Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 100-El Elden Üstündür


EL ELDEN ÜSTÜNDÜR

Üç işaret fişeğinin iki anlamı vardı, Marcos şehirden gönderilecek ve sığınaktaki ork askerleri yüzeye çıkacak. Tüm isyancılar bir yere toplanmıştı, gizli kimliklerle saman altından su yürütenlerde kendilerini ifşa etmekten çekinmiyordu.

‘’Rap! Rap! Rap!’’

Hayâsızca koruma kalkanına akın eden leş sürüsü, uzaktan gelen ayak seslerini başta duymayacaktı. Ne zaman etrafları tamamen zırhlı savaşçıların kalkanları ile çevrildi, o zaman akılları başlarına gelmişti.

‘’Hayırdır, az önce pek bir iştahla saldırıyordunuz, bak artık bizi koruyacak bir şey de yok nedir bu ürkeklik!’’

Konuşmadan önce Nafız astına koruma kalkanını kapatmasını emretti, genç lord çoktan aralarından ayrıldığından kimseden korkmaları için bir sebep kalmamıştı. Şöyle bir etrafına baktığında gördüğü manzara muhteşemdi.

İtina ile hazırladıkları planları suya düşen isyancılar şimdi canları için endişeliydiler zira dört bir yanları ölümüne korktukları kişiler tarafından sarılmıştı.

‘’Bu kadar ork nereden çıktı, hani hepsi gitmişti!’’

‘’Üç asil ailenin konaklarını basan gruplardan da haber yok, yardıma gelirlerse tek bir yerden hücum edip kuşatmayı kırabiliriz!’’

İsyancıların içlerinde soğukkanlılığını koruyan birkaç kişi vardı, onlardan en yüksek rütbeli olanı konuşmuştu. Şehir muhafızlarının hain komutanı, helva gibi dağılmak üzere olan yandaşlarına umut aşılamaya çalışıyordu.

‘’Ahhhhhhh!’’

Üç ayak uzunluğundaki bir ok, bağırmak için açılan ağzından girip ense kökünden çıkmıştı komutanın, aynı hızla devam edip üç kişiyi daha deldikten sonra anca duracaktı.

‘’Kan Tanrısı’nın önünde konuşmaya nasıl cüret edersin, kim olduğunuzu sanıyorsunuz?’’

Nafız’dan sonraki en acımasız kişi de olay mahalline teşrif etmişti, ustası bazen işi gırgıra vursa da onun hiç şakası yoktu.

‘’Çemberi daraltın!’’

Sangre acımasızca bağırdı, ork savaşçıları komutanlarının emrine uymak için bir adım öne attılar.

‘’Sizi köpekler, madem burada öleceğim o zaman sizi de yanımda götürüyorum!’’  

Elinde, koyu yeşil bir karışım olan iksir şişesini tutan adam onu hızla yere vurmak için hareketini yapıyordu. Neden sonra şişeyi tutan eli yarı yolda dona kalacaktı. Tüm dikkatleri üstünde toplayan adam boncuk boncuk terlerken, yanından uzaklaşmış insanların yarattığı boşlukta yokluktan bir kişi belirmeye başlamıştı.

‘’Şunu ben bir alayım, sen sakar bir arkadaşa benziyorsun!’’

Suratı belli olduğunda herkes kim olduğunu görecekti bu kişinin, Kuyag başından beri kalabalığın içinde gizleniyordu. Sürpriz bir olay için pusuda beklerken, ağına bu balık yakalanmıştı.

Binlerce kişinin kuşatma altında soğuk terler döktüğü sırada, bu olay onlara bir nebze cesaret verecekti.

‘’Arkadaşlar, sahnedeki dişi ork etrafımızı saranların komutanı, onu esir alırsak kaçma şansımız olacaktır!’’

Kendisi ile tanışmamış insanlar için, bu durumda onu hedef olarak seçmek en akıllıca seçim olabilirdi fakat arenadaki o güne tanıklık eden şehir muhafızlarının adımları geri geri gidiyordu.

‘’Saldırın! Elinizden kaçırmayın!’’

Son güçleri ile sahneye koşan bu kişiler, alacakları birkaç fazla nefesi heba ettiklerinin farkında değildi. Asiyürek hala kalkan oluşturabilme yeteneğine sahipti, tam davranacakken bir el omuzundan yakaladı onu.

‘’Sen görevini tamamladın, geride dur ve kabilemizin gerçek gücüne tanıklık et!’’

Konuşan kişi Kübey’di, ellerini belindeki hançerlerine attıktan sonra kalabalığın içine yıldırım gibi dalacaktı. Nafız bir süre onu izledi, hareketleri Miloş ile neredeyse aynıydı fakat en sonunda o bir orktu, yıkım gücü ona bunları öğretenden birkaç kat üstündü.

