için ne düşünüyorsun büyük şef!’’

Parthenia’ da ki işleri bu sefer gerçekten bitmişti, Ticaret Bölgesi olarak anılan bu topraklarda daha fazla kalmaları için tek bir neden vardı. Hâkimiyetlerinin devamını sağlayacak bir yapılanma oluşturulması gerekiyordu, Nafız arkadaşına son kararını sormuştu.

‘’Kıtanın tamamını ele geçirene kadar bu küçük parçasında bazı denemeler yapabiliriz, gözcülerimiz yaşamaya elverişli birçok yer olduğunu doğruladılar. Ordularımızı ikiye bölerek elimizdeki yerleri korurken Çekiçdöven ve savaşçılarını Buzul Bölge’nin fethi için kullanacağız!’’

Alyon’un planı gayet mantıklıydı, Ticaret Bölgesi’ni ellerinde tutabilirlerse, Kurak Bölge’deki madenlerle beraber maddi olarak güçleri an be an artacaktı. Düşmanlarının kaynakları kesilirken, kendileri hamle üstünlüğünü ele geçireceklerdi.

Sıradaki hareket ana ork kabilesinin askeri gücünü bitirmek olmalıydı, hedef Beyazayı’nın yönettiği kabile olarak belirlenmişti.

‘’Bir sıkıntı olmayacağına emin misin? Eski şeflerini görünce savaşma istekleri bir anda buhar olup havaya karışmasın?’’

Kan Tanrısı bu yeni orduya pek güvenemiyordu, belki de aklının bir köşesinde canlarını alma düşüncesi hala sinsice beklemekteydi.

‘’İki sınav atlattılar, son gördüklerinden sonra böyle bir düşünce akıllarından geçmeyecektir!’’

Şefin savaşçılarına güveni tamdı, ölüme terk edildikleri noktada onlara sahip çıkan kişiye ihanet edecek kadar şerefsiz değildi bu kişiler. Daha önce ustasının uğradığı ihanetin izleri bile kararını etkilemeye yetmeyecekti, eğer bu toprakları birleştirecekse üzerinde yaşayanlardan bazılarına güvenmek zorundaydı.

‘’Rotamız belli mi? Ana kabileye gidip bir dakika, biz Buzul Bölgeyi işgal edicez şu elli bin kişi ile geçmemize izin verin diyemeyiz herhalde?’’

Ork Stepleri’nin tuhaf bir coğrafik yapısı vardı, dış dünyadan neredeyse izole durumdayken kendi içinde de ulaşımı zor noktalar bulunuyordu. Ticaret Bölgesi’ni Kurak Bölge’den ayıran derin yarığın yanı sıra, yine bu kısmı Yoğun bitki örtüsü ile kaplı Ormanlık Bölüm’ den ayıran bir nehir vardı.

Deli Su adındaki bu akarsu ismini çılgın tabiatından alıyordu. Normal zamanlarda kadife bir örtü gibi olan suları, üstünde bir canlı olduğu zaman deliriyor onu yutana kadar durmuyordu. Parthenia şehrinin olduğu bu bölüme, sadece devasa asma köprüler ile erişilebilmesinin yegâne sebebi Deli Su nehriydi.

Buzul Bölge’nin durumu da farklı değildi, üç yanı sıra dağlar ile çevrili olan bu yerin tek kara bağlantısı Ana Ork Kabilesi üzerinden sağlanıyordu. Kurak Bölge ile olan sınırında ise, Deli Su nehrinin yeraltına girdikten sonra oluşturduğu Lanetli Göl bulunmaktaydı.

Lanetli Göl belki de Ork Stepleri üzerindeki en gizemli noktaydı, Kurak Bölüme kıyı olan tarafı neredeyse bir yanardağın lavları kadar sıcak iken, Buzul Bölge tarafı buz tutmuş bir haldeydi. İki bölgenin iklimsel şartlarının temelinde yatan neden, bu ilginç su birikintisiydi.

‘’Lanetli Göl üzerinden bölgeye ulaşacağız, üstün bedenlerimiz sayesinde donmadan kabileye ulaşabileceğimizi düşünüyorum!’’

Şefin planları her zamanki gibi basitti, bir şey yapmak istiyorsa en kısa yolu tercih ederdi.

