Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Altı Medeniyetin Dünyası - Bölüm 97-Gösteri Başlıyor


GÖSTERİ BAŞLIYOR

Şirin bir lokantanın mutfağından girilen gizli mahzende, isyancıların ele başları keyifli bir toplantı yürütüyordu. Baena ailesinin genç efendisinin saldırıya uğradığı zamandan beri on gün geçmişti ve şehrin içindeki ork sayısı neredeyse yok denecek kadar azalmıştı.

En şaşırtıcı haber ise üç asil ailenin konaklarını koruyan ve hizmetlerini gören orkları işten çıkarıp, yerlerine kimseyi almamalarıydı. Bu nasıl bir şanstı, iki ana hedeflerinden biri tamamen savunmasız kalmıştı.

Şehirde ork karşıtı kampanya sürerken, Şehir Lordu Marcos’ un iki gün dönümü sonra halka hitap edeceğini bildirmesi, hainlere beklenen zamanın tarihi verecekti. Yanında sadece birkaç koruması kalmıştı genç adamın, aksine kendilerinin şehir muhafızları içinde pek çok destekçileri bulunuyordu.

Bu günler boyunca orklarda boş durmuyordu, şehrin dışında bulunan kampa gelen savaşçıların bazıları ayrılırken, diğerleri tünellerden geri dönüyordu. Sığınaklara saklanan orkların tamamı şehirden çıkanlardan oluşmuyordu, aylarca kuşatma gerçekleştirmiş ve gece gündüz tünel kazmış Çekiçdöven’ in askerleri de vardı içlerinde.

‘’Ordumun direkleri kahraman yüzbaşılarım, tüm bu sefil insanlar gibi bizimde beklediğimiz gün geldi çattı. Onların planları varsa, bizim de bükülmez bileklerimiz, kırılmaz silahlarımız var!’’

Alyon konuşurken çok haşindi, sabah olsun da bayramlıklarımı giyeyim diye düşünen bir çocuk gibiydi. Astlarına bakarken gözlerinin içi parlamıştı, devam etmesi için yanındaki Nafız’a döndü.

‘’Arındırma operasyonumuz iki gün sonra başlayacak beyler, şimdi herkese görevlerini söyleyeceğim!’’

Komutanları konuşunca hepsi pür dikkat dinlemeye koyuldular.

‘’Biliyorsunuz asil aile üyelerinin hepsi Kurak Bölge’de ki kabilemizde misafir ediliyor, bu konuda hiçbir bilgisi olmayan isyancıların yaşadıkları konakları hedef alacaklarını zannediyorum! Sizlerden birer kişi bu konaklarda gelenleri bekleyeceksiniz, kendilerini gerektiği gibi ağırlayacağınızı tahmin ediyorum!’’

Yüzleri gülmüştü komutanların, kendilerini tutmalarına gerek yoktu, gözleri kimi gördüyse onu budayacaklardı fakat tek soru acaba kim hangi konakta duracaktı.

‘’Cervantes hanesinde Vahşiduvar, Agustus hanesinde Sangre, Parthenia hanesinde Şef Alyon bulunacak!’’

Son söylenen kişi ile heyecanlı surat ifadeleri yerini şaşkınlığa bırakıyordu. Kıs kıs gülümsedi Nafız, akıllardaki soruya cevap vermek için konuşmaya devam etti.

’Amacımız tüm Ork Stepleri’ni birleştirmek, bu olduğunda kıtaya hükmedecek kişi Alyon’un soyundan gelecek. İki gün dönümü sonra şehirde olacakların, gelecek günlere bir leke bırakmaması için şefinizin ortalıkta görünmemesi gerekiyor!’’

‘’Kuyag sen gözlem yapmaya devam edeceksin, Marcos halka hitap ederken kalabalığın içinde bulunmanı istiyorum!’’

Nafız konuya açıklık getirdiğinde herkesin zihni berraklaşmıştı, zaten tüm suç onun üzerine kalacağından olayların böyle devam etmesi en mantıklısıydı. 

‘’Ben, Asiyürek ve Kübey lordun korumaları olarak yanında duracağız, özellikle yeni yüzbaşımızın kendisini ispat etme zamanı gelince neler yapacağını çok merak ediyorum!’’

Kan Tanrısı’nın kendisine dönerek tamamladığı sözlerinden sonra, Asiyürek’ in bakışlarında en ufak tedirginlik yoktu. O da bugünün gelmesini dört gözle bekliyordu, artık eski ürkek adam olmadığını göstermeliydi.

‘’Bırakalım şu son iki günlerinin tadını çıkarsınlar, orada burada orklar hakkında rahatça konuşsunlar, ben son sözümü söyledikten sonra bakalım ne yapabilecekler!’’

Ork konseyi dağılmıştı, gecenin karanlığı basınca herkes yerlerine geçip beklemeye başlayacaktı. Çekiçdöven’ de ordusunun başına dönüyordu, onun aldığı emir bambaşkaydı. Her hangi bir aksilik halinde tüm ordusu ile şehre girip nefes alacak kimseyi bırakmaması isteniyordu ondan.