Korumaların lideri olan dişi ork on beş adımlık bir daire içinde turunu tamamladığında, cesetlerden adım atacak yer kalmamıştı zeminde. Etrafı hemen tenhalaşacaktı, isyana kalkışan kalabalık belki binlerce kişiden oluşuyordu ama kalite olarak beş para etmezlerdi.

Yaptıkları planın ana dayanağı ork savaşçılarının şehri terk etmesiydi, geride kalan şehir muhafızları içinde nüfusları büyüktü. Halk ise hiç düşünülmemişti bile, onların gözünde bu kişiler her istediklerinde ezebilecekleri böceklerdi.

‘’Temeller iyi, hareketler keskin, en can alıcı kısımsa son darbe sırasında tereddütten eser yok. Miloş seni çok iyi yetiştirmiş, orklar içinde bu soğukkanlılık ve disiplin seviyesine ulaşmış birini görmek gurur verici!’’

Nafız konuşunca az önce öldürdüğü insanların arasında duran dişi ork ona dik dik baktı, çok mağrurdu Kübey, savaşçı olarak kendisi ile yarışabilecek kimseyle daha önce karşılaşmamıştı.

‘’Bak sen şu bakışlara, ne oldu? Üstünmüş gibi seni övmem hoşuna gitmedi mi? Sende görmeden anlayamayan tiplerdensin galiba, şimdi gözlerini dört aç!’’

Çemberin içinde kalan normal insanlar hiçbir şey anlamayacaktı, şehir muhafızları bir gölge, ork savaşçıları iki siyah hançer görebilmişti sadece. On nefeslik süre geçmeden, kırk adımlık bir çemberin içinde ayakta duran tek kişi vardı.

Kübey dilini yutmak üzereydi, üstün özellikleri ve ödül zindanı tecrübesi nedeniyle yaşananların çoğunu görmüştü. Bu zamana kadar kendini eşsiz sanıyordu, soydaşları sadece güce güvenen kaba kuvvet meraklısı kişilerdi. İlk defa kendisinden daha rafine hareketlere sahip bir orkla karşılaşması sonucu, ne düşüneceğini bilemiyordu.

‘’Gerisini halleder misiniz yoksa ben mi devam edeyim?

Kestiği insanların ölü bedenlerine basarak yürümeye başlayan Nafız, kurulan sahnenin kenarına oturmadan önce ork savaşçılarına seslendi. Bu kinayeli bir emirdi, çemberin içinde kalanların hepsi onların hedefleriydi.

Çekiçdöven’ in savaşçıları en ön saflarda durduklarından, ilk saldırıya geçen onlar olmuştu. Hırsla iniyordu baltaları, sanki kendilerini ölüme terk eden reislerini görmüşlerdi bu insanlarda.

Her şey bittiğinde ölü insanların bedenlerinin bir yerde toplanmasını emretti Kan Tanrısı, hepsi üst üste atıldığında, yüksekliği on beş adımdan fazla bir tepe oluşacaktı sahnenin yanında. Karman çormandı bu yapı, içinde muhafızlar, isyancılar, kadınlar, çocuklar her yaş grubu ve statüden insan vardı.  

‘’Efendim, şehir lordunu geri getirmemi ister misiniz?’’

Soruyu soran genç Marcos’ un korumalarının lideriydi, ses aynı kişiden çıksa da bu sefer kulağa bambaşka geliyordu. Zoraki hitaplarından çok farklı olarak, içinde derin bir saygı vurgusu vardı.

‘’Daha değil, son bir şey daha yapmam gerekiyor!’’

Nafız, bugün yaşananların bir daha tekrarlanmaması için gereken tüm önlemleri almadan işinin bittiğine inanmayacaktı. Bir süre ortalığın sakinleşmesini bekledi, daha sonra, açılan şehir kapılarından giren ork ordusuna tüm köşe başlarını tutmalarını emredecekti.

Parthenia sokaklarında sadece ork savaşçıları vardı bu sıralarda, genç lordun çağrısına uyan halk evlerinde korku içinde beklemekteydi. Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra emrini veriyordu Kan Tanrısı

‘’Evlerinde bekleyen tüm insanları en kısa sürede bu meydanda görmek istiyorum, kendilerine kesinlikle kötü davranılmayacak, en ufak bir şikâyette kim olduğuna bakmadan kellesini kendim alırım o kişinin!’’

Konuşurken çok ciddiydi dişi ork, neredeyse tüm güne yayılan mücadele sırasında dahi hiç bu kadar sertleşmemişti. Hemen işe koyulan ork savaşçıları, insanları istenen yere getirmeye başladılar.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Benden eğerimi isteyin vereyim, atımı isteyin vereyim, çadırımı isteyin vereyim, fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin vermem, veremem. 

Mete Han

 

  

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1077

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 976

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 819

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 771

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 641

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 582

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 515

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 484

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 276

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 199

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 169

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 107

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 79

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11656 Üye Sayısı
  • 325 Seri Sayısı
  • 16487 Bölüm Sayısı


creator
manga tr