‘’Peki, haşlama olmadan karşı kıyıya ulaşma işini nasıl halledeceğiz?’’

Donmuş bölümüne ulaştıktan sonra, yolculuk ne kadar zorlu olsa da orkların başaramayacağı bir şey değildi bu lakin içine düşen her şeyi bir anda kül eden sıcak taraf Nafız’ı düşündürüyordu.

‘’ Oğlum diye söylemiyorum, bizim çocuk ona da bir çare buldu!’’

Bahsedilen kişi kendi öğrencisi olduğundan Nafız’ın kaşları çatılmıştı, Kitapkurdu’nun bu işle ne alakası vardı.

‘’Merak ettin değil mi? Sen damatla savaşa gittiğinde, ben de bu konuyu çözmesi için Kitapkurdu’na emir verdim. Geçmişte bilinen tüm malzemelerle denemeler yapmasına rağmen bir sonuç alınamamıştı fakat benim oğlan zehir gibi çıktı arkadaş!’’

Alyon şişindikçe şişiniyordu, sanki o zaman hayal kırıklığı içinde çocuğundan ümidi kesen kendisi değilmiş gibi de yüzsüzdü.

‘’Hoşt köpek! Yavaş ol da molla desinler, yeter övündün benim öğrencimle!’’

Arkadaşı şöyle bir Nafız’ı süzdükten sonra, gözlerini devirerek konuşmaya devam etti.

‘’Dilber’den aldığımız kabuklardan biriyle deneme yapmak aklına gelmiş ve görmüşler ki, neredeyse bir gün dönümü süresinde suda kalsa da hiçbir zarar almıyormuş kabuklar!’’

Çözüm çoktan bulunmuştu, sadece orduların yeniden düzenlenip, Ticaret Bölgesi içinde kurulacak birçok kabilenin yaşam alanlarının inşası kalmıştı. Altın kum gibiydi kabilede, eğer bundan fazla bir şey varsa oda etraflarında bulunan tüccarların sayısıydı.

İlk başta Asiyürek’i bu kısımdaki kabilenin başına getirmekti Alyon’un niyeti fakat artık arkadaşının söylediklerini yapmak daha mantıklı geliyordu ona. Bir askeri üst kuracaklardı sadece, buranın komutası Asiyürek’te, eğitim sorumluluğu Morrison’ da olacaktı.

 Mevkii ticaret yollarının kesiştiği noktada bulunmalıydı, etrafına kurulacak kabilelerle beraber zamanla bölgeyi tamamen kapsaması düşünülüyordu. Belki ilerde orkların bilgi ve becerileri artarsa, şanslarını savaşmak dışında başka kulvarlarda da deneyebilirlerdi.

 

İnsan kıtlığı çeken şehirde beş bin savaşçısını bırakmak zorunda kalacaktı Şef Alyon, karadan bir tehlike içinde olmamasına rağmen, deniz yolu ile yapılacak saldırılara karşı korunmalıydı Parthenia. Kalan kırk beş bin savaşçı içinden seçilen komutanlara, belirlenen bölgelerde kendi kabilelerini kurmaları için emir verildi.

Yönettikleri birlikler ile buralara yerleşerek çoğalacak, askeri üstte eğitilmeleri için savaşçılar sağlayacaklardı. Birçoğunun asıl amacı ileri karakol görevi görmekti lakin ileride onlarda kendilerini başka yollarla geliştireceklerdi.

Şehrin büyük kapısı açıldığında, dışarı çıkan aracın yolundaki tüm orklar dizilmiş onları selamlıyordu. Üzerinde kırmızı bir ork yumruğu bulunan vagonun içinde, kaderlerini değiştiren iki kişi bulunmaktaydı.

Alyon ve Nafız bu kapılardan ilk girdiklerinde, hücre gibi bir kafesin içinde köle tüccarları ile birlikteydiler, çıkarken ise muzaffer iki komutan edasıyla ayrılıyorlardı ticaret şehrinden…

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ülkeler kılıçla alınır, ancak adaletle korunur.

Timurlenk

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 665

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15640 Üye Sayısı
  • 514 Seri Sayısı
  • 21137 Bölüm Sayısı


creator
manga tr