Nihayet, isyancıların kurtuluş günü için güneş ışıklarını Parthenia’nın üstüne yollamıştı, halk yavaş yavaş şehir meydanında toplanırken, isyancılar silahlarını gizlemek için uzun eşyalar kuşanmıştı. Marcos yapılan köklü değişimler için diktirdiği anıtın önünde kurulan sahneye geldiğinde, arkasında baştan aşağı siyah giyinmiş yüzleri dahi görünmeyen üç tane koruması bekliyordu.

Bu sefer her şey farklıydı, Şehir Lordu konuşurken üç asil ailenin üyeleri onu dinlemek için yanı başında değildi. Sahnenin üstünde sadece şehir muhafızlarının üst düzeyleri bulunuyordu ve ne tesadüf ki hepsi isyancı hainlerle iş birliği içindeydi.

Meydanda bunlar yaşanırken üç asil ailenin konağı da yüzlerce kişi tarafından sarılmıştı. Bunlar daha küçük ailelerin fertleriydi, içeride bulacakları zenginliklerin hayaliyle yanıp tutuşuyorlardı. Tüm gözler verilecek işarete çevrilmişti, ondan sonra yağma tecavüz cinayet hepsini yapmak için hakları olacaktı.

‘’Sevgili Parthenia’lı hemşerilerim, şehrimizin üstünde karabulutlar dolanıyor, anladığım kadarıyla bir huzursuzluk içindesiniz. Baena ailesinin genç efendisinin başına gelenlere sizin kadar bende çok üzüldüm, tüm muhafızlar gece gündüz suçluları aramaktadır!’’

‘’Suçlular çoktan şehirden kaçtılar efendi, kendi ellerin ile çıkmalarına yardım ettin!’’

Marcos konuşmasına başlamıştı, ilk sözlerini bitirir bitirmez kalabalığın içindeki provokatörler iş başı yapacaktı.

‘’Bu dedikodulara inanmayınız, orkların burada bulunması bir sürecin gereğiydi, kentin savunmasında yardımlarını aldıktan sonra vakti gelince ayrıldılar!’’

Kalabalık homurdanıyordu, bu sözler onları tatmin etmek için yeterli değildi, uzun süredir içlerine nifak tohumları ekiliyordu.

‘’ Bırak bu işleri seni oraya kimin getirdiğini herkes biliyor, o katil dişi ork sayesinde başa geçtiniz!’’

Kimse görmese de Nafız’ın ağzı kulaklarına varmıştı bu sözlerden sonra, beklenildiği gibi an be an ortam geriliyordu.

‘’Hepinize, önceki lord olan Astute’nin yönetiminde en değersiz varlıklar olarak muamele ediliyordu, hiç mi hayatınızda olan değişiklikleri fark etmezsiniz? Lord olduğum günden beri şehrimizin geliştiğini görmez mi hiçbiriniz?’’

Marcos sert çıkmıştı, tüm zamanını halkın iyiliği için harcarken, nasıl olurda onlara eskiden zulmeden kişilerin doldurması ile onun karşısında durabilirlerdi.

‘’Bize masal anlatma ufaklık şehri orklara nasıl sattığını herkes biliyor, dün ayağımızı yalatmayacağımız mahlûkatlar, bugün kasıla kasıla dolaşıyor sokaklarımızda!’’

Şehir Lordu’nun dediklerinden sonra biraz havası değişen kalabalık, hainlerin adamları tarafından tekrar manipüle edilmekteydi.

‘’Komutanlarım, lordunuza söylenenlerden sonra nasıl böyle rahat oturabilirsiniz, çabuk bu düzen bozucuları yakalayın!’’

Genç Lord hışımla emrindeki askerlere dönerek emretti fakat isteği pek dikkate alınmamış gibiydi. Oturdukları yerde istiflerini bozmayan şehir muhafızlarının komuta kademesi, liderleri ayağa kalkana kadar kendisine boş boş baktılar.

‘’Lordumuz mu? Sen kendini ne sanıyorsun böyle, bizim bir lordumuz vardı onu da arenada orklarla beraber pusuya düşürüp öldürdünüz!’’

Toplanan halk kitlesi arasında hareketlenmeler başlamıştı, isyancıların muhafızların içine sızmış olan adamları da harekete geçmişti. Bu kişiler, kendilerinden yana olmayan diğer komutanları acil toplantı bahanesi ile bir zindana kilitlediler. Onları öldürmemişlerdi, akıllarında daha güzel bir fikir vardı, her şey bittiğinde yine bu meydanda idam edeceklerdi hepsini.

‘’Komutan haddini bil, emre itaatsizliğin cezasını unuttun mu yoksa?’’

Şehir muhafızlarının lideri kendisine yöneltilen tehdide kahkahalarla gülerek yanıt verdi.

‘’Nasıl bilmem kukla lord, az sonra senin üstünde uygulayacağım şeyi!’’

‘’Gün bugündür saldırın aslanlarım!’’

İsyancı hainlerin komutanı emrini verdiğinde, şehrin göbeğinde büyük bir bomba ateşlendi. Geri dönüş yoktu artık iki taraftan biri yok olmadıkça mücadele bitmeyecekti.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir Amerikan maymunu, brandy içerek sarhoş olduktan sonra, bir daha o şişeye dokunmaz. Bu açıdan, birçok insandan çok daha zeki olduğunu söyleyebiliriz.

Charles Robert Darwin

